Bu çalışma, dijitalleşme ile yapısal emek dönüşümü arasındaki ilişkiyi karşılaştırmalı politik ekonomi yaklaşımı çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, dijitalleşmenin istihdam üzerindeki etkilerinin teknolojik olarak önceden belirlenmiş olmadığını; bilgi yoğunluğu kapasitesi, insan sermayesi düzeyi ve kurumsal adaptasyon mekanizmaları tarafından koşullandığını ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, 1995–2025 döneminde sekiz gelişmiş ve sekiz gelişmekte olan ekonomiyi karşılaştırmalı biçimde analiz etmektedir. Metodolojik olarak çalışma, karşılaştırmalı makro-yapısal analiz yaklaşımını benimsemekte ve Ar-Ge yoğunluğu, patent kapasitesi, araştırmacı yoğunluğu, yükseköğretim kapasitesi ve dijital altyapı göstergelerini birleştiren Bilgi Yoğunluğu Endeksi’ni (KII) geliştirmektedir. Bulgular, dijitalleşmenin tüm ekonomilerde benzer sonuçlar üretmediğini göstermektedir. Gelişmiş ekonomilerde dijital dönüşüm bilgi yoğun üretim yapısını ve yüksek beceri yoğun istihdamı güçlendirirken, birçok gelişmekte olan ekonomide kırılgan hizmetleşme ve düşük katma değerli dijitalleşme eğilimleri ortaya çıkmaktadır. Çalışma, insan sermayesi kapasitesi ve kurumsal koordinasyon mekanizmalarının dijital dönüşümün kapsayıcı ve sürdürülebilir sonuçlar üretmesinde belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, dijitalleşmenin nötr bir teknoloji süreci değil; yapısal kapasite tarafından koşullanan politik ekonomi süreci olduğunu ileri sürmektedir.
This study examines the relationship between digitalization and structural labor transformation within a comparative political economy framework. The main objective of the article is to demonstrate that the employment effects of digitalization are not technologically predetermined but are conditioned by knowledge intensity, human capital capacity, and institutional adaptation mechanisms. In this context, the study comparatively analyzes eight developed and eight developing economies over the period 1995–2025. Methodologically, the article adopts a comparative macro-structural approach and develops a Knowledge Intensity Index (KII) integrating R&D intensity, patent capacity, researcher density, tertiary education capacity, and digital infrastructure indicators. The findings reveal that digitalization does not generate homogeneous outcomes across economies. While digital transformation strengthens knowledge-intensive production structures and high-skilled employment in developed economies, many developing economies experience fragile tertiarization and low value-added digitalization dynamics. The study further demonstrates that human capital capacity and institutional coordination mechanisms play a critical role in determining whether digital transformation produces inclusive and sustainable employment outcomes. Overall, the article argues that digitalization should not be interpreted as a neutral technological process but rather as a politically and structurally mediated transformation shaped by institutional and productive capacities.