






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2017 Sayı 44</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=718</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ÜST DÜZEY ZİHİNSEL ÖZELLİKLERIN ÖLÇÜMLERİNİN GÜVENİRLİK KESTİRİMİNDE GENELLENEBİLİRLİK KURAMININ KULLANIMI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34346</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34346</guid>
      <author>Nuri DOĞAN, Özge BIKMAZ BİLGEN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, belli bir performansa ilişkin üst düzey zihinsel özelliklerin değerlendirilmesinde Genellenebilirlik Kuramı ile güvenirliğin kestirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda 50 öğrenciye fen ve teknoloji dersine ait bir performans görevi uygulanmış, öğrencilerin performansları 10 öğretmen tarafından aynı amaca yönelik hazırlanan biri analitik diğeri bütünsel dereceli puanlama anahtarı ile puanlanmıştır. Toplanan veriler EDU-G istatistik paket programı kullanılarak G-Kuramı ile analiz edilmiştir. Öğrenciler, puanlayıcılar, formlar değişkenlik kaynakları ile oluşturulan (pxrxf) 2 facet çapraz deseninden G çalışması ve oluşturulan senaryolar ile D çalışması gerçekleştirilmiştir. G çalışması bulgularına göre en büyük değişkenlik kaynağı ölçmeni amacı olan öğrencilere ait olduğu, sırasıyla diğer etkilerin puanlayıcılar ve formlara ait olduğu görülmüştür. D çalışması bulguları 6 puanlayıcı ve 1 formun en uygun sonuçları verdiği sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KLASİK TÜRK MUSİKİSİNDE GAZEL FORMU VE İKİ GAZELİN MÜZİKAL AÇIDAN ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34437</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34437</guid>
      <author>Mehmet Kayhan KURTULDU, Elif Bilge KURTULDU</author>
      <description>Divan edebiyatının en temel biçimlerinden biri olan gazel, yoğun anlam birikimi ve kendine has edebi ve müzikal yapısı ile kültürümüzün önemli yapı taşlarından biri halini almıştır. Bu çalışmada gazel hakkında bilgi verilmiş ve iki örnek gazel üzerinde analiz çalışması yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak gazelin ne olduğu ve müzikal yapısı anlatılmaya çalışılmıştır. Gazel hakkında verilen kısa bilgilerden sonra örnek iki gazel üzerinde kısa bir edebi analiz yapılmıştır. Kısa edebi analiz sonrasında gazel, müzikal unsurlar bakımından gözden geçirilmiştir. Makam, biçim, seyir ve icra edilişi bakımından incelenen gazel hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde analiz edilen gazel hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve çeşitli yorumlar yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre analiz edilen gazellerde ana sözlerin haricinde müzikal cümlelerin giriş ve tamamlanış aşamalarında “ah”, “yar”, “ey yar” gibi nidalar kullanıldığı ve gazellerin icra edilen makamların hemen tüm seyir özelliklerini yansıttığı anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>L’AMOUR DE MUSIQUE DANS L’OEUVRE, LA PARTITION A DISPARU, DE JACQUELINE PIERRE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34366</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34366</guid>
      <author>Halil AYTEKİN</author>
      <description>Pierre Jacqueline’nin la partition a disparu adlı bu eseri müziğe karşı ilgi uyandırma amacı taşımaktadır. Yazar, eserinde bize Müzik öğretmenliği yapan Bayan Croche’ın müzik derslerini takip eden çocukların ve bir hırsızın konu edildiği hikayeyi aktarır. Jacqueline olay örgüsü olarak bir hırsızlık olayı yaratır ve kahramanları dayanışma sayesinde bu olayı çözerler. Piyano dersi veren Bayan Croche eserin kahramanı olan Mélodie adlı kızın oturduğu binanın yeni kiracısıdır. Burada yeni evinde birkaç öğrenciye müzik dersleri verir. Mélodie müziği sevdiği için Bayan Croche’un evindeki piyano derslerini takip etmeye başlar. Çocuklar bu dersler esnasında Mozart, Beethoven, Chopin ve diğer ünlü besteci ve müzisyenleri tanırlar. Aslında bir müzik parçası kayboluncaya kadar herşey iyi gidiyordu. Bayan Croche bu parçanın kaybolmasının ardından kendisini tamamen alt üstolmuş hisseder. Zira bu parça Chopin tarafından birkaç kuşak öncesi büyük annesine imzalanmış orijinal bir eserdi. Çocuklar öğretmenlerinin üzülmesini istemiyorlardı. O andan itibaren hikaye polisiye bir roman karakteri göstermeye başlar. Mélodie kaybolan bu parçayı yeniden bulmak için diğer arkadaşlarını harekete geçirir. Çocuklar ailelerini ve öğretmenlerini bilgilendirmeksizin böylesi polisiye bir takibe girişirler. Sonunda, hırsızı yakalarlar. Ama başarıya rağmen, burada iletilecek mesaj; çocukları dedektiflik oynamaya bırakmamak gerektiğidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ENERJİ TÜKETİMİ VE EKONOMİK BÜYÜME: GELİŞMİŞ ÜLKELER ÜZERİNE EŞİK EŞBÜTÜNLEŞME VE NEDENSELLİK ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34371</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34371</guid>
      <author>Halil ALTINTAŞ, Özgür KOÇBULUT</author>
      <description>Birçok çalışmada, enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasında yapısal kırılmaların varlığını dikkate almadan eşbütünleşme yöntemleri uygulanmaktadır. Ekonomik kriz ve yapısal düzenleme gibi belirli olayların varlığında bu değişkenlerin trend hareketi etkilenebilmekte ve zaman süresince değişebilmektedir. Mevcut literatür incelendiğinde, enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisinin zamanla nasıl değiştiğini test etmeye odaklanan az sayıda çalışma mevcuttur. Dolayısıyla, çalışma bu açığı kapatmaya katkı sağlamaktadır. Bu nedenle çalışmada, 11 gelişmiş ülkede yapısal kırılmaları dikkate alan Gregory and Hansen (1996a, 1996b) eşik eşbütünleşme ile Tado ve Yamamoto (1995) nedensellik testleri kullanılmıştır. Eşik Eşbütünleşme sonuçlarına göre, 7 ülkede değişkenlerin eşbütünleşik oldukları ve ekonomik büyümenin (enerji tüketiminin) enerji tüketimi (ekonomik büyüme) üzerinde uzun dönemde pozitif ve anlamlı etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca, nedensellik testlerinde, Avusturya ve İzlanda’da ekonomik büyüme ve enerji tüketimi arasında çift taraflı, Portekiz ve ABD’de ekonomik büyümeden enerji tüketimine tek taraflı nedensellik ilişkisi bulunurken, İngiltere, Avustralya, Fransa, Danimarka, İsveç, ve Portekiz’de yansızlık hipotezinin geçerli olduğunu göstermiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN, OKUL ÖNCESİ OKURYAZARLIK İLE İLGİLİ BİLGİ DÜZEYLERİ VE PRATİKTEKİ UYGULAMALARI (ALMANYA/FRANKFURT İLİ ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34415</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34415</guid>
      <author>Oğuz EMRE, Zekeriya ÇALIŞKAN</author>
      <description>In der vorliegenden qualitativen Studie wird das Literacy-Wissen der Erzieher/Innen erhoben und im Hinblick auf ihre Umsetzung im Kindergartenalltag untersucht. Diese empirische Untersuchung über die Literacy-Praktiken von Erzieher/Innen im Kindergarten dient vor diesem Hintergrund dazu, Kenntnisse über ihr Wissen bezüglich des Literacy-Konzepts als auch der Umsetzung dieses Wissens bei der Literacy-Gestaltung im Kindergartenalltag zu erlangen. Anhand halbstrukturierter Experteninterviews wurden 16 Erzieher/Innen aus unterschiedlichen Einrichtungen in Frankfurt/Deutschland befragt. Die Daten wurden anhand der qualitativen Inhaltsanalyse ausgewertet. Es zeigt sich, dass die Befragten umfassendes und präzises Wissen über Literacy haben und genaue Vorstellungen über die Umsetzung bei der Gestaltung entwickeln, was meist von den Gegebenheiten ihres jeweiligen Kindergartens abhängt. Es treten dabei Hindernisse auf, die aus Personalmangel und der räumlichen Infrastruktur der Kindergärten zusammenhängen.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“HALK MÜZİĞİNDE İÇYAPI / DIŞYAPI İLİŞKİSİ”</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34385</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34385</guid>
      <author>Mehmet Ali ÖZDEMİR</author>
      <description>Halk Müziğinde içyapı ve dışyapı ilişkisi ile ilgili yapılan çalışmalar yeterli görülmemektedir. Halk müziğinin belli kurallara dayanmadan üretilmiş olması bu konuda araştırmacıları bağlayıcı etkenlerin başında gelmektedir. İçyapı değişkenleri genel olarak “Batı Müziği” terimleri olarak bilinmektedir ve dolayısı ile bu terminolojinin birebir kullanılması, halk müziği açısından sakınca yaratmaktadır. Diğer yandan “Tür ve Çeşit” konusunda yapılan çalışmalar da yeterli durumda değildir. Bu konu da içyapı, dışyapı değişkenleri gibi ele alındığından dolayı batı müziği eksenli çözümlemeye çalışılmış gibi görünmektedir. Müzikte biçim/ form gibi değişkenler ve bu değişkenlerin bağlı olduğu türler çeşitler ile ilgili yaptığımız çalışma alanda bir ilk olarak tartışma ortamına getirilmektedir. Ortaya koyduğumuz öneriler mutlaka tartışılmalı ve yeni öneriler ortaya çıkmalıdır. Bu çalışmada Halk Müziğinde içyapı ve dışyapı ilişkisi ve Halk Müziğine Türler ve Çeşitler konusu üzerinde öneriler sunulmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRENCİ ÜNİVERSİTE İMAJ ÖLÇEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34408</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34408</guid>
      <author>H. Ömer BEYDOĞAN, Gizem Şebnem BEYDOĞAN</author>
      <description>İmaj bireylerin algıladıkları olay veya nesneler hakkında zihinlerinde oluşturduğu izlerdir. Üniversitelerin varlığını sürdürmeleri ve yeni perspektifler oluşturmaları öğrencilerin zihinlerinde oluşturdukları imaja bağlıdır.Bu araştırmada öğrenci üniversite imaj ölçeğinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Üniversitenin betimlenen işlevleri ile ilgili 27 sorudan oluşan beşli likert tipi bir taslak ölçek geliştirilmiştir. Ölçeğin güvenirliği, test-tekrar test yöntemiyle, madde-toplam puanlar arası korelasyon ve iç tutarlık analiziyle belirlenmiştir, ölçeğin Cronbach’s Alpha katsayısının r .82, ölçeğin madde toplam puanı ile alt ölçek puanları arasında.56-.75 arasında değişen korelasyon değerleri hesaplanmıştır.Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin KMO katsayısı 0.894, Barlett Testi değeri(465) = 5602,804’dir ve p&lt; 0.01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ise uyum iyiliği kriterleri X2 /sd: 1.69, RMSEA 0.42, SRMR: 0.098, CFI:0.95, IFI:0.95, GFI:0.90, AGFI:0.88 olarak bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK RESİM SANATININ 1795-1975 YILLARI ARASINDAKİ STRATEJİK DÖNÜŞÜMÜ ve ÖZNENİN ORTAYA ÇIKIŞI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34414</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34414</guid>
      <author>Ahmet ALBAYRAK</author>
      <description>Türk resim sanatının sanat tarihinde bilinenin aksine son derece özel bir kültürel mevcudiyeti vardır. Özellikle stratejik biçimde Batılılaşmayı hedefe alarak gerçekleşen dönüşümün sanatsal özneyi çağdaşlaştırması tamamen gelenek kavramı ile gerçekleşir. Gelenek ile modernizmin yer yer çatışması ve kaynaşmasının dışında öznenin veya bireysel üslubun resim sanatında belirmesi toplumsal durumlarla iç içe bir olgu barındırır. Bu çalışma, Türk resim sanatında en özgün evreye geliş basamaklarının temel sanatsal sancılarını farklı bir düzlemden ele almakta ve gelenekle modernin Türk resminin esas öznesini oluşturmasına bağlı dinamiklerine odaklanmakta ve sorgulamaktadır. Esaslı bireysel estetiğe ve özneye dayalı yenilikçi resimsel üslupların özgünlüğünün niteliğini görebilmek için erken dönem Türk resmini stratejik biçimde irdelemek gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YEMEN SAVAŞI: ORTAK ARAP ORDUSU’NA DOĞRU BİR ADIM MI?</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34421</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34421</guid>
      <author>Mehmet ÖCAL</author>
      <description>Suudi Arabistan Krallığı’nın öncülüğünde bazı Arap ülkelerinin de yer aldığı koalisyon güçleri Mart 2015 tarihinde Yemen’deki iç savaşa resmi yönetimin lehine askeri bir müdahalede bulunmuştur. Bu müdahaleden kısa bir süre sonra Arap Ligi (AL) zirvesinden bir “Ortak Arap Gücü” (OAG) kurulması kararı çıkmıştır. Bu karar, yıllardır Araplar arasında bir birlik özlemini çekenlerin umutlarının somut bir adımı olup olamayacağı sorusunu beraberinde getirmiştir. Ortadoğu’da hali hazırda süregelen dış müdahaleler, bölgesel gerilimler ve (mezhepsel) ayrışmalar göz önüne alındığında, bu yeni girişimin de aynı akıbete uğrama olasılığı yüksek gibi görünmektedir. Aşırı silahlanma ve mezhepçilik sorunları altında ezilen Ortadoğu coğrafyasında askeri teçhizat bakımından da tamamen yurtdışına bağlı olan Arap ülkeleri, siyasi ve ekonomik birliğini sağlamış olan Avrupa Birliği’nin hedeflediği “Ortak Avrupa Ordusu” modelini ve bu yönde atılan somut adımları bir örnek olarak ele alabilir. Sorunların çok katmerli ve boyutlu olduğu Ortadoğu’daki ihtilafların şiddete başvurulmadan, dış müdahale ve manipülasyonlara izin vermeden; diplomatik ve barışçıl yollardan çözümü bu coğrafya açısından daha makul bir seçimdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NURETTİN TOPÇU’NUN ÖYKÜLERİNDE TOPLUMSAL SORUNLAR</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34434</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34434</guid>
      <author>Murat KACIROĞLU</author>
      <description>Nurettin Topçu kendine özgü fikirleriyle yakın dönem Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden biridir. Ahlâk, irade, ideal ve eğitim gibi konulardaki düşüncelerini içeren yazılarının yanında öyküleriyle de dikkat çeker. Nurettin Topçu’nun öykülerinde üzerinde durduğu en önemli tema toplumsal sorunlardır. Toplumda yozlaşan din anlayışı ve bu anlayışın temsilcisi olan din adamları onun üzerinde durduğu en önemli toplumsal sorunların başında gelir. Anadolu köylüsünün tarihsel sorunlarının kaynağında bu meseleyi gören yazar, birçok öyküsünde ahlâken yozlaşmış din adamlarının neden olduğu toplumsal ve bireysel faciaları konu edinir. Topçu’nun öykülerinde üzerinde durduğu diğer bir toplumsal sorun Anadolu’daki toplumsal hayata şekil veren ekonomik şartlardır. Bu şartların sınıfsal açıdan güçlü ile zayıfın arasındaki ilişkiyle belirlendiğini göstermeye çalışan yazar, bu sorunların çözümü için öncelikle halkın cehaletten kurtulması gerektiğini ortaya koyar. Bu yüzden de aydınlara büyük görevler düştüğünü konuyla ilgili birkaç öyküde anlatmaya çalışır. Bu makalede yazarın öykülerinde ele aldığı toplumsal sorunlar değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİLİŞİM VE DEMOKRASİ ARASINDAKİ İLİŞKİ PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34081</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34081</guid>
      <author>Abdulkadir YALDIR, Eyüp AKÇETİN , Ufuk ÇELİK</author>
      <description>Bu çalışmada, demokrasi ile bilişim arasındaki ilişki ve bu ilişkinin en iyi han-gi verilerle ölçülebileceği incelenmiştir. Veri seti olarak demokrasi ile doğru-dan ilişkili olduğu düşünülen uluslararası endeksler kullanılmıştır. Çalışma kapsamında istatistiksel yöntemlerden korelasyon analizi uygulanmıştır. Bu analize göre demokrasiyi doğrudan etkileyen uluslararası endeksler ile bilgi ve iletişim teknolojileri endeksi arasındaki ilişkiyi gösteren korelasyon matrisi oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda insani gelişmişlik, hukuk siste-mi, e-devlet hizmetleri, temel hak ve özgürlükler gibi uluslararası boyutta uy-gulanan endeksler ile bilişim teknolojileri endeksi arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma kapsamında, kaliteli yaşam, eğitimde ve demokratik katılımda fırsat eşitliği, adil bir toplum düzeni için, kısaca toplum-sal asimetrik eşitsizliklerin giderilerek simetrik adil toplum düzenin oluşturul-ması için, günümüz dijital çağında bilgi ve iletişim teknolojilerinin büyük bir öneme sahip olduğu ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>‘EN İYİ BENİM’ ÖRNEĞİYLE GÜNDÜZ KUŞAĞI TELEVİZYON PROGRAMLARINDAKİ KADIN VE ERKEK TEMSİLLERİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34337</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34337</guid>
      <author>Feridun NİZAM, Halime KÖK</author>
      <description>Bu çalışmada, televizyon program içeriklerinden biri olan gündüz kuşağı yayınlarından bir örnek merkezinde kadın ve erkek temsilleri üzerinde durulacaktır. Örnek olarak analiz edilen program bağlamında, televizyon programlarının toplumsal cinsiyet rolleri ve ataerkil düzenin yeniden üretmesindeki rolü irdelenecektir. Yayıncılık tarihimiz boyunca hedef kitlesi kadın izleyici olan ve kadını merkeze alan ‘kadın programları’ adı altında onlarca televizyon programları yayınlanmış ve yayınlanmaya devam etmektedir. Ancak bu yayınların çoğu, içerik ve ilettikleri mesajlar bakımından toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini önlemekten ziyade olumsuz katkıda bulunmaktadır. Bu çalışmada, Fox TV Televizyon kanalında yayınlanan ‘En İyi Benim’ adlı gündüz kuşağı programı örneğiyle kadın ve erkek temsilleri bağlamında bir inceleme gerçekleştirilecektir. Kadın ve erkeğin rollerine yönelik olarak, dört kadının kendisi için kıyasıya mücadeleye girdikleri bir erkek üzerinden toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretimini içerdiği için bu program araştırma konusu olarak seçilmiştir. Araştırmada, kadın programlarında söylemlerin ataerkil düzenin devamına ve pekiştirilmesine nasıl hizmet ettiği ve televizyon programlarında temsil edilen kadın ve erkeğin çoğunlukla geleneksel cinsiyet rolleri kapsamında oldukları sayıltıları test edilmiştir. Araştırmanın uygulama kısmında ise, ‘’En iyi Benim’’ programının içerik ve söylem analizi yapılmış olup, bu programda toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl temsil edildiği, hangi durumların kadınlarla ve erkeklerle özdeşleştirildiği araştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>VADELİ İŞLEM PİYASASI İLE HİSSE SENEDİ PİYASA OYNAKLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ: İZMİR VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI ÜZERİNE BİR UYGULAMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34359</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34359</guid>
      <author>Letife ÖZDEMİR</author>
      <description>Finansal piyasalarda meydana gelen dalgalanmalar, yatırımcılar açısından risk yönetiminin ve vadeli işlemlerin önemini artırmaktadır. Vadeli işlem piyasası ile spot piyasalar sürekli etkileşim içerisinde olup, iki piyasa arasındaki etkileşimin yönünün nasıl olduğu akademisyenler, aracı kurumlar ve piyasa düzenleyicileri için önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışma 02.05.2005-30.07.2010 dönemine ait verileri kullanarak vadeli işlem piyasası ile hisse senedi piyasa oynaklığı arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu çalışmada, vadeli işlem piyasası ile hisse senedi piyasa oynaklığı arasındaki nedensellik ilişkisini analiz etmek için ilk önce zaman serilerinin durağan olup olmadığı incelenmiştir. Durağanlık testinin yapılmasının ardından hisse senedi piyasa oynaklığını modellemek için doğrusal durağan stokastik modeller (ARMA) ve genel otoregresif koşullu değişen varyans (GARCH) modelleri uygulanmıştır. Daha sonra vadeli işlem piyasası ile hisse senedi piyasa oynaklığı arasında ilişki olup olmadığını görmek için Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda vadeli işlem piyasası ile hisse senedi piyasa oynaklığı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MUŞ İLİNİN SEL VE TAŞKIN DUYARLILIK HARİTALARININ OLUŞTURULMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34383</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34383</guid>
      <author>İskender DÖLEK, Vedat AVCİ</author>
      <description>Sel ve taşkınlar düşük frekanslı ama fiziksel altyapıya, insan güvenliğine ve sosyo-ekonomik etkinliklere etkisi fazla olan afetlerdir. Bu afetler meydana geldikleri bölgelerde direkt etkili olabildikleri gibi dolaylı bir şekilde de etkili olabildikleri için kompleks bir yapıya sahiptirler. Muş iline ait sel ve taşkın envanteri (1963-2015) incelendiğinde ilde meydana gelen sel ve taşkınların etkilerinin can ve mal kayıpları ile sınırlı olmadığı görülür. Sel ve taşkınların tetiklemesi ile oluşan kütle hareketleri, ulaşımın kesintiye uğraması (yolların tahrip olması ya da sular altında kalması, köprülerin yıkılması), eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksaması ilde yaşanan sel ve taşkınların etkileri olarak gösterilebilir. Bu çalışmada Muş ilinde sel ve taşkına duyarlı alanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla eğim, bakı, yükselti, Normalize Fark Bitki İndeksi (NDVI) ve toprak katmanları kullanılmıştır. Eğim, bakı ve yükselti katmanları sayısal topoğrafya haritalarından elde edilen Sayısal Yükselti Modelinden (SYM) üretilmiştir. NDVI, çalışma alanını kapsayan uydu görüntüsünden, toprak katmanı il arazi varlığı verilerinden oluşturulmuştur. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında katmanlar alt sınıflara ayrılmış, taşkın ve sel üzerindeki etkilerine göre ağırlık değeri atanmış, ağırlık değeri atanan katmanlar toplanarak taşkın ve sel duyarlılık haritaları oluşturulmuştur. Ulaşılan sonuçlara göre Muş ilinde yüksek ve çok yüksek taşkın riskine sahip alanlar ilin % 27’lik bir bölümüdür. Alt yapının çoğu yerde olmadığı ya da yetersiz olması, tarımsal su ihtiyacı yanında içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarından dolayı akarsu kenarlarının yerleşme alanı olarak seçilmesi taşkın tehlikesini artıran önemli bir unsurdur. Muş ilinin % 54’lük bölümü sel riskinin yüksek ve çok yüksek olduğu alanlardır. Bu durumun yaşanmasındaki en önemli faktör eğim ve yükselti özellikleridir. Bu nedenle sel ve taşkın duyarlılığı dikkate alınarak dere ıslahı çalışmalarının yapılması gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARIN YAŞAM KALİTELERİNE FİZİKSEL AKTİVİTE VE REKREATİF ETKİNLİKLERİN ETKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34395</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34395</guid>
      <author>Hulusi ALP, Sinan Tarkan ASLAN</author>
      <description>Bu araştırma, Isparta il merkezinde özel eğitim ve rehabilitasyon kurumuna devam eden işitme engelli çocukların yaşam kalitelerine fiziksel aktivite ve rekreatif etkinliklerin etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma da deneysel desenlerden ön – test ve son - test kontrol grup deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Isparta İl merkezinde özel eğitim ve rehabilitasyon kurumuna devam eden işitme engelli çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; evreni oluşturan öğrencilerin arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 9-13 yaş aralığındaki 15 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubu seçilen 15 öğrencinin arasından basit tesadüfi yöntemle 5 öğrenci (3 kız öğrenci ile 2 erkek öğrenci) ile kontrol grubu ise seçilen 10 öğrenci (5 kız öğrenci ile 5 erkek öğrenci) ile oluşturulmuştur. Deney grubunu oluşturan öğrencilere 6 hafta boyunca, haftada 2 gün, 1 saat araştırmacı tarafından özel olarak hazırlanan fiziksel aktivite ve rekreatif etkinliklerden oluşan bir program uygulanmıştır. Kontrol grubunu oluşturan öğrencilere ise herhangi bir fiziksel aktivite ya da rekreatif etkinlik uygulanmamıştır. Araştırma sonunda değerlendirme yapabilmek için deney grubunu ve kontrol grubunu oluşturan öğrencilere “Kiddo Kindl”yaşam kalitesi ölçeği araştırmanın başında ön-test, araştırmanın sonunda son-test olarak uygulanmıştır. Bu testin sonuçları spss istatistik programı ile yapılmıştır. Gruplar arası sıra ortalaması farklarının karşılaştırmasına, sıralı olmayan bağımsız değişkenlere Mann-Whitney U Nan-Par testle, Grup içi ortalama farklarının karşılaştırmasına ise Wilcoxon Nan Par testle bakılmıştır. Tip 1 hata için α= 0.05 ve 0.01 düzeyi alınmıştır. Araştırma sonucunda; fiziksel aktivite ve rekreatif etkinliklerden oluşan programın uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin yaşam kalitelerinde bir değişimin olduğu ve bu değişimin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Kontrol grubundaki öğrencilerin yaşam kalitelerinde bir değişimin olmadığı görülmüştür. Deney grubunu oluşturan öğrencilerin yaşam kalitelerindeki değişime uygulanan programın etkisinin olduğu söylenebilir. İstatistikî sonuçlar (p&lt; 0.05) ve (p&lt; 0.01) önem düzeyinde anlamlı bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KÜRESEL PAZARLAMA KAPSAMINDA GLOKAL PAZARLAMA STRATEJİLERİNİN MARKA SADAKATİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34403</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34403</guid>
      <author>Cenk Murat KOÇOĞLU, Aydoğan AYDOĞDU</author>
      <description>Günümüzde küresel marka olmuş birçok işletme, marka sadakati yaratmak adına birtakım stratejiler uygulamaktadır. Bu stratejilerden biri de Glokalleşme uygulamalarıdır. Küresel pazarlara yönelik olarak, ürün veya hizmetlerin, yerel kültürlere uyacak şekilde yaratılması yada özelleştirilmesi anlamına gelen Glokalizasyon, özellikle 1980’ den sonra sık sık kullanılmaya başlayan bir kavramdır. Özellikle küresel rekabetin hüküm sürdüğü küresel pazarlarda, işletmeler, Glokal pazarlama stratejileriyle marka sadakati yaratmaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda, çalışmanın amacı, fast-food sektöründe glokal pazarlama stratejilerinin marka sadakati üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaya yöneliktir. Araştırmada anket yöntemiyle 287 müşteriden toplanan veriler değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.00 paket programında analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, glokal pazarlamanın “ürün”, “fiyat” ve “tutundurma” boyutlarıyla marka sadakati arasında bir ilişkinin varlığı saptanmıştır. Ayrıca, marka sadakatine en büyük etkiyi “ürün” boyutunun yaptığı tespit edilmiştir. Diğer yandan, müşterilerin eğitim ve gelirlerine göre marka sadakatini algılamalarının farklılaştığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SIĞINMACI ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ SÜRECİNDE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN YÖNETİCİ, ÖĞRETMEN VE VELİ GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34420</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34420</guid>
      <author>Sultan Bilge KESKİNKILIÇ KARA, Buse ŞENTÜRK TÜYSÜZER</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, sığınmacı olarak Türkiye’de yaşayan ilköğretim çağındaki çocukların eğitimi ile ilgili karşılaşılan sorunları okul yöneticisi, öğretmen ve veli görüşlerine bağlı olarak belirlemektir. Araştırma tarama türünde desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını İstanbul ili Arnavutköy, Gaziosmanpaşa, Esenyurt, Başakşehir ilçelerindeki devlet okullarında öğretmenlik yapan ve sınıfında sığınmacı çocuklar olan 64 öğretmen, 15 yönetici ve bu okullarda kayıtlı çocuğu olan 42 veli oluşturmuştur. Veriler görüşme formları yardımı ile toplanmış ve içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre, sığınmacı öğrencilerle ilgili yaşanan en önemli sorun, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre, Türkçe bilmemekten kaynaklı iletişim sorunudur. Öğrencilerin yaşadığı ikinci önemli sorun uyum sorunudur. Araştırma sonunda sığınmacı öğrencilerin okul içinde ve derslerde içe kapanık oldukları, saldırgan davranışlar sergiledikleri ve kendi aralarında gruplaştıkları belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“DORİTOS FRİTOS SHOTS” TELEVİZYON REKLAMINDA KADIN CİNSELLİĞİNİN VE BEDENİNİN KULLANIMININ GÖSTERGEBİLİMSEL YÖNTEMLE ÇÖZÜMLENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34428</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34428</guid>
      <author>Jale KARHAN</author>
      <description>Reklam vasıtasıyla tüketicilerin davranışları, tutumları, ilgileri, beğenileri ve tercihleri değiştirilir, güçlendirilir ve yönlendirilir. Reklam, tüketiciye ürün hakkında bilgi vererek satın alma davranışını etkiler. Reklam sektörü tüketiciye ulaşabilmek için televizyon, radyo, gazete, dergi, internet gibi kitle iletişim araçlarını kullanır. Televizyon bugün her evde bulunduğundan ve tüketici kitleye ulaşımı kolaylaştırdığından dolayı en fazla kullanılan reklam aracıdır. Genellikle ürünün satışını arttırmak için kadın cinselliği ve bedeni televizyon reklamlarında en fazla kullanılan unsurdur. Bu çalışmada kadın cinselliğine ve bedenine çok fazla vurgu yapan “Doritos Fritos Shots” televizyon reklamı göstergebilimsel yöntemle incelenmiştir. “Doritos Fritos Shots” televizyon reklamındaki sözel, görsel, işitsel, sözsüz kodların, imgelerin, sembollerin ve simgelerin arkasında yatan üstü örtük iletilerin ve çağrışımların ortaya çıkarılmasına ve görünen anlamın arkasındaki görünmeyen anlamın okunmasına yardımcı olacağından göstergebilimsel çözümleme yöntemi kullanılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNDE ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ:TANIMLAYICI-BOYLAMSAL BİR ÇALIŞMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34429</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34429</guid>
      <author>Hossein ASGAR POUR, Büşra ŞAHİN , Serap GÖKÇE , Elif Esma GÜNDOĞMUŞ , Dilara KUNTER , Havva YÖNEM</author>
      <description>Çalışmada hemşirelik öğrencilerinde eleştirel düşünme düzeyi ve etkileyen faktörlerin belirlenmesini amaçladık. Çalışma, tanımlayıcı-boylamsal bir araştırma olarak Mayıs 2011-2015 tarihleri arasında Türkiye'nin batısında bir Sağlık Yüksekokulu’nda toplam 89 hemşirelik öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında, literatüre doğrultusunda hazırlanan "sosyo-demografik veri toplama formu" ve "eleştirel düşünmeyi etkileyen faktörlerin incelenmesi formu" ve "California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" kullanıldı. Öğrencilerin eleştirel düşünme düzeyleri ortalaması birinci ve dördüncü sınıfta sırayla 213.24 ± 23,73 ve 215.96 ± 23,70 olduğu belirlendi. Öğrencilerin birinci sınıfta ve dördüncü sınıfta iken eleştirel düşünme düzeyleri düşük ve aralarında istatistik olarak anlamlı fark bulunmadı (P=0.276, P&gt;0,05). Öğrencilerin birinci ve son sınıfta iken eleştirel düşünmeyi etkileyen en önemli faktörler uygulama saatlerinin az olması, klinikte konferansların yapılmaması ve hastane personeli tarafından öğrencilere saygı göstermemeleri olduğu belirlendi. Problemin çözümünde uygulama eğitimlerin küçük gruplar şeklinde yapılması ve öğretim elemanları tarafından öğrencileri yönlendirme ve araştırmaya dayalı bir eğitimin sunulması yardımcı olacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKÖĞRETİM(1-8) MÜZİK ÖĞRETİMİ PROGRAMI KAZANIMLARININ BİLİŞSEL, DUYUŞSAL VE DEVİNİŞSEL AÇIDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34432</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34432</guid>
      <author>Sıtkı AKARSU</author>
      <description>Yapılan araştırmanın amacı, MEB ilköğretim müzik dersi öğretim programı kazanımlarını bilişsel, duyuşsal ve devinişsel becerilere göre sınıflandırmak, içerik analizi yöntemiyle inceleyebilmektir. Bu inceleme aşamasında ortaokul müzik dersi öğretim programı, öncelikle kademe olarak sınıflara ve ünitelere ayrılmış, ardından içerdikleri kazanımlar Bloom’un Eğitim Hedefleri Taksonomisi’ne göre sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma, programdaki kazanımların içerik analizi yöntemiyle Excel programına geçirilmesi, kazanımların belirlenen basamaklara göre tespit edilmesi ve gerekli gruplandırmaları tablolar haline getirme sürecinden oluşmuştur. Bu araştırma sonucunda ortaokul müzik dersi programı kazanımlarının Bloom’un bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alan sınıflandırılmasına göre yapılmış olduğu, fakat bu sınıflandırmada üst düzey bilişsel becerilerin, alt düzey bilişsel becerilere göre daha az bulunduğu gözlemlenmiştir. Söz konusu kazanımların kavrama basamağına ait birçok örneği bulunurken, uygulama ve değerlendirme basamaklarına ait kazanımların daha az ölçüde bulunduğu saptanmıştır. Genel olarak duyuşsal kazanımların yeterli düzeyde olmadığı, devinişsel kazanımların olumlu seviyede olduğu tespit edilmiştir. Bunun neticesinde, MEB ortaöğretim müzik dersi programlarındaki öğrenci kazanımlarının bilişsel, duyuşsal ve devinişsel beceri basamaklarının dağılımına uygun bazı görüşler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MÜZİK EĞİTİMİ SOSYOLOJİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34441</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34441</guid>
      <author>Mustafa KABATAŞ</author>
      <description>Müzik eğitimi sosyolojisinin yapısı müzik sosyolojisi ve eğitim sosyolojisinin yaklaşımları ve yorumlarını temel almaktadır. Araştırmada; Türkiye’de müzik eğitiminin sosyolojik çözümlemesi ile toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin daha görünür kılınması, eğitim koşulları ile müzik eğitimi arasındaki ilişki açı-sından bu eşitsizliklerin gerileyip gerilemediği ya da meşrulaştırılıp meşrulaştı-rılmadığı ile bu eşitsizliklerin yeniden kurulmasına hizmet edilip edilmediği konularının ele alınması amaçlanmıştır. Araştırma; Türkiye’de müzik eğitimi-nin sosyolojik çözümlemesi ile toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin daha gö-rünür kılınması, eğitim koşulları ile müzik eğitimi arasındaki ilişki açısından bu eşitsizliklerin gerileyip gerilemediği ya da meşrulaştırılıp meşrulaştırılmadı-ğı ile bu eşitsizliklerin yeniden kurulmasına hizmet edilip edilmediği konuları-nın genel bir bakış açısıyla incelenmesi ve araştırmacılara, alan uzmanlarına kaynak teşkil etmesi açısından önemlidir. Araştırmada, Türkiye’de müzik eği-timinin sosyolojik çözümlemesi ile toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin daha görünür kılınması, eğitim koşulları ile müzik eğitimi arasındaki ilişki konuları betimlemeye çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımına uygun, betim-sel tarama modelindedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HÜSÂMÜDDÎN ES-SİĞNÂKÎ’NİN ‘‘ET-TESDÎD FÎ ŞERHİ’T-TEMHÎD’’ İSİMLİ ESERİ BAĞLAMINDA KELÂMULLAH’IN MAHİYETİNE YÖNELİK YAKLAŞIMI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34505</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34505</guid>
      <author>Hasan TÜRKMEN</author>
      <description>İslâmî literatürde ‘‘ilahî hitap’’ olarak da isimlendirilen kelâmullah, Allah’ın bilgisinin iradesi ve kastı doğrultusunda dilsel düzeyde ortaya çıkmasıdır. İlk bakışta bu kavram, farklı şekillerde çalışılmaya müsait bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda bir konu olarak bu kavram, belli bir ekolün ya da âlimin görüş ve düşünceleriyle sınırlanabileceği gibi, belirli bir tarihsel dönemle sınırlı olarak da çalışılabilir. Buna göre çalışma sürecinde verilen konu başlığı, ister istemez çalışmaya yönelik kendi içinde belli bir çerçeve çizme ve sınırlamayı öngörmektedir. Çizilen bu çerçeve ve sınırlama, çalışmanın yöntem ve içeriğini belirlemenin yanı sıra konuyu bir sorun olarak teolojik ve dilsel düzeyde ele almayı gerektirir. Nitekim kelâm, fıkıh, sarf ve nahiv alanlarında eserler veren Hüsâmüddîn es-Siğnâkî, Mâverâünnehir bölgesinin Hanefî-Mâturîdî çizgideki önemli âlimlerindendir. O, konuya dair görüş ve düşüncelerini ortaya koyarken daha çok sebr-taksim yöntemine başvurarak tartışma ve izah etme yolunu tercih etmektedir. Bu makalede soruna farklı bir boyut kazandırması bakımından onun kelâmullahın mahiyetine yönelik yaklaşımı ele alınacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CEMAL SÜREYA’NIN ŞİİRLERİNDE ÖLÜM DÜŞÜNCESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34373</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34373</guid>
      <author>Gonca ARKON TEKİNEL</author>
      <description>Ölüm ve ölüm düşüncesi, kaçınılmaz bir gerçeklik olması nedeniyle insan zihnini sürekli meşgul eder. İnsanoğlu, bilinmezliklerle dolu olan ölüm olgusunu bazen bir yok oluş şeklinde algılarken bazen de yeni ve sonsuz bir yaşamın başlangıcı olarak kabullenir. Anlamı kişiden kişiye, kültürden kültüre farklılık arz eden ölüm; mutlak bir yazgı olması bakımından sanatın ve edebiyatın en önemli temalarından biridir. Evrensel bir tema olan ölüm, II. Yeni şiirinin öncü isimlerinden Cemal Süreya’nın şiirlerinde de yer bulur; ancak Cemal Süreya için ölüm; kaçınılması gereken bir olgu, tedirginlik uyandıran bir sondur. Bu nedenle Süreya, ölümü metafizik bir anlayışla ele almaz. Kimi şiirlerinde ölümü bireysel, toplumsal ya da evrensel boyutuyla değerlendirirken kimi şiirlerinde ise ironik bir yaklaşımla irdeler. Hayattan zevk alan şair, ölümü işlerken aslında yaşamın güzelliklerine olan bağlılığını da ifade eder.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>UYDU VE İSTASYON TABANLI KURAKLIK İNDEKSLERİ KULLANILARAK AKDENİZ BÖLGESİNDE KURAKLIK ANALİZİ (2000-2014)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34374</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34374</guid>
      <author>Mehmet Ali ÇELİKSOY, Murat KARABULUT</author>
      <description>Akdeniz Bölgesi’nde neredeyse her on yılda bir kuraklık yaşanmaktadır. Bu nedenle söz konusu alanda kuraklığın izlenmesi ve önceden tespit edilmesi önemlidir. Akdeniz Bölgesi’ni konu alan çalışmamızda, MODIS uydusu TERRA platformuna ait 16 günlük ve aylık zamansal, 250 m ve 1 km mekânsal çözünürlüğe sahip uydu verileri kullanılmıştır. Bunun yanı sıra, iklim verileri kullanılarak aylık ve yıllık ölçeklerde meteoroloji-tabanlı kuraklık analizleri yapılmıştır. Farklı yöntemler uygulanarak elde edilen bulgular, birbiri ile kıyaslanmıştır. Çalışmamız uydu-tabanlı bitki indeks modellerinin, kuraklık fenomenini anlamada ve önceden tahmin etmede önemli kolaylıklar sağladığını göstermektedir. Bilhassa uydu tabanlı modellere, istasyon tabanlı kuraklık indeksleri entegre edildiğinde sonuçlar daha güvenilir ve doğru olmaktadır. Sonuçlar Akdeniz Bölgesi’nde yılın son günlerinde düşen yağışın bitki örtüsü için büyük önem arz ettiğini göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSVEÇ’TE YEREL YÖNETİMLER</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34381</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34381</guid>
      <author>Pınar AKARÇAY</author>
      <description>Bu makale İsveç’te yerel yönetimlerin yapısı, işleyişi, görevleri, rolü ve önemini konu edinmektedir. Özellikle, İsveç’te 1980’li, 1990’lı yıllar ve sonrası gelişmeleri konu almaktadır. Makalenin bu sürece odaklanmasının temel sebebi, birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, İsveç’te de yerel yönetimlerin özellikle, küreselleşme ve yerelleşme politikaları doğrultusunda yeniden düzenlenmesidir. Bu doğrultuda 1991’de yürürlüğe konan yerel yönetim yasasıyla merkez-yerel ilişkileri ve yerel yönetimlerin görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Hazırlanan yasayla yerel yönetimlerin yetki ve görevleri arttırılmıştır. Merkeze ait olan birçok yetki yerel yönetimlere aktarılmıştır. Söz konusu yasayla yerel yönetimlerin yapısı ve işleyişinde de bazı değişiklikler yapılmıştır. Dolayısıyla makalede öncelikli olarak söz konusu yerel yönetim yasasına odaklanılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN YETİŞTİRME STANDARTLARI KONUSUNDA BİR SİSTEMATİK LİTERATÜR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34431</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34431</guid>
      <author>Metin KAYA, Ayhan AYDIN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Türkiye’deki öğretmen yetiştirme sistemini, öğretmen eğitimi kalite standartlarına göre değerlendirmektir. Araştırmanın yöntemi olarak sistematik literatür incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın veri seti 91 temel araştırma ve 25 istatistiksel rapordan oluşmuştur. Öğretmen eğitimi kalite standart alanlarına göre veri setleri gruplanmıştır. Veri setlerinin analizlerinde oranlar, ortamalar ve etki genişlikleri hesaplanmıştır. Veri setlerinde etki genişliklerinin dağılımı test etmek amacıyla yayım yanlılığı, heterojenlik analizleri ve moderatör analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda eğitim fakülteleri öğretim elemanı sayısının nitelikli bir öğretim için yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Fakülte-okul işbirliği modelinin öğretmen yeterliklerinin gelişiminde istenilen düzeyde olmadığı gözlenmiştir. Yine araştırma sonucunda KPSS puanları baz alındığında eğitim fakültesi programlarının fen edebiyat fakültesi programlarına göre öğretmen yeterlik alanlarında nispeten başarılı oldukları gözlenmiştir. Öğretmen eğitiminde yapılandırmacı öğretim yaklaşımlarının geleneksek öğretim yaklaşımlarına göre adayların mesleki gelişiminde daha etkili olduğu gözlenmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda öğretmen adaylarının duyuşsal özelliklerinin gelişiminde üniversite ve fakülte ortamlarının etkili olduğu gözlenmiştir. Türkiye’de öğrencilerin nitelikli öğretmenlere erişiminin sağlanması için öğretmen eğitimi kalitesinin sürekli iyileştirilmesi ve geliştirilmesi önerilebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSE DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN FİZİK DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARI ÜZERİNE AKRAN ÖĞRETİMİ (PEER INSTRUCTION) YÖNTEMİNİN ETKİSİ1</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34435</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34435</guid>
      <author>Özgür YEŞİLOĞLU, Önder Şimşek</author>
      <description>Araştırmanın amacı, Akran Öğretimi Yönteminin fizik dersine karşı olan öğrenci tutumuna yönelik etkisinin lise düzeyinde incelenmesidir. Araştırmanın örneklemi, Erzurum Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde 10. sınıfta iki farklı şubede öğrenim gören toplam 61 öğrenciden oluşmaktadır. Elektrik konusu deney grubunda Akran Öğretimi Yöntemi ile kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle işlenmiştir. Çalışmada nicel ve nitel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Elektriğe Yönelik Tutum Testi her iki gruba da ön test ve son test olarak uygulanarak nicel bulgular elde edilmiştir. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin Akran Öğretim Yöntemi ile ilgili yazılı görüşleri alınarak nitel bulgular elde edilmiştir. Bu yöntemin öğrencilerin elektrik konusuna karşı tutumunu anlamlı derecede etkilemediği görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1931-2003 YILLARI ARASINDA IRAK TÜRKMENLERİNDE DİL SORUNUNUN KAYNAĞI, YARATTIĞI TARTIŞMALAR VE TÜRKMEN EDEBİYATINA OLUMSUZ ETKİLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34442</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34442</guid>
      <author>Haydar BAYATLI</author>
      <description>Irak Türkmenlerindeki dil sorunun kökeni Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar uzanmaktadır. Bu sorun, özellikle Türkmenlerin anadilde eğitimden mahrum bırakılmasından sonra Türkçe yazılan eserlerde imla sorunu olarak yoğun bir şekilde tezahür etmeye başlamış ve Türkmen Edebiyatı’ndaki birçok sanat dalını derinden etkilemiştir. Bilhassa düzyazı sanatı ile kaleme alınan eserler, dil sorunun olumsuz etkilerinden daha fazla nasibini almış ve sorun bu sanat dalındaki eserlerde daha bariz bir biçimde görülmüştür. Temeli Türkmen bölgelerinde anadilde eğitimin yasaklanmasına dayanan imla sorunun meydana gelmemesi için Türkmen aydınları, Osmanlı’dan sonra Irak’taki tüm yönetimlerden anadilde eğitim hakkını talep etmişlerdir. Özellikle 1921 yılında Irak’ın ilk anayasa hazırlıkları sürerken Türkmen aydınları tarafından Krallık Yönetimi’ne sunulan şartnamenin 3. maddesinde yer alan anadilde eğitim talebi, tüm yönetimlere sunulmasına rağmen 2003 yılına kadar hiçbir hükümet tarafından karşılık bulmamıştır. Söz konusu talep, 2004 yılında çıkarılan yeni anayasada yer bulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALMAN ROMANTİKLERİNİN MUTLAKÇILIK ELEŞTİRİSİ VE FELSEFENİN SANATA DÖNÜŞTÜRÜLÜŞÜ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34494</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34494</guid>
      <author>Nil AVCI</author>
      <description>Bu makalede Alman romantik filozofların felsefi etkinliği köktenci mutlakçılık eleştirilerine dayandırarak sanatsal uğraşıya dönüştürmelerini inceleyeceğiz. Bu amaçla ilkin, Fichte’nin mutlakçı temelciliğine, öznelik, özgürlük, deneyim ve doğa anlayışlarına odaklanacağız. İkinci olarak, Friedrich Schlegel ve Friedrich von Hardenberg’in (Novalis) Fichte’nin felsefeyi mutlak bir bilim yapma çabasının başarısızlığa mahkum olduğunu düşünmelerine sebep olan noktaları araştıracağız. Romantisizm felsefenin mutlak bir bilmeden değil, tam tersine mutlak bir bilinememezlikten fakat sonsuz bir umuttan, diğer bir deyişle, içsel bir gerilimden doğduğunu iddia eder. Bu bölümde bu iddia serimlenecektir. Son bölümde ise, felsefenin, romantik şiirsel üretim model alınarak, çoğulcu, kolektif, deneysel, kökene değil geleceğe dönük, fragmanlar halinde ilerleyen bir hermeneutik üretim, anlamlandırma ve değer yaratma faaliyeti olarak ortaya çıkmasını sağlayan romantik dönüşümüne değineceğiz.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SİVİL İTAATSİZLİK VE MEŞRULUĞU SORUNU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34502</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34502</guid>
      <author>İhsan KURTBAŞ</author>
      <description>Tarih boyunca yetkilerini kötüye kullanan yöneticiler olduğu gibi; farklı tavır alma yöntemleriyle hak ve özgürlüklerini muhafaza etmeye çalışan bireyler de olmuştur. Bu süreçte, kendi çıkmazları olmakla birlikte, demokratik siyasal sistemler, adaletsizler karşısında bireye kendini savunma hakkını, diğer sistemlere göre daha fazla tanımıştır. Sivil itaatsizlik, haksızlığa uğradığını düşünen bireyin, bütün yasal yolları denedikten sonra, kamuya açık olarak, yasaya aykırılığın doğuracağı müeyyideyi baştan kabul ederek, pasif ve şiddetsiz bir şekilde, daha çok fikirsel ve barışçıl eylemlerle ortaya koyduğu direnme şeklidir. Yapılan tartışmalar bağlamında, sivil itaatsizliğin/pasif direnişin demokrasiyi pekiştiren, temel hak ve özgürlüklere katkı sunan bir tarafının olduğu aşikârdır. Ancak, öte yandan, a) sivil itaatsizliği, devleti ve devletin meşruiyetini sorunlu hale getirme girişimlerinin ürünü olarak da görmek/değerlendirmek gerekir. b) Sivil itaatsizlik gibi değerlerin bayraklaştırılarak sistemik bir muhalefet oluşturulma sürecinde araçsallaştırılabileceği de unutulmamalıdır. c) Sivil itaatsizlikte ‘ciddi haksızlıklar’, ‘yasal yolların tükenmesi’ gibi bağlamsal yaklaşımların medeni toplum ve hukuk düzeninin yıkımına yol açacak ölçüde muallâklıklar barındırdığı da bir gerçektir. Bu bağlamda literatürde aşırı güzellemeler yapılsa da; sivil itaatsizliğin, etik, hukuki ve siyasi (demokratik) açıdan meşruluk açıkları barındırdığı da göz ardı edilmemelidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KONAKLAMA İŞLETMELERİNDE EN İYİ İNSAN KAYNAKLARI UYGULAMALARININ ÖRGÜTSEL GÜVENE ETKİSİ: MANAVGAT ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34424</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34424</guid>
      <author>Mehmet Bahadır KALIPÇI</author>
      <description>20. yüzyılın ikinci yarısından sonra tüm dünyada gelişme gösteren turizm sektörü, ülkemizde de son dönemde önemini giderek artırmaktadır. Hizmet merkezli çalışan turizm sektöründe, insan kaynakları konusunun görmezden gelinmesi mümkün değildir. Bu sebeple insana; turist-misafir, tedarikçiler-son kullanıcılar ve sektörün bir parçası olan işgören ve tecrübelerinden yararlanılan kişiler olarak vurgu yapılması gerekmektedir. Bu çalışma; insan kaynağını, sektörün önemli bir rekabet aracı olarak gördüğü işgören ve tecrübelerinden yararlanılan kişiler olarak ele almaktadır. Turizm sektörünün önemli aktörlerinden konaklama işletmelerinde ki işgörenlerin insan kaynaklarına bakış açısının tespit edilmesi amacıyla yapılan bu çalışma, Türkiye turizm sektörünün önemli merkezlerinden Manavgat bölgesindeki konaklama işletmeleri örneklem olarak ele almıştır. Bu bağlamda, Manavgat bölgesi konaklama işletmeleri işgörenlerinin insan kaynakları uygulamalarına bakış açılarının, örgütsel güven duyguları üzerinde etkisinin olup olmadığını tespit etmek üzere çalışmamız planlanmıştır. Çalışmamızdaki analizler; en iyi insan kaynakları uygulamaları değişkenlerinden hangilerinin örgütsel güven üzerinde daha fazla etkisinin olup olmadığını tespit etmek üzere yapılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgular; turizm sektöründe önemli paya sahip konaklama işletmelerinin diğer konaklama işletmeleri ile hangi şartlarda rekabet edebileceğini göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca, analiz sonuçlarına göre; uzun dönemli çalışma süreleri ve müşteri memnuniyetinde etkili çalışmaların yapılması da bu rekabet ortamında işletmelerin öne çıkmasını sağlayacaktır. Bu çalışma, Manavgat Bölgesinde yer alan konaklama işletmelerinde çalışan işgörenlerin insan kaynakları uygulamaları hakkındaki değerlendirmelerinin örgüte, yöneticiye ve diğer çalışanlara olan güven duyguları üzerindeki etkisinin araştırılmasını hedeflemektedir. Bu çerçevede yukarıda belirtilen değişkenlerle ilgili bir anket oluşturulmuş ve Manavgat Bölgesi konaklama işletmelerinde çalışan 718 işgörene uygulanmıştır. Elde edilen anketlerden 80 tanesi eksik veri nedeniyle dışarıda bırakılmış ve toplam 638 anket ile analizler gerçekleştirilmiştir. Güvenilirlik analizi bulguları; İnsan Kaynakları Uygulamaları için (Cronbach Alpha 0,966) ve Örgütsel Güven için (Cronbach Alpha 0,902) olarak ortaya çıkmış ve analizlerle hipotezlerimiz test edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre; Manavgat bölgesi konaklama işletmelerinin insan kaynakları uygulamalarından en çok iletişim, eğitim ve personel güçlendirme konularına önem vermeleri gerektiği tespit edilmiştir; bunun yanında analiz sonuçlarında, işgörenlerin örgüte, amire ve diğer çalışanlara olan güvenlerinin yükselmesinde iletişimin ve personel güçlendirmenin yüksek oranda etkili olduğu da tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TARİHİ BİR SOKAK ANALİZİ; TRABZON “ORTA MAHALLE” ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34426</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34426</guid>
      <author>Makbulenur ONUR , Müberra PULATKAN , Nilgün GÜNEROĞLU</author>
      <description>Hızlı kentleşme ve yapılan yanlış uygulamalarla, kentlerin tarihi dokularını kaybetmeye başladığı görülmektedir. Oysa tarihi dokular kent kimliğini oluşturan önemli yapılardır. Sahip oldukları dokusal özellikleri bulundukları şehirlerin kimliklerinin oluşturulmasında etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle tarihi dokuların korunması, rehabilite edilmesi ve yeniden yaşatılması gerekmektedir. Çalışmada, Trabzon’da bulunan “Orta Mahalle” kentsel sit alanı, kültürel peyzaj değerleri açısından ele alınmıştır. Orta Mahalle, sahip olduğu mimari, yöresel ve gastronomi alanındaki özgünlüğü ile geçmiş ve gelecek arasında köprü görevi üstlenmektedir. Bu amaçla alanın günümüzdeki durumunu belirlenerek analizler yapılmıştır. Alanda bulunan dış mekân peyzaj bileşenleri; yapı analizi, yeşil alan analizi ve sokak analizi olmak üzere üç başlıkta irdelenmiştir. Çalışma sürecinde görsel analiz, yerinde sörvey teknikleri kullanılmıştır. Bu veriler doğrultusunda mevcut durum ve potansiyeller ortaya konulmuştur. Sonucunda Orta Mahalle’nin Trabzon’un tarihi dokusunu belirgin bir şekilde yansıttığı ve bu dokunun korunması gerekliliği vurgulanmıştır. Yapılacak çeşitli rehabilitasyon çalışmaları ve kullanım önerileri ile alanın sahip olduğu değerin olumlu yönden artacağı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“SIR CARİYELİK” OLGUSU VE İŞLEVLERİ ÜZERİNE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34394</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34394</guid>
      <author>Hakan ÇELİKTEN</author>
      <description>Sözlü anlatı türleri, toplumun temel dinamiklerini bünyelerinde barındırarak meydana gelirler. Bu ürünlere bakmak o toplumun dünyaya bakış açısını, inançlarını, psikolojisini, sosyolojik yapısını vb. unsurlarını görmenin önemli yollarından birisidir. Sözlü anlatı türlerinin tamamında olduğu gibi halk hikâyeleri de oluşum aşamasından bu gibi birçok unsurun etkisi altında kalmıştır. Anlatı içinde toplumsal cinsiyet algısının sonucu olarak ortaya çıkan “sır cariye”, bu algının izlenmesinde önemli bir parametredir. Kadın başkahraman ile yan yana anılan sır cariye, dikkat çekici bir unsur olarak anlatılarda yer almakta ve gösterdiği anlamın dışında başka işlevlerinin olduğunun ipuçlarını vermektedir. Yapılacak dikkatli bir okumayla sır cariyenin, halk hikâyelerde yer alma şekli ve işleviyle dinleyiciye gösterildiğinin aksine farklı bir kişilik olarak değil de adeta kadın başkahramanın ikinci benliği olarak metin içinde yer aldığı görülecektir. Bu noktada psikanalitik çözümleme devreye girmektedir. Bu makaledeki amaç, halk hikâyelerinde yer alan sır cariyelik olgusunu psikanalitik yöntemle inceleyip gösterilenin ardındaki anlamı yakalamaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE ÇOCUK DERGİLERİNDE TOPLUMSAL CİNSİYETİN OLUŞTURULMA STRATEJİLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34439</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34439</guid>
      <author>Senem GÜRKAN</author>
      <description>Toplumsal cinsiyet, kadının ve erkeğin toplum tarafından tanımlanmış, bu iki cinsiyet arasındaki eşitsizliğe işaret eden toplumsal ummalardır. Toplumsal kalıp yargılarının ve rollerinin oluşmasına neden olan bu eşitsizlikler, medya yolu ile çocuklara aktarılmaktadır. Yaşadığı sosyal çevreyi öğrenme ve toplumdaki kadın ve erkek algılarını oluşturma aşamasında olan çocuğun yetişkinlik dönemindeki kimliklerinin oluşmasının altında, bu dönemde çocuk dergileri gibi basın araçlarından aldığı mesajlar yatmaktadır. Karma yöntemle gerçekleştirilmiş bu çalışma, iki adet Türkçe genel kültür çocuk dergisinin toplamda altı sayısında toplumsal cinsiyetin oluşturulma stratejilerini ortaya koyma ereğindedir. Bu bağlamda oluşturulan ulamlar ile çocuk dergilerinin toplumsal cinsiyete karşıt mı yoksa yanlı bir stratejiyle mi yayımlandığına bakılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GİRESUN/KHALKERİTİS ADASI BİZANS DÖNEMİ BİREYLERİNDE MORFOLOJİK VE GENETİK ÇALIŞMALAR İLE CİNSİYETİN BELİRLENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34398</guid>
      <author>Evrim TEKELİ, Timur GÜLTEKİN</author>
      <description>Antropoloji, insanı ve günümüz toplumları ile geçmiş toplumların biyolojik ve sosyo-kültürel benzerliklerini ve farklılıklarını inceler. İnsanı biyolojik olarak inceleyen bu bilim dalı ile arkeolojik ve antropolojik kazılardan çıkartılan biyoarkeolojik materyallerin genetik çalışmalarda kullanılması ile antik DNA (aDNA) çalışmaları başlamıştır. Özelliklede antropoloji alanı içerisinde aDNA çalışmalarının yer alması ile insan tarihine ait merak edilen sorular cevaplanmaya başlanmıştır. Genetik alanında teknolojinin gelişmesiyle birlikte moeküler biyoloji gibi fen bilimleri ile antropoloji gibi sosyal bilimler arasında multidisipliner çalışmalar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar içerisinde kimliklendirmenin temelini oluşturan cinsiyet belirleme, antropoloji için oldukça önemlidir. Bu çalışmada Giresun Adası/Khalkeritis Kazısı nekropol alanından çıkartılmış olan ve Bizans Dönemi olarak tarihlendirilmiş olan insan iskeletlerinden 10 birey üzerinde morfolojik incelemeler ve genetik analizler yapılarak bireylerin cinsiyeti araştırılmıştır. Morfolojik incelemeler sonucunda 5 birey erkek 5 birey dişi olarak belirlenmiştir. Genetik analizler sonucunda ise 4 bireyde amplifikasyon oluşmadığı için cinsiyet belirlenememiştir. DNA analizleri ile morfolojik incelemeler karşılaştırıldığında ise %50 oranında bir uyum olduğu bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ: SEÇİLMİŞ AVRUPA ÜLKELERİNİN ÇOK BOYUTLU ÖLÇEKLEME ANALİZİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34410</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34410</guid>
      <author>Sevda KUŞKAYA, Pelin GENÇOĞLU</author>
      <description>Yeni enerji talebi ve çevre bilincinin artmasına bağlı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının tüketiminde artış meydana gelmiştir. Yenilenebilir enerji tüketim oranları dikkate alındığında, Dünyada bu kaynakların çoğunlukla kullanıldığı yer Avrupa ülkeleridir. Bu nedenle, çalışmada seçilmiş 31 Avrupa ülkesinin, yenilenebilir enerji tüketim göstergeleri açısından birbirleri ile benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çok değişkenli istatistiki analiz tekniklerinden Çok Boyutlu Ölçekleme (ÇBÖ) analizinin iki boyutu dikkate alınarak karşılaştırma yapılmıştır. En güncel veriler 2015 yılından elde edilmiştir ve analizde değişken olarak; güneş enerji tüketimi, rüzgar enerji tüketimi, biomass enerji tüketimi ve diğer enerji tüketimi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre dikkate alınan değişkenler açısından; Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık’ ın diğer ülkelerden farklı oldukları görülmüştür. Özellikle yenilenebilir enerji tüketimi açısından Almanya’nın bu ülkeler arasında en büyük farklılığa sahip olan ülke konumunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ UYGULAMALARININ ÖRGÜTSEL PERFORMANS ÜZERİNE ETKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34417</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34417</guid>
      <author>Mustafa TANDOĞAN</author>
      <description>Günümüzde örgütlerin hayatta kalabilmeleri ve rekabetçi avantaj kazanabilmeleri sahip oldukları nitelikli insan kaynaklarına ve bu kaynakları ellerinde tutabilme düzeylerine bağlıdır. Geleneksel personel yönetiminden insan kaynakları yönetimine doğru gerçekleşen dönüşüm, hızla değişen çevresel koşullar karşısında yetersiz kalmaktadır. İşletmelerin tek başına uygulamaya koyduğu yapısal değişiklikler; işletmelerde köklü bir değişimin gerçekleştirilmesi ve işletmeye sürekliliğin kazandırılmasında yeterli olamamaktadır. Rekabette söz sahibi olabilmek, çağın gerisinde kalmamak ve en önemlisi hayatta kalmak için değişmek zorunda olan örgütler insan kaynaklarına stratejik perspektiften bakmak zorundadırlar. Nitekim bu kavramsal çalışmada stratejik insan kaynakları yönetimi kavramı ve kavrama ilişkin geliştirilen bakış açıları tartışılmaktadır. Stratejik insan kaynakları yönetiminin önem kazanmasıyla beraber gelişen yatay ve dikey uyum kavramları ve belirleyicileri de irdelenerek yazına katkıda bulunulmaya çalışılmaktadır. İşletmeler, hızla değişen ve belirsizleşen ekonomik yapı içerisinde hayatta kalabilmek, gerek ürün gerekse hizmet olsun üretim faaliyetlerini yerine getirmek, zamana ve içinde bulunulan koşullara uyum sağlayabilmek amacıyla birtakım yönetsel kararlar vermek durumundadır. Bütün dünyada yoğunluğu ve baskısı artan küresel rekabetin yanı sıra politik ve finansal belirsizlikler, değişen çevre koşulları, teknolojide meydana gelen hızlı değişim işletmeler tarafından alınan kararların geçerliliğini hızla değiştirebilmektedir. Bu durum örgütleri; bir yandan faaliyetlerinde etkenlik ölçülerini yeniden gözden geçirmeye, bir yandan da değişmelere ve rekabete hemen cevap verebilecek esnek organizasyon yapıları oluşturmaya zorlamıştır. İnsan kaynakları yönetimi uygulamaları ve örgütsel performans arasındaki ilişkinin varlığının ve yönünün belirlenmesi amacıyla yapılmış çalışmalar bulunmaktadır. Teorik alanda ayrıntılı bir şekilde literatür incelemesi yapılarak, bu ilişkinin son durumu ayrıntılı olarak incelenmiş ve insan kaynakları yönetimi uygulamalarının örgütsel performans üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜZEL SANATLAR LİSELERİ’NDE 9. SINIF KEMAN DERS KİTABININ ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE İŞLEVSELLİĞİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34444</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34444</guid>
      <author>A.Ulvar TANRIÖVER, Nihan YAĞIŞAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Liseleri’nde 9. sınıf keman ders kitabının, öğrenci görüşlerine göre işlevselliğini incelemek ve Güzel Sanatlar Liseleri’nde keman dersine katkı sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda öğrencilerden beklenen bilgi-beceri kazanımlarına ulaşma düzeylerinin tespiti hedeflenmiştir. Betimsel araştırma modeli kullanılan çalışmanın evrenini; İç Anadolu Bölgesindeki (13) Güzel Sanatlar Lisesi; Örneklemi ise, bu evren içinden random tekniği ile seçilen 8 Güzel Sanatlar Lisesinin 9. sınıf öğrencileri (49) oluşturmuştur. Probleme ilişkin veriler öğrenci görüşlerine yönelik oluşturulan, 10 maddeden meydana gelmiş bir ölçme aracı kullanılarak elde edilmiştir. İstatistiksel çözümlemeler için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonunda Güzel Sanatlar Liseleri’nde 9. sınıf keman ders kitabının genel içeriğine yönelik öğrencilerde net düşüncelerin oluşmadığı, dolayısıyla kitabın işlevselliği konusunda da kararsız kalındığı ortaya çıkmıştır</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YENİ TEKNOLOJİLER IŞIĞINDA « ADOBE ACROBAT CONNECT PRO » TEMELLİ YABANCI DİL ÖĞRETİMİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34478</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34478</guid>
      <author>Ebubekir BOZAVLI</author>
      <description>Birey, anadili edinimi ve yabancı dil öğretiminde etkileşimle sözel iletişim becerilerini geliştirir. Kendini ifade eder ve söylenilenleri anlar. Doğal olmayan ortamlarda gerçekleştirilen yabancı dil öğretiminde etkileşim yetersizliğinden dolayı öğrenenler, basit cümlelerle dahi kendilerini ifade etmekte zorlanmaktadırlar. Çoğunlukla okuduklarını anlayabiliyor, soruları yanıtlayabiliyor, dilbilgisi kurallarını uygulayabiliyor ama yabancı dilde etkin şekilde anlayamıyor ve konuşamıyorlar. Günümüzde teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, sanal sınıf uygulamalarıyla ülkemizde yabancı dil öğretiminin bu yöndeki yetersizliğini ortadan kaldırabilir. Bu çerçevede bu araştırma, sözel anlama ve anlatıma yeni bir soluk getirecek gibi gözüken « Adobe Acrobat Connect Pro » uygulamasının yabancı dil öğretiminde kullanılma gerekliliğini, avantajlarını ve eğitim aktörlerine sağlayacağı katkıyı analiz etmeyi amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BALKANLARDAKİ SİYASAL KARIŞIKLIKLAR VE 1876-77 TERSANE KONFERANSI BAĞLAMINDA OSMANLI DEVLETİ’NDE SİYASAL MÜCADELEDE TARAFLAR</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34491</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34491</guid>
      <author>ALİ ÇİFTÇİ</author>
      <description>Osmanlı Devleti'nin 1875-1878 yılları arası yoğun iç ve dış siyasal olaylarla geçmiştir. Balkanlardaki siyasal karışıklıklar ve Avrupa Devletleri ile ilişkiler ülke siyasetinde çok belirleyici etkilerde bulunmuştur. Siyasal hayatta mücadele eden taraflar arasındaki ayrışmada dış gelişmeler hayli etkili olmuştur. Özellikle Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesinde, Tersane Konferansı'nda ve Sultan Abdülhamit ile Sadrazam Mithat Paşa arasındaki çekişmede bunun ipuçları görülmektedir. Çalışmanın sınırları Sultan Abdülaziz döneminden itibaren Osmanlı Devlet hayatındaki reformcularla gelenekçiler mücadelesi, Balkan Olayları ve bunların yol açtığı Tersane Konferansı, bunun yönetimi ve iç siyasete etkileri, Konferans sonrasında ortaya çıkan olaylarla çizilmeye çalışılmıştır. Ama olaylar örgüsü büyük ölçüde dönemin iki baskın karakteri olan Sultan Abdülhamit ile Mithat Paşa arasındaki kavgada yaşandığı için çalışmada bu kısım daha fazla yer tutmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KAMU YÖNETİM SİSTEMİNİ ORGANİZASYON TARİHİNDEN OKUMAK:</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34496</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34496</guid>
      <author>Seda ÖZ YILDIZ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, 12 Mart 1971-12 Eylül 1980 arası dönemde, diğer bir deyişle, bir askeri muhtıradan bir askeri darbeye uzanan yaklaşık on yıllık dönemde, Türkiye’deki polis teşkilatının yönetim biçiminin ve yönetimde karşılaşılan sorunların sebep-sonuç ilişkisi ekseninde değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak maksadıyla Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivlerinden elde edilen veriler incelenmiştir. 1845 yılında devletin modernleşme göstergelerinden biri olarak kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü, 1970’li yıllarda, sorumlu olduğu çok sayıda kanuna rağmen bu hizmetleri yerine getirecek düzeyde teşkilatlanmasını gerçekleştirememesi, bütçe ve lojistik yönden yeteri kadar desteklenmemesi, hatalı personel politikası ve eğitim eksikliği gibi unsurların olumsuz etkisi altında kalmıştır. Giderek artan ve çözüm getirilmeyen bu sorunlar ise aynı zamanda 12 Eylül 1980 askeri darbesinin başarılı olmasına zemin hazırlamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>METALAŞAN İNSAN</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34495</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34495</guid>
      <author>Derviş ERGUN</author>
      <description>Kapitalizm, kendi içinde başlattığı, değişim, dönüşüm politikalarıyla var olma sürecini yeni bir boyuta taşıdı. Yirminci yüz yılın son çeyreğinde, İngiltere ve Amerika öncülüğünde, neoliberal karşıdevrim diye adlandırılan bu politikalar; yapısal uyum yasaları başlığı altında bir dizi siyasi, ekonomik, kültürel alanda köklü değişimleri içerir. Küreselleşme adı verilen yeni düzenle yapılmak istenen, kapitalist sermayenin etki alanını küresel ölçekte genişletmek, üçüncü dünya ülkelerini piyasa ekonomisine bağlamaktır. Proje ancak ülkelerin kabul edecekleri garanti anlaşmalarına göre yürüyecektir. Dayatılan yasalar çoğu ülkeler tarafından kabul edildi ya da kabul etmek zorunda bırakıldılar. Böylelikle dünya uluslar arası sermayenin açık pazarı haline gelmiş oldu. Bu durumda küresel zincire eklenen ülkelerin bekası neoliberal politikaların insafına terk edilmiş olmaktadır. Üretimden uzaklaştırılan devletin temsil özelliği, hakemlik statüsüyle sınırlı tutularak bir şirket konumuna indirgenmiştir. Neoliberal politikaların, siyasi oyun kurucu görevi sadece ekonominin liberalleşmesi değil, aynı zamanda küresel ölçekte toplumsal entegrasyon sağlamayı da amaçlar. Kapitalizmin mantığını oluşturan Postmodernizm tüketim kültürü sayesinde, sosyal yapı ve gelecek, kışkırtılan tüketici üzerinden dönüşüm amaçlanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İKTİSAT TARİHİ DERSİNE İLİŞKİN BİLGİ VE TUTUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ: ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ'NDE BİR UYGULAMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34451</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34451</guid>
      <author>Aslihan NAKİBOĞLU</author>
      <description>Bu araştırma, iktisat tarihi dersi almış öğrencilerin, iktisat tarihi dersine ilişkin bilgi düzeyleri ve derse karşı tutumlarını belirlemek, iktisat tarihi dersine ilişkin bilgi ve tutum düzeyleri arasındaki ilişkileri sorgulamak ve öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerine göre iktisat tarihi dersine ilişkin bilgi ve tutum düzeylerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma; 2016-2017 eğitim öğretim döneminde Ömer Halisdemir Üniversitesi iktisat bölümünde eğitim gören ve ikinci sınıfta iktisat tarihi dersi almış olan 335 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin iktisat tarihi dersine yönelik yüksek bilgi sahibi oldukları ve oldukça olumlu tutum içerisinde oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin İktisat tarihine ilişkin bilgi düzeyleri ile iktisat tarihine yönelik tutumları arasında olumlu anlamlı ilişkilerin olduğu, iktisat tarihi bilgisinin, iktisat tarihine ilişkin tutumu etkileyerek artırdığı saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerine göre iktisat tarihi bilgi ve tutum düzeylerinde farklılaşmalar saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SOSYAL BİLGİLER DERSİNDE ÖĞRENCİLERİN GÖZÜYLE MEDYA: SANAT TEMELLİ BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34483</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=34483</guid>
      <author>Gül TUNCEL, Gülhan GÜRSOYLAR</author>
      <description>Son yıllarda teknolojide yaşanan gelişmeler ve kişisel iletişim araçlarının kullanımının yaygınlaşması bireylerin medyaya olan ilgilerini de arttırmaktadır. Bugün medya araçlarının kullanımı çok küçük yaşlara kadar nüfuz etmiştir. Oysa medyanın verdiği mesajlar olumlu olabildiği kadar olumsuz da olmaktadır. Bu durum zamanla medya okuryazarlığı kavramını ortaya çıkarmış ve medya eğitiminin okul programlarına da dâhil olmasına yol açmıştır. Ülkemizde de seçmeli ders olarak programda yerini alan medya okuryazarlığı dersi bilinçli medya kullanıcılarını yetiştirmeyi hedeflemektedir. Ancak bu dersin kapsamında eğitim almaya başlayana kadar çocuklar her türlü medya öğesine maruz kalmakta ve bu da her çocukta farklı bir etki yaratmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın problemini “7. sınıf öğrencilerinin gözüyle medya algısı nasıldır?” sorusu oluşturmaktadır. Bu soruya cevap aramak için Sosyal Bilgiler dersinde nitel araştırma yöntemlerinden sanat temelli araştırma yaklaşımı kullanılmış ve göstergebilimsel analiz yapılarak öğrencilerin medya algısı belirlenmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


