






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2014 Sayı 4</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=678</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>İLKÖĞRETİM HAYAT BİLGİSİ DERS KİTAPLARINDAKİ SPOR VE BOŞ ZAMAN TEMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32862</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32862</guid>
      <author>Mikail TEL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 1. 2. ve 3 sınıf hayat bilgisi ders kitaplarında bulunan metin ve görselleri spor ve boş zaman aktivite çeşitleri açısından incelemektir. Bu araştırmada 2013- 2014 eğitim öğretim yılında okutulan MEB 1, 2 ve 3. sınıflarda hayat bilgisi ders kitabındaki spor ve boş zaman teması içerik ve nicelik bakımından betimsel tarama yöntemiyle değerlendirilmiştir. Birinci sınıf hayat bilgisi ders kitaplarında boş zaman aktivite çeşitlerine daha yüksek oranlarda yer verilmiş, spor branşı olarak ta futbol, daha fazla görselde yer almıştır. İkinci sınıf hayat bilgisi ders kitabında spor 2 ayrı başlık, boş zaman aktiviteleri de 6 ayrı başlıkta yer aldığı görülmüştür. Spor ve boş zaman aktivitelerinin ayrı bir başlık olarak ele alınması önem arz etmektedir. Boş zaman aktivitelerinin hem sözel olarak hem de görsel olarak çeşitlerinin fazla olduğu görülmüştür. Üçüncü sınıf hayat bilgisi ders kitabında spor ve boş zaman aktiviteleri görsel olarak çeşitliliğinin fazla</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM VE BENLİK SAYGISI: KADIN KİMLİĞİNİN EĞİTİM YOLUYLA YENİDEN İNŞASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32825</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32825</guid>
      <author>Fatma Zehra FİDAN</author>
      <description>Eğitim, kadınların benlik saygısını yükseltici etkisiyle kadınların kimlik inşasına katkıda bulunan bir olgudur. Yüksek eğitim yoluyla meslek sahibi olan ve çalışma hayatına atılan kadınların benlik saygısı, bu eğitimsel süreçten geçilmediği duruma oranla yükselmekte, kendine güven duyan bir kimlik inşası mümkün olmaktadır. Eğitimsizlik, özellikle kentsel hayat şartlarında kadın yaşantılarını zorlaştıran bir etkiye sahiptir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KADIN İSTİHDAMININ BOŞANMA VE DOĞURGANLIK ÜZERİNE ETKİLERİ: TÜRKİYE ÜZERİNE BÖLGESEL PANEL VERİ ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32827</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32827</guid>
      <author>Oktay KIZILKAYA, Gülbahar ÜÇLER</author>
      <description>Bu çalışmada kadınların işgücüne katılımının toplum yapısı üzerindeki etkileri incelenmektedir. Bu amaçla kadın istihdamının boşanma ve doğurganlık üzerinde etkisi ampirik testlerle analiz edilmektedir. Ayrıca kadın istihdamı ve boşanma oranları konusunda ülkemizde bölgesel farklılıklar oldukça etkilidir. Bu nedenle çalışmada TÜİK’in Düzey-1 sınıflandırılması kapsamında 12 bölgeye ait veriler kullanılarak çalışmanın ampirik kısmı oluşturulmuştur. Çalışmada öncelikle serilerin durağanlık düzeyleri incelenmiş ve eşbütünleşme testleri ile (Panel Pedroni, Kao Eşbütünleşme ve Johansen Fisher Panel Eşbütünleşme) seriler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı tahmin edilmiştir. Bölgesel farklılıkların tahmin sonuçları üzerindeki etkilerini test etmek için Panel DOLS ve Panel FMOLS yöntemleri ile bölgesel katsayılar belirlenmiştir. Uygulama sonuçlarına göre Türkiye’de kadın istihdam sayısındaki artış boşanmayı pozitif yönde etkilerken, doğurganlığı negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca Panel F</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSTEUROPA IM ZUGE DER EU INTEGRATION Identität und Kulturelle Vielfalt in Europa</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32829</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32829</guid>
      <author>Ali AYATA</author>
      <description>Avrupa’da kimlik tartışmaları ve kimlik üzerine geliştirilen modellerin ortaya çıkması uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Avrupa Kimliği’nin oluşum aşamasındaki öğeler ve bu öğelerin yeni kimlik inşası sürecinde ne kadar kapsayıcı olacağı tartışılan konuların başında gelmektedir. Soğuk Savaş konseptlerini andıran kültürel farklılık tezleri üzerine yeni ve bütünleşmeci bir Avrupa Birliği vizyonu kurmak mümkün görünmemektedir. Kültürün bir coğrafyaya hapsedilmesi ve kültür şovenizmine varacak bir ayrımcılık yapılması küreselleşen dünyada anlamsız hale gelmiştir. Günümüzde AB üyesi ülkeler arasında Avrupalılık konusu ülkeden ülkeye farklılık arz etmekte ve üye ülke vatandaşlarının öncelikle kendilerini ülkelerine bağlı hissettikleri ön plana çıkmaktadır. Farklı kültürlerin ekonomik olarak bütünleşebilmesi ve ekonomik düzene uyum sağlayabilmesi için öncelikle birlik duygusunu benimseyen, Avrupalılık kimliğini içselleştiren insan bilincine ihtiyaç vardır. Bu çalışma, Avrupa Topluluğunun ge</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AHMET MİTHAT EFENDİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32836</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32836</guid>
      <author>Elif AKTAŞ, Leyla ALBAYRAK ŞENTÜRK</author>
      <description>Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) romancı kimliğinin yanında bilim, fen ve edebiyatın hemen her sahasında yazılar yazmış, hayatı boyunca çıkardığı dergi ve gazetelerde yazdıklarından başka iki yüz kadar da kitap yayınlamış bir Tanzimat devri aydınıdır. Dönemin öncü yazarlarından olan Ahmet Mithat, yazdıklarıyla okuyucusuna çok şey öğrettiği için “ilk hoca” adıyla anılmaktadır. Buna rağmen, yazarın halkı değişik konularda bilgilendirmek amacıyla yazılmış eserlerinden günümüzde gereği gibi faydalanılmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Ahmet Mithat’ın çocuk eğitimi konusundaki görüşlerini tespit etmek ve bu görüşleri çağdaş eğitim anlayışıyla karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Çalışmada, yazarın doğrudan eğitimle ilgili olarak kaleme aldığı eserler, çoğu Osmanlı Türkçesi ile yazılmış orijinallerinden olmak üzere, içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Söz konusu çalışmanın sonucunda, Ahmet Mithat’ın çocuk eğitimi konusunda kendi döneminin çok daha ilerisinde fikirle</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AİLE ÖZELLİKLERİ İLE OKUL ÖNCESİ EĞİTİME DEVAM EDEN ÇOCUKLARIN PROBLEM DAVRANIŞLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32837</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32837</guid>
      <author>Fatma YAŞAR EKİCİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, aile özellikleri ile okul öncesi eğitime devam eden çocukların problem davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ilinin Avcılar, Beylikdüzü, Eyüp, Güngören, Bakırköy ilçelerinden rastlantısal örnekleme modeliyle seçilmiş 7 devlet ve 5 özel olmak üzere toplam 12 okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 295 çocuk ve ailesi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Aile Bilgi Formu” ve “Anaokulu ve Anasınıfı Davranış Ölçeği”nde ( Preschool and Kindergarden Behaviour Scale (PKBS–2)) yer alan "Problem Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, Merrell tarafından geliştirilmiş ve Türkçeye uyarlama, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Özbey tarafından yapılmıştır. Problem Davranış Ölçeği Dışa Yönelim, İçe Yönelim, Antisosyal ve Ben Merkezci olmak üzere dört faktörden oluşmaktadır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda şu sonuçlara u</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HZ. NUH VE TUFAN BAĞLAMINDA KADİM MEZOPOTAMYA HAVZASINDA İKİNCİ MEDENİYET İNŞÂSI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32843</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32843</guid>
      <author>Abdulmuttalip ARPA, Abdullah DİLEK</author>
      <description>Mezopotamya coğrafyası medeniyetlerin hafızasında derin köklere sahiptir. Bu kökler sadece etnik topluluklarda değil, birçok dini ve mitolojik gelenekte de izlere sahiptir. Mezopotamya havzası, monoteist gelenekler denilen Yahudilik Hıristiyanlık ve İslamiyet açısından ontolojik bir öneme sahiptir. Zira bu üç dini geleneğe göre de insanlığın hayata başlaması Mezopotamya’da gerçekleşmiştir. Bu çalışmamızda Mezopotamya havzasının bu konumu, evrensel bir olgu olarak tüm kültürlerde görülen Hz. Nuh ve tufan olayı ile birlikte ele alınacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSANS PROGRAMINDA OKUTULAN COĞRAFYA DERS KİTAPLARI VE DERS NOTLARINDAN ÖĞRENCİLERİN BEKLENTİLERİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK NİTEL BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32844</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32844</guid>
      <author>Ali BALCI</author>
      <description>Bu araştırma, İstanbul’daki bir üniversitenin coğrafya öğretmenliği lisans programına devam eden yirmi bir öğrencinin lisans programında okudukları ders kitapları ve ders notları ile ilgili beklentilerini tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu maksatla katılımcılara uzman görüşü alınarak amaca uygun olarak hazırlanan açık uçlu sorulardan oluşan bir anket formu uygulanmıştır. Bu uygulama sonrasında beklentilerin ‘genel ve temel bilgiler vermesi, ayrıntılı ve anlaşılır olması, Türkiye’den ve Dünya’dan örneklere yer verilmesi, görsel ve güncel bilgiler içermesi…’ gibi özellikler içerdiği belirlenmiştir. Elde edilen bu veriler betimsel analize tabi tutularak çözümlenmiştir. Bunun sonucunda, katılımcıların beklentilerini karşılamada ders kitaplarının ders notlarından daha başarılı bulduğu, derslerde not tutturulmasına karşı çıktıkları, ‘güncellik, anlatım dili, görsellik…’ gibi beklentilerinde eksiklikler belirledikleri tespit edilmiştir. Tespit edilen bulgular yorumlanarak sonuçlandırılm</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE YERLİ DÜŞÜNÜRLER TARAFINDAN TÜRKÇE YAZILAN SOSYOLOJİYE GİRİŞ MAHİYETİNDEKİ KİTAPLARIN SİSTEMATİK ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32851</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32851</guid>
      <author>Ayhan DEVER</author>
      <description>Sosyoloji bilimi 19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmış ve hemen ardından ikinci evi olarak Türkiye’ye gelmiştir. Özellikle Osmanlı’nın içerisinde bulunduğu kötü şartlardan kurtulması amacıyla bir kurtarıcı olarak sarıldığı sosyoloji, ilk başlarda birtakım tercüme eserler dâhilinde geliştirilmeye çalışılmış, sonrasında ise bazı yerli yazarlar telif eserler üretmiştir. Bu eserler dâhilinde bazı çalışmalar yapılmaya, sosyoloji ülke geneline yayılmaya başlamıştır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte sosyoloji, daha da hızlı bir gelişim içerisine girmiş ve ülke geneline yayılarak özellikle bazı okullarda ders olarak okutulmaya başlamıştır. Böylece sosyoloji, ortaya çıkışının üzerinden fazla zaman geçmeden ülkemizde hemen herkesin duyduğu, üzerine konuştuğu bir bilim dalı haline gelmiştir. Bu gelişimin temelinde ise bu eserlerin, o dönem sosyolojisine ait bilgilerin, ülkemize aktarılması ve oluşturulmak istenen “Cumhuriyete sahip çıkan bireyler yaratma” çabası yer almaktadır. Bu ç</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DOĞUBAYAZIT İSHAK PAŞA SARAYI HAYAT AĞACI MOTİFLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32858</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32858</guid>
      <author>Serap BULAT</author>
      <description>Urartu’lardan bu yana önemli bir geçit ve sınır şehri konumunda olan Doğubayazıt, Osmanlı Dönemi’nde sancak merkezi konumuna getirilerek, hızlı bir yapılaşma süreci içerisine girmiştir.Bu süreç içerisinde de, önemli bir bölge konumunda olan Doğubayazıt’da inşa edildiği yüzyılda olduğu gibi, günümüzde de en önemli Osmanlı Dönemi mimari eseri olan İshak Paşa Sarayı inşa edilerek hala etkili görünümüyle varlığını sürdürmektedir. H.1199 ( M.1784 ) yılında tamamlanan saray, tamamen Türk saray geleneğinde inşa edilmiştir. Ancak mimarisi ve bezemeleri açısından ele alındığında Osmanlı saray anlayışından çok farklı özellikler gösterdiği dikkat çekmektedir. Özellikle de harem taç kapısının sağında ve solunda, harem taç kapısını çevreleyen bordür içerisinde, selamlık taç kapısının iç kısmında, cami iç mekanında, mihrap nişinin iki yan köşe paye başlıkları üzerinde ve türbenin gövdesinde yedi kez tekrarlanmak suretiyle kullanılan hayat ağacı motifleri ön plana çıkmaktadır. Hayat ağacı evrenin</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FİNANSAL ALDATMACA VE İŞLETME HİLELERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32823</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32823</guid>
      <author>Ali İhsan ÖZEROGLU</author>
      <description>Gerek kurumsal gerekse aile şirketlerinde, çalışanlar tarafından haksız kazanç elde etmek amaçlı çeşitli yolsuzluk, usulsüzlük ve hileler yapılmaktadır. Yapılan hilelerin arkasında bulunan bahaneler, yönetimdeki eksikliği, tedbirsizliği ortaya koyarken kimi zaman da yönetimdeki çaresizliği de sergilemektedir. Çünkü alınan tüm önlemler ve oluşturulan denetim sistemleri “herkese %100 güvensizlik” esasına göre oluşturulamamaktadır ve güven duyulan birkaç kişi muhakkak sistemin içinde bulunmaktadır. Bu yüzden denetim sisteminde “insan” unsuru oldukça hile kavramı da hep olacaktır. İşletmelerde hilenin önlenmesi amacıyla yönetsel olarak alınan tedbirlerden biri yönetimi kademeleştirerek sorumluluklar verilmesidir. Burada amaç hilenin oluştuğu kademenin tesbit edilmesi ve gerekli önlemlerin daha o kademe alınmasıdır. Önlem, kademe görevlisine verilen sorumlulukla gerçekleştirilmek istenmektedir. Denilebilir ki işletmelerdeki dikey yapılaşma, kademe bazında çalışanları başarıya motive etm</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YEREL YÖNETİM OMBUDSMANININ TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ ÜZERİNE GENEL BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32793</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32793</guid>
      <author>Arzu YILDIRIM</author>
      <description>Son yıllarda hız kazanan gelişmelerle birlikte, yeni kamu yönetimi anlayışı çerçevesinde dünyadaki birçok ülkenin köklü değişikliklere gittiği, değişim ve gelişim çabası içerisinde olduğu görülmektedir. Türkiye de bu kapsamda bu değişim trendine ayak uydurmak için çalışmalar başlatmıştır. Halkın yönetime katılımının sağlanmasıyla yönetenlerde artık hesap verme sorumluluğu anlayışı yerleşmiştir. Böylece yönetimin daha etkili, daha verimli, yerinde ve amacına uygun bir şekilde denetlenmesinin de önü açılmıştır. Ortaya çıkan bu gelişmeler denetim alanında çağdaş denetim tekniklerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Türkiye’de yerel yönetimlerin denetiminde ortaya çıkan sorunların çözümlenmesi ve yönetimin iyileştirilmesi sürecinde halkın yerel yönetimlerin kötü yönetimlerine karşı daha etkin bir şekilde korunmasında, daha ucuz ve hızlı bir denetim mekanizması olan yerel yönetimler ombudsmanına ihtiyaç duyulmaktadır. Yerel yönetimler ombudsmanında amaç; mevcut denetim mekanizmalarını o</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FACEBOOK’UN YÜKSEKÖĞRETİMDE EĞİTİME DESTEK AMAÇLI KULLANIMI: İLETİŞİM VE PAYLAŞIM TEMELLİ ALTYAPI ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32863</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32863</guid>
      <author>Ayhan SERHATERİ, Emre YILDIRIM</author>
      <description>İnternet ve bilgi teknolojilerinin gelişmesi birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da değişiklikler getirmiştir. Bu gelişme öğretmen-öğrenci etkileşimini fiziksel ortamdan alıp sanal ortama taşmıştır. Bu çalışmada bir sosyal paylaşım sitesi olan Facebook’un eğitime sağladığı katkı araştırılmıştır. Facebook’un hem paylaşım hem de iletişim temelli altyapısının yükseköğretimde olumlu bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu bağlamda Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencilerine hazırlanan bir anket formu sunularak veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler Spss 20 paket programı ile analiz edilerek çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlar değerlendirildiğinde Facebook’un üniversite öğrencileri arasında daha çok iletişim amaçlı kullanıldığı yorumu yapılabilir. Bulgular, Facebook’tan çeşitli derslerin takibi ve paylaşım açısından incelendiğinde ise öğrencilerin katılım düzeylerinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FERİT EDGÜ’NÜN “YOLCU” ADLI KÜÇÜREK ÖYKÜSÜNDE YURTSUZLUK İTKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32818</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32818</guid>
      <author>Veysel ŞAHİN</author>
      <description>Modern çağın yaşam biçimi, insanların varoluşsal kaygı ve korkularını tetikleyerek insanları içinde oturdukları yaşamı sorgular hale getirmiştir. Nitekim korku ve kaygılar; zaman ve mekânın içine sıkışan insan yaşamın en büyük tehditkârıdır. Zaman ve mekânın, yaşamı tehdit etmesi, insanların zamana sığmaması ve mekâna oturamamasına neden olur. Bu yüzden küçürek öykü, zamanı yitiren, mekâna oturamayan kişilerin çığlığıdır. Ferit Edgü’nün ‘Yolcu’ adlı küçürek öyküsü de insanın yaşam karşısındaki çaresizliği, bırakılmışlığı, yalnızlığını örtük bir anlatımla okuyucuya sunar. ‘Yolcu’ adlı öykü, küçürek öykü tarzının bir ürünüdür. Öykü sözcük ekonomisi açısından ele alındığında, küçürek öykü tarzının temel unsurlarından olan, sözcük düzeyinde simge, ağını kurduğunu görmekteyiz</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA KADIN PROBLEMLERİNE GENEL BİR BAKIŞ, ÖZELDE AĞRI DOĞUBEYAZIT YÖRESİNDE KADIN DIŞLANMIŞLIĞININ SOSYOLOJİK VE PSİKOLOJİK BOYUTU ÜZERİNE DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32819</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32819</guid>
      <author>Aşkım HATUNOĞLU, Yavuz HATUNOĞLU , Mehmet Ali AVCI</author>
      <description>Bu çalışmamızda amaç; ülkemizin kanayan yarası konumunda olan kadın sorununa Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi penceresinden bakmak, bu sorunun alt yapısını sosyolojik ve psikolojik yönden irdeleyerek konu hakkında çeşitli çözüm önerileri getirmektir. Hemen hemen tüm ilahi dinlerin kutsal saydığı ve korunması için çeşitli önerilerde bulunulduğu kadının gelinen aşamada hiçte hak ettiği bir yerde olduğu söylenemez. Bilim insanlarının ve sosyologların “toplumun aynası kadındır”, “toplumun medeniyet seviyesini kadının bulunduğu konum belirler” tespitlerine rağmen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesimlerinde durumun içler açıcı olmadığı araştırmamızda gözlenmiştir. Kırsal kesimde kadının konumunu Atasözlerimize de yansımış şu sözler en iyi şekilde özetlemektedir. “Kadın her şeyi, erkek geriye kalan işleri yapar”, “karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etme”. Bu gün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kadın özellikle erkek çocuk ürettiği, maddi manevi hiçbir karşılık beklemeden evinde v</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İBN SİNA FELSEFESİNDE VAHYİN KONUSU VE İÇERİĞİ HAKKINDA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32830</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32830</guid>
      <author>Rahil NECEFOV</author>
      <description>İbn Sina'nın peripatetik felsefesinde vahiy sorununun içeriği, temellerini Farabi'nin attığı ve İbn Sina tarafından hayli geliştirilen "peygamberlik" teorisi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Filozofa göre vahyi algılama doğrudan peygamberlik kavramının kendisini yansıttığından, vahiy peygamber olan insanın doğasına yabancı değil. Bu ilâhî bilginin kaynağı Allah'tır ve peygamber ise onun Allah'ın bizzat kendisinden değil, aktif akıl sayılan akıldan alındığını kabul eder . Vahiy alan insan aktif akılla temas halinde oluyor ve bunu peygamberin kimliği için üstün bir derece sayabiliriz. Fakat bu, son olamaz. Vahyin kabul edilmesi bu basamak gibi olan yükselişte bir aşama oluşturuyor. İnsan bu yolla yüksəlişine yine devam ediyor . İbn Sina eserlerinde peygamberlik misyonunun topluma propaganda olduğunu iddia ediyor. Yani o, siyasetle duygular dünyasının, ilimle zihinsel dünyanın gerçekleşmesi için faydalı olan şeyleri insanlara vahiy yoluyla tebliğ etmeğe görevlendirilmiştir. Filozof vahyin kabu</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XX YÜZYILIN 60 - 80 - LI YILLARINDA AZERBAYCAN SSR-IN ULUSLARARASI KÜLTÜREL ILIŞKILERI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32834</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32834</guid>
      <author>Esedov Kamran ALİMOĞLU</author>
      <description>1964 yılında Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında imzalanan 72 bilimsel, kültürel anlaşma kültürel ilişkiler alanında özel bir rol oynamıştır. 1967 yılında, bu anlaşmanın imzalanmasından sonra, Türkiye'nin bilim adamları ve kültürel alanlarda görevlilerin Bakü'de düzenlenen onsekizinci yüzyıl şairi Molla Penah Vagif`in yıldönümü ile ilgili olarak yapılan törene katıldılar. Aynı yazarlar ve bilim adamları Asya ve Afrika ülkelerinin uluslararası konferansta biraraya gelerek bu olayın aynısını Türkiye'de gerçekleştirmek amacıyla belli koşulları oluşturdular. XX yüzyılın 80'li yıllarındaki kültür alışverişi işbirliği çapında hayata geçirilmeye başlar. Bu amaçla Azerbaycan SSC le diğer ülkeler arasında resmi işbirliği belgeleri imzalanır ki, bu da uluslararası kültürel ilişkilerin içeriğine zenginlik katmış oluyor.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CAVAD MİRCAVADOVUN YARATICILIĞI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32842</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32842</guid>
      <author>Tahir ÇELİKBAĞ</author>
      <description>Cavad Mircavadov,şüphesiz,çağdaş Azerbaycan sanatının en parlak temsilcilerinden biridir.Onun Moskova'da 1989 yılında Doğu Halkları Müzesi'nde düzenlenen kişisel sergisinin sonucunda yapılan açıklamada,bu ressam çağdaş Azerbaycan resim sanatının kurucusu seçildi. Ressam Leningrad'da 1954 yılına kadar yaşadı.Bakü'ye döndüğünde, o Buzovna kasabasında tanıdığı bir şahsı sahipsiz kalmış evinde tek başına yaşamış,burada tamamen yaratıcı deneyimleri ile meşgul olmuş ve onun bu yaşam tarzı on yıl devam etmiştir (1955 den 1966 yılına kadar). İlginçtir ki ressamın en erken sanatsal faaliyeti 1967 tarihi ile kayıt altına alınır.Bu eserin adı “Yırtıcı” dır (90x130).C. Mircavadov’un korunup saklanılmış tüm eserlerinin panoramasını kapsayan,onların yükseklik açısından birbirine uygun olduğu sonucuna varıyoruz. Sadece erken döneminin az sayıdaki çalışmaları (60'lı yılların sonu) bize ispatlıyor ki, ressamın formalaşması çok hızlı olmuştur.Sanatçı için doğal olan g</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MATEMATİK ÖĞRETİM SÜRECİNDE ÖĞRETMENLERİN KARŞILAŞTIKLARI İLETİŞİM ÇATIŞMALARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32846</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32846</guid>
      <author>Kamil AKBAYIR, Cemed KAYA</author>
      <description>Bu araştırma matematik öğretiminde başarıyı olumsuz etkileyecek iletişim çatışmalarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada il merkez, ilçe merkez ve köylerdeki matematik öğretmenlerinin düşünceleri alınmıştır. Böylelikle iletişim çatışmaları öğretmen ve yerleşim yerleri boyutlarıyla incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmaya 60 matematik öğretmeni katılmıştır. Katılımcılara 55 madde ve beşli likert tipi ölçek uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin iletişim becerileri genel olarak etkili bulunmuştur, ancak bu becerilerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKULLARIN ENTELEKTÜEL SERMAYELERİ İLE ÖRGÜTSEL İMAJLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32848</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32848</guid>
      <author>Murat BAŞAR, Durdağı AKAN , Cemil ŞAHİN</author>
      <description>Tarama modeliyle yapılan bu çalışmada okulların entelektüel sermayeleri ile örgütsel imajları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Erzurum il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 441 öğretmen katılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 19 paket programında değerlendirilmiştir. Yapılan temel bileşenler analizi sonucunda, entelektüel sermayenin yapısal sermaye, ilişkisel sermaye, bilişim(bilgi teknolojilerini kullanma), insan sermayesi ve arge’den oluştuğu tespit edilmiştir. Örgütsel imaj ise çalışma ortamı, yönetim kalitesi, finansal sağlamlık, duygusal cazibe, hizmet kalitesi ve toplumsal sorumluluktan oluşmaktadır. Bu çalışmada t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Entelektüel sermaye ve örgütsel imaj ölçeğinin Alpha güvenirlik değeri .95, KMO değeri .96 bulunmuştur. Okulların entelektüel sermayesi ile örgütsel imajları arasında güçlü bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Okulların entelektüel sermaye alt boyu</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKULLARDA GÖREV YAPAN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN MESLEKİ KİŞİLİK YETERLİLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32849</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32849</guid>
      <author>Erdal DEMİR, Cengiz KARAGÖZOĞLU</author>
      <description>Araştırmada, ortaokullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki kişilik yeterliliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın problem cümlesini; Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki kişilik yeterliklerinin kendilerince algılanması nasıldır? sorusu oluşturmaktadır. Tarama modeline uygun olarak yapılan araştırmada ölçek araştırmacı tarafından araştırma grubunu oluşturan beden eğitimi öğretmenlerine yüz yüze tekniği ile uygulanmıştır. Örneklem grubu 2011-2012 öğretim yılında İstanbul’da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 224 beden eğitimi öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak BEÖ Mesleki Kişilik Yeterliliği Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin frekans dağılımları, mesleki kişilik yeterliliği ölçeği faktör puanları ile cinsiyet, yaş, hizmet yılı ve okul türü değişkenlerine göre farklılaşma durumları için parametrik Bağımsız Grup t Testi ve parametrik olmayan Kruskal Wallis testleri yapılmıştır. A</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PLATON VE DEMOKRASİ ALGISI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32852</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32852</guid>
      <author>Mehmet Fatih IŞIK</author>
      <description>Demokrasi kavramı, insanlık tarihi boyunca üzerinde en fazla tartışmaların yaşandığı kavramlardan biridir ve bu tartışmalar günümüzde de devam etmektedir. Çünkü, toplumlar ve insanlar her zaman daha ideal bir yönetim anlayışına sahip olmanın arayışı içinde olmuşlardır. Bu çalışmada düşünce tarihinde demokrasiyle ilk yönetilen toplum olarak kabul edilen Eski Grekler’den günümüze geline kadar çeşitli evrelerden geçen demokrasi kavramının kısaca tarihsel boyutu ele alındı ve bu kavramın zaman içinde nasıl değişime uğradığı vurgulandı. Bununla ilintili olarak demokrasinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için de, bu kavramın devlet denilen organizasyonun içindeki işleyişe dikkat çekilecek. Daha sonra ise çalışmanın ana temasını oluşturan Platon ve aykırı duruşuyla demokrasi yaklaşımı ele alınarak çalışma sonuçlandırıldı. Çalışmada ayrıca günümüzde en iyi yönetim biçimi olarak kabul edilen demokrasiye Platon’un neden karşı olduğu da irdelenmeye çalışıldı.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AHMET NAİM ÇILADIR’IN ÖYKÜLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32854</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32854</guid>
      <author>Fatih SAKALLI</author>
      <description>Ahmet Naim Çıladır, Türk edebiyatında maden işçilerinin hayatlarını konu olarak ele alan ilk yazardır. Hikâyelerinde Zonguldak ve çevresinde hayatlarını sürdüren insanların yaşantılarına yer verir. Kuduz Düğünü (1968) adlı kitabında toplanan hikâyeleri, birkaç hikâyenin eklenmesiyle 2009 yılında Ateşnefes adıyla tekrar yayımlanır. Bu makalede Ahmet Naim Çıladır’ın hayatı, eserleri ve sanat anlayışından söz edildikten sonra öykücülüğü başlığı altında Ateşnefes adlı kitapta toplanan on iki öyküsü; içerik, bakış açısı ve anlatıcı, dil ve üslûp başlıkları altında ele alınacaktır. Sonuç bölümünde ise Ahmet Naim’in Türk öykücülüğündeki yeri hakkında bir yargıya varılmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÇEVRE VE ÇEVRE EĞİTİMİ ÜZERİNDEKİ YEREL YÖNETİM ETKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32857</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32857</guid>
      <author>Ali Osman KOCALAR</author>
      <description>Çevre ile ilgili yapılan her şey bumerang etkisi ile insanlara mutlaka bir gün geri dönmektedir. Günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır ki çevre, eğitim ile birlikte devamlılığını sürdürebilecek bir olgudur. Çevre sorunlarının önlenmesi ve çevre kalitesinin geliştirilmesi konusunda önemli sorumluluklar üstlenen yerel yönetimler, hizmet verdikleri yerin sosyal ve çevresel özelliklerine uygun bir çevre politikası geliştirmeli ve uygulamalıdırlar. Bu çalışmada örnek olarak Üsküdar Belediyesi’nin çevre ile ilgili yaptığı çalışma ve etkinlikler değerlendirilmiştir. Yerel yönetimlerin temel varlık nedenleri, insan yaşamı ve insan yaşamının kalitesinin iyileştirilmesiyle ilgilidir. Bu yüzden yerel yönetimler dışarıda bırakılarak çevrenin korunması ve geliştirilmesi mümkün değildir. Doğal çevrenin korunması ve insanların yararına değerlendirilmesi yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları arasındadır. Yerel yönetimler sınırlı kaynakları ve doğal varlıkları idareli kullanmakta hassas davranarak,</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MODERN TÜRK HEYKEL SANATININ DOĞUŞU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32859</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32859</guid>
      <author>Mustafa BULAT, Serap BULAT , Önder YAĞMUR , Barış AYDIN</author>
      <description>Batılı anlamda heykel eğitimi veren ve ülkenin ilk güzel sanatlar okulu, Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane'nin kuruluşu, 1883 yılında, Paris’teki Ecole Nationale des Beaux – Arts model alınarak gerçekleştirilmiş ve neo-klasik bir eğitim anlayışıyla sanat eğitimine başlamıştır. Okul 1923 yılında, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edilmesiyle, bu dönemde her alanda yapılan yenilikler, modernleşme, çağdaşlaşma, kalkınma ve reform hareketleri sanat alanında da köklü açılımlara yol açmıştır. Yetenekli kişiler devlet tarafından yurtdışına gönderilerek, güzel sanatlar alanlarının gelişimine öncülük etmeleri sağlanmış ve heykel alanındaki eğitim sürecinin güçlenmesi bu dönemlerde başlamıştır. Bu yurt dışına gönderilen sanatçılar, eğitimlerini alarak ülkeye dönmeleriyle, Türk heykel sanatının gelişiminde ve atılım yapmasında önemli yere sahip olmuştur. Dünyaca tanınan heykel sanatçısı Rudolf Belling, bu tarihte Güzel Sanatlar Akademisi’nde, heykel eğitiminin başına geti</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NAKİT YÖNETİMİNİN BAŞARISININ SAĞLANMASINDA İÇ KONTROLÜN ROLÜ: ÜRETİM VE HİZMET İŞLETMELERİ ARASINDAKİ FARKLILIKLARIN TESPİTİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32860</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32860</guid>
      <author>Erdem KÜRKLÜ</author>
      <description>Bu çalışmada, üretim ve hizmet niteliğindeki işletmelerin nakit yönetimlerinin etkinliğini araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, Osmaniye ilinde özel sektör alanında çalışma yaşamını faal olarak sürdüren üretim ve hizmet işletmeleri üzerinde yapılmıştır. İşletmede kurulacak olan kontrol sistemlerinin, kontrol mekanizmalarının verilerinden yararlanarak tutarlı kararlar alınabilmesi için nelerin kontrol edileceğinin önceden belirlenmesi gerekmektedir. Bu amacı gerçekleştirmek için soru kağıdı yöntemi kullanılmıştır. Bu noktadan hareketle, söz konusu işletmeler, karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve sektörel olarak aradaki farklılıkların nedenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, hizmet işletmelerinin üretim işletmelerine kıyasla nakit sağlama ve mevcut nakitlerin yönetimi konularına daha az önem verdikleri saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE HISTORY AND CULTURE OF THE INDIAN PEOPLE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32815</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32815</guid>
      <author>Yalçın KAYALI</author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


