






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2020 Sayı 100</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=961</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ  BİREYSEL SES EĞİTİMİ DERSİNE YÖNELİK  MOTİVASYONLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39253</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39253</guid>
      <author>Damla BULUTAyça ÖZGÜN</author>
      <description>Araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının Bireysel Ses Eğitimi (BSE) dersine yönelik motivasyonlarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada, farklı üniversitelerin müzik eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin BSE dersine yönelik motivasyon durumları tespit edilmiş ve söz konusu motivasyonlarının; öğrenim gördüğü üniversiteye, sınıf düzeyine, cinsiyete, mezun olunan lise türüne göre farklılık durumu ortaya konmuştur. Araştırmanın örneklemini Ondokuz Mayıs, Niğde Ömer Halisdemir, Trabzon ve Necmettin Erbakan Üniversitelerinin Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında öğrenim görmekte olan ve BSE dersini alan 479 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma betimsel nitelikte bir alan araştırmasıdır. İlgili veriler Ekici tarafından 2017 yılında geliştirilen “Bireysel Ses Eğitimi (BSE) Dersi Motivasyon Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının BSE dersine yönelik genel motivasyonlarının kısmen katılıyorum ( =3,39) olduğu, müzik öğretmeni adaylarının BSE dersine yönelik motivasyonlarının üniversite, sınıf ve cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklılık gösterdiği, mezun olunan lise türü değişkeni açısından ise anlamlı farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır.  </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“AHISKA SÜRGÜNÜ MENEMŞE” ROMANIYLA AHISKA’YI ANIMSAMAK</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39550</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39550</guid>
      <author>Ayfer YILMAZ</author>
      <description>Mikdat Topçu’nun kaleme aldığı Ahıska Sürgünü Menemşe (2016) adlı roman, II. Dünya Savaşı’ndan başlayarak 2000’li yıllara uzanan bir süreç içinde dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Kafkaslarda özellikle de Ahıska ve Kırım bölgelerinde yaşananları konu edinmektedir. Ahıskalı bir Türk olan İsmail ve ailesinin hikâyesinin anlatıldığı eserde, kronolojik bir sıra takip edilmiş, tarihî olaylar da roman kişilerinin ifadeleri ile yorumlanmıştır. Eserin kurgusal yapısının içinde eritilerek tarihî gerçeklere yer verilmesi Ahıska Türkleri yanında, II. Dünya Savaşı, SSCB’nin uygulamaları ve buna bağlı olarak Stalin dönemi hakkında okuyucuya ışık tutacak bir değeri de söz konusudur. &#13;
&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KYZİKOS HADRİAN TAPINAĞI’NIN  ALT YAPISI VE SÜTUN BAŞLIKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36996</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36996</guid>
      <author>Korkmaz MERALNurettin KOÇHAN</author>
      <description>Roma İmparatoru Hadrian'ın MS 124 yılında çıktığı Anadolu gezisi sırasında&#13;
Kyzikos’a geldiğinde maddi yardımda bulunması üzerine Mimar Aristainetos denetiminde tapınağın inşasına yeniden başlanır. Kazılarda ele geçen mimari parçalara göre tapınak büyük oranda Antoninler Dönemi’nde inşa edilmiş, ancak bitirilememiştir. Çünkü kazılar sırasında tamamen işlenmiş örneklerin yanı sıra, yarı işlenmiş veya çizilip ama hiç işlenmemiş örnekler bulunmuştur. Tapınağı’nda korinth başlıklarının altına denk gelen sütun tamburlarına amphoralar (!) işlenmiştir. Sütun başlığına iki sıra akanthus yaprağı işlenmiştir. Kalathos taban bileziğinin hemen üstünden çıkan akanthus yapraklar, yaprak uçlarının kırılmış olmasının da gösterdiği gibi, çok plastik verilmiştir.  Bu nedenle de damarları dar ve derin oyulmuş, bunun sonucunda da ışık-gölge etkisi görülür. Bu da MS 2. yüzyılın ikinci yarısının özelliğidir. Abaküse lesbos kymationu ve ince boş silme sonrası üstte ion kymationu işlenmiştir. Lesbos kymationu yani yürek-dil motifinde yüreğin orta damarının derin oyularak ayrılmamasına karşın, dil motifi parçalanmaya başlamıştır. Ancak genel olarak yozlaşmanın fazla olmadığı dikkati çekmektedir. Abakus kısmında yer ala yumurta bezemesi uzun, çanak yüzeyinin düz, yanlara yayvan işlendiği ve çanakların alt silmeye değen kısımda ince ve silmeye yapışık verildiği görülür. Ok uçlarında temren kısmının yana-geriye uzanan kanat kısımlarının verilişi, temrenin uzun ve uç kısmının sivri olmaması, sapın geçirildiği kısmın yaklaşık üçgen şeklinde olması da dönemin üslup özelliğine uyuyor. Tapınağın sütun başlıklarının stilistik karşılaştırmaları, altın yaldızlı başlık parçasının MS 150-160, tam sütun başlığının da MS 160-170, genel olarak başlıkların MS 150-170 yılları arasında yapılmış olabileceklerini gösteriyor.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TANBURİ CEMİL BEY'İN PEŞREV FORMUNDAKİ ESERLERİNİN TEKNİK AÇIDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39308</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39308</guid>
      <author>Çağhan ADARArda KULA</author>
      <description>Türk müziğinin en önemli bestekârı ve saz icracısı olarak bilinen Tanbûrî Cemîl Bey, Türk müziği repertuarında az yer tutan saz eseri formunda birçok eser bestelemiştir. Bestelediği eserlerle saz eseri formuna yeni bir teknik ve üslup kazandırmıştır Bu araştırma Tanbûrî Cemîl Bey‟in peşrev formunda ki eserlerini teknik açıdan analiz ederek yorumlanmasını, bu sayede Türk saz müziğine katkı sağlanmasını amaçlamaktadır. Araştırma genel çerçevesi, amacı ve yöntemi bakımından tarama modelini esas alan betimsel bir araştırmadır. Konuyla ilgili çeşitli kaynakların taranmasıyla ön bilgilere ulaşılmış, veri toplama aracı olarak örneklemde yer alan Tanbûrî Cemîl Bey‟in repertuvarda bulunan peşrev formunda ki eserleri kullanılmıştır.&#13;
Bu çalışma, Tanbûrî Cemîl Bey‟in peşrev formunda eserlerindeki teknik özellikleri belirleyip, bu formu nasıl işlediğini ve makamları nasıl kullandığını tespit etmek açısından önemlidir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜZEL SANATLAR LİSESİ MÜZİK BÖLÜMÜ KEMAN DERSLERİNDE  ÖĞRENME STRATEJİLERİNİN KULLANIMI VE ETKİLİLİK DÜZEYİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39335</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39335</guid>
      <author>Meltem DÜZBASTILARResulhan Bahadır HAFIZOĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü keman derslerinde Öğrenme Stratejilerinin kullanımı ve etkililik düzeyini ölçmektir. Araştırmada, adayların keman dersini öğrenirken kullandıkları stratejilerin düzeyleri; öğrenim görülen sınıf, cinsiyet, kemandaki deneyim gibi çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Ayrıca araştırmada, öğrencilerin keman dersini öğrenirken kullandıkları stratejiler arasındaki ilişkilere açıklık getirilmesi de amaçlanmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Rize, Trabzon, Giresun, Ordu illerindeki Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Eğitimi Bölümlerinde öğrenim gören 85 keman öğrencisi ile yürütülmüştür. Öğrencilerin keman öğrenirken kullandıkları stratejileri belirlemek amacıyla “Enstrümantal Müziği Çalışırken ve Öğrenirken Kullanılan Stratejiler Ölçeği” ile “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalar için t-testi ve Anova testi kullanılmıştır. Anova testi uygulandıktan sonra sonuçların hangi grubun lehine olduğunu belirlemek için Scheffe testi kullanılmıştır. Verilen analizinden elde edilen sonuçlarda, öğrencilerin keman dersinde, en yüksek düzeyde anlamayı izleme stratejisi, en düşük düzeyde ise dikkat stratejisini kullandıkları belirlenmiştir. Stratejiler arasındaki en yüksek ilişkinin yineleme stratejisiyle anlamayı izleme stratejisi arasında olduğu görülmüştür. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM-ÖĞRETİM SÜRECİNDE ÖĞRETMENİN BEDEN DİLİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39735</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39735</guid>
      <author>Halil AYTEKİNElif ATEŞ</author>
      <description>İnsan çevresiyle sürekli iletişim halindedir. Düşüncelere dil eşlik ederken, duyguları sözsüz iletişim açığa çıkarır. Yüz ifadeleri, ses tonu, el ve kol hareketleri, jest ve mimikler, başın hareketi, beden duruşu, dokunma, bakış sözel olmayan iletişimin en sık kullanılan ve anlam ifade eden kanallarıdır. İletişimde söylenenler kadar söylenmeyenler de çok önemlidir. Çalışmanın problemini; eğitim ortamında öğretmenlerin beden dili ne tür mesajlar vermektedir? sorusu oluşturmaktadır. Beden dilini etkin kullanabilen öğretmen, alıcı konumunda olan öğrencilere mesaj iletmede daha başarılıdır. Öğretmenin duruşu, sessizliği, jest ve mimikleri, bakışı, sınıf alanını kullanması, sesinin tonu, giyimi, öğrencilerle olan mesafesi öğrenim sürecinde ulaşılmak istenen hedefi kolaylaştıran faktörlerdir. Öğrenme-öğretme sürecinde beden dilini etkin şekilde kullanma, bir yandan verimliliği artırmakta, diğer yandan da öğrenciye beden dilini çözümleme imkânı vermekte, mesajları güçlendirmektedir. Çalışma nitel olup literatür tarama modelinden yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı; eğitim-öğretim ortamlarında görev alan öğretmenlerin beden dilini önemsemeye ve onu daha doğru ve etkin kullanmaları gerekliliğine dikkat çekmektir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PROFESYONEL SES KAYIT STÜDYOLARINDA BAĞLAMA (SAZ) KAYIT VE MİKS YÖNTEMLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37400</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37400</guid>
      <author>Hasan DELEN</author>
      <description>Bu araştırma, profesyonel ses kayıt stüdyolarında görev alan uzmanların, bağlama kayıt ve miks anındaki kullandıkları yöntemler hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Böylelikle gerek müzik teknolojileri alanındaki öğrencilere ve eğitmenlere, gerekse bu alana ilgi duyan amatörlere literatür desteği sağlaması açısından önem taşıdığı düşünülmektedir.&#13;
Bu amaç doğrultusunda yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla, Türkiye’nin farklı illerde bulunan ve profesyonel stüdyolarda görev alan 20 tonmayster/ses mühendislerinin görüşleri alınmıştır. Elde edilen görüşlere içerik analizi yapılmıştır. Böylelikle benzer verileri gruplar çerçevesinde bir araya getirerek bulgulara ulaşılmıştır. Geniş diyaframlı kondansatör mikrofonları tercih ettikleri, en çok bağlamanın sapı ile göğsün birleştiği bölgeye konumlandırdığı, belirli bir equalizer tekniği uygulamadığı, en çok optik (opto) kompresör türünü tercih ettikleri ve miks esnasında efekt işlemcilerden çoğunlukla reverb ve delay tercih ettikleri sonuçlarına varılmıştır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DEN YURTDIŞINA BEYİN GÖÇÜ: ÖRNEKLERLE YAŞANILAN İLETİŞİM SORUNLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39229</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39229</guid>
      <author>Şebnem GÜRSOY</author>
      <description>Modern zamanların makineleşen ve steriotipleşen insanın temelinde yalnızlaşma yer almaktadır. Yalnızlaşan insan aslında aile, akraba ve vatan bağlarını kaybetmektedir. Modernleşen, bireyselleşmiş insan bağ kurmakta, ilişkilerini uzun süre sürdürmekte kısıtlılıklar yaşamaktadır. Yaşadığı iletişim kısıtlıkları sadece arkadaş çevresiyle değil, gelecekte eşiyle, çocuklarıyla da devam eden bir kısıtlılığa doğru evrilmektedir. Araştırmanın temelinde özellikle Türk toplumunda toplumsal olarak insanların birbirleriyle kuramadıkları iletişim sorunları temelinden yola çıkılarak beyaz yaka olarak tabir edilen prekaryanın kendi ülkesi yerine başka bir ülkede var olmayı tercih etmesi nedenleri araştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>14. ve 15. İSTANBUL BİENALLERİNDEKİ KOLAJ ve ASAMBLAJ UYGULAMALARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39424</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39424</guid>
      <author>Hafize PEKTAŞSeda ŞAKİR</author>
      <description>20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan Georges Braque ve Pablo Picasso’nun öncülüğünü yaptığı Kübizm akımıyla birlikte Kolaj tekniği ortaya çıkmıştır. Kolaj tekniği elde bulunan her tür malzemeyi yüzey üzerine yapıştırmayla elde edilir. Asamblaj tekniği ise Marcel Duchamp ve Kurt Schiwitters gibi sanatçıların eserlerinde ortaya çıkan, bir teknik olarak birçok malzemenin bir arada kullanıldığı sanat eserini tanımlamaktadır. Çağdaş sanat akımları ve bunun beraberinde gelen teknikler birçok değişim ve gelişime uğrayarak dünya sanatında yer edinmiştir. Bu gelişim süreci içerisinde Bienaller çağdaş sanatın sergileme geleneği olarak ortaya çıkmıştır. Bienallerin gelişim sürecine bakıldığında geçmişten bugüne kadar sayıları hızla artmış ve birtakım değişimler yaşamıştır. Kolaj ve asamblaj teknikleri, resim sanatının kapsamını genişleterek, sadece resim değil, mimari ve heykel çalışmaları içerisinde de ele alınabilecek yeni sorunsallara konu olmaya devam etmektedir. Resim sanatında artık malzemenin altında yatan kavramın önemli olduğu, sanata düşüncenin yön verdiği görülmüş, malzemenin yönlendirdiği el becerisine dayalı sanat yapmak yerine düşüncenin sanatı yönlendirdiği hatta tuval resminde bile düşünsel alt yapı arandığı bir dönem yaşanmaktadır. Bu araştırmada 14. ve 15. İstanbul bienallerindeki kolaj ve asamblaj çalışan sanatçıların eserleri incelenmiş, analizleri yapılmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TURİZMDE YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME VE PAZARLAMA STRATEJİLERİ: SAKARYA ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39466</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39466</guid>
      <author>Lütfi Mustafa ŞENDilek KARAKAŞ , Serkan SEMİNT</author>
      <description>Turizmden sağlanan gelirlerin kalkınmaya önemli katkılarının olduğu bilinmektedir. Bu katkılarından dolayı turistik destinasyonlar arasındaki rekabet hızla artmaktadır. Turistik çekim kaynaklarına sahip yerlerin destinasyon sayılabileceği günümüzde özellikle küçük ölçekli destinasyonların, kendini geliştirmiş ve önemli bir yere sahip olan destinasyonlara karşı rekabette üstün duruma gelecek pazarlama stratejileri geliştirmeleri gerekli olmaktadır. Bu çalışma konusunu ise Sakarya destinasyonunda yeni ürün geliştirme ve pazarlama stratejilerinin araştırılması oluşturmaktadır.&#13;
Yöntem olarak nitel araştırma yöntemi olan görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Sakarya’nın ne tür bir turizm destinasyonu olduğu, turizm açısından mevcut pazarlamasını ne durumda olduğu, Sakarya’ya dışarıdan bakıldığında bir turizm destinasyonu olarak ele alınıp turistlerin ziyaret etmesi için gerekli özelliklere sahip bir yer olup olmadığı, konumlandırmanın nasıl yapılması gerektiği ve ne tür yeni ürünler geliştirilebileceği belirlenmiştir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR “SOYLU HAYDUT”, KEŞANLI ALİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39475</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39475</guid>
      <author>Neşe OKTAY</author>
      <description>Edebiyatın devamlılık arz eden yapısı kimi zaman edebî türlerde kimi zamansa doğrudan edebî eserlerde kendini gösterebilir. Buna en temel örneklerden biri de sözlü kültürün etkisini içinde taşıyan yazılı kültüre ait verimlerdir. Bu fikirden hareket edilerek geleneksel bazı özellikleri modern unsurlar ile harmanlayan bir eser olan Keşanlı Ali Destanı halk anlatıları için kullanılan “soylu haydut” kalıbı dâhilinde değerlendirilecek, kültür ürünleri arasındaki evrensel unsurları tespit için ortaya atılan kalıp bu esere uygulanarak aynı unsurların yazılı ürünler için de ortak olabileceği ispatlanmaya çalışılacaktır. &#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORGANİZASYON-ÇEVRE İLİŞKİLERİNİN KUANTUM FİZİĞİ İLE AÇIKLANMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39544</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39544</guid>
      <author>Canan YILDIRANFurkan Fahri ALTINTAŞ , Fatma Zehra TAN</author>
      <description>Çalışmada sosyal bilimlerin dalı olan yönetim ve organizasyon bilimi kapsamında çevre-organizasyon ilişkilerini kuantum mekaniğinden yararlanılarak ölçülmeye çalışılmıştır. Bu anlamda bu çalışma, sosyal bilimlerin doğa bilimlerin kuralları ile açıklanabileceğini göstermektedir. Çalışmada organizasyon-çevre ilişkilerinin kuantum mekaniği ile ölçümü için iki durum oluşturulmuştur. Söz konusu her iki durum için hayali organizasyonlar ve çevreler ile yine organizasyon ve çevrelere ilişkin hayali veriler oluşturulmuştur. Bu verilere dayanılarak organizasyonun çevreler (iki çevre) ile olan ilişkilerini dalga fonksiyonunda belirterek organizasyonun çevreler ile olan nitelikli ilişki kurma olasılıkların ve çevreler içinde kaldığı belirsizlik niceliklerinin ölçülmesinin yöntemi kuantum mekaniğinden yararlanılarak uygulamalar ile sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CAN GÖKNİL’İN TÜRK RESİM HEYKEL SANATI’NA KATKILARI </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39700</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39700</guid>
      <author>Elif MAMUR YILMAZ</author>
      <description>Bu araştırma, Türk Resim Heykel Sanatı’nın modernleşmesinde öncü rol oynayan ressamlardan biri olan Can Göknil’’in yaşamı ve önemli eserleri üzerinden sanatçının üslubunun Türk Resim Heykel Sanatı’nın görsel dilinin oluşmasına yaptığı katkıları betimleme amacını taşımaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmış olup, konu ile ilgili alan yazın taraması yapılarak bulunan kaynaklar ve eserlerden sanatçı ile ilgili bilgilere ve sanatçının eserlerine ulaşılarak eserlerin sanatsal özellikleri açısından incelemesi yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları günümüzün yaşayan sanatçılarından biri olan Can Göknil’in eserlerini oluştururken genellikle Anadolu mitolojisi ve folkloru gibi kültürel kaynaklardan esinlendiğini ve bu fantastik konuları modernize ederek renkçi ve soyutlanmış figüratif bir üslupla ifade ettiğini göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Can Göknil’in öz kültürüne yönelerek zamanla daha anlatımcı bir nitelik kazanan kendine özgü sanat anlayışı ve sanat alanındaki üretkenliği ile Türk Resim Heykel Sanatı’nın çağdaşlaşmasına ve özgün anlatım olanaklarına kavuşmasına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRENEN ÖRGÜT BOYUTLARI ARASINDA İLİŞKİ ETKİNLİĞİ ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39216</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39216</guid>
      <author>Furkan Fahri ALTINTAŞ</author>
      <description>Günümüz dünyasında organizasyonların öğrenmeleri çok önem kazanmaktadır. Çünkü organizasyonlar, çevresindeki değişkenleri kontrol altına almak, çevrenin baskısını azaltmak ve çevreye uyum sağlamak için öğrenmek zorundadırlar. Aksi takdirde organizasyonlar öğrenme sağlayamazlar ise kurumsal kuram çerçevesinde eşbiçimcilik ve meşruiyet, koşul bağımlılık kuramına göre çevreye uyum sağlayamazlarsa sonunda ekolojik kuram çerçevesinde ölebilmektedirler. Bu kapsamda Senge (2013) öğrenen örgütü 5 boyutta incelemiştir. Senge, (2013) bir örgütün öğrenen örgüt olması için söz konusu 5 disiplinin birbirinden bağımsız ayrı uygulanmasından ziyade, belirttiği 5 disiplinin birbirleri ile ilişkili olacak şekilde uygulandığında bir organizasyonun öğrenen organizasyon olmasında daha anlam kazanacağını belirtmektedir. Dolayısıyla Senge (2013), bir organizasyonun öğrenen organizasyon olması için öğrenen örgüt boyutlarının birbirlerini tamamlamasının gerekli olduğunu belirtmektedir. Organizasyonlar, öğrenen örgüt boyutlarının birbirlerini etkileyecek uygulamalarda öğrenen örgüt boyutları arasındaki ilişkileri etkilemeyecek fazla etkilerden kaçınmalıdırlar. Çünkü aksi durumda bu durum organizasyonlar için maliyet oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, Karabük demir-çelik fabrikasında çalışanların öğrenen örgüt boyutlarını algılamaları kapsamında ilk olarak öğrenen örgüt boyutlarının birbirlerine olan etkileri ve ilişkileri kanonik korelasyon tekniği ile elde edilmiştir. Sonrasında ise, öğrenen örgüt boyutları arasında ilişki etkinliğinin ölçülmesi için veri zarflama yöntemi uygulanmıştır. Sonuçlara göre, kişisel ustalık (KU) ile takım halinde öğrenme boyutları (THO) ve zihni modeller (ZM) ile takım halinde öğrenme boyutları (THO) arasında ilişki etkinliği sağlanmış olup, diğer öğrenen örgüt boyutları arasında ilişki etkinlikleri sağlanamamıştır. Dolayısıyla kişisel ustalık (KU) ile takım halinde öğrenme boyutları (THO) ve zihni modeller (ZM) ile takım halinde öğrenme boyutları (THO) birbirlerini tamamlamasında Karabük demir-çelik fabrikasına gereksiz maliyet oluşturmamıştır. Buna karşım diğer öğrenen örgüt boyutları arasındaki ilişkiler etkinlik sağlamadığından söz konusu diğer öğrenen örgüt boyutlarının birbirlerini tamamlamasında Karabük demir-çelik fabrikasına gereksiz maliyet oluşturmuştur. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ETKİLİ KAYNAŞTIRMA UYGULAMALARINDA BİRLİKTE ÖĞRETİM YAKLAŞIMLARI: İLKOKUL ÖĞRETMENLERİ İLE OKUL YÖNETİCİLERİNİN METAFORİK ALGILARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39426</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39426</guid>
      <author>Özlem DAĞLI GÖKBULUT</author>
      <description>Özel gereksinimli öğrencilerin, bireysel gereksinimlerine uygun düzenlemeler yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte, aynı eğitim ve öğrenim ortamını paylaşmalarının esas alındığı eğitim “kaynaştırma eğitimi”dir. Kaynaştırma eğitiminin özelde özel gereksinimli öğrenci, genelde ise tüm sınıf arkadaşları ve hatta sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimine yapıcı katkılar sağladığı bilinmektedir. Yürütülmekte olan kaynaştırma eğitiminden elde edilecek verimin arttırılması ve süreç içinde yaşanabilecek olası problemlerin önlenebilmesi için, sınıf içinde veya dışında uygulamaya koyulabilen farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bu yaklaşımlardan birisi ise, son yıllarda kaynaştırma eğitiminde oldukça önem kazanan bir öğretim yaklaşımı olan “birlikte öğretim yaklaşımı”dır. Farklı alan bilgilerine sahip olan sınıf öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenlerinin öğretilecek amaç için  birlikte planlama uygulama ve değerledirme yapması olarak özetlenebilen bu yaklaşımın etkililiği ise başta öğretmen algı ve tutumları olmak üzere birtakım faktörlerden etkilenmektedir.  &#13;
Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda çalışan öğretmen ve okul yöneticilerinin, kaynaştırma ortamlarında ‘birlikte öğretim’ uygulamaları hakkındaki algılarının metaforik açıdan incelenmesidir.&#13;
Bu araştırma nitel bir çalışmadır. Bu çalışmada nitel araştırma stratejilerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji/phenomology) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 öğretim yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapan yönetici ve sınıf öğretmenleri oluşturmuştur.   &#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MİHAİL ŞOLOHOV’UN “İNSANIN KADERİ” ADLI ESERİNİN YAPI-SAL ÖZELLİKLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39624</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39624</guid>
      <author>Kübra ÇAĞLIYAN ŞAKAR</author>
      <description>1905 yılında Rusya’nın Don Bölgesine bağlı Veşenkaya’da dünyaya gelen Mihail Aleksandroviç Şolohov, genç yaşta devrime katılır. Ülkesinde 1917 yılında Ekim Devrimi’nin ortaya çıkması ile başlayan iç savaşa birebir tanık olan Şolohov, eserlerine de edinmiş olduğu izlenimleri ustalıkla yansıtmaktadır.&#13;
İlk çalışması olan “Don Hikayeleri”, kendisine Stalin Ödülü’nü ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran “Durgun Don”, “İnsanın Kaderi”, “Vatan İçin Dövüştüler” (bu eser yazar tarafından tamamlanamamıştır) gibi eserlerinde savaşı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererek savaşın acımasız yüzünü okuyucuya göstermektedir.&#13;
Şolohov’un 1957 yılında yazmış olduğu, esir düşen bir askerin hayatının anlatıldığı “İnsanın Kaderi” adlı öykü, savaş sırasında milyonlarca insanın yaşadığı acıları, dramı büyük bir yalınlıkla gözler önüne sermektedir. Eserde anlatılan aslında sadece bir askerin kaderi değil, savaşa maruz kalan tüm insanlığın kaderidir. Bu çalışmada eserin yapısal özellikleri, metne bağlı inceleme metodu kullanılarak incelenmeye çalışılmaktadır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KADINLARDA TOPLUMSAL CİNSİYET NORMLARINA UYUM, MOTİVASYON TÜRLERİ VE YAŞAM DOYUMU İLİŞKİSİ: ŞIRNAK İLİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39804</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39804</guid>
      <author>Zeynep AKGÜN</author>
      <description>Bu çalışma Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan kadınların toplumsal cinsiyet normlarına uyumları, motivasyonları ve yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi anlayabilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın sorunsalı, kadınların yaşam doyumlarında, toplumsal cinsiyet normlarının ve motivasyon türlerinin yerini belirlemektir. Çalışmada, kadınların yaşam doyumları, kendi toplumsal cinsiyet norm algıları ile değerlendirilmiştir. Şırnak’ta yaşayan, farklı sosyo - demografik kesimleri temsil eden 153 kadın katılımcı ile yürütülmüş olan çalışmada Toplumsal Cinsiyet Motivasyon Ölçeği ve Yaşam Doyum Ölçeği aracılığı ile elde edilen veriler, SPSS istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; kadınların maskülen toplumsal cinsiyet normlarına içsel motivasyonlarla ve dışsal motivasyonlarla uyumları arttıkça, yaşam doyumları da artmaktadır. Ayrıca kadınların eğitim seviyeleri yükseldikçe, yaşam doyumları da artmaktadır. Kadınların yaşları arttıkça, içsel motivasyonlarla feminen normlara uyumları düşmektedir. Son olarak ise bekâr kadınların yaşam doyumları evli kadınlardan daha yüksektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>IRAK KUZEYİNDE FAALİYET GÖSTEREN PETROL ŞİRKETLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40048</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40048</guid>
      <author>Mehmet Bora SANYÜREK</author>
      <description>Günümüzde dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri olan Irak, dünya petrol üretimi ve ihracatında da ilk sıralarda yer almaktadır. ABD'nin, 2003 yılında Irak'ı işgal etmesi sırasındaysa bazı petrol tesisleri hasar görürken, üretim kapasitesinde ciddi bir azalma yaşanmıştır. Irak, 2003'ten sonraki yeniden yapılanma sürecinde, önemli miktarda yabancı sermaye çekmeyi başarmış ve petrol üretiminde tekrar üst sıralara çıkmıştır. Irak'ın kuzeyinde, 2003'ten sonra, anayasal olarak bir Kürt özerk yönetimi kurulmuştur. Başlangıçta Irak'ın tüm petrol kaynaklarının yönetiminin Merkezi Irak Yönetimi (MIY)'nde olması ve Irak Kuzeyi Yerel Yönetimi (IKYY)'ne, ülkenin tüm petrol gelirlerinin %17'sinin verilmesi planlanmıştır. Ancak, IKYY'nin, kendi bölgesindeki petrol alanları için ihaleler düzenlemiş ve MIY'dan bağımsız olarak, uluslararası petrol şirketleriyle, çok sayıda anlaşmalar yapmıştır. IKYY ile MIY arasındaki petrol alanları yetki paylaşımı sorunu günümüzde de devam ederken, bu konuda her ülke ve şirket, kendi çıkarı doğrultusunda konum almaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE ÖĞRENİM GÖRÜRKEN PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN BENLİK SAYGISI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ (FIRAT ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39225</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39225</guid>
      <author>Esra BAYRAK AYAŞAtalay GACAR , Eyyup NACAR</author>
      <description>Araştırma Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan ve aynı zamanda Pedagojik Formasyon eğitimi alan öğrencilerin benlik saygısı düzeylerini incelemek amacıyla oluşturulmuştur. Araştırmanın evrenini Fırat Üniversitesi öğrencileri örneklemini ise; Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görüp pedagojik formasyon eğitimi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmaya toplamda 200 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla iki bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde öğrencilerin demografik bilgilerine yönelik 6 soru yer alırken anketin ikinci bölümünde Arıcak tarafından geliştirilen 32 soru maddesinden oluşan beşli likert tipi “Benlik Saygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde spss paket programı kullanılmış anlamlılık düzeyi p&lt;0,05 kabul edilmiştir. Sonuç olarak benlik saygısı alt boyutlarından benlik değeri, özgüven, depresif duygulanım, kendine yetme, başarma ve üretkenlik olan alt boyutları ile demografik bilgiler anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Kendine yetme alt boyutunda mezun olunca öğretmenlik yapmak istiyor musunuz sorusu arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE ’DE TOPLAM FAKTÖR VERİMLİLİĞİ İLE ENFLASYON ARASINDAKİ İLİŞKİ: ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39446</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39446</guid>
      <author>Bülent Diclehan ÇADIRCI</author>
      <description>Bu çalışmada, Türkiye’de 1980-2017 arası yıllık veriler ile toplam faktör verimliliği hesaplanarak; toplam faktör verimliliğinin enflasyon üzerindeki uzun ve kısa dönem etkisi ARDL Sınır Testi yaklaşımı ile incelenmiştir. ARDL modeline göre toplam faktör verimliliğindeki değişimlerin uzun dönemde enflasyon oranı üzerinde herhangi bir etkisi bulunmazken; kısa dönemde gecikmesiz değerlerinde negatif, gecikmeli değerlerinde ise pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Modelin hata düzeltme katsayısı istatistiksel olarak anlamlı ve kısa dönem dengesizliklerin % 28’inin uzun dönemde ortadan kalktığı görülmüştür. Bununla beraber, modelde kontrol değişken olarak kullanılan logaritmik reel milli gelir değişkeni ise uzun dönemde pozitif kısa dönemde ise negatif katsayıya sahiptir. Toplam faktör verimliliğindeki artışların ilk aşamada üretimi artırdığı bu durumun enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı meydana getirdiği; sonraki aşamalarda ise verimlilik artışı sebebiyle ücret seviyelerinde görülen artışların hem maliyet hem de talep yönlü enflasyonu tetiklediği şeklinde yorumlanabilmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMUNA DEVAM EDEN BEŞ YAŞ ÇOCUKLARININ SOSYAL UYUM BECERİLERİ İLE ANNE BABA TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39720</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39720</guid>
      <author>Burçin AKBAY POSTOĞLU</author>
      <description>Özet&#13;
Bu araştırma; okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş yaş çocuklarının sosyal uyum becerileri ile anne-baba tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim yılında İzmir il merkezi Bornova ilçesinde bulunan, anasınıfına devam eden beş yaş grubundaki 200 çocuk ve anne-babaları oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanabilmesi amacıyla; Araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgileri içeren “Genel Bilgi Formu”, çocukların sosyal uyum becerilerini ölçebilmek amacıyla “Beş Yaş Çocukları İçin Marmara Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği”; anne-babaların tutumlarını belirlemek amacıyla “Ebeveyn Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, anne-babaların genel ebeveyn tutumu ile beş yaş çocuklarının sosyal duygusal uyum düzeyleri arasında negatif yönlü düşük bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu sonuç ebeveyn tutum düzeyleri artırıldığında, beş yaş çocuklarının sosyal duygusal uyum düzeylerinde azalış olacağını, ebeveyn tutum düzeyleri düşürüldüğünde ise beş yaş çocuklarının sosyal duygusal uyumunda artış olacağını göstermektedir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“SAÇLI YILAN İLE SELVİHAN” HİKÂYESİ ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36807</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36807</guid>
      <author>Filiz ACAR ÇELİKER</author>
      <description>Saçlı Yılan ve Selvihan hikâyesi halk hikâyeleri anlatı türlerindendir. Hikâyenin olay örgüsünde birden fazla olayın izleri sürüldüğü için, zengin ve sürükleyici bir metindir. Hikâyenin konusu Selvihan adlı bir Yörük gelini ile Saçlı Yılan’ın acı biten dostluklarının anlatılmasıdır. Başlığından da anlaşılacağı üzere hikâyemiz, içerisinde olağanüstülüklerin bulunduğu bir Halk Hikâyesidir. Biz bu çalışma ile “Saçlı Yılan ile Selvihan” hikâyesini yapı bakımından ele aldık ve olay örgüsü, vaka takdimi, vaka kuruluşu, şahıs kadrosu, mekân, zaman, tematik meseleler, dil ve üslûp, bakış açısı ve anlatım tutumu başlıkları altında inceledik. Hikâye içerisinde kullanılan olağanüstülükleri, Yörük kültürüne ait özellikleri ve elde ettiğimiz tespitleri çalışmamızda dikkatlerinize sunduk.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN AİLELERİNİN DEPRESYON, ANKSİYETE VE STRES DÜZEYLERİNİN, AİLE YÜKÜ VE ALGILANAN SOSYAL DESTEK İLE İLİŞKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37360</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37360</guid>
      <author>Boran Başak KOÇCebrail KISA</author>
      <description>Bu çalışmada, özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların ailelerinin depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin, aile yükü (ekonomik yük, yetersizlik algısı, sosyal yük, fiziksel yük, duygusal yük ve zaman gereksinimi) ve algılanan sosyal destek ile ilişkisini belirlemek ve ana dinamikleri ortaya koymak amaçlanmıştır.&#13;
Araştırma örneklemini İstanbul ili ikinci ve üçüncü bölgelerinde yer alan tüm rehberlik araştırma merkezlerine  (RAM) yönlendirilen çocukların ailelerinden basit tesadüfi örneklem yoluyla seçilen 291 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmada “Kişisel Bilgi Formu”, “Özgül Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Çocuğu Olan Aileler için Aile Yükü Değerlendirme Ölçeği”, “Özgül Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Çocuğu Olan Aileler için Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği” ve “Depresyon, Anksiyete, Stres Ölçeği” içeren anket uygulaması yapılmıştır. &#13;
Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; tüm aile yükü ölçeği maddelerinin ortalamalarının 1 ile 1.52 arasında değişmektedir. Algılanan sosyal destek ölçeği maddelerine katılımcılar ortalama 5.8 ile 6.13 arasında yanıt vermiştir. Depresyon, anksiyete ve stres puanlarına göre katılımcılar tüm maddelere 0.09 ile 0.51 arasında yanıt vermiştir. Aile yükü düzeyleri çocuğa ilişkin özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Algılanan sosyal destek ortalamaları aylık gelire göre fark anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Algılanan sosyal destek düzeyleri diskalküli, sınıf ve çocuğun yaşına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Anksiyete arttıkça stres ve depresyon da istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artış göstermektedir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title> BİR EDEBİ ŞAHSİYET OLARAK ENİS BATUR</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37403</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37403</guid>
      <author>Ali POLAT</author>
      <description>Bir Edebi Şahsiyet Olarak Enis Batur konulu araştırmanın amacı, 1980 sonrası Türk edebiyatının önemli şahsiyetlerinden biri olmasına rağmen şiirleri üzerine kapsamlı bir çalışma bulunmayan Enis Batur’u ve ilk şiir kitabı olan Tuğraları inceleyerek şiir anlayışı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Enis Batur’un şiir anlayışı II. Yeni anlayışı gibi anlaşılmaktan ziyade gizi esas alan bir anlayışla ortaya kor. Onun için esas olan söyleyeceğini doğrudan söyleme değil de simyacı gibi kapalı bir dil ortaya koyarak okuyucunun belli bir zahmet çektikten sonra onu anlayabileceği bir anlayışla ortaya konur. Şiirin devrimciliği üzerinde duran şair, Tuğralar1 adlı şiir kitabında hiçbir görüşün savunuculuğunu yapmaz. Şiir ile musiki arasında paralellik olduğunu belirtir. Geleneksel olan şeylere karşı olan şair, şiirde bulunan her türlü sınırlamalara karşıdır. Bu yüzden şiirde hece ölçüsünü ve şiirin tamamında kafiye ile redifi kullanmaz. Birinci bölümde; şairin hayatı ve genel şahsiyeti üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; Batur’un şiir anlayışı bağlamında şiirden ne anladığı ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde; eser tahlil edilmek suretiyle içerik ve biçim yönüyle şiir tekniği tespit edilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölüm ise sonuç kısmıyla bitirilmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DÜŞEY SİRKÜLASYON ELEMANI OLMANIN ÖTESİNE GEÇEN MERDİVENLER</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39223</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39223</guid>
      <author>Ece Sinem ARIKPınar ÖKTEM ERKARTAL</author>
      <description>Merdiven; önce insanların barınmak için yaptıkları mekanları yükseğe taşımak, ve yüksekteki isteklerine erişmelerini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Daha sonraki dönemlerde tanrıya, kutsal saydıkları şeylere ulaşmak ve güçlerini sergilemek için basamaklarla yükseltilmiş tapınaklar inşa etmişlerdir. Başlarda sınırlı malzeme ve basit formlarla inşa edilen merdivenler, endüstri dönemi sonrasında betonarme ve çeliğin kullanılması ile farklı biçimler ve dokular kazanmıştır. &#13;
Mimarlık disiplini içinde her zaman çok önemli bir yere sahip olan bu yapı elemanı her zaman toplumun kültürel, dinsel ve linguistik yapısıyla içiçe olmuştur. Bu sebeple merdiven kendi işlevinin yanında semantik, sembolik ve psikolojik alt kimliklerle donanmıştır. Kimi zaman bir toplumun hafızasına yer eden bir anıt, kimi zaman da bir sanat eserinin en önemli düşüncesini betimleyen bir sanat objesi olmuştur. Mimari olarak da mekanı tanımlayan, mekanı etkileyen hatta mekanı oluşturan merdivenler, bu haliyle bir yapı elemanı olmanın ötesine geçmiştir. &#13;
Bu çalışmada merdivenin sembolik, estetik, sanatsal, anıtsal, deneysel ve çok fonksiyonlu olma özellikleri örnekler üzerinden vurgulanarak literatürde yer alan sınıflandırmalara alternatif bir sınıflandırma önerilmektedir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSE ÖĞRENCİLERİNİN SİGARA İÇME DAVRANIŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39281</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39281</guid>
      <author>Fatma SİNECENOsman SİNECEN</author>
      <description>Günümüzde en fazla kullanılan bağımlılık yapıcı maddeler arasında sigara başta gelmektedir. Elde edilmesi kolan olan sigaranın liselerde birçok öğrenci için özenti olarak başlandığı düşünülmektedir. Sigara kullanımın yaygınlaşarak devam etmesi ülkemiz için önem arz etmekte ve devlet politikası olarak sigaraya savaş açılmaktadır. Sigaranın ilerleyen yaşlarda sağlık sorunlarına neden olmaktadır.&#13;
Bu çalışmada liselerde öğrenim gören öğrencilerin sigara içme davranışlarının ve sigaranın olumsuz etkilerine yönelik bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Denizli merkezde ortaöğretim düzeyinde eğitim gören 425 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin algı düzeylerinin belirlemek için araştırmacılar tarafından belirlenen beş maddelik bir anket uygulanmıştır.&#13;
Araştırmanın çalışma grubunu Denizli merkezde ortaöğretim düzeyinde eğitim gören 425 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, anne ve baba eğitim durumu, ailenin ekonomik durumu ve sigara içme davranışlarına yönelik olarak elde betimsel istatistikler olarak gösterilmiştir.&#13;
Veri toplama araçları olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen “ortaöğretim öğrencilerinin sigaranın sağlığa olan zararları hakkındaki bilgi düzeylerini belirleme” anketi kullanılmıştır. &#13;
Öğrenciler sigara içmenin verdiği sağlık sorunlarına karşı oluşturulan bilgi düzeyleri incelendiğinde öğrencilerin en fazla kabul ettikleri sorun sigara içilen ortamın çocuklar için zararlı olduğudur. Ayrıca sigara içmenin sağlığa zararlı olduğu ve hamileyken içilen sigarın bebeğe arar vereceği sorunlarına yüksek oranda katıldıkları görülmüştür. Oluşturulan model öğrencilerin sigara içme davranışlarının % 8,2’sini açıklamakta (Nagelkerke R2) ve sigara içme davranışına sahip olan öğrencilerin % 81’ini doğru olarak sınıflandırmaktadır.&#13;
Yapılan çalışmada sigara içmenin lise öğrencilerinde giderek artığı ve sigara içmede arkadaş çevresinin önemli olduğu ortaya konulmuştur. Ankete katılan öğrencilerin sigaranın sağlığa zararlı olduğunu bildikleri ve buna rağmen sigara kullandıkları ortaya konulmaktadır. Sigara döneminde kritik bir dönem olan lise döneminin dikkat edilmesi gerekmektedir. Sigaraya başlamanın en fazla görüldüğü dönem lise dönemi olarak görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR SOSYAL HİZMETİ YAKLAŞIMINDA SOSYAL HİZMET PROFESYONELLERİNİN ROLÜ </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39355</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39355</guid>
      <author>Hakan AYDIN</author>
      <description>Günümüz devletleri farklılaşan bireysel ve sosyal sorunlara karşı artık multidisipliner bir bakış açısıyla yeni ve etkili sosyal hizmet yaklaşımları geliştirmektedir. Spor sosyal hizmeti, sosyal hizmet alanında yeni ortaya çıkan bir yaklaşımdır. Literatür araştırmasına dayalı olarak yapılan bu çalışmanın amacı da, spor sosyal hizmeti yaklaşımında sosyal hizmet profesyonellerinin rolü ve önemini ortaya koymak ve ilgililerin farkındalıklarını arttırmaktır. Bu amaçla öncelikle spor, sosyal hizmet ve spor sosyal hizmetine ilişkin kavramsal çerçeve belirtilmiş, sosyal hizmet ve spor ilişkisi çerçevesinde sosyal hizmet profesyonellerinin spor sosyal hizmeti uygulamalarındaki rolüne değinilmiş, sonuç kısmında önerilere yer verilmiştir. Sosyal hizmet profesyonellerinin mesleki müdahale tekniklerinin spor alanında uygulanmasının her iki disipline yeni istihdam alanları açacağı ve bu disiplinlerin etkinliklerini arttıracağı değerlendirilmiştir. Spor sosyal hizmeti yaklaşımında sosyal hizmet profesyonellerinin rolü üzerine bir araştırmanın bugüne kadar yapılmamış olması çalışmanın önemini arttırmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÖRSEL SANATLARDA ESER SAHİPLİĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39360</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39360</guid>
      <author>Esra BADEMCİOĞLU</author>
      <description>Büyük sanatçıların eserlerini kopyalamak, teknik beceriyi arttırmanın yanında sanatsal eğitimin bir parçasıdır. Her sanatçı başka bir sanatçının eserinden ilham kaynağı alabilir; kendi eserlerinde o sanatçılara göndermeler yapan birçok öğe kullanabilir. Bu, başka bir sanatçıya öykünmenin bilinen yollarındandır. Bazıları ise bu eserlerin tümüyle aynısını yaparak kopyalamaktadır. Bu da özgün bir üslup olarak sunulmaktadır ve gizlice yapılmaktadır. Olay sahtecilik olarak isimlendirilmektedir. Konu hukuksal bir olay olarak tanımlanmaktadır. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar, FSEK’da düzenlenen hukuk ve ceza davalarıyla koruma altına alınmıştır. Özel hukukta fikir ve sanat eserleri üzerindeki hakların ihlali halinde tecavüzün ref’i (FSEK m. 66-68), tecavüzün men’i (FSEK m. 69), tazminat (FSEK m. 70/1-2) ve temin edilen kârın devri (FSEK m. 70/3) davalarını açabilmek söz konusudur. Bu haklar sınai hakları ve telif haklarını kapsamaktadır. Bu çalışmanın amacı, görsel sanat eserlerinin yeniden üretim ve sahteciliği örneklerle ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında düzenlenen eserin hususiyetini açıklamaya çalışmaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title> BİR İNGİLİZCE HAZIRLIK BÖLÜMÜNÜN TOPLANTI TUTNAKLARININ SÖYLEM ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39756</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39756</guid>
      <author>Selin KÜÇÜKALİ</author>
      <description>Bu çalışma, bir üniversitenin hazırlık bölümündeki toplantı tutanaklarının sosyal bir kurumun sözlü kaydı olarak incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma, akademik personelin etkileşimi ve ilişkileri ile bu akademik topluluğun genel iletişimsel özelliklerini anlama üzerine odaklanmıştır. Yazılı metnin içeriğinin yanı sıra, metnin dilbilimsel formülasyonları, kullanılan kalıplar, cümleler, tekrarlanan söz edimleri ve yazarın eseri takdim şekli analiz sürecinde ele alınır. Bu makalenin amacı, yazılı metinlerde dilin iletişim için nasıl kullanıldığını keşfetmektir. İletişim sisteminin yapısı ve uygun bir sosyal etkileşim için gerekli olan iletişim bileşenleri analiz edilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Döviz Kurundaki Yükselmenin Turizm Sektörüne Etkisi: 2010-2018 Arası Türkiye Örneği</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39874</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39874</guid>
      <author>Serkan KARADAĞErdem BAĞCI</author>
      <description>Turizm Sektörü, dünya ve Türkiye ekonomisinde gün geçtikçe önem kazanan ve zamanla önemini kaybetmeyen sektörlerdendir. Türkiye’nin turizm gelirleri 2018 yılında 25,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Sektörün ülkemiz için önemi, bilhassa ekonomik kalkınmada gereksinim duyulan sermayenin sağlanması, istihdam imkanlarının artırılması ve dış ticaret açıklarının giderilmesine yardımcı olması gibi yararlarından kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda turizm gelirleri döviz kurlarından etkilenmektedir. Döviz kurları yükseldiğinde turistik mal ve hizmetler ucuzlayacağından, talep artışının sonrasında ülkenin turizm gelirlerine olumlu etkiler sağlaması beklenir. Döviz kurları düştüğündeyse ülkenin turizm gelirleri düşme eğilimine girer. Bu nedenle turizm gelirlerinin döviz kuruyla ilişkisi araştırmacıların ve politika yapıcıların ilgisini çekmektedir. Bu çalışmada döviz kuru yüksekliğinin turizm sektörüne etkisi 2010-2018 yılları arasında Türkiye örneği üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma-da turizm gelirlerine ve döviz kuruna ilişkin istatistikler kullanılarak yapılan hesaplamalarla bir sonuca varılmıştır. Araştırma sonucunda döviz kuru yüksekliğinin ülkeye gelen turist sayısını artırdığı, gelen döviz miktarının artmadığı, gelen turistlerin daha az dövizle daha çok hizmet aldıkları sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>(أهمية دراسة الجدوى الاقتصادية لنجاح المشروعات (الصغيرة والمتوسطة</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39876</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39876</guid>
      <author>Shagea GHALEB</author>
      <description>تعد دراسة الجدوى الاقتصادية واحدة من أهم الأدوات المبنية على أسس علمية تدعم القدرة على اتخاذ قرارات استثمارية تتسم بالموضوعية والرشد والعقلانية لتنفيذ المشاريع الناجحة.&#13;
كما انها تشمل جميع وحدات اتخاذ القرارات الاقتصادية كالدولة، المجمتع،  المستثمر ، البنوك، والمشروع؛ وذلك لأن إعداد دراسة الجدوى قبل قيام المشروع تحقق افضل استخدام للموارد الاقتصادية وتعمل على ترتيب المشروعات حسب الضرورات  والأولوية؛ وهو ما يحقق وفورات للدولة والمجتمع وعدم الهدر للثروة والاموال.&#13;
ومن خلال هذا البحث سوف يتم التعرف على دراسة الجدوى الاقتصادية للمشروعات الاستثمارية من حيث المفهوم، الأهمية، الأهداف، ومراحل التقييم، ومن ثم التطرق للمشروعات الصغيرة والمتوسطة من حيث المفهوم، الخصائص، الأهمية، ودروها في الاقتصاديات الوطنية ومصادر تمويلها والمعوقات التي تواجهها.&#13;
وختاما سوف يتم التطرق الى والحديث عن أهم الطرق المستخدمة في تقييم المشروعات الاسثمارية بغية الوصول الى عدد من النتائج والتوصيات.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ZOSIMUS’UN MURSA SAVAŞI TASVİRİ: II. CONSTANTIUS VS MAGNENTIUS</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39938</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39938</guid>
      <author>Tuğçe ÜNVER</author>
      <description>İS V-VI. yüzyıllarda Anastasius döneminde yaşamış olan pagan tarihçi Zosimus, Historia Nova adında Grekçe bir çalışma ortaya koymuştur. Eserin amacı, Batı Roma İmparatorluğu’nun gerileyiş sürecini gelecek nesillere aktarmaktır. Zosimus’a göre Cumhuriyet yönetiminden diktatörlük sistemine geçilmesiyle başlayan süreç Roma’nın Hıristiyanlaşması ve barbarlaşmasıyla hızlanmıştır. Zosimus eserin girişinde imparatorluğu olumsuz etkileyen tüm olayları anlatmaya niyetlendiğini söylemiş ancak Augustus’un tek başına tahta çıkışından Diocletianus’un tetrarşisine kadar kısa bir özetin ardından 410 yılına kadar çok daha detaylı bir anlatım sunduktan sonra altıncı kitabın ortasında muhtemelen öldüğü için eser aniden sona ermiştir. Zosimus’un Historia Nova’nın ana temasıyla örtüşen bütün konuları işlemeye çalışması eserin en belirgin özelliğidir. Tarihçinin odağında imparatorluğun maruz kaldığı barbar saldırıları, imparatorların dini tavırları, politik tutumları, taht mücadeleleri ve iç savaşlar bulunmaktadır. Zosimus için üçüncü yüzyıl krizinden sonra imparatorluğu kaosa sürükleyen yeni olaylar dizisi Constantinus’un ölümüyle başlamıştır. Zosimus’a göre Constantinus’un Hıristiyan olarak yetiştirdiği oğulları II. Constantinus, II. Constantius ve Constans’ın yönetiminde gerçekleşen teolojik tartışmalar ve emperyal krizler sınırlardaki tehditlerle beraber imparatorluğun zayıflamasına katkı sağlamıştır. Ayrıca II. Constantius’un kargaşadan faydalanarak isyan çıkaran Magnentius’a karşı mücadelesi Zosimus için amacına hizmet etmesi sebebiyle kayda değer görülmüştür. 351 yılında gerçekleşen Mursa Savaşı antik kaynaklar ve modern araştırmacılar tarafından Roma İmparatorluğu’nun en kanlı iç savaşı olarak addedilmektedir. Historia Nova, savaşın detayları bakımından elimizdeki tek kaynak olup Zosimus’un sunduğu olay betimlemeleri ve imparator tasvirleri eseri ayrıca vazgeçilmez kılmaktadır. Çalışmamızda Zosimus’un Mursa Savaşı yorumları çağının antik kaynaklarıyla karşılaştırma yöntemiyle analiz edilip modern literatür ışığında savaşın nedenlerinin ve sonuçlarının Roma İmparatorluğu’nun idari yapısı ve ordu düzenine etkisi tartışılacaktır. Çalışmanın temel amacı tarafların dini eğilimlerini dikkate alarak Mursa Savaşı çerçevesinde Zosimus’un gerileyiş ve çöküş üzerine düşüncelerini incelemek ve Historia Nova’nın tarihi kaynak olarak değerini sorgulamaktır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE RELATIONSHIP BETWEEN HEATHCARE SATISFACTION,DEPRESSION AND HOPELESSNESS LEVEL OF MOTHERS OF CHILDREN WITH CEREBRAL PALSY</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39880</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39880</guid>
      <author>Asena Tuğba EVREN SUBAŞIZeynep Nur UZUNER</author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DUYGUSAL OLARAK UZUN ÖMÜRLÜ TASARIM İÇİN JAPON SANATI  VE ESTETİĞİNİ KEŞFETMEK</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39396</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39396</guid>
      <author>Özkan BAL Yazar: Pui Ying KWAN Çeviren : Özkan BAL</author>
      <description>Hızla değişen toplumumuzda, insanlar kalıcı bir ilişki kurmak için her zamankinden daha fazla zorlanmaktadırlar. Bu sadece insanlar arasında değil, insanlar ve nesneler arasında da olan bir durumdur. İnsanların aşırı üretimi, büyük bir atık miktarıyla sonuçlanmaktadır. Kullanıcıların nesneleri atmasının nedeni, onlar ile artık duygusal bir bağlarının kalmadığını düşünmeleridir. Çoğu insan eşyaların üretim aşaması kısmından kopuk olduğundan, imalat sürecinde ki atıkların imhası ve ürünlerin kullanım ömürleri sona erdiğinde çevreye zarar vermesi gibi üretimin görünmez tarafını anlamak onlar için zordur. Bu durum insanları çevreye karşı duyarsızlaştırmaktadır. Bu yazıda, öncelikle "duygusal dayanıklı tasarım" (Chapman,2005) fikri ele alınacaktır. Makale, "Wabi-sabi", "Ma", "Kawaii"  gibi çeşitli Japon Estetiğinin inceliklerini ve "Kintsugi" gibi geleneksel Japon sanatını keşfetmeye odaklanacaktır. Bu makalenin amacı, Japon Sanat ve Estetiğinin arkasındaki ruhu keşfederek uygulamaya koymaktır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


