RECAİZADE MAHMUD EKREM'İN "ARABA SEVDASI" ADLI ROMANINDA İRONİ

Author:

Number of pages: 354-366
Year-Number: 2017-62

Abstract

İroni, yazın dünyasında eser veren hiçbir sanatçının görmezden gelmediği bir edebi sanattır. İroni sanatı, özellikle toplumsal değişim ve dönüşümlerin olduğu dönemlerde daha çok tercih edilir. Olayların ve olguların yüzeysel görüntülerinin altındaki saklı gerçeği vermeye çalışan ironi, herkesin bildiği gerçeklerin, görünmeyeni hakikati gizleyen bir örtü olduğunu imler. Bu bağlamda incelediğimiz Araba Sevdası büyük bir çalkantının meydana geldiği Tanzimat sonrası dönemin değişen insan tipinin ironik yansımasıdır. Anlattığı olayların gülünçlüğü ve Bihruz Bey tipolojisi, kaba gülüşlerden ziyade hazin düşünceleri yansıtır. Yazarın bir şaka olarak nitelediği bu romanı, Osmanlı toplumunun kırılan paradigmasının bir özeti gibidir. “Eski”ye ait olandan nefretin yol açtığı ölçüsüz “yeni”nin bir sonucudur Bihruz Bey. Bütün yaşamı, düşüncesi, devinimleri ve zevkleriyle sahte olan bir tip üzerinden Recaizade Mahmut, yanlış Batılılaşmanın hicvini yapar. Yeniye müptela Bihruz’un temsil ettiği Doğu ile tam tanınmadan âşık olunan Periveş Hanım’ın temsil ettiği Batı’nın ilişkisi, roman boyunca komik teşebbüslerle işlenir. Bu komik olaylar, iki dünya arasına sıkışmış bir tipin gerçek karşısında aciz kalan hayal dünyasının bir yansımasıdır. Yazar, mirasyedi bir züppenin ironisiyle döneme hâkim olan alafrangalığın ağır bir eleştirisini yapar.

Keywords

Abstract

Irony is a literary art which no artist ignores who produces work in the literary world. The art of irony is preferred more in the periods when there are especially social changes and transformations. Irony which tries to reveal the hidden fact under the superficial images of the events and phenomenon, alludes to a cover which hides an unseen fact, the facts that everyone knows. In this sense, ‘Araba Sevdası’ which we examine is an ironic reflection of changing human type of the period after Reforms when great turmoil appeared. The funniness of the events he tells and Mr Bihruz typology reflect dreary thoughts rather than rough smiles. The author’s novel which he describes as a joke is like a summary of the Ottoman’s broken paradigm. Mr Bihruz is a result of outrageous ‘new’ which the hate for the ‘old’ causes. Through a character who is fake with his whole life, thought, motions and tastes, Recaizade Mahmut satires wrong westernization. The relation of the East which Bihruz addicted to the ‘New’ and the East which Ms Periveş who is fallen in love represents, is described with funny attempts throuhout the novel. These funny events are reflections of the imaginary world one character stuck between two worlds, incapable in front of the fact. The author criticizes strongly the European manners which was widespread in that period with the irony of a spendthrift snob.

Keywords