ULUSLARARASI HUKUKTA KRİZ SÖYLEMİNİN ELEŞTİRİSİ: KURUCU ŞİDDET, SEÇİCİ EVRENSELLİK VE ABD’NİN ULUSLARARASI HUKUKU YENİDEN TANIMLAMA PRATİKLERİ

Author :  

Year-Number: 2025-170
Publication Date: 2025-11-17 20:54:27.0
Language : Türkçe
Subject : Uluslararası İlişkiler
Number of pages: 136-152
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, uluslararası hukukun yaklaşık 500 yıllık tarihsel seyrini sorgulamakta ve son yılllarda literatürde hâkim olan “liberal düzenin çöküşü” söylemini uluslararası hukuk tarihine yaslanan eleştirel bir perspektiften ele almaktadır. Modern uluslararası hukuk sistemi 1492 sonrasında ilk temellerinin atıldığı andan itibaren, şiddetin devamlı kılındığı, seçici evrenselliğin kurumsallaştırıldığı ve kriz anlarının iktidar için meşruiyetin yeniden üretildiği vesilelere dönüştürüldüğü bir hukukî mimari olagelmiştir. Bu savı Amerika Birleşik Devletleri’nin pratiğini merkeze alarak test eden çalışma, ABD’nin kimi zaman norm üreten, kimi zaman normu uygulayan, kimi zaman da norm ihlâlini meşrulaştıran eylemlerini incelemekte; özellikle ikinci Trump döneminde ABD’nin hukukla kurduğu ilişkinin keyfî bir sapma olarak değil, alenî bir tarihsel sürekliliğin devamı olarak kavranması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma uluslararası hukukun kendi biçimini muhafaza ederken özünü jeopolitik zaruretler uyarınca bükebildiği daha derin bir mantığı ifşa etmek üzere uzun 16. Yüzyıldan Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemine uzanan tarihsel bir izlek kurgulamaktadır.

Keywords

Abstract

This study interrogates the long historical course of international law and seeks to move beyond the discourses dominant in the literature, namely those of “norm dysfunction” or the “collapse of the liberal order.” It asserts that international law has never been a neutral system of norms; on the contrary, it has been a juridical architecture in which constitutive violence is rendered continuous, selective universality is institutionalized, and moments of crisis are converted into occasions for the renewed production of legitimacy by power. After addressing the history of the construction of international law, this article places at its center the practice of the United States, examining its conduct as at times producing norms, at times enforcing norms, and at times legitimating their violation; and it demonstrates, in particular with reference to the second Trump administration, that the American relation to law ought not to be conceived as a capricious deviation but rather as the manifest continuation of a historical line of development. Within this framework, the study constructs a historical itinerary extending from the long sixteenth century to the second presidency of Donald Trump, in order to disclose a deeper logic whereby international law preserves its form while bending its essence to the necessities of geopolitics.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics