ŞARKI YOLUYLA DUYUŞ GELİŞİMİ: KODÁLY YAKLAŞIMININ ÇOCUKLUK DÖNEMİ MÜZİKAL ALGISINA ETKİLERİ

Author :  

Year-Number: 2026-173
Publication Date: 2026-02-05 08:52:29.0
Language : Türkçe
Subject : Müzik
Number of pages: 115-130
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, Macar besteci ve müzik eğitimcisi Zoltán Kodály’nin 20. yüzyılda geliştirdiği müzik eğitimi yaklaşımının, çocukluk döneminde müziksel işitme ve algı gelişimine etkilerini incelemektedir. Kodály, müziğin herkes için erişilebilir bir sanat olması gerektiğine inanmış ve bu anlayışla şarkı söyleme temelli özgün bir müzik öğretimi yaklaşımı geliştirmiştir. Yöntemin temelinde yer alan “ses, ilk müzikal enstrümandır” ilkesi, her çocuğun doğuştan gelen vokal kapasitesini ön plana çıkararak müzik eğitimini evrensel bir hak haline getirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Kodály’nin şarkı söyleme merkezli yaklaşımının çocukların müziksel-işitsel becerilerini ve estetik duyarlılıklarını nasıl geliştirdiklerini ele almaktadır. Özellikle halk müziği repertuvarının müzikal ana dil olarak kullanılması, çocukların kültürel kökleriyle anlamlı bir bağ kurmasını sağlamaktadır. Ayrıca, gelişim düzeylerine uygun pentatonik yapıların tercih edilmesi, çocukların erken dönemde başarı deneyimleri yaşamalarını ve müziğe olan güvenlerinin artmasını desteklemektedir. Yöntemde kullanılan solmizasyon sistemi, el işaretleri ve ritim heceleri, çocukların müzikal kavramları görsel, işitsel ve bedensel olarak deneyimlemelerine olanak sağlamaktadır. Bu çok duyulu öğrenme süreci, çocuk merkezli ve oyun temelli yaklaşımla birleştiğinde, müzikal okur-yazarlık ve işitme becerilerinin sistematik gelişimini desteklemektedir. Betimsel nitelikte olan bu çalışmada, Kodály yaklaşımının felsefi temelleri ve temel ilkeleri, ulusal ve uluslararası literatür taraması yoluyla incelenmiş, elde edilen bulgular çocukluk döneminde müzikal algı ve duyuş gelişimi bağlamında değerlendirilmiştir. Ayrıca, insan sesinin temel müzikal ifade aracı olarak taşıdığı önem ve halk şarkılarının eğitsel süreçteki yönlendirici rolünden hareketle, enstrümantal eğitimine başlamadan önce vokal temelli bir hazırlık aşamasının uygulanması önerilmektedir. Öğrencilerin çalacakları eserleri önce seslendirmeleri, ardından melodik yapıyı içselleştirmeleri ve son aşamada enstrümana aktarmaları, müzikal gelişimin bütüncül bir yaklaşımla desteklenmesine katkı sağlayan etkili bir yöntem olarak sunulmaktadır. Sonuç olarak Kodály yaklaşımı, kademeli ve sıralı öğrenme ilkesiyle uzun vadeli eğitsel kazanımlar açısından önemli bir değer taşımaktadır.

Keywords

Abstract

This study examines the effects of the music education approach developed by Hungarian composer and music educator Zoltán Kodály in the 20th century on the development of musical hearing and perception in childhood. Kodály believed that music should be an art form accessible to everyone and, with this understanding, developed a unique music education approach based on singing. The principle that "the voice is the first musical instrument" at the heart of his method aims to make music education a universal right by highlighting every child's innate vocal capacity. The research examines how Kodály's singing-centered approach develops children's musical-auditory skills and aesthetic sensitivities. In particular, using folk music repertoire as a musical mother tongue allows children to establish a meaningful connection with their cultural roots. Furthermore, choosing pentatonik structures appropriate to their developmental levels supports children's early success experiences and increases their confidence in music. The solmization system, hand signals, and rhythm syllables used in the method allow children to experience musical concepts visually, auditorily, and physically. This multisensory learning process, combined with a child-centered, play-based approach, supports the systematic development of musical literacy and auditory skills. This descriptive study examines the philosophical foundations and fundamental principles of the Kodály approach through a review of national and international literature, and the findings are evaluated in the context of the development of musical perception and hearing in childhood. Furthermore, based on the importance of the human voice as a primary means of musical expression and the guiding role of folk songs in the educational process, a vocal-based preparation phase is recommended before beginning instrumental training. Having students first perform the pieces they will play, then internalize the melodic structure, and finally transfer it to the instrument is presented as an effective method that contributes to supporting musical development through a holistic approach. In conclusion, the Kodály approach, with its gradual and sequential learning principle, holds significant value in terms of long-term educational outcomes. 

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics