BİLİM ADAMLIĞI VE KİŞİLİK PROFİLİ

Author:

Number of pages: 48-83
Year-Number: 2018-75

Abstract

Bir bilim insanının şahsiyeti; onun bilimsel ürününü biçimlendirmede çok önemlidir. Evvel emirde; yeni “tomurcuklanan” tabiat-bilimcisinin ilk yaklaşımını belirleyen yön onun alâkalarından ibarettir. Ne de olsa kişioğlu şahsen ilgisini çeken mevzuları çalışmaya koyulur. Bu gidişat ihtisas eğitiminde daha belirginleşir. Doğuştan bir dâvet gelmişçesine hissedilen çalışma alanlarına, ona göre ince emek verilir. Öte yandan; âşikâr bir surette; beğeni ve yatkınlıkların daha önem kazandığı sosyal bilimcide kişilik yapısı daha bir kuvvetli biçimde işin içine girer. Meselâ; kimileri nicel çalışmalardan hoşlanırken; kimileri nitel irdelemelere yönelirler. Rus asıllı Fransız toplumbilimci Gurvitch; anılan ikinci grup için bâriz bir örnektir. Topyekûn bir umumi bakışta; sırf mizaca dayalı çeşitli tasnifler ortaya çıkar. Bazı bilim insanları huzursuz ve kendisiyle barışık olmayan tiplerdir. Bazıları geçimsiz ve dolayısıyla müşterek çalışmaları baltalamaya meyyal olurlar. Bazıları mağrurdur. Bazıları, duyguları çabuk incinen alıngan kişilerdir. Okullarda bilimsel düşüncenin erken dönem temsilcisi hükmündeki öğretmenin kimliği de; sergilenen rol modelliğini adamakıllı etkiler. Fransız psikolog Wallon’un kaydettiğine göre; Ostwald, sınıflandırmayı kabaca ikiye ayırıp sâdeleştirir; klasikler ve romantikler diye isimlendirir. İlk tasniftekiler; kafalarında oluşturdukları yapay inşaları izleyerek yavaş ve eleştirel bir edâyla yol alırlar. İkinci tasniftekiler; kalkıştıkları araştırmanın gereklilikleriyle bağlantıyı korumakla birlikte; ilerleme ve başarı yolunda esas katkıları; tepkisel cevaplardan, zengin fikirlerden ve düşlemlerden alırlar.

Keywords

Abstract

The personality of a scientist is quite important in shaping his scholarly work. It is the interests of the burgeoning natural-scientist which determine his first directional approach, to begin with. One is attracted to study topics which are personally appealing, after all. This trend becomes more conspicuous in specialized training. Fields of area for which a keen innate propensity calls for, do get scrutinized. On the other hand, obviously, the particular character comes into play more strongly in the case of the social-scientist; tastes and inclinations gaining in importance. Some like quantitative work, while some others stick to qualitative studies, for instance. Russian-origined French sociologist Gurvitch constitutes a demonstrative example for the latter category. In an overall general perspective; various categories emerge, depending on sheer temperament: Some people of science are restless and not at peace with themselves. Some are hard to get along with, whereby collective studies may be negatively influenced. Some are arrogant. Some are touchy people whose feelings get hurt easily. The identity of the teacher, as an early emissary of scientific thought in schools, also affects the displayed role model tremendously. As French psychologist Wallon notes; Ostwald simplifies the classification roughly into two broad categories, which he calls the classics and the romantics. The former work slowly and critically by following an artificial construction in their minds. As for the latter; despite their ties with the necessities of the research engaged; reacting-responses, rich ideas and imagination add much more to their progress and achievement.

Keywords