ANKARA ETNOGRAFYA MÜZESİ’NDE BULUNAN 18.-19. YY. AİT NALINLAR

Author:

Number of pages: 76-89
Year-Number: 2017-48

Abstract

Geçmişten günümüze varlığını sürdürmeye çalışan kültürel miraslarımızdan biri de hamamlardır. Gerek mimari , gerek süslemeleri olsun “hamam” , temizlenme ihtiyacını gidermek için su ve suya duyulan gereksinimden dolayı gelişmiş önemli yapılardan biridir. Mimariyle bütünleşmiş olan hamam eşyaları ise Türk Hamam Kültürünün zenginliğini anlatan sanat eserleri olarak çok değer taşımaktadır. Hamamın vazgeçilmez unsurlarından olan hamam bohçaları ve içerisinde bulunan lif, kese, kildan, tas v.b. gibi malzemelerden oluşan eşyalar içerisinde nalınlar ayrı bir yere sahiptir. Islak zemin terlikleri olarak açıklayabileceğimiz nalınlar evlerde; banyo, mutfak ve avlularda; camiler de ise abdesthanelerde takunya şeklinde çok sade ve düz olarak yapılmış ve kullanılmıştır. Ancak Osmanlı döneminde kadınların hamamlar da kullandıkları yüksek ökçeli ve süslemeli olarak hazırlanmış nalınların birer sanat eseri niteliği taşıdığı görülmektedir. Kadınların statüsünü ve zenginliğini belirtmek için olsun ya da kullanım amaçlarının farklılığından kaynaklanıyor olsun bu nalınlar gündelik hayatta yer alan örneklerinden çok büyük farklılık göstermektedir. Yakın zamanımıza kadar takunya kullanımının olduğu bilinmektedir. Ancak bu çalışmada yer alan örneklerin benzerleri , ne yazık ki süs eşyaları olarak bugün evlerde sergilenmekte ya da sanat eseri olarak özel kolleksiyonlarda ve müzelerde bulunmaktadır.

Keywords

Abstract

One of the cultural heritages that have been trying to maintain its presence to this day is the Turkish baths. Bath culture with its architecture and the ornaments is an important structure that evolved out of the need for water and cleanliness. The bath wares which have been integrated to the architecture carry great value as artefacts that express the wealth of the Turkish Bath Culture. The fardels and the washcloth, bath glove, “kildan”, bowl and such items inside the fardels are an irreplaceable part of the Turkish baths; clogs however have a separate place among these items. Clogs, which can be explained as slippers for wet floor have been designed in a very plain and simple like pattens and used at home in the kitchen, bathrooms and yards and in the mosques in sanctuaries. However, the cogs that were prepared with ornaments and heels in Ottoman period to be used by women in the baths are qualified as artefacts. These clogs show a rather great difference from its regular examples in daily usage in weather expressing the difference in the social status of women or for a different purpose of usage. It is known by most that clogs have been used until recent time. The examples that have been taken into subject in this study are unfortunately found as ornaments in houses or in museums and private collections as artefacts.

Keywords