ÇAĞDAŞ TÜRK SERAMİK SANATINDA İLK DÖNEM SERAMİK DUVAR PANOLARI

Author:

Number of pages: 152-161
Year-Number: 2018-70

Abstract

Tarihsel sürecine bakıldığında ,Anadolu’da M.Ö 8-6 yy’lar arasında Frigya ve onun etkisindeki Lidya’da terracotta denen pişmiş toprak levhalarla başlayan duvar kaplama yöntemi, Anadolu Selçuklu , Beylikler Devri ve Osmanlı dönemlerinde saraylar ve dini yapıların iç ve dış mekanlarında duvar yüzeylerinde çini ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir yüzü parlak sırlı ve bezeli bu çiniler, Anadolu Selçuklularında çoğunlukla, geometrik, bitkisel motifler, stilize hayvan ve insan figürleri ve saray günlük yaşamını betimleyen uygulamalarla kendini gösterir. Osmanlı devleti dönemine gelindiğinde ise bu çini karolar, yine aynı mekanlarda kullanılmaya devam etmiştir. Bu karolarda dinsel kısıtlamalar nedeniyle çoğunlukla bitki motifleri kullanılmış ve en iyi örnekleri üretilmiştir. 18 . yy ‘da sanayi devrimi ile başlayan gelişmeler ve paralelindeki değişimler Avrupa’da sanat alanında da bir çok değişime yol açmıştır. Bu gelişmeler Osmanlıyı da çok etkilemiştir Sanata düşkünlüğü ile bilinen II.Abdülhamit tahta geçtikten sonra bu gelişmeleri iyi takip etmiş , örneği Paris’te bulunan bir sanat okulunun İstanbul’da kurulmasına karar vermiş ve 1833’ te Sanayii Nefise kurulmuştur. Güzel Sanatlar Okulu olarak kurulan Sanayi Nefise’nin yöneticiliğine o sıralarda sanatın beşiği olan Paris’te eğitim gören Osman Hamdi atanmıştır. Önceleri yabancı hocaların desteği ile yürüyen okulun eğitim kadrosu, eğitimlerini tamamlaması için yurt dışına gönderilen Türk öğrencilerin dönüşü ve eğitim sürecine katılımlarıyla zenginleşmiştir. Cumhuriyetin ilk yılları ile birlikte diğer sanat dallarında olduğu gibi, seramik alanında da yurt dışına sanatçılar gönderilmiştir. Bu sanatçılar yurda döndüklerinde seramiği geleneksel süsleme anlayışından farklı bir anlayışla ele almışlar ve özgün kişisel çalışmalara yönelmişlerdir. Bu çalışmada; Çağdaş Türk Seramik sanatının ilk dönemlerinden bahsedilmiş, sonrasında seramik sanatçıları ve çalışmalarından örnekler verilmiştir.

Keywords

Abstract

Early Era Ceramic Murals in Modern Turkish Ceramic Art The terracotta plate wall-tiling method which started between 8th-6th centuries BC in Anatolia, in Phrygia and then in Lydia under Phrygian influence, later evolved into the use of glazed tiles in the interiors and exteriors of palaces and holy structures during the Anatolian Seljuk, Principalities and Ottoman eras. Painted and glazed on one side, these tiles mostly featured geometric shapes, plant motifs, stylized animal and human figures and daily court life in Anatolian Seljuks. Later on in the Ottoman Era, the tiles still remained in use in the same places. However, they mostly displayed plant motifs due to religious limitations and constituted some of the best examples of their type. The developments that came with the Industrial Revolution in the 18th century led to many artistic innovations in Europe as well. These developments also affected the Ottomans. Known for his keen interest in art, Abdulhamid II kept an eye on these developments after his crowning and decided to establish an art school in Istanbul much like its counterparts in Paris. This was the beginning of the Sanayii Nefise in 1833. Established as a Fine Arts School, the Sanayii Nefise was run by Osman Hamdi, who had been educated in Paris which was known as the cradle of art at the time. Staffed initially by foreign teachers, the school grew its teaching staff with the return of Turkish students who had been sent abroad for their education. During the early years of the Turkish Republic, ceramic artists were sent abroad, similar to artists in other branches. Upon their return, they approached ceramics with a different understanding than traditional ornamentation and opted for original personal touches. This study includes early period of Contemporary Turkish Ceramic Art, and examples from artists and their works.

Keywords