Moral sermayenin temel bileşenlerinden biri olan bütünlük; bireyin sahip olduğu değerler ile iş ve sosyal yaşamındaki eylemleri arasındaki tutarlılığı temsil eder. Bu kavram, eğitim yöneticilerinin kriz anlarında etik ilkelerden ödün vermeksizin dürüst ve kararlı bir duruş sergilemeleri açısından kritik önem taşımaktadır. Bu araştırma, okul yöneticilerinin bütünlük düzeyine ilişkin algılarını, hem kendi içsel tutarlılıkları hem de öğretmenler tarafından gözlemlenen dışsal yansımaları bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep ilinde görev yapan 15 öğretmen ve 8 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanan veriler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmen ve yönetici görüşlerinin etik değerler ve moral sermaye ekseninde genel bir uyum sergilediğini göstermektedir. Özellikle yöneticilerin akademik hedeflere ulaşma sürecindeki destekleyici tutumu öğretmenler tarafından olumlu karşılanırken karar alma süreçlerinde iki grup arasında belirgin bir algı farklılığı olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ortak aklı esas alan katılımcı bir yaklaşımı benimsediği, yöneticilerin ise bütünlüğü daha çok mevzuat ve yönetmeliklere bağlılık üzerinden tanımladıkları görülmüştür. Performans değerlendirme süreçlerinde nesnel bir yaklaşımın benimsendiğinin belirlendiği çalışmadan elde edilen sonuçlar ışığında uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.
Integrity, as one of the fundamental components of moral capital, represents the consistency between an individual’s core values and their actions in professional and social life. This concept is of critical importance for educational administrators in terms of maintaining an honest and decisive stance without compromising ethical principles during times of crisis. This study aims to examine school administrators' perceptions of their level of integrity within the context of both their internal consistency and the external reflections observed by teachers. The study employed a phenomenological design, one of the qualitative research approaches. The study group consisted of 15 teachers and 8 school administrators working in the province of Gaziantep. Data collected through semi-structured interview forms were analyzed using the content analysis technique. The research findings indicate a general alignment between the views of teachers and administrators along the axis of ethical values and moral capital. Specifically, while the supportive attitude of administrators in the process of achieving academic goals was received positively by teachers, a significant perceptual difference was identified between the two groups regarding decision-making processes. It has been observed that the vast majority of teachers adopt a participatory approach based on collective intelligence, whereas administrators define integrity primarily through adherence to legislation and regulations. In light of the results obtained from the study, which determined that an objective approach is adopted in performance evaluation processes, recommendations for practitioners and researchers have been presented.