Bu makale küreselleşme, diplomasi ve insan haklarının nasıl iç içe geçtiğini ve ikisinin nerede karşılaşabileceğini, ayrıca sunulan zorlukları ve fırsatları inceliyor. Çalışmanın amacı küreselleşmenin diplomasiyi ve insan hakları söylemini nasıl etkilediğini araştırmaktır. Amaç küreselleşmenin veya dünyevileşmenin iki tarafını vurgulamaktır. Bizi daha kapsayıcı ve işbirlikçi hale getirebilirken, aynı zamanda eşitsizliklerimizi ve çifte standartlarımızı da artırabilir. Bu makale nitel metodoloji kullanır ve küreselleşmenin diplomasi, insan hakları ve küreselleşme ve insan hakları meselesinde bunlar arasındaki etkileşim üzerindeki etkisini değerlendirmek için çok sayıda literatür incelemesine ve örnek vakaya, örneklere dayanır. Makaleye göre, Küreselleşme diplomasinin doğasını değiştirir ve çok taraflılığın büyümesine neden olur. Ancak aynı değişim, özellikle zayıf devletlerin marjinalleşmesi gibi sorunların ortaya çıkmasına da neden olmuştur. İnsan haklarından bahsettiğimizde, makale küreselleşmenin bir yandan standartları teşvik etmeye yardımcı olduğunu, diğer yandan da devam eden çelişkileri ortaya çıkardığını söylüyor. Sivil toplum ve diğer devlet dışı aktörlerin bu dengesizlikte değişiklikler yaratmada önemli bir rolü var. Çalışmada, "Küreselleşme daha adil bir dünya getirme yeteneğine sahiptir, ancak bu kapasite yalnızca daha adil bir küresel yönetişim ve kapsayıcı bir gündemle elde edilebilir." deniyor. Özetle, hükümet bir bütün olarak küresel düzeyde rekabeti yönetmeye ve insan onurunu ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaya çağrılıyor.
This article looks at how globalisation, diplomacy and human rights are intertwined and where the two may meet, and the challenges and opportunities presented. The aim of the study is to investigate how globalisation affects diplomacy and the human rights discourse. The point is to emphasize the two sides of globalisation or worldliness. While it can make us more inclusive and cooperative, it can also further our disparities and double standards. This article uses qualitative methodology and relies on a lot of literature reviews and illustrative cases, examples to assess the impact of globalization on diplomacy, on human rights and interplay between them on the globalization and human rights issue. According to the article, Globalisation changes the nature of diplomacy, resulting in the growth of multilateralism. Yet the same shift has also caused problems to emerge, notably the marginalization of weaker states. When we talk about human rights, globalisation the article says, has helped promote standards on the one hand and on the other, revealed contradictions that remain. Civil society and other non-state actors have an important role to bring about changes to this imbalance. The study says that “Globalisation has the ability to bring a more just world, but this capacity can only be achieved with a fairer global governance and an inclusive agenda.” To sum up, the government as a whole is urged to manage competing at a global level also to enable human dignity and sustainable development.