TÜRKİYE’DEKİ İLAHİYAT ÖĞRENCİLERİNİN ARAPÇA KONUŞABİLME KONUSUNDA ZORLUK ÇEKMELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: SAKARYA ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

Author:

Number of pages: 412-421
Year-Number: 2019-90

Abstract

Türkiye’nin resmî 206 tane üniversitesinin muhtelif ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrenciler, lisans programlarına başlamadan önce bir yıllık bir Arapça hazırlık programı okumak zorundadırlar. Bu zorunluluk, eğitim bakanlığının, öğrencilerin dört yıllık lisans programları boyunca kendilerine gerekli olacak Arapça dil becerisini edinmelerini sağlamaya yönelik planlı gayretlerinin bir sonucudur. Bu hazırlık yılını geçemeyen öğrenciler, geçmek için gerekli skoru alana kadar hazırlığı tekrar etmek zorunda bırakılmaktadırlar. Ancak daha önce Arapça çalışmış olanlar, hazırlık senesinden muaf olabilmek için sınava tabi tutulmaktadırlar. Hazırlık senesine rağmen, öğrenciler yine de akıcı Arapça konuşabilme konusunda zorlanmaktadırlar; ve bazı durumlarda konuşulanı da anlayamamaktadırlar. Bu makale, öğrencilerin dili konuşamıyor oluşlarının nedenlerini soruşturmaya yönelik bir girişimdir. Bu makale, mülakatlar yapma yoluyla, öğrenci ve öğretmenlerin ilahiyat fakültesindeki Arapça dil eğitimi ile ilgili görüşlerini bir araya getirmektedir. Toparlanan veriler şuna işaret etmektedir: Arapça’yı öğretirken, öğretim dili olarak Türkçe’yi kullanan öğretmenler, öğrencilerin dile hakimiyetlerindeki başarısızlıklarında büyük bir rol oynamaktadırlar. Kimi öğretmenlerin, yüksek seviye Arapça bilmelerine rağmen, akıcı bir iletişim kuramadıkları görülmektedir. Hazırlık senesinden sonra, derslerde öğretim dili olarak Arapça’nın kullanılmasının kesintiye uğraması, öğrencilerin hazırlık safhasında edinmiş oldukları şeylerin unutulmasına yol açmaktadır. Arapça dili, dört yıllık lisans programı süresince büyük ölçüde ihmal edilmektedir; ve bu da öğrencilerin kendi aralarında Arapça kullanımının en az seviyede olmasına imkan vermektedir. Bununla birlikte, ana dili Arapça olanların Arapça öğretmeni olarak yeniden uygulamaya sokulması, öğrencilerde görülen bu olumsuzluğun azalmasını sağlamış durumdadır. Tüm bu hatırı sayılır çabalara rağmen, eğitim bakanlığının hâlâ bir takım yeni uygulamaları devreye sokmasına ihtiyaç bulunmaktadır; ki mesela öğrencilerin Arapça’yı tam anlamıyla öğrenebilmelerini sağlayacak bir takım öğrenci değişim programlarının komşu Arap ülkeleri ile birlikte tesis edilmesi bu ugulamalardan biri olabilir.

Keywords

Abstract

Students spread over Turkey’s 206 official universities studying in various theology faculties have to undergo a year of Arabic language study before they are able to commence their main bachelor program. This initiative is necessitated by the deliberate effort of the education ministry to ensure that students are equipped with the necessary Arabic language skill to take them through the four years bachelor program. Students who fail to pass the year course are forced to repeat it until they get the required pass mark. However those who have previously studied Arabic are made to take the exams in order to be exempted from the full year program. Despite the full year program, students still find it difficult to speak fluent Arabic and in some cases do not understand the language when it is spoken. This paper makes an attempt to investigate the reason for the students’ inability to speak the language. Through conducting of interview, this paper brings together views of students and teachers with regards to Arabic language studies in the faculty of theology. The data gathered suggest that teachers using Turkish language as a medium of teaching of Arabic language has contributed largely to the students’ failure to master it. Some teachers have been recognized as unable to communicate fluently in the language despite the fact that they have high proficiency in it. The lack of continuity in using Arabic as a medium of teaching some subjects after the preparatory course makes students forget what they have acquired in the preparatory stage. Arabic language is greatly neglected throughout the four years course rendering its usage among students lower. However the reintroduction of native Arabic speakers as teachers of Arabic language has reduced the plight of the students. Despite this remarkable inroads made, there is the need for the education ministry to reintroduce measures which may include exchange programs between neighboring Arabic states to ensure students learn the language to the brim.

Keywords