Yahudiler ve Müslümanlar arasındaki ilişkinin dinî ve tarihi arka planı dinler arası ilişkilerin anlaşılması bakımından önemli bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Özellikle Kur’ân-ı Kerîm’de Yahudilere dair yapılan değerlendirmelerin onların “öteki” olarak niteledikleri diğer dinler ve mensuplarına yönelik algı ve tutumlarına nasıl yansıdığı meselesi hem tefsir literatüründe hem de çağdaş dinler arası ilişkiler bağlamında açıklığa kavuşturulması gereken bir problem olarak ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla bu çalışma, Kur’ân-ı Kerîm perspektifinden Yahudilerin Müslümanlara yönelik algı, tutum ve davranışlarının nasıl değerlendirildiğini tespit etmeyi ve söz konusu değerlendirmelerin mahiyetini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu değerlendirmelerin incelenmesi hem Kur’ân’ın dinler arası ilişkilere yaklaşımının anlaşılmasına hem de günümüzde dinler arası ilişkiler ve birlikte yaşama dair tartışmaların daha sağlıklı bir zeminde yürütülmesine katkı sağlaması bakımından önem arz etmektedir. Çalışma, Kur’ân’da Yahudilerin Müslümanlara yönelik söz, fiil ve tutumlarını konu edinen ayetlerle sınırlandırılmış, ilgili ayetler nüzûl sebepleri ve tarihsel arka planları dikkate alınarak nitel bir araştırma yöntemiyle incelenip analiz edilmiştir. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de ele alınan hususların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması ve açıklayıcı nitelikte bulunması durumunda Yahudi ve Hristiyan kutsal metinlerinden de istifade edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de Yahudilerin Müslümanlara yönelik tutumlarına ilişkin değerlendirmeler incelendiğinde vahyin nüzûl sürecinde yaşayan Yahudi toplumunun önemli bir kesiminin geçmişte yaşamış atalarının diğer dinler ve bu dinlerin mensuplarına karşı sergiledikleri bakış ve tutumlara benzer bir tutum sergiledikleri müşahede edilmektedir. Bununla birlikte Kur’ân’da Yahudilerin tamamının aynı yaklaşımı benimsemediği; içlerinde sayıca az da olsa diğerlerinden farklı olarak daha olumlu bir tutum sergileyen bireylerin bulunduğu da belirtilmektedir. Ayrıca Kur’ân’ın Yahudilere yönelik değerlendirmelerinde dinî veya etnik aidiyetten ziyade inanç, ahlâk ve davranış ölçütlerini esas aldığı görülmektedir. Bu durum Kur’ân’ın dinler arası ilişkiler bağlamında evrensel adalet ve ahlâk ilkelerini esas alan bir yaklaşım benimsediğini ortaya koymaktadır.
The religious and historical background of the relationship between Jews and Muslims constitutes an important area of discussion for understanding interfaith relations. In particular, the issue of how the evaluations of Jews in the Qur’ān reflect on their perceptions and attitudes toward other religions and their followers, whom they label as “the other,” emerges as a problem that needs clarification both in the exegesis literature and in the context of contemporary interfaith relations. Therefore, this study aims to identify how the perceptions, attitudes, and behaviors of Jews toward Muslims are evaluated from the perspective of the Qur’ān and to reveal the nature of these evaluations. Examining these evaluations is important both for understanding the Qur’ān’s approach to interfaith relations and for contributing to discussions on interfaith relations and coexistence today in a more sound framework. The study is limited to verses in the Qur’ān that address the words, actions, and attitudes of Jews toward Muslims, analyzed and examined qualitatively, taking into account the reasons for revelation (asbāb al-nuzūl) and historical background of the relevant verses. In addition, Jewish and Christian sacred texts have been consulted where they contribute to a better understanding and explanatory quality of the issues addressed in the Qur’ān. When the evaluations of Jews’ attitudes toward Muslims in the Qur’ān are examined, it is observed that a significant portion of the Jewish community living during the period of revelation exhibited attitudes similar to those of their ancestors toward other religions and their followers. At the same time, the Qur’ān indicates that not all Jews adopted the same approach; there are individuals among them, albeit few in number, who displayed more positive attitudes compared to others. Moreover, it is evident that in its evaluations of Jews, the Qur’ān bases its assessment not on religious or ethnic affiliation but on criteria of faith, morality, and behavior. This shows that the Qur’ān adopts an approach grounded in universal principles of justice and ethics in the context of interfaith relations.