ÇOKKÜLTÜRCÜLÜK BAĞLAMINDA III. VE IV. KUŞAK TÜRKLERİN ENTEGRASYONU VE ‘ALMANYALI TÜRK’ * KİMLİĞİ (DEUTSCHTÜRKE)

Author:

Number of pages: 409-420
Year-Number: 2017-46

Abstract

II. Dünya Savaşı sonrası, Avrupa hızlı kalkınma sürecine girmiş ve gerekli olan işgücünü karşılamak üzere 1955 yılından itibaren öncelikle kendi kültürüne yakın olan İtalya, Yunanistan ve Portekiz gibi ülkelerden işgücü almış, 1961 yılında ise Türkiye ile Federal Almanya arasında ‘Türk İşgücü Antlaşması’ imzalanmıştır. Bu durum sadece toplum içerisindeki tekdüzeliği, tek dilliliği sarsmakla kalmamış, aynı zamanda ulus-devlet projesine meydan okurcasına çeşitlilik olgusuna dayanan ‘çokkültürcülük’ anlayışının ortaya çıkmasına ve çokkültürcülüğün gerekliliğini de ön plana çıkarmıştır. Ayrıca kimliğin farklı kültürler üzerinden yükselmesi ve inşası tireli veya melez kimlik tanımlamalarını da beraberinde getirmiş, kendi ve öteki arasındaki kurulumun ve gerilimin yansımaları söylem yoluyla medyada yer almıştır. Bu çalışma, Kymlicka ve Taylor’ın görüşlerinden hareketle çokkültürcülük bağlamında Almanya’da yaşayan özellikle III. ve IV. Kuşak Türklerin ‘Almanyalı Türk’ olarak adlandırmalarının eşit saygı ve evrenselcilik politikası adı altında değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca Almanyalı Türk kavramının ‘sahicilik idealine’ ters düşüp düşmediği sorusu da ele alınan konular arasındadır.

Keywords

Abstract

After Worl War II Europa had entered the process of rapid development and to provide labor requirement it took labour power from countries primarily close to the its culture such as Italy, Greece, and Portugal since 1955 and in the year of 1961 between Turkey and Federal Germany ‘Türkish Labour Power Agreement’ was signed. This condition shaked not only the monotomy and the monolingualism within the society but also as if it challenges the project of nation - state led to show up the concept of ‘multiculturalism’. It also brought along definitions of identity risen above different cultures and of construction of hyphenated or mixed identity. The reflection of setup and tension between the self and the other took part in the media through discourse. This study aims that those who live in Germany especially 3rd and 4th Generation Turks’ named after “German Turks” should be utilized under the policy of equal respect according to the ideas of Kymlicka’s and Taylor’s based on the policy of universalism. Also another topic being handled by the study is whether the term ‘German Turk’ are in conflict with the ‘ideal of authenticity’

Keywords