İBN SİNA FELSEFESİNDE VAHYİN KONUSU VE İÇERİĞİ HAKKINDA

Author:

Number of pages: 253-264
Year-Number: 2014-4

Abstract

İbn Sina'nın peripatetik felsefesinde vahiy sorununun içeriği, temellerini Farabi'nin attığı ve İbn Sina tarafından hayli geliştirilen "peygamberlik" teorisi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Filozofa göre vahyi algılama doğrudan peygamberlik kavramının kendisini yansıttığından, vahiy peygamber olan insanın doğasına yabancı değil. Bu ilâhî bilginin kaynağı Allah'tır ve peygamber ise onun Allah'ın bizzat kendisinden değil, aktif akıl sayılan akıldan alındığını kabul eder . Vahiy alan insan aktif akılla temas halinde oluyor ve bunu peygamberin kimliği için üstün bir derece sayabiliriz. Fakat bu, son olamaz. Vahyin kabul edilmesi bu basamak gibi olan yükselişte bir aşama oluşturuyor. İnsan bu yolla yüksəlişine yine devam ediyor . İbn Sina eserlerinde peygamberlik misyonunun topluma propaganda olduğunu iddia ediyor. Yani o, siyasetle duygular dünyasının, ilimle zihinsel dünyanın gerçekleşmesi için faydalı olan şeyleri insanlara vahiy yoluyla tebliğ etmeğe görevlendirilmiştir. Filozof vahyin kabu

Keywords

Abstract

In the peripatetic philosophy of Ibn Sina, the statement of the revelation problem, the essence and the foundation is closely connected with the theory of the “prophecy” which was laid Farabi and significantly developed by Ibn Sina. According to the philosopher’s opinion, receiving revelation directly conveys the essence of prophecy, so this prophet is not foreign to human nature. The source of this

Keywords