DİL, TARİH ve SANAT ÜÇGENİNDE GÖLGEMİ BIRAKTIM LÂLE BAHÇELERİNDE ROMANINA BİR BAKIŞ

Author:

Number of pages: 17-32
Year-Number: 2018-83

Abstract

Gül İrepoğlu, Gölgemi Bıraktım Lâle Bahçelerinde adlı romanında Osmanlı tarihi içinde ayrı bir yere sahip olan Lâle Devri’ni konu olarak almıştır. Lâle Devri, musikiden mimariye kadar bütün sanatlarda bir ilerlemenin görüldüğü, matbaanın ülkemize getirildiği, tercüme hareketinin başlatıldığı, İstanbul’da yeni bir şehir düzeninin hayata geçirildiği ve bu şekilde önemli yeniliklere imza atıldığı bir dönemdir. Bu yönüyle de Türk Edebiyatında çeşitli türlere konu edildiği görülür. Gül İrepoğlu romanını daha önceki Lâle Devri romanlarından farklı bir şekilde kurgular. Daha önceki romanlarda devir alışılmış bir şablonla Sultan Ahmet, Damat İbrahim Paşa, Nedim ve Patrona Halil’le birlikte hareket eden isyancılar grubu etrafında anlatılmıştır. Olay örgüsünde tarihî kayıtlara bağlı kalınmış, ancak insan psikolojisi ihmal edilmiştir. Hâlbuki tarihî romanda önemli olan, tarihte trajik durumla karşı karşıya kalan insanın yaşadığı psikolojik tecrübeyi de verebilmektir. Gül İrepoğlu romanında farklı bir kurgulama yaparak bunu başarır. Romanda Sultan Ahmet ve Levnî kardeş olarak kurgulanmıştır. Yazar bu sayede Lâle Devri’ni konu alan romanların şablonunu kırmış, bunun yanı sıra insan psikolojisine de ağırlık vermiştir. Levnî’yi ön planda gelen bir kahraman hâlinde tasarlayarak hem bir sanatçının kendi benliğini inşa sürecini hem de minyatür sanatının çeşitli özelliklerini ortaya koymuştur.

Keywords

Abstract

Gül İrepoğlu had featured the Tulip Era, which has a separate place in the Ottoman history in novel, Unto the Tulip Gardens: My Shadow The Tulip Era is a period in which a progress has been made in all the arts from music to architecture, the printing house has been brought to our country, the translation movement has begun and a new city order has been put into effect in Istanbul and thus important innovations have been realized. In this respect, it is seen that it has been featured in various genres in Turkish literature. Gül İrepoğlu sets her novel in a different way than the previous Tulip Era novels. In previous novels, the era was described around Sultan Ahmet, Damat İbrahim Pasha, Nedim and rebel group acting together with Patrona Halil. In the plot, historical records were adhered to, but human psychology had been neglected. What is important in a historical novel, however, is to give the psychological experience of the people who had faced with a tragic situation in history. Gül İrepoğlu achieves this by conducting a different setting for her novel. In the novel setting, Sultan Ahmet and Levni are brothers. In this way, the author had not only broken the stereotype in the novels about the Tulip Era, but also focused on human psychology. Designing Levni as a hero in the forefront, she revealed both the process of building an artist's own self and various features of the art of miniature.

Keywords