SULTAN II. ABDÜLHAMİD ZAMANINDA MÂBEYN-İ HÜMÂYÛN TEŞKİLATI VE BURADA GÖREV YAPANLARIN MADDİ DURUMLARI

Author:

Number of pages: 431-445
Year-Number: 2017-55

Abstract

19. yüzyıl Osmanlı Devleti için zor geçen bir dönem olmuştur. Bir taraftan çağdaş dünyanın reform talepleri yerine getirilmeye çalışılırken, diğer taraftan devletin kendi tarihsel yapısı korunmaya çalışılmıştır. Böyle olunca işler ancak ağır aksak ilerleyebilmiş; her padişah döneminde farklı bir yönetim anlayışı sergilenmiştir. Örneğin Sultan Abdülmecid biraz da Kırım zaferinin (1856) ve alınan borçların etkisiyle Batı’ya daha yakın bir portre çizerken; Abdülaziz Han özellikle donanmaya yaptığı yatırımlarla devlet için gelecekte baş gösterebilecek tehlikelere karşı önlemler almayı öncelemiştir. Bu iki padişahın dönemi, sadrazamların reformlardaki üstün performansları nedeniyle “Sadrazamlar Çağı” olarak yaşanmış ve padişahın sembolik durumu pekişmiştir. Sultan II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise her bakımdan bir denge politikası ağırlık kazanmaya başlamış; Batı yok sayılmamış fakat ilişkilerde ipler onların eline verilmemiş; ülke içerisindeki atılımlarda milli-manevi değerler ile çağdaş dünyanın değerleri uzlaştırılmaya gayret edilmiş; eğitim, askeriye, sağlık gibi alanlarda yatırımlara devam edilmiştir. Bu çalışmada Sultan II. Abdülhamid zamanının kurumsal olarak aslında çok bilinmeyen oluşumu olan Mâbeyn-i Hümâyûn Teşkilâtı ile burada çalışan en önemli görevliler ve bunların maddi durumları ele alınmıştır. Devletin ömrünü otuz küsur sene uzattığı hep söylenegelen Sultan II. Abdülhamid bunu, Mâbeyn-i Hümâyûn’u neredeyse saltanatının ilk günlerinden başlayarak kafasındaki yönetim mantığına uygun bir saray teşkilâtı olarak tasarlamasıyla ve hayata geçirebilmesiyle başarmıştır. Bu organizasyonda görev yapan herkes kendi meslek sınıfı içinde bir yöneticiye bağlı olmakla birlikte esâsında direkt hünkâra bağlı bir portre çizmişlerdir. Sultanın neredeyse tüm işlerinde ve ilişkilerinde en yetkin ve etkili yönetim aygıtı olan kurumun etkisi 1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet’ten sonra hızla azalmaya başlayacak ve en sonunda 1909’da II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra tüm etki ve nüfuzunu kaybedecektir.

Keywords

Abstract

19th Century has been a hard period of time for the Ottoman Empire. On one side, the reform demands of the modern world is being attempted to fulfill, and it is tried to preserve the state's own historical structure on the other side. Because of this, a different management method is developed in every Sultan’s period. For example, Sultan Abdulmecid has pursued a policy closer to the Western countries with the influence of the Crimean victory (1856) and the debt received. However, especially with the investments made in the navy, Abdulaziz Khan has focused on taking precautions against the threats that may arise in the future. The period of these two sultans are called “grand viziers era” because of the superior performances of the grand viziers in the reforms. In the period of Sultan Abdulhamid II, a balancing policy has begun to show up at all aspects. According to his policy, western countries are not ignored, but routing power is not given to them. National and spiritual values and the values of the contemporary world are tried to reconcile during the breakthroughs in the country. Investments are continued to perform in education, military, health, etc. In this study, Mâbeyn-i Hümâyûn Organization, which is very unknown formation of Abdulhamid II’s period, and important officials who are worked there and their financial situation are discussed. Starting from the very first days of his reign, Sultan designed the Mabeyn-i Humayun as a palace organization in accordance with his administrative power. By doing this, Sultan Abdulhamid II achieved to extend the life of the state for thirty years. Everyone who is working in this organization is managed by a ruler in his own profession class, while being directly managed by Sultan. The power of the institution, which is the most competent and effective administrative apparatus in almost all the affairs and relations of the Sultan, begin to decline rapidly after the 2nd Constitutional Monarchy declared in 1908 and eventually the institution lose its all power and authorization after Abdulhamid II's descent from the throne in 1909.

Keywords