İnançların, amaçların, fikirlerin veya estetik tavırların duyurulması üzerine tarihsel izlekte birçok yazın türü ortaya çıkmıştır. Bu yazın türlerinden biri olan manifesto, özellikle savaşlar, devrimler, ekonomik buhranlar ve teknolojik gelişmelerle insanlığın maddi ve manevi olarak sarsıldığı dönemlerde başvurulan en etkili ifade aracı olmuştur. Manifestolar çağı olarak kabul edilen 20. yüzyılda bu yazın türü, yalnızca teorik düşünce beyanı değil, özgürleşme, yeni bir dünya kurma adına dönüşüm ve eylem çağrısı yapan provakatif içerikli bir metin türüne evrilmiştir. Araştırmada, avangart sanat hareketlerinden biri olan Dada’nın yayımladığı manifestolar ışığında teorinin ve fikirlerin sanatsal, toplumsal ve siyasal zeminde nasıl bedensel eyleme dönüştüğü incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, konuyla ilgili literatür taramaları doğrultusunda, Dada manifestolarının hem içerik hem de biçimsel özellikleri ve bu özelliklerin bedensel eyleme dönüşümü örneklerle detaylı bir biçimde analiz edilmiştir
İnançların, amaçların, fikirlerin veya estetik tavırların duyurulması üzerine tarihsel izlekte birçok yazın türü ortaya çıkmıştır. Bu yazın türlerinden biri olan manifesto, özellikle savaşlar, devrimler, ekonomik buhranlar ve teknolojik gelişmelerle insanlığın maddi ve manevi olarak sarsıldığı dönemlerde başvurulan en etkili ifade aracı olmuştur. Manifestolar çağı olarak kabul edilen 20. yüzyılda bu yazın türü, yalnızca teorik düşünce beyanı değil, özgürleşme, yeni bir dünya kurma adına dönüşüm ve eylem çağrısı yapan provakatif içerikli bir metin türüne evrilmiştir. Araştırmada, avangart sanat hareketlerinden biri olan Dada’nın yayımladığı manifestolar ışığında teorinin ve fikirlerin sanatsal, toplumsal ve siyasal zeminde nasıl bedensel eyleme dönüştüğü incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, konuyla ilgili literatür taramaları doğrultusunda, Dada manifestolarının hem içerik hem de biçimsel özellikleri ve bu özelliklerin bedensel eyleme dönüşümü örneklerle detaylı bir biçimde analiz edilmiştir.
.
Throughout history, many literary forms have emerged for the proclamation of beliefs, purposes, plans, ideas, or aesthetic attitudes. One of these literary forms, the manifesto, has been the most effective means of expression, particularly in periods when humanity has been materially and spiritually shaken by wars, revolutions, economic crises, and technological developments. In the twentieth century, which is regarded as the age of manifestos, this form was used not only as a declaration of theoretical thought but also as an action-oriented literary genre calling for transformation. In this study, within the context of the manifestos proclaimed by Dada, one of the avant-garde art movements, it has been examined how theory and ideas were transformed into embodied actions in artistic, social, and political domains. In order to investigate that manifestos are not merely statements of ideas but how these discourses turned into a call for action, the qualitative research method was employed among research techniques. By conducting the necessary literature review related to the research subject, both the content-related and thematic features as well as the formal and structural characteristics of the Dada manifestos were examined in detail.