KANT’IN RADİKAL KÖTÜLÜK TEZİ
KANT’S THESIS OF RADICAL EVIL

Author : Metin TOPUZ
Number of pages : 503-515

Abstract

Kant, bütün felsefi hayatı boyunca kötülük kavramına örtük veya açık biçimde yer vermiştir. Lizbon Depremi üzerine yazdığı makalelerde bunu örtük halini görmek olanaklıdır. Öte yandan teodise üzerine yazdığı makalede, geleneksel kötülük kavrayışına nasıl karşı olduğunu, aklın mahkemesi önünde ifade etmeye çalışmıştır. Eleştiri-sonrası döneminde daha çok kişilerarası ilişkilerde etik ilkeler bakımdan uygun bir eylemin olanaklarına odaklanır. Bu bağlamda aklın, kendisinin oluşturduğu ahlak yasası aracılığıyla belirlenen istenç ile ilişkisini ele almıştır. Bu noktada kötülük, istencin ahlak yasasına uymak yerine başka güdüleyicilere uyması olarak belirlenir. Antropolojik ve dinsel çalışmaları kapsamında Kant ilerleyen yıllarda, kötülüğün kendi başına ne anlama geldiğine odaklanır. Düşüncelerini radikal kötülük teziyle temellendirir. Tezi, yüzeysel biçimde söylenecek olursa, üç varsayıma dayanır. (1) İnsan doğal olarak doğuştan kötülüğe yatkındır. (2) Kötülüğe yatkınlık evrenseldir. (3) Kötülüğün insan doğasındaki kökü kazınamaz. Çalışmanın ilk amacı Kant’ın radikal kötülük tezini bu üç kabul bağlamında incelemektir. İkinci olarak bu tezin önceki düşünceleriyle tutarlı olup olmadığını değerlendirmektir. Üçüncü olarak bu tez ile Arendt’in kötülüğün sıradanlığı tezi arasındaki bağlantıya kısaca temas etmektir.

Keywords

iyilik, kötülük, radikal kötülük, istenç, akıl, kötülüğün sıradanlığı

Read:423

Download: 137