DİPLOE KALINLAŞMASI: MUĞLA MENGEFE TOPLULUĞU ÜZERİNDEN BİR PALEOPATOLOJİK YAKLAŞIM

Author :  

Year-Number: 2026-176
Language : Türkçe
Subject : Fiziki Antropoloji ve Paleoantropoloji
Number of pages: 294-306
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, Muğla ili, Milas ilçesi, Hüsamlar Köyü sınırları içerisinde yer alan, Geç Geometrik, Klasik ve Helenistik Dönem ile tarihlenen Mengefe Topluluğu’na ait insan iskelet materyali üzerinde yapılan makroskobik analizlerle cranial diploe kalınlaşması olgusunu sistematik biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. İncelenen toplam 145 bireyden 17’sinde (%11,72) diploe kalınlaşması tespit edilmiş olup, bu bireylerin yalnızca dördünde kalınlaşmaya porotic hyperostosis de eşlik etmektedir. Bu bireylerin hiçbirinde cribra orbitalia gözlemlenmemiştir. Yaş grubu analizinde, lezyonların kadınlarda yalnızca orta erişkin yaşta, erkeklerde ise tüm erişkinlik dönemlerinde görüldüğü saptanmıştır. Mengefe verileri, Anadolu’daki diğer topluluklarla karşılaştırıldığında diploe kalınlaşması sıklığının oldukça düşük düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Sonuçlar, diploe kalınlaşmasının yalnızca kemik morfolojisindeki bir değişiklik değil; aynı zamanda bireylerin yaşadığı çevre, sağlık koşulları ve toplumsal yapı hakkında bilgi sunması; paleopatolojik değerlendirmelerde bu bulgunun, bağımsız bir tanı kriteri olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Keywords

Abstract

This study aims to systematically examine the phenomenon of cranial diploë thickening through macroscopic analyses conducted on human skeletal remains belonging to the Mengefe Community, located within the borders of Hüsamlar Village in the Milas district of Muğla province, and dated to the Late Geometric, Classical, and Hellenistic periods. Among the 145 individuals analyzed, diploë thickening was identified in 17 individuals (11.72%). Of these, only four individuals exhibited porotic hyperostosis accompanying the thickening. Cribra orbitalia was not observed in any of these individuals. Age group analysis revealed that lesions in females were observed only in middle adulthood, whereas in males they appeared across all adult age groups. When the Mengefe data are compared with other Anatolian populations, the frequency of diploë thickening appears to be relatively low. The results indicate that diploë thickening should not be considered solely as a change in bone morphology; rather, it also provides information about the environment, health conditions, and social structure in which individuals lived. Therefore, in paleopathological evaluations, this finding should be considered an independent diagnostic criterion.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics