15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ SÜRECİNDE KAMUSAL ALAN OLARAK MEDYA

Author :  

Year-Number: 2026-178
Language : Türkçe
Subject : Gazetecilik ve Medya Çalışmaları
Number of pages: 371-380
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

15 Temmuz 2016 darbe girişimi, Türkiye’de medya ve demokrasi ilişkisi açısından tarihsel bir kırılma noktasıdır. Bu süreçte medya, yalnızca darbe girişimine ilişkin bilgilerin aktarıldığı bir araç olmaktan çıkarak, demokratik meşruiyetin yeniden üretildiği ve kamusal eylemin anlamlandırıldığı bir kamusal alan işlevi üstlenmiştir. Bu çalışmada 15 Temmuz gecesinde medyanın sivil iradenin görünürlük kazanması ve siyasal meşruiyetin kurulması sürecindeki rolü değerlendirilmiştir. Çalışmada, medyanın kriz anında yalnızca enformasyon sağlayan bir kurum değil, demokratik eylemin kurucu bir unsuru olarak işlev gördüğü tartışılmaktadır. Çalışmada, Türkiye’de darbelerin tarihsel arka planına değinilerek 15 Temmuz’un önceki müdahalelerden farklılaştığını vurgulanmaktadır. Bu farklılığın temelinde, hem siyasal aktörlerin hem de vatandaşların aktif direnişi ve bu direnişin medya aracılığıyla görünürlük kazanması yer almaktadır. Özellikle kesintisiz televizyon yayınları ve sosyal medya, halkın darbe karşıtlığında mobilize olmasında kritik rol oynamıştır. Ayrıca makale, 15 Temmuz gecesinde medya yapısının çok aktörlü ve kontrol edilemez oluşunun darbenin başarısızlığında etkili olduğunu savunur. TRT’nin sembolik önemi korunmakla birlikte, özel televizyon kanalları ve sosyal medyanın kesintisiz bilgi akışı sağlaması darbecilerin iletişim kontrolünü engellemiştir. Sonuç olarak çalışmada, medyanın kriz anında yalnızca enformasyon sağlayan bir kurum değil, demokratik eylemin kurucu bir unsuru olarak işlev gördüğü tartışılmaktadır.

Keywords

Abstract

The July 15, 2016 coup attempt represents a historical turning point in the relationship between media and democracy in Türkiye. During this process, the media ceased to function merely as a tool for transmitting information about the coup attempt and instead assumed the role of a public sphere in which democratic legitimacy was reproduced and public action was given meaning. This study evaluates the role of the media on the night of July 15 in making the civilian will visible and in the process of establishing political legitimacy. It argues that, in times of crisis, the media functions not only as an institution providing information but also as a constitutive element of democratic action. The study also emphasizes that the July 15 coup attempt differs from previous interventions by situating it within the historical background of coups in Türkiye. This difference lies in the active resistance of both political actors and citizens, as well as the visibility of this resistance through the media. In particular, uninterrupted television broadcasts and social media played a critical role in mobilizing the public against the coup. Furthermore, the article argues that the multi-actor and uncontrollable nature of the media structure on the night of July 15 was instrumental in the failure of the coup attempt. While the symbolic importance of TRT was maintained, the continuous flow of information through private television channels and social media prevented the coup plotters from controlling communication. In conclusion, the study demonstrates that, in times of crisis, the media functions not merely as an institution that provides information but as a constitutive element of democratic action.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics