Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR), Avrupa'daki tüm yabancı dil öğrencilerinin dil yeterliliklerini değerlendirmek için geliştirilmiş bir kılavuzdur. Çoğu Avrupa dili Hint-Avrupa dil gurubuna ait olup, 2018 verilerine göre Avrupa nüfusunun %94'ü bu dillerden en az birini ana dili olarak konuşmaktadır. CEFR, dil öğretiminde eylem odaklı bir yaklaşımı benimsemiştir. Bu yaklaşım, dili bir iletişim aracı olarak görür ve öğrenciler, dil becerilerini gerçek yaşam görevleri üzerinden geliştirirler. Türkiye’nin 1949 yılından bu yana Avrupa Konseyi üyesi olması nedeniyle, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK), dil eğitimi politikalarını ve yabancı dil öğretimini Avrupa sistemine uyarlamaktadır. Bu doğrultuda, yabancı dil öğretiminde rehber olarak Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni (CEFR) benimsenmiştir. CEFR'ın, Hint-Avrupa dil ailesine ait diller için geliştirilmiş olması, Arapça gibi Afro-Asya dil grubuna ait olan dillerin öğretiminde bazı uyarlamaları gerektirmektedir. Çalışmanın problem durumunu CEFR’ın Afro-Asya dil gurubuna ait olan Arapça için uyarlama çalışmaları ve eylem tabanlı öğrenme etkinliğine göre şekillenen değerlendirme maddelerinin Türkiye’de Arap dili eğitimine uygunluğunun tartışılması oluşturmaktadır. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmış, Avrupa Birliği CEFR çerçeve programı, Türkiye’de Arap dili eğitimi alanında kullanılan MEB müfredatı ve dil eğitim setleri, ile Tatbîkâtü’l- İtâri’l- Merci‘î el-Urubbiyyi’l- Müşterek adlı, CEFR’ı referans alarak Arapça dili eğitim çıktılarını kategorize eden eser incelenmiştir. Elde edilen bulgular Arap dili eğitiminde ortak kriterlerin belirlenmesi gerektiğini ancak bunun konunun paydaşlarıyla sistemli bir şekilde yürütülerek, en önemlisi dil öğretim yöntemi ve değerlendirme araçlarının birbiriyle uyumlu bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini göstermiştir.
The Common European Framework of Reference for Languages (CEFR) is a guide developed to assess the language proficiency of all foreign language learners in Europe. Most European languages belong to the Indo-European language group and according to 2018 data, 94% of the European population speaks at least one of these languages as their mother tongue. The CEFR has adopted an action-oriented approach to language teaching. This approach considers language as a means of communication and students develop their language skills through real-life tasks. Since Türkiye became a member of the Council of Europe in 1949, the Ministry of National Education (MEB) and the Council of Higher Education (YÖK) have been adapting their language education policies and foreign language teaching towards the European system. In this regard, the Common European Framework of Reference for Languages (CEFR) has been adopted as a guide for foreign language teaching. Since the CEFR was developed for languages belong to the Indo-European language family, it requires some adaptations for the teaching the languages belong to the Afro-Asian language group, such as Arabic. The problem statement of the study is to discuss the suitability of the assessment items, which are shaped according to the adaptation studies for Arabic, which belongs to the Afro-Asian language group of the CEFR and action-based learning activities, for Arabic language education in Türkiye. The study used document analysis method, examining the European Union CEFR framework program, the MEB curriculum used in Arabic language education in Türkiye, language education sets and the work titled “Tatbîkâtü’l- İtâri’l- Merci‘î el-Urubbiyyi’l- Müşterek”, which categorizes Arabic language education outcomes with reference of CEFR. The findings indicate that common criteria need to be established for Arabic language education, but that this must be done in a systematic manner with the relevant stakeholders and most importantly language teaching methods and assessment tools must be coordinated in a consistent manner.