






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2014 Sayı 6</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=680</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ORTAOKUL TÜRKÇE DERSLERİNDE YARATICI DÜŞÜNME BECERİSİNİN KAZANDIRILMASINA İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32914</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32914</guid>
      <author>Ahmet Zeki GÜVEN</author>
      <description>Bu çalışmada ortaokul çağındaki öğrencilerde yaratıcı düşünme becerisinin geliştirilmesinde Türkçe öğretmenlerinin rolleri incelenmiştir. Araştırma; İzmir ilinde iki ortaokulda okulunda görev yapan 12 Türkçe öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri nitel yönteme dayalı yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, görüşmeye katılan Türkçe öğretmenleri, yaratıcı düşünme becerilerinin sonradan kazanıldığını ve bu becerilerde çevrenin ve kalıtımın da etkili olduğunu, bu becerilerin geliştirilmesinde de en büyük sorumluluğun aileye düştüğünü belirtirler. Öğretmenler, öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesinde onlara model olma, özgür bir sınıf ortamı oluşturabilme ve derslerde farklı etkinliklere yer verme gibi durumlarda sorumlulukları olduğunu düşünürler. Ayrıca öğretmenler, öğrencilerinin sıra dışı düşünce ve bakış aç</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MODERNİTE VE MİLLİYETÇİLİK: MODERN MİLLİYETÇİLİK KURAMLARI ÜZERİNE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32920</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32920</guid>
      <author>Emre YILDIRIM</author>
      <description>Bu makale modernite perspektifinde milliyetçilik kuramlarını incelemektedir. Bu bağlamda, milet ve milliyetçilik literatürüne dair kavramlar özelinden hareketle milliyetçiliğe modern kuıramsal yaklaşımları konu edinmektedir. Bu doğrultuda, millet ve milliyetçilik üzerine modern kuramsal çalışmaların tarihsel gelişiminden hareket ederek, millet ve milliyetçiliği çözümleme girişimlerinin karşılaştırmalı bir okumasına odaklanmaktadır. Modernite ile milliyetçilik arasındaki ilişkinin doğru şekilde ortaya koyulabilmesi için öncelikle ‘‘Modernite’’nin kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Ardından modernist milliyetçilik kuramlarının başat isimleri olan Ernest Gellner, Karl Deutsch, Miroslav Hroch, Eric Hobsbawm ve Benedict Anderson’un temel tezleri incelenmiştir. Peşi sıra, modernist milliyetçilik kuramları içinde yer almakla birlikte, bu kuramları aşan bir ek okumayla temel tezini oluşturan Anthony D. Smith’in yaklaşımına değinilmiştir. Son bölümde ise, çalışmanın temel tezini oluşturan, modern</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>WILLIAM KENTRIDGE'IN YAPITLARINDA ÖZ VE BİÇİM İLİŞKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32902</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32902</guid>
      <author>Dilek TÜRKMENOĞLU</author>
      <description>Kentridge'in çalışmalari Güney Afrika'nin sosyo-politik geçmişinde ırkçılık, koloniyalizm ve totalitarizm gibi konuları ele alırken, bireysel bakış açıları ve yaşamlardan toplumsal sorunlara doğru yonelmektedir. Bu çalışma günümüzde baskı ve desenler, kısa animasyon filmler, heykel, video yerleştirme, performans ve sahnelediği operalar ile tanınan Güney Afrikalı sanatçı William Kentridge'in eserlerini ele almaktadır. William Kentridge'in sanatında 'Projeksiyon İçin Desenler' başlığı altında bir araya getirilmiş dokuz kısa animasyon filmi, tüm diğer çalışmalarıyla ortak bir zeminde buluşmaktadır. Bu anlamda desen onun çalışmalarının merkezinde yer almış, bir başlangıç noktası olduğu kadar diğer çalışmaları için birleştirici bir işlev taşımıştır. Çalışmaları desenden kaynaklanan bir tekniği kavramsal boyutta farklı disiplinler ve çok boyutlu projelerin deneyselliği ile birleştirmiştir. Bu anlamda çalışmada bellek, zaman, manzara gibi temel izlekler üzerinden gidilmiş, bu temalar</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İMPARATORLUKTAN ULUS-DEVLETE ÇOKKÜLTÜRLÜ KİMLİKLERİN İFADE ALANI: KÜLTÜRLERARASI EDEBİYAT</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32904</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32904</guid>
      <author>Semran CENGİZ</author>
      <description>Edebiyat bilimi araştırmaları içerisinde son yıllarda önemli bir alan olarak ortaya çıkan kültürlerarası edebiyat, küreselleşmenin bir sonucu olarak görülse de yüzyıllardır, toplumların çeşitli nedenlerle etkileşime geçtikleri her dönemde çokkültürlü kimliklerin ifade alanı olarak var olmuştur. Bu anlamda imparatorlukların çokkimlikli edebiyatları kültürlerarasılık açısından araştırmacılara zengin bir kaynak teşkil etmektedir. Kültürlerarası edebiyat, farklı kültürlerin edebiyatlarının biçim ve içerik bakımından birbirlerinden etkilenmesi, bir kültürün kendisini başka bir dilde ve kültürde var etmesidir. 19. yüzyıldan itibaren son bulmaya başlayan imparatorlukların yerine ulus-devletlerin kurulmasıyla kültürlerarası etkileşim de şekil değiştirmiştir. İmparatorluklar döneminde farklı kültürlere karşı geliştirilmiş olan hegemonik emperyal düşünce, teknolojik gelişmelerin de desteğiyle pazar ekonomisine hizmet eden tekkimlikli ancak küresel ekonomiye bağımlı ulus-devletlerde, yerini küres</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN BİLGİSAYAR OYUNU OYNAMA ALIŞKANLIKLARI VE OYUN TERCİHLERİ: MARMARA ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32922</guid>
      <author>  Zeynep GÖKKAYA,, Levent DENİZ</author>
      <description>Bu araştırma üniversite öğrencilerinin bilgisayar oyunu oynama alışkanlıkları ve oyun tercihlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Marmara Üniversitesi’ndeki 5 farklı fakülteden 191 öğrenci katılmıştır. Katılımcı grubu belirlenen fakültelerdeki öğrenciler arasından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma sonuçları serüven ve keşif gibi heyecan verici oyunların daha çok tercih edildiğini göstermektedir. Bu durum günümüzde hızla yaygınlaşan çağdaş eğitim yöntemlerinden biri olarak bilinen oyunlaştırma uygulamalarında senaryoların temalarını belirlemede yol gösterici rol oynamaktadır. Geçmiş dönemde yapılan çalışmalarla karşılaştırıldığında üniversite öğrencilerinin kişisel bilgisayara sahip olma oranlarında büyük bir artış olduğu görülmektedir. Bununla paralel olarak bilgisayar oyunu oynama oranlarında da artış olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar bilgisayar oyunlarının yarattığı rekabet ortamının motivasyonlarını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Bilgis</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“SANAYİ-İ NEFİSE MEKTEBİ” VE PARİS GÜZEL SANATLAR OKULU “L’ECOLE DES BEAUX-ARTS” ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32923</guid>
      <author>Derya UZUN AYDIN</author>
      <description>Osmanlı İmparatorluğu, tarih boyunca Fransa ile ilişkiler kurmuştur. Bu ilişkiler neticesinde, Osmanlı’da eğitim gören bir çok öğrencinin özellikle Paris’e gönderildiği bilinmektedir. Ayrıca karşılıklı kurulan elçilikler bu ilişkileri pekiştirmiştir. Sanayi-i Nefise Mektebi, Osmanlı Devleti’nin ilk güzel sanatlar okuludur. 1883 yılı Mart ayında açılan bu okul, eğitim programından yönetmeliklerine, öğrenci alımlarından ders seçimlerine kadar bir çok unsurda kendisine Paris’teki güzel sanatlar okulunu (L’Ecole Des Beaux-Arts) örnek alır. 19. Yüzyılda tüm Avrupalı öğrencilerin okumak için geldikleri bu okul, dönemin Paris’ini sanat merkezi haline getirmiştir. Yurtdışında eğitim gören Sanayi-i Nefise Mektebi öğrencilerin çoğu, yurda döndükten sonra mektepte hocalık yapmışlardır. Çoğunluğu gördükleri, etkilendikleri akademik ve klasik anlayışı çalışmalarına yansıtmışlardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK KÜLTÜRÜNDE ANNE VE ÂŞIK GARİP HİKÂYESİNDE GÖRÜNÜŞÜ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32925</guid>
      <author>Mehmet Emin BARS</author>
      <description>Toplumun bir ferdi olan kadınlar, erkeklerden farklı biçimde, kendilerine has yaratılış özellikleriyle ilgi odağı olmuş; her devir ve toplumda bazen yüceltilmiş bazen de ezilen kesim olarak ön plânda yerlerini almışlardır. Toplumun bu önemli ve vazgeçilmez varlığı, edebiyatın da temel konularından birini teşkil etmiştir. Şiir, roman, hikâye, tiyatro, destan ve diğer folklorik ürünlerde kadın, çeşitli yönleriyle ele alınmıştır. Bununla birlikte insanlığın varoluşundan günümüze kadar önemli bir konu olan anne ve anne sevgisi de Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Türk kültüründe kadının temel nitelikleri annelik ve kahramanlık olarak karşımıza çıkar. Türkler kutsal ve önem verdikleri haklara “ana hakkı” demişler ve ana hakkını da “Tanrı hakkı” ile eşit tutmuşlardır. Toplumsal bir varlık olan birey, anne vasıtasıyla yaşama yönelir. Bu durum bireyin toplumsallaşmasının da ilk sürecini oluşturur. Bu süreçte çocuk, annenin varlığıyla kendini bütünleştirir. Çocuk bu dönemde ruhen oldu</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KELOĞLAN MASALLARI VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32903</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32903</guid>
      <author>Mualla Murat NUHOĞLU</author>
      <description>Masallar bir toplumun kültürel hazinesidir. Bu hazine çözümlendikçe (deşifre edildikçe) o topluma ait dil, din, adet, gelenek - görenek, gibi özellikle açığa çıkar. Keloğlan masallarında, Türk toplumun asırlar boyu birikmiş kültürünü analiz ettiğimizde, Şamanizm’in izlerini bulmanın yanı sıra, Hz. İsa’nın havarilerinden St. George ile Hz. Hızır (as) nezdinde inançların etkileşimini, Hz. Süleyman’ın hayvanlarla konuşması ve sihirli yüzük rivayetleri, Halk hikâyelerinde geçen görmeden âşık olmak motifini, Nasreddin Hoca fıkralarına ait bazı anekdotları, Ömer Seyfettin’in Üç Öğüt hikâyesindeki ana temanın aynı olduğunu görüyoruz.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRENCİLERİN ÖĞRETMENLERİ İLE OLAN İLETİŞİMLERİ İLE TÜRKÇE DERSİ KONUŞMA BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32930</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32930</guid>
      <author>Hatice VATANSEVER BAYRAKTAR, M.Cihangir DOĞAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı beşinci sınıf öğrencilerinin öğretmenleri ile olan iletişimleri ile Türkçe dersi konuşma becerileri arasında bir ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar ilçelerindeki devlet okullarında öğrenim gören 469 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan “Konuşma Becerilerini Değerlendirme Ölçeği” ile “Öğretmen ile Öğrenci Arasındaki İletişimi Değerlendirme Ölçeği” kullanılarak veriler toplanmış ve verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin “Öğretmen-Öğrenci Arasındaki İletişimi Değerlendirme Ölçeği”nin genel ortalamalarına göre; “Saygı”, “Etkililik” ve “İfade Becerisi” alt boyutundan aldıkları puanların ortalamasına göre göreceli olarak yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin “Konuşma Becerilerini Değerlendirme Öl</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SES SENTEZLEME TEKNİKLERİ ÖĞRETİMİNDE EĞİTİM MATERYALİ OLARAK “PURE DATA”</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32933</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32933</guid>
      <author>Arda Eden</author>
      <description>Ses sentezleme, çeşitli tekniklerden faydalanılarak yeni tınılar üretme süreci olarak tanımlanabilir. Ürünü ses olan bu sürece yönelik tekniklerin öğretilmesinde uygulama, tınısal sonuçların gözlemlenmesi ve nispeten soyut sayılabilecek teorik bilginin somutlaştırılması açısından önemlidir. Bu uygulamalar donanım veya yazılım tabanlı ses sentezleyiciler üzerinde gerçekleştirilebilir. Çalışmada, açık kaynaklı bir ses sentezleme ortamı olan Pure Data’nın ses sentezleme teknikleri öğretimi sürecinde eğitim materyali olarak kullanılabilirliği; yazılımın sunduğu görsellik ve gerçek zamanlılık özellikleri çerçevesinde, örnek uygulamalar ile desteklenerek tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“MADONNA VE ÇOCUK” TABLOSUNUN RESTORASYONU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32884</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32884</guid>
      <author>Ragsana HASANOVA</author>
      <description>Bozulmakta olan değerli müze eserlerinin restore edilip hayata döndürülmesi, sanat eserlerinin korunup gelecek nesillere ulaştırılmasında önemli bir yer tutmaktadır. 50’li yılların ikinci yarısında Azerbaycan Cumhuriyetinde eserlerin restorasyonuna önem verilmiş ve bu yönde çalışmalar başlatılmıştır. Ferhat Hacıyev ile Merkez Laboratuvarın “Yağlı Boya Eserlerin Restorasyonu Bölümü”nün restoratörleri pek çok ekip çalışmalarında bulunmuşlardır. Tahribat ve bozulma derecelerine göre farklılaşan birçok yağlı boya tabloların içerisinde en zor olanlardan birinin restorasyonu için 14 Ağustos 1987 yılında karar verildi ve çalışmaya başlandı. Bu eser de “Madonna ve Çocuk” tablosudur. 238/2108 envanter numarada kayıtlı, ressamı ve yapım tarihi belli olmayan bu yağlı boya tablo 75 x 65 cm boyutlarındadır. R. MUSTAFAYEV adına Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesinin “Tasviri Sanat” deposunda kayıtlı olan eserin restorasyonuna 27 Ağustos 1987 yılındaki Restorasyon Komisyonunun № 6 protokolüyle ba</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“HÜKÜMET KADIN” FİLMİ EŞLİĞİNDE VİZYONER LİDERLİK</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32896</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32896</guid>
      <author>Hasan GÜL, Furkan ÇELEBİ</author>
      <description>Clemens ve Wolff 2001 yılında yayınladıkları “Büyük Filmlerden Liderlik Dersleri” adlı eserlerinde araştırmaları için birçok filmi incelerken, kadın liderlere odaklanmış çok fazla çalışma olmadığını görmekten duydukları hayal kırıklığını belirtmişlerdir. Yabancı literatürde bu anlamda çok fazla çalışma bulunmadığı gibi ülkemizde de bu konuda yapılan bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Bu makale çalışmasında başarılı bir kadın lider örneği ortaya koyan 2013 yılında gösterime giren “Hükümet Kadın” filmi vizyoner liderlik özellikleri ve davranışları doğrultusunda incelenmiştir. “Hükümet Kadın” filmi, kadın lider figürü içerdiğinden dolayı özellikle seçilmiştir. Filmin senaryosu ve replikler incelendiğinde “Hükümet Kadın” karakterinin vizyoner liderlik davranışlarının birçoğu ile örtüşen davranışlar sergilediği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KÖTÜLÜĞÜN FELSEFESİ: FELSEFİ TECRÜBEDE KÖTÜLÜK SORUNU VE KÖTÜLÜĞÜ HAKLILAŞTIRMA OLARAK TEODİSE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32897</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32897</guid>
      <author>Kevser ÇELİK</author>
      <description>Kötülüğün öyküsü, insanın öyküsüyle başlar. Ancak kötülük olgusunun felsefi bir problem olarak ilgi görmesi, rasyonel düşüncenin gelişmesine rastlamaktadır. Bu ilgiyle birlikte, kötülük olgusu felsefi tecrübede yerini almış ve böylece onun mahiyeti, kaynağı, amacı sorgulanmaya başlamıştır. Teistik inançlar söz konusu olduğunda, bu sorgulamalara bir yenisi daha eklenmiştir: Dünyadaki kötülüğün varlığı, sevgi dolu, güçlü, adil ve iyi bir Tanrı’nın varlığına inanmayla nasıl uzlaştırılabilir? Bu çalışmada, hem Batı hem de İslam düşüncesinden farklı bakış açılarıyla, kötülük sorunu ve onun gerekçelendirilmesi olarak ileri sürülen teodiselerin felsefi anlamı incelenmektedir. Bu çalışma, her ne kadar kötülük olgusunun kısa bir felsefi serüvenini sunsa da, asıl amaçlanan, çoğunlukla teolojik alana hapsedilen kötülük sorununu, günümüz dünyasında yaşanan kötülüklerden hareketle insanın doğası açısından sorgulamaya dikkat çekmektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAVALİMANI TERMİNAL HİZMET KALİTESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32899</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32899</guid>
      <author>Bekir TUNCER, Erdoğan GAVCAR</author>
      <description>Dünyanın ortak bir pazar alanına dönüşmesi ve de ulaşım ağlarındaki iyileştirmelerin katkısıyla; seyahatlerin sıklaştığı, daha kapsamlı hale geldiği ve milyonlarca insanın sürekli hareket halinde olduğu bir yaşam biçimi tüm dünyaya yayılmış durumdadır. Havayollarında devlet sahipliğinin yavaş yavaş ortadan kalkması ve gerek ulusal gerekse uluslararası düzenlemelerin kaldırılması uygulamaları ile ortaya çıkan liberalleşme ve özelleştirmenin etkisiyle hava taşımacılığı altyapısı olan havalimanları ve terminallerinde de özelleştirmeler gündeme gelmiştir. Yapılan araştırmada, yolcular açısından terminal hizmet kalitesini oluşturan faktörlerin belirlenip bu faktörlerin terminal hizmet kalitesine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek vasıtası ile keşfedici faktör analizi yapılarak terminal hizmet kalitesini oluşturan faktörler ortaya çıkartılmış, sonrasında da ikinci düzey (üst düzey) doğrulayıcı faktör analizi yapılarak model geliştirme stratejisi i</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ADA ÜLKELERİNDE TURİZM POLİTİKA VE PLAN GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32900</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32900</guid>
      <author>Sinem KUNT</author>
      <description>Bu araştırmada ada ülkelerinin turizm plan ve politikaları değerlendirilmiştir. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ada ülkeleri olan Ma</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR MÜLTECİ KAMPINDA YAŞAYAN SURİYELİLERDE DEPRESYON VE ANKSIYETE DURUMU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32901</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32901</guid>
      <author>Cihan ÖNEN, Gülsen GÜNEŞ , Ali TÜREME , Pınar AĞAÇ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; bir mülteci kampında kalan Suriyeli mültecilerin anksiyete ile depresyon durumlarını saptamak ve etkileyen faktörleri incelemektir. Tanımlayıcı tipteki araştırmanın evrenini, Şanlıurfa Akçakale Mülteci Kampı’ndaki 18 yaş üstü 27.000 kişi oluşturmaktadır. Küme örnekleme kullanılarak, her bir alandan basit rastgele yöntemle seçilen toplam 450 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Kesitsel olan çalışmada, katılımcılarla 24 Ocak-01 Şubat 2014 tarihleri arasında yüzyüze görüşülerek veriler toplanmıştır. İstatiksel değerlendirmede, Bağımsız Örneklem t-Testi ve One Way Anova Testi kullanılmıştır. Mültecilerden 87kişide(%19’3’ü) şiddetli anksiyete belirtileri görülürken; 40kişide(%8,9’u) şiddetli depresyon belirtileri vardır. Mültecilerin sigara içmesi, savaşta şiddet görmesi, uyku sorunu yaşama, savaş sonrası bir hastalığa yakalanmasıyla anksiyete ve depresyon puanları arasında istatiksel anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca, katılımcıların medeni durumu, şiddete uğrama şekli, ge</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE BİTKİ ADLARI VE YETİŞTİĞİ YERLE İLİŞKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32905</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32905</guid>
      <author>Yakup YILMAZ, Hamide DAĞTAŞ</author>
      <description>Varlıkların adlarıyla ilgilenen ad bilimi, varlıklara ad vermenin sebebini merak edenlerin yöneldiği bir disiplindir. Bitki adları ad biliminin konuları arasındadır. Bu çalışmada Türkçedeki bitki adlarıyla onların yetiştiği yer arasındaki ilişki ele alınmıştır. Türkçede bitki adlarıyla bitkilerin yetiştiği yer arasında dokuz husus dikkat çeker. Bunlar, bitkinin (Çanakka-le kekiği, Antalya çiğdemi gibi) yerleşim yerinden ad alması, bitkinin (ada çayı, dağ kekiği gibi) coğrafi oluşumlardan ad alması, bitkinin (Cezayir menekşesi, Yemen safranı gibi) ülke adlarından ad alması, bitkinin (Trakya lâlesi, Anadolu otu gibi) Türkiye’deki bölge adlarından ad alması, bitkinin (ağaç mantarı, çınar mantarı gibi) üzerinde yaşadığı bitkilerden ad alması, bitkinin (Cennet zambağı, Kâbe kekiği gibi) dinî mekânlardan ad alması, bitkinin (kır lâlesi, orman gülü gibi) bitkili alan adlarından ad alması, bitkinin (yer çileği, su biberi gibi) üzerinde yaşadığı cansız varlıklardan ad alması ve bitkinin (hastan</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>REKLAM İRRİTASYONUNDAN MARKA İRRİTASYONUNA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32906</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32906</guid>
      <author>Arif YILDIZ, Hatice Seçil FETTAHLIOĞLU , Cansu BİRİN</author>
      <description>Reklam ve marka stratejileri, tüketicilerin satın alma süreçlerinde etkili olan önemli faktörlerdendir. Bu stratejiler aynı zamanda işletmelerin ürün ya da hizmetlerine değer katan bir araç olarak da değerlendirilmektedir. Bu iki araç tüketicilerin satın alma davranışlarına yön verebildiği gibi, satın almama kararlarında da etkili olabilmektedir. Reklamlarda tüketicileri rahatsız edici mesaj içeriklerinin bulunması, tüketicilerde o ürüne karşı negatif algının oluşmasına ve satın almama niyetinin doğmasına neden olabilmektedir. Bu durum literatürde reklam irritasyonu olarak adlandırılmaktadır. Bunun yanı sıra tüketicinin bir ürüne yönelik tatminsizlik derecesinin artması sonucunda o ürünün içinde bulunduğu portföye ait tüm markalara ilişkin negatif algının oluşması ise marka irritasyonu olarak ifade edilmektedir. Uluslararası yazında marka ve reklam irritasyonuna yönelik çalışmalar olmasına rağmen Türkçe yazında marka irritasyonuna ilişkin çalışmalara rastlanılmamıştır. Bu nedenle bu ça</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HANIF KUREISHI’NİN VAROŞLARIN BUDA’SI, KARA PLAK VE KULAĞIM ONUN KALBİNDE ADLI BAŞLICA ESERLERİNDEKİ IRKSAL GERİLİMLER VE KİMLİK ÇATIŞMALARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32910</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32910</guid>
      <author>Neslihan GÜNAYDIN</author>
      <description>Yirminci yüzyıl İngiliz toplumunda, diasporal toplulukları sosyal hayattan soyutlayan tek taraflı ırkçı sosyal politika değişmeye başladı ve İngiliz toplumu, dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen göçmenlerle ilgilenerek, ırksal olarak daha çeşitli bir topluma dönüştü. Hanif Kureishi’nin 1990’da yayınlanan ilk romanı, 1970’lerin İngilteresi’nde başkarakter Karim’in sosyal ve cinsel kimlik arayışına odaklı yarı otobiyografik bir kitaptır. Varoşların Buda’sından beş yıl sonra yayınlanan, Kara Plak (1995), 80’lerin Londra’sındaki İslamik radikalizm, ekstazi, sansür, Prince, İngiltere ve göçmenleri arasındaki kültürel çatışmalar gibi bazı önemli konuları ele alan ikinci romanıdır. Diğer yandan, 2004’te yayınlanan Kulağım Onun Kalbinde kitabı, bize, Kureishi’nin vefat eden babasının yayınlanmamış el yazması kitabını tanıştıran bir yaşam öyküsüdür. Bu yazının amacı, Hanif Kureishi’nin Varoşların Buda’sı, Kara Plak ve Kulağım Onun Kalbinde adlı başlıca eserlerindeki ırksal gerilimleri ve kimlik</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DEDE KORKUT’TAKİ ALP TİPİ ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32911</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32911</guid>
      <author>Mehmet KAYGANA, Tuğrul BALABAN , Jale Gülgen BÖRKLÜ</author>
      <description>Dede Korkut Hikâyeleri Türk kültürünün şaheserlerinden biridir. Bu nedenle Dede Korkut ve içerisindeki her biri ayrı bir destan hüviyeti sergileyen metinler üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Özellikle hikâyelerdeki tipler ve bunların Türk kültür tarihindeki yeri üzerine Kaplan’ın çalışmaları ve sonrasında yazılanlar oldukça dikkat çekicidir. Dede Korkut’ta alp tipinin dejenere oluşunu kanıtlayan olaylar ve kişiler var mıdır; yoksa bunlar yaşanılan hayatın gereği olarak ideal insan tipindeki rötuşlar mıdır? Çalışmamızda Uşun Koca-Oğlu Egrek hikâyesini yapısal açıdan inceledik. Hikâyedeki tüm olay birimlerinin bir düşünce etrafında örgülendiğini, bu çatışma ve karşılaşmaların da ortak bir düşünceyi tasvir ettiğini gördük. Ele aldığımız metinde Oğuz’un ideal kahraman tipi olarak ‘alp-eren’in temel özellikleri ile takdim edilişini göstermeye çalıştık.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MARKA, MARKA TESCİLİ ve MARKALARDA KARŞILAŞILAN BENZERLİKLERE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32913</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32913</guid>
      <author>Aydın ZOR</author>
      <description>Yapılan bu çalışmanın ilk bölümünde marka kavramından ve marka tescilinin ne anlama geldiğinden bahsedilmiştir. Bir markanın niçin tescil edilmesi gerektiği ve marka tescil işlemlerinin nasıl yapıldığı konularına değindikten sonra markalarda yenilik ve ayırt edicilik hususu çeşitli örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise; benzerliklerinden ötürü mahkemeye intikal etmiş bazı markalara ait bilirkişi raporlarına yer verilmiştir. Bu markalarda rastlanan görsel benzerlik, işitsel benzerlik, anlamsal benzerlik ve çağrıştırma yönleri ele alınarak marka tescilinin yapılıp yapılamayacağı hakkında görüş belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSMANLI DEVLETİ BÜROKRASİSİNDE DERSİMLİ MEMURLAR (SİCİL-İ AHVAL DEFTERLERİNE GÖRE)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32917</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32917</guid>
      <author>Abdulkadir GÜL</author>
      <description>Osmanlı Devleti’nde, II. Mahmud ve 1839–1876 seneleri arasında devam eden idari, sosyal, kültürel, askeri, siyasi ve iktisadi anlamda bir takım değişmelerin yaşandığı dönemlerdir. Bu dönemlerde idari teşkilatın genel yapısı değişmiş ve gelişmiştir. 1864 Vilayet Nizamnamesi’nin, 1868 senesinde bütün vilayetlerde uygulanmaya başlamasıyla idari taksimat ve yönetim anlayışında önemli değişiklikler yapılmıştır. Akabinde II. Abdulhamid ile bu idari mekanizma daha da gelişme göstermiştir. Bu döneme kadar Osmanlı Devleti’ndeki memurlar ile ilgili düzenli bir bilgi tutulmamıştır. Ancak 5 Şubat 1879 tarihinden itibaren Sicil-i Ahval Komisyonu kurulmasıyla bu durum giderilmeye çalışılmıştır. Devlet kademelerinde görev yapan çeşitli memurların durumlarını belirten sicil defterleri oluşturulmuştur. Bu defterler, Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde bulunan ve Osmanlı Devleti’nin son yıllarına görev yapan memurlar hakkında önemli biyografik bilgiler veren kaynaklar arasındadır. Bu kayıtlardan Dersimli</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YGS VE LYS SINAVLARINDAKİ FİZİK SORULARININ ÖĞRETİM PROGRAMI AÇISINDAN VE BLOOM TAKSONOMİSİ BİLİŞSEL ALAN DÜZEYİ AÇISINDAN ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32918</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32918</guid>
      <author>Rıza SALAR, İbrahim KARAMAN , Refik DİLBER , Ümit TURGUT</author>
      <description>Bu çalışmada, 2011-2013 yılları arasında yapılan Yüksek Öğretime Geçiş Sınavlarında (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavlarında (LYS) sorulan fizik sorularının fizik öğretim programı açısından ve Bloom taksonomisine göre sınıflandırılması ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla toplam fizik alanında sorulmuş 42 YGS ve 90 LYS sorusu doküman incelemesi yöntemiyle incelenmiştir. İncelemede Bloom taksonomisine göre sınıflama Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi’nde görev yapan ve fizik eğitimi alanında çalışan dört akademisyen tarafından yapılmıştır. Elde edilen veriler soruların lise müfredatına uygun olduğunu, YGS’de sorulmuş olan fizik sorularının seviyelerin ise yaklaşık %97 oranında Bloom taksonomisinin ilk üç seviyesinde, yaklaşık %3 oranında ise son üç seviyesinde olduğunu göstermiştir. Ayrıca LYS’de sorulmuş olan fizik sorularının seviyelerin ise yaklaşık %72 oranında Bloom taksonomisinin ilk üç seviyesinde, yaklaşık %28 oranında ise son üç seviyesinde olduğun</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE`NİN AZERBAYCAN HALK CÜMHURİYYETİNE DEVLET KURUCULUĞU ALANINDA YARDIMLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32921</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32921</guid>
      <author>İsa ARSLAN İBRAHİM OĞLU</author>
      <description>Makalede sözü geden gerçekler açıkça göstermektedir ki, Osmanlı Devleti ilk günlerden Kafkasya'da yeni oluşmuş cumhuriyetlere, özellikle de Azerbaycan ve Dağlı cumhuriyetlerine karşı savunma kabiliyetini yükseltmek, devlet otoritesinin normal faaliyetini düzenlemek için çeşitli yönlerde yardımlara baş vurdu. Bu yardımlar çok ciddi zorluklarla karşılaşan genç cumhuriyetlerin ayakta kalmasına, devlet yapılarının bu veya diğer derecede normal faaliyetine olanak yaratmıştı. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra yeni yönetim yapılarının düzenlenmesi ve normal faaliyet sergilemesi, kamu düzenini koruma, düzen-disiplinin güçlendirilmesi alanında Osmanlı devleti, Azerbaycan'a gönderilen çeşitli alanlarda danışman ve danışmanlar timinin önemli rolu inkar edilmezdir. Bununla ilgili arşiv belgelerinde, o dönemde çıkan gazetelerde, yaşlı insanların hatıralarında oldukça ilginç, bir çok durumlarda ise öğretici olgular kalmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EXAMINATION OF THE VIEWS OF HIGH SCHOOL ADMINISTRATORS ABOUT SCHOOL GUIDANCEUNITS (The Case of Van)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32926</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32926</guid>
      <author>Ahmet AKBABA, Ersin TOPAÇ</author>
      <description>This study aimed to identify the views of high school administrators concerning school guidance units. The research universe consisted of 50 high schools located in the central district of Van Province and 198 administrators serving as a principal or as an assistant principal in such schools. The research sample was composed of all the administrators working in these schools. The “Scale for Examining the Views of High School Administrators Concerning School Guidance Units” composed of 28 questions was used for data collection. There sear ch results showed that parents did not participate in school guidance services adequately; school guidance units did not provide students with enough information about jobs; females had more positive views than males in regard to school guidance units; and there wasno relationshipbetweeneducationalbackgroundsandthe views of school administrators concerning guidanceunits.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI”, “SOSYAL GİRİŞİMCİLİK”, “KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK” VE “SOSYAL İŞLETME”</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32927</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32927</guid>
      <author>Özlem DEMİR</author>
      <description>Geleneksel toplum tarzından modern toplum tarzına geçişin etkisi ile değişen toplumsal ve ekonomik yapı, yeni eğilimleri ortaya çıkarmıştır. Bu değişim sürecinde, modern toplumların, demokratikleşmesine katkı yapan önemli aktörlerinden biri de sivil toplum kuruluşları olmuştur. Yoksulluk, hastalık, eğitim, işsizlik, insan hakları, kadın, çevre sorunları, barınma sorunu gibi sosyal sorunların çözülmesi konusunda “sosyal girişimcilik”, “kurumsal sosyal sorumluluk” ve “sosyal işletme” gibi yapılanmalar faaliyet göstermektedir. Bu nedenle, “sivil toplum kuruluşları”, “sosyal girişimcilik”, “kurumsal sosyal sorumluluk” ve “sosyal işletme” kavramları son yıllarda oldukça popüler kavramlar olmuştur. Çalışmada bu kavramların ne ifade ettiği açıklanarak, aralarındaki bağlantılar üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, çalışmada sivil toplum kapsamında değerlendirilen bu yeni oluşumların toplumlar açısından yeri ve önemi vurgulanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE VE AZERBAYCAN FOLKLOR ÖRNEKLERİNİ KULLANANARAK 3 – 6 YAŞ ÇOCUKLARINA DOĞRU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32928</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32928</guid>
      <author>Gaye ARSLAN</author>
      <description>Makale Azerbaycan ve Türk bilim adamlarının fikirlerine dayalı "eğitim" kategorisini analiz ediyor. Burada eğitimin ana kriter davranışı ile ilişkili ruhsal nitelikleri içeren ilkel toplum ile ilişkisi hakkında ve erken yaştan itibaren çocukların aşılanması gerektiğinden söz ediliyor. Yazar ayrıca olarak ahlaki eğitimin farklı farklı kombinelerini de ortaya koymaktadır. Bir örnek olarak bütün örneklerde, etno pedagojik Azerbaycan ve Türk folkloru olarak yansıtılan ahlaki eğitim sektörünün bileşenlerin sonuçları çocukların ahlaki eğitiminin geliştirilmesinde büyük bir öneme sahip. Ayrıca doğruluk, dostluk ve dayanışma, vatanseverlik, tevazu ve diğerleri. çocukların ahlaki eğitiminin nitelikleri gibi makalede özellikle vurgulanmaktadır. Onlarla yanı sıra olumsuz özellikler de, örneğin bencillik, kendini beğenmişlik, vahşet, ve diğerleri eleştirilmektedir. Makale Nasireddin Tusi`nin olağanüstü ipuçları ve çocukların ihtiyacı olduğu cinsel eğitim önerileri ile sona eriyor.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EKONOMİK BÜYÜME SÜREÇLERİNİN ANALİZİNDE YENİ AÇILIMLAR VE BÜYÜMENİN YERSEL DİNAMİKLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32929</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32929</guid>
      <author>Zehra DOĞAN ÇALIŞKAN</author>
      <description>Ülkelerin temel hedefi gelecek nesilleri en az bugünkü nesillerin refah düzeyinde ve hatta daha yüksek refah düzeyinde yaşatacak büyüme oranlarını yakalamak ve sürdürmektir. Büyümenin altın kuralı olarak ifade ettiğimiz bu cümle birçok politika uygulamasını ve reformu gerektiren bölümlere ayrılır. Bu anlamda büyüme kendiliğinden gerçekleşmeyen, bir proje ve tasarım sonucu ortaya çıkan süreçtir. Bu çalışmada büyümenin tarihsel kökenleri incelendikten sonra, büyüme teorilerine bakılacaktır. Ardından ekonomik büyüme süreçlerinin analizinde yeni açılımlar ile evrimci büyüme kuramlarının temel argümanları açıklanacaktır. Bu çalışmanın amacı, büyüme kuramları ile ilgili olarak tarihsel süreçte nasıl bir yol izlendiği, yeni anlayışta ise algılayış biçimi olarak nelerin değiştiğini ve bu değişimin temel ilkelerini açıklamaktır. Çalışma yol gösterici olmak ve büyüme gibi önemli bir konuda neler yapılabileceğini, değişen dünya ve koşullara göre büyüme modellerinde nelerin dahil edilebileceğini</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ BEDEN DİLİ YETERLİLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32931</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32931</guid>
      <author>Mehmet TOK</author>
      <description>Bireyler, duygu ve düşüncelerini yazılı, görsel ya da sözlü bir şekilde ilettikleri gibi çoğu zaman gerek gündelik hayatta gerekse meslek hayatında sözsüz olarak da ifade ederler. Sözsüz iletişimin en önemli unsuru olan beden dili, öğretmenlik mesleği gibi davranışlara önem veren bir alanda oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada öğretmen adaylarının beden dilini ne kadar etkili kullanabildiklerini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2013-2014 eğitim-öğretim yılında ÇOMÜ Eğitim Fakültesinde Türkçe, İngilizce, Okul Öncesi, Fen ve Teknoloji ve Sınıf öğretmenliği Anabilim Dallarında öğrenim gören 378 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Tok ve Temel (2013) tarafından geliştirilen Beden Dili Ölçeği (BDÖ) ile elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda kız öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre beden dilini daha etkin kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anabilim dalları arasında beden dili yeterliliklerine bakıldığı</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR ÖĞRETME-ÖĞRENME ARACI OLARAK AKILLI TAHTA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32932</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32932</guid>
      <author>Tolga GÜNDOĞDU</author>
      <description>FATİH projesi kapsamında yurdun tüm sınıflarına kurulan akıllı tahtalar eğitim öğretim dünyasına pek çok fayda getirmekle beraber öğrencileri de öğrenme etkinliklerinde desteklemektedir. Kara tahta veya beyaz tahta gibi klasik tahtalarla karşılaştırıldığında akıllı tahtanın birçok olumlu özellikleri ortaya çıkmaktadır. Bu yeni özelliklerin, öğretmenleri, daha çok da öğrencileri etkilediği görülmektedir. Öğrencilerin bu yeni akıllı tahtalarla derse daha iyi yoğunlaşabildikleri ve derste işlenen konuları daha kısa sürede anlayabildikleri yapılan çeşitli araştırmalarla saptanmıştır. Öğretmenlerin ise bu yeni öğretme ve öğrenme aracını derslerinde etkili bir şekilde kullanmaları, ciddi bir hazırlık ve ön çalışma gerektirmektedir. Bu makalede akıllı tahtanın nasıl bir öğretme ve öğrenme aracı olduğu, öğretmenlere ve öğrencilere ne gibi artı değerler sağladığı anlatılıp, buradan çıkan öneriler ortaya konmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORHAN VELİ’NİN “ESKİLER ALIYORUM” ŞİİRİNE ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32934</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32934</guid>
      <author>Ahmet AYDIN</author>
      <description>Orhan Veli, otuz altı yıllık kısa hayatına birçok şeyi sığdırmıştır. Şiirden öyküye, çeviriden eleştiriye edebiyatın pek çok alanında eser vermiş, özellikle şiir türündeki eserleri yayımlandığı zamanda büyük yankılar uyandırmıştır. Bu çalışmamızda Orhan Veli’nin “Eskiler Alıyorum” adlı şiirini muhteva olarak açıklamaya ve şiir-şair hakkındaki eleştirileri karikatürlerden faydalanarak anlatmaya çalışacağız.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN ÇALGI ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI: MARMARA ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32935</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32935</guid>
      <author>Beste ATALAY, Levent DENİZ , Okan YUNGUL , Zeynep ÖZDER</author>
      <description>Araştırma, öğrencilerin bireysel çalgılarını çalışmalarına yönelik tutum düzeylerinin ve bu tutumların çeşitli değişkenlere göre farklılaşma durumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2013-2014 Öğretim yılında, Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğrenim gören, lisans 1. ve 4. sınıf öğrencilerinden 51 kadın, 26 erkek toplam 77 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin çalgı çalışmaya yönelik tutumlarının belirlenmesinde, Özmenteş (2007) tarafından geliştirilen “Çalgı Çalışmaya İlişkin Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin çalgı çalışmaya ilişkin tutumları onların, sınıf düzeylerine, günlük çalgı çalışma sürelerine ve çalgılarında kendilerini yeterli görme düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermekteyken, cinsiyetlerine, mezun oldukları okul türlerine, bireysel çalgılarına, çalgı çalma deneyimlerine ve mesleki hedeflerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GENÇLERİN FAST FOOD TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32936</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32936</guid>
      <author>Menekşe CÖMERT</author>
      <description>Bu çalışma, turizm öğrencilerinin fast food tüketim alışkanlıklarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir. Yaşları 17-29 arası değişen 400 üniversite öğrencisi araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerine anket tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Anket formu; demografik bilgileri ve gençlerin fast food yiyeceklerin tüketimi ile ilgili düşüncelerini belirlemek amacıyla hazırlanan sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri SPSS 17.0 İstatistik paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda gençlerin %63.5’i fast food yiyecekleri tükettiklerini ve %59.5’inin hızlı olması sebebiyle bu yiyecekleri tükettiklerini belirtmişlerdir. Bu nedenle, sağlıklı ve bilinçli genç nesiller için ilköğretim çağından başlayarak önlemlerin alınması gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>JAPONYA’NIN AZERBAYCAN’A YATIRIM POLİTİKASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32939</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32939</guid>
      <author>İsrail EMİROV</author>
      <description>Makalenin konusu Japonya`nın Azerbaycana yatırım politikasını içermektedir. Belirtelim ki, Sovetlerin Birliğinin çöküşü sonrası bazı politikalar da çöktü veJaponyanın ile Azerbaycan arasında ekonomik alanda ilişkiler üst düzeyde gelişmeğe naşladı. Azerbaycan`ın kendi özügürlüğünü kazanmasının ardından her iki tarafın çabaları sonucu Azerbaycan Japon şirketleri yatırımların daha da artmasına yönelik ortak faaliyetlerde bulundular. Doğunun eski devletleri olan Azerbaycan ve Japonya arasındaki ilişkiler geç bir dönemde, yani XX. yüzyılın sonlarında başlamıştır, fakat bu ilişkiler çağdaş dönemde özellikle siyasi ve ekonomik alanda daha gelişmiş durumdadır. Azerbaycan ve Japonya arasında siyasal ve ekonomik düzeylerde ilişklerinin sağlam temellerinin atılması merhum Cümhurbaşkanı Sy.Haydar Aliyevin cümhurbaşkanlığı dönemine denk gelmektedir. Zira her iki devlet arasında görüşmeler sonucu Japonya`nın Azerbaycana yatırım merakları arttı ve burada şirketler oluşmaya başladı. Siyasal ve ek</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KABAHATLER KANUNU VE KABAHATLERE İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASI KONUSUNDA BELEDİYELERİN GÖREVLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32940</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32940</guid>
      <author>Ali İhsan ÖZEROGLU, Selçuk ALTUN</author>
      <description>Yerel Yönetimlerin toplumsal düzene katkısı “idari yaptırım uygulamalarını” kapsayan “Kabahatlar Kanunu” ile etkili olmakta ve kendini göstermektedir. Kabahatlar kanunu, bir takım kusurları suç kapsamından dışarı çıkaran ve dolayısıyla adli yargı yerine idari yargıyı düzenlemelerin merkezine koyan kanundur. Kanun, uygulayıcı olarak belediyeleri ve belediyelerde “düzen sağlayıcı” Zabıta Müdürlüğünü sorumlu tutmaktadır. Bu kapsamda belediye başkanları, belediye encümeni ve belediye meclisi Kabahatlar Kanununun işlevselliğinden de sorumlu bulunmaktadırlar. Bu çalışma, güncellenen idari para cezalarıyla beraber Kabahatler Kanunu hakkında vatandaşların bilgilendirilmesi ve toplum düzeninin sağlanmasını hızlandırmaya bir katkı olarak ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KAMUSAL MEKÂN VE HEYKEL</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32941</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32941</guid>
      <author>Serap BULAT, Önder YAĞMUR , Barış AYDIN</author>
      <description>Türkler’de kuleler, türbeler, dikilitaşlar ve gözetleme kuleleri anıtsal yapılar olarak ortaya çıkmaktadır. Batı anlamında heykel sanatı ise Osmanlı’da Tanzimat Dönemi’nden sonra gelişmiş Lale Devri’nde bezeme motifleri kabartma heykellere dönüşmüştür. Modernleşme ile birlikte Türkiye’de anıt-heykeller ortaya çıkmıştır.19.yüzyıl sonunda anıt mantığının terk edilmesi, modernist heykelin 1950’li yıllarda tükenişi ile heykel hem mekanhem mimariyi kapsayacak biçimde bir dönüşüm süreci yaşamıştır Kübizmle başlayan yüzeyle uğraşma ve yapı bozumu, fütürizmle beraber bir hareket arayışına girmiştir. Toplumsal yaşamın aynası olan tüm sosyal mekanlar da değişim süreçlerinin sonucu olarak değişmekte ve yeniden yapılanmaktadırlar. Ve artık büyük kentlerindeki kamusal alanlar, çağdaş sanatçılar tarafından işlevsel bir sanat platformu olarak kullanılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AZERBAYCAN TÜRKCESINDE FELSEFI ANLAMLARIN KULLANIM TEKNIKLERI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32942</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32942</guid>
      <author>Adile NAZAROVA</author>
      <description>Makalede modern Azerbaycan dilinde olan felsefi kavramların mahiyeti açıklanıyor, onların terminləşməsi süreci gösteriliyor, terimle kavram arasındaki ilişki yorumlanıyor, en önemlisi ise, felsefi terminolojiye koqnitiv ve iletişimsel yaklaşımın yolları belirlenir. Yazara göre, felsefe terimlerinin oluşmasında semantik dönüştürülebilir, terminoloji derivasiya vb. yöntemler önemli bir rol oynar. Ayrıca makalede Azerbaycan dilinde felsefi terminolojinin ortaya çıkma tarihi ve nedenleri, ve de geçtiği aşamalar incelenmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda belli oluyor ki, bağımsızlık kazandıktan sonra toplumumuzda yaşanan sosyal süreçlerin kanunları zemininde felsefe terminolojisi alanında yapılan çalışmaları tatminkar tutulamaz. Bu nedenle yeni felsefi terminoloji sözlüğün işlenmesi ve ilaveler yapılması isabetli olurdu.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİLEBİLİR ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARIN EL BECERİLERİNİN GELİŞİMİNE, KAPALI ALAN AKTİVİTELERİNİN ETKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32943</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32943</guid>
      <author>Betül BAYAZITEvin AKTEKIN , Serap ÇOLAK , Tuncay ÇOLAK</author>
      <description>El becerileri, çocukluk döneminden itibaren zamanla gelişen ve insanoğlunun hayatında çok önemli yer tutan fonksiyonlardır. Zihinsel engellilerde normal bir insandan çok daha fazla önemlilik arz eder. Günlük yaşam aktivitelerinde zihinsel engellilerin el beceri aktivitelerini standart hareket paterni olarak öğrenmeleri, yaşamları sırasındaki bazı eksikliklerini gidermelerine yardımcı olacaktır. Çalışmada eğitilebilir zihinsel engelli öğrencilerin bu el becerilerini geliştirebilmeleri için kapalı alan aktivitelerinin etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya 7 erkek, 3 kız öğrenci dahil edilmiştir. Bu öğrencilerin öntest olarak başarabildikleri el beceri düzeyleri tespit edildi. Sonra bu öğrencilere 16 hafta, haftada 3 gün, günde 2 saat olmak üzere kapalı alan aktiviteleri (boyama, parmak oyunları, vida açma, kağıt yırtma) uygulanmıştır. Bu aktiviteler seçilirken çocukların günlük yaşamlarında gereksinim duydukları el hareket paternlerini içermelerine dikkat edildi. Özellikle k</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FORM VE KOMPOZİSYON</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32945</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32945</guid>
      <author>Mustafa BULAT, Serap BULAT , Barış AYDIN</author>
      <description>Bir hacim sanatı olan heykel çevresinde gördüğü dünyayı, dünyadaki nesnellik ile anlatmaya çalışır. Mekân içinde üç boyutlu estetik biçimler yaratmayı amaçlar. Değişik açılardan bakıldığında farklı görünümler verir. Mekân-biçim ve form sanatsal kaygılar ile bir araya getirilir. Heykel sanatçısı, duygu ve düşüncelerini formlarla hissettirir. Form kelimesi, hacimli olan bütün biçimleri kapsar. Formun algılanmasında ışık-gölge ana esaslardan biridir. Biçimlerde ışık gölgenin dengeli dağılımı, yapılan çalışmanın bulunduğu mekânla kaynaşmasını kolaylaştırır. Formlar arasında bütünlüğün sağlanması, kompozisyonda büyük önem taşır. Kompozisyon, yüzey dokularının, şekil ve boyutların uyumlu olmasıdır. Kompozisyon oluşumunda pek çok etken yer almaktadır. Kompozisyonda dengeyi sağlayan unsurlar olan bu etkenler doğru kullanıldığı takdirde gerçek sanat eserleri oluşmaktadır. Yüzey, ritim, denge, oran -orantı, biçim, şekil gibi kavramlar formu ve kompozisyonu destekleyen diğer unsurlardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SOSYAL FELSEFI BAKIŞ ACISINDAN MODERN IRAN AILELERINİN SORUNLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32947</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32947</guid>
      <author>Alireza ZADEGHAN</author>
      <description>Bu bir gerçektir ki, aile, sosyal ve gerçek bir sistemolarak kendine has özelliklere sahiptir. Böyle bir sistemde, bireylerin güçlü ve duygusal veya zihinsel bağlantıları iki taraflı ve uzun bir süre için ilişkileri ortaya çıkmaktadır. Aile, bir kurum olarak, din ve siyasetle birlikte her zaman İran toplumunun bir yapı taşı olmuştur. Aile kavgaları insan fertlerinde görülen davranışlar olarak yukarıda belirttiğimiz doğru eğitim metodu, toplumun alışık olduğu sosyal davranışlar biçimi, topluma dışarıdan yaptırılan yeni sosyal sistemlerin varlığına orantısız, adeti üzere onlara yabancı olan veya anormal formada kabul edilen, asi ruhlu davranışlar bütününden kaynaklanıyor. Ebeveynler arasında çatışma dünyanın temel sorunlarından biridir. Bu çatışmaların en temel zor olanı da çatışmada ebeveynler arasında kalmaktır. Şöyle söylemek mümkündür ki, az oranda bile olsa, ebeveynler arasında çıkan çatışmalarda ayırım yapmak zorunda kalan ve barışa muhtaç çocuklar da vardır ve onlar bunu yaşamın</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSMANLI DÖNEMİ ERZURUM NARMANLI CAMİİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32948</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32948</guid>
      <author>Barış AYDIN</author>
      <description>Erzurum Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde, Erzurum-Kars bölümünün batı yarısında yer alır. Burası Asya’dan Avrupa’ya, kuzeyden güneye geçişin en önemli kapılarından biri olmuş, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle 1540’da Erzurum beylerbeylik olmakla, doğudaki ve batıdaki genişleme hareketlerine istinat noktasına çevrilmiştir. Erzurum şehrinde Osmanlı dönemine ait çok sayıda cami mimarisi gelişmiş ve buna bağlı olarak değişik formalar ortaya çıkmıştır. Narmanlı Caminin ana unsurları mihrap, minber, vaiz kürsüsü ve kubbedir. Çeşitli bezemelerle caminin en göze çarpan unsuru olmakla, kapı, gövde ve şerefe bölümlerinden oluşmaktadır. Erzurum’un Osmanlı dönemi Narmanlı camisinin mimarlık özelliklerinden, (mihrab ve minber süslemelerinden) bahsedilerek, çizim ve görsellerle sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ULUSLARARASI İSLÂM ÜNİVERSİTESİ TRENDİ VE BİR ÖRNEK: İSLÂMABAD ULUSLARARASI İSLÂM ÜNİVERSİTESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32938</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32938</guid>
      <author>M. Nur PAKDEMİRLİ</author>
      <description>Eğitim felsefesinin merkezine dini yerleştiren ve farklı disipliner alanlarda kazanılan bilgi ve becerilerin İslâmi bakış açısıyla değerlendirilmesine olanak sağlayan bir eğitim sistemi benimseyen Uluslararası İslâm Üniversitesi trendi hızla yayılmaktadır. Türkiye’de de benzer bir üniversitenin kurumsallaşması çabaları sürmektedir. Bu çalışmada, öncelikle Uluslararası İslâm Üniversitesi trendinin tarihsel alt yapısına değinilmiş, daha sonra da Pakistan İslâmabad Uluslararası İslâm Üniversitesi örneğinden hareketle bu üniversitelerin kuruluş ve yapılanmaları, eğitim-öğretimleri, öğrenci kaynakları, mezunların istihdam alanları, eğitim felsefeleri incelenmiş ve son olarak böyle bir üniversite yapılanmasına neden gerek duyulduğu konusu irdelenmiştir. Disiplinlerarası makro analiz ve kapsamlı yaklaşım esası üzerine temellenen din eksenli bu sistemin, güncel yaşamın sorunlarına pratik dini, insani ve bilimsel çözümler üretmek üzere tasarlandığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ATATÜRK VE AYDINLANMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32937</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32937</guid>
      <author>Gürdal ÇETİNKAYA</author>
      <description>Eski çağlardan günümüze gelene dek birçok toplumda yöneten kesim yönetilen kesimin okumasına, sorgulamasına ve düşünmesine izin vermemiştir. Çünkü bu toplumlarda insanlar ne denilirse kayıtsız şartsız kabul etmişler ve başka bir şey düşünememişlerdir. Eğer bu insanlar düşünmeye, sorgulamaya başladıklarında başlarında bulunan yöneticilerin her yaptığını açık bir şekilde görecek ve yapılan yanlışlara tepki gösterecektir. Fakat bu durum olumlu yönde olmamış ve yönetilen kesim her denileni eksiksiz bir şekilde kabul etmek zorunda kalmıştır. Mantıklı bir şekilde düşünüldüğünde bu şekilde bir yönetimin daha fazla devam etmesi düşünülemezdi. İnsanların akılları sürekli gelişme eğilimindeydi. Bu gelişme sürekli olmalıydı ve buna öncülük edecek bir grup aydın kesimde aydınlanmanın meşalesini yakmış olacaktı. Bunu gören yöneticiler ise bu durumdan hiç hoşnut olmamışlardı. Kendi otoriteleri ciddi tehdit altındaydı. En kısa süre içerisinde buna bir çare bulunmalıydı. Fakat insanların a</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


