CEHENNEM YORUMLARININ ANALİZİ

Author :  

Year-Number: 2019-88
Language : null
Konu : SANAT
Number of pages: 299-321
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Temel duygularından biri olan korku, insanları tehlikelere karşı duyarlı kılar. Yaşadığımız ana ve geleceğe olduğu kadar, dinsel inanca bağlı ölüm sonrasına yönelik de gelişebilir. Mantık ve iradeyle kontrol altına alınamayan bu his sağduyulu ve itinalı olmayı sağlayan bir etkiye de sahiptir. Bu sebepledir ki sanatta da konu olarak ele alınmış ve insanlar tarafından çoğunlukla ilgi ile karşılanmışlardır. Böylelikle korku sanat içerisinde bir tür olarak yerini almaya başlamıştır. Bu ilginin ve gelişimin en önemli sebeplerinden bir tanesi sanat yolunla deneyimlenen korku hissinin güvenli ortamlarda deneyimlenmesinden kaynaklandığı düşünülebilir. Dini konuların yer aldığı eserlerde korku unsuru hemen her kültürde çoğunlukla cehennem temasında işlenmiştir. Tarihsel süreç içerisinde kötülük yapmanın cezasının öte dünyada ödeneceğini gösteren eserler ile karşılaşmak mümkündür. 1180’lerde hazırlanan Hortus Deliciarum yani keyif bahçesinde yer alan Cehennem resmi, Hieronymous Bosch’un (1450-1516) canavarları gibi erken dönem örnekleri mevcuttur. Sadece batı sanatında değil doğu sanatında da cehennem teması işlenmiştir. Osmanlı minyatür sanatının eserlerinde özellikle dinsel temalar altında yer alan cehennem tasvirlerinin yapıldığı minyatürlerde ejderhalar, akrepler ve farklı korku unsuru olabilecek görseller bulunmaktadır. Kıyametin anlatıldığı ve cennet ile beraber cehennemin tasvir edildiği Ahval-i Kıyamet adlı yazmada da korku duygusunun ifade bulduğu ve görselleştirildiği minyatürler bulunmaktadır. Bu makalede Ahval-i Kıyamet’in nüshalarında bulunan cehennemi konu alan minyatürleri, batı kültüründeki, yakın yüzyıllarda işlenmiş cehennem tasvirleri ile benzerlik ve farklılıkları bağlamında incelenmiştir.

Keywords

Abstract

One of the main emotions, fear, makes people sensitive to dangers. As well as the now and future we live, it can also develop after death due to religious belief. This feeling, which cannot be controlled by logic and will, has an effect that makes sense and prudence. For this reason, they are considered as subjects in art and have been met with great interest by people. Thus fear began to take its place in art as a genre. One of the most important reasons of this interest and development can be thought to be the feeling of fear experienced by the way of art. In the works of religious subjects, the element of fear is practiced in almost every culture, mostly in the theme of hell. In the historical process, it is possible to encounter works showing that the punishment for doing evil is paid in the world. In the 1180s, there are early examples such as the Hortus Deliciarum, which is in the garden of pleasure and the monsters of Hieronymous Bosch (1450-1516). In the works of Ottoman miniature art, miniatures, especially depictions of hell under religious themes, include dragons, scorpions, and visuals that can be a different element of fear. There are also miniatures in which the sense of fear is expressed and visualized in the writing of the Apocalypse and in the writing of Ahval-i Kıyamet in which the hell is depicted with heaven. In this article, the miniatures of Ahval-i Kıyamet found in hell were examined in terms of similarities and differences with depictions of hell in western culture and in recent centuries.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics