VAN GÖLÜ HAVZASI MASALLARININ ESTETİK BİÇİMLENMESİNDE KALIP, TEKRAR VE ANLATICI,
FORMULA, REPETITION AND NARRATOR IN AESTHETICS FORMING OF VAN LAKE BASIN FOLK TALES

Author:

Number of pages : 247-265

Abstract

Folklor çalışmalarının iki asırlık geçmişi vardır. Bu tarih aynı zamanda disiplinin çalışma alanları ve temel kavramları ile ilgili tartışmaların tarihidir. Folklor çalışmalarının başlangıcından sonra en köklü değişim halkbiliminin temel kavramlarının tanımlanmasında ciddi farklılaşmaların ortaya çıktığı 1960 ve sonrasında gerçekleşmiştir. Folklorun, bir kalıtlar ve kalıntılar ilmi olmaktan bu tarihlerde çıkmıştır. Toplumu teşkil eden tüm fertler folklorla ilintili kabul edilmiş ve folklor ürünleri de sözlü sanat başlığı altında incelenmeye başlamıştır. Bu değişimin diğer bir önemli yönünü, sözlü anlatının sadece metnini incelemeye dönük anlayışın yerini anlatıcı/dinleyici ve bunları çevreleyen şartlarıda içeren bağlamı incelemeye dönük çalışmalar oluşturur. Sözlü kültür ürünlerinin en yaygınlarından olan masallar halkbilimcilerin yoğun olarak üzerinde inceleme yaptıkları türlerdendir. Türk halkbilimi alanında konuyla ilgili çalışmaların çoğunluğunu masal metinlerini derlemek ve farklı teorik çerçevelerde incelemek oluşturmaktadır. Sözlü sanatın bir türü olarak masalın estetik yapısı ve bu yapıyı inşa eden anlatıcının bu yapının şekillenmesine etkisi ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, Van Gölü Havzası’nı teşkil eden Van ve Bitlis yöresinden derlenen masallar kalıplar, tekrar ve anlatıcı yönlerinden incelenecektir. Bu unsurların masalın estetik şekillenmesindeki işlevleri açıklanmaya çalışılacaktır.

Keywords

Abstract

Folklore studies had almost began two centuries ago. This date is also the date of the discussions on the subjects of the field and basic concepts of the discipline. After the beginning of the folklore studies, the most radical change occurred in 1960s and afterwards, when serious differences emerged in the definition and basic concepts of folklore. After this period, Folklore hasn't come to be seen as a scince examining only the remnants of the past. Every i

Keywords