






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2024 Sayı 159</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3210</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>GÖNÜLLÜ SADELİK YAŞAM TARZI: ANKARA İLİ UYGULAMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78950</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78950</guid>
      <author>Aybala DEMİRCİ AKSOYŞefika AKGÜL </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background: white; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Gönüllü sadelik, tüketim alışkanlıklarını sınırlamak, çevreye duyarlılık göstermek ve maddi olmayan değerlere odaklanmak gibi unsurları içeren bir yaşam tarzıdır. Bu kavram, modern çağın getirdiği tüketim çılgınlığına karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Gönüllü sadelik, bireylerin daha mutlu, dengeli ve anlamlı bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilecek bir yaklaşım olarak alternatif bir yaşam tarzı sunmaktadır. Bu araştırmanın amacı; demografik özelliklere göre tüketicilerin gönüllü sadelik yaşam tarzı davranışlarının farklılaşma durumunu belirlemektir&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;. Çalışma grubu, Ankara ili farklı ilçelerinde ikamet eden tüketiciler arasından kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 1122 tüketici oluşturmaktadır. &lt;/span&gt;Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen “Gönüllü Sadelik Yaşam Tarzı Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçları; cinsiyet değişkenine göre ekolojik farkındalık, maddi sadelik, kendine yeterlilik ve gönüllü sadelik davranışlarının kadın tüketiciler tarafından daha fazla uygulandığını, medeni durum değişkenine göre ekolojik farkındalık ve gönüllü sadelik davranışlarının evli tüketicilerde daha fazla uygulandığını, çocuk sahibi olan tüketicilerin ekolojik farkındalık ve gönüllü sadelik davranışlarını çocuk sahibi olmayan tüketicilere göre daha fazla sergilediğini göstermektedir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PROFESYONEL FLÜT İCRACILARININ MESLEKİ FİZİKSEL RAHATSIZLIKLARA YÖNELİK GÖRÜŞLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78660</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78660</guid>
      <author>Kevser TAŞTEMEL AKAYBahar SARIBOĞA AKCA  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;"&gt;Hayatın bir parçası olan müziğin insan sesinden sonra ifade araçlarından biri de çalgılardır. Bir çalgıyı icra etmek sabırlı ve disiplinli çalışmayı gerektirmektedir. Aynı pozisyonda uzun saatler süren bu aktif çalışma içerisinde bulunmak, yanlış teknik kullanımları, ani hareketler, vücut kaslarını zorlamak müzisyenlerde birtakım mesleki rahatsızlıklara yol açmaktadır. Doğal olarak vücut anatomik yapısına aykırı bir pozisyonda kullanılan çalgılar bu rahatsızlıkları tetiklemektedir. Bu kapsamda flüt çalgısı da duruş ve tutuş pozisyonu sebebiyle sırt, omuz, boyun başta olmak üzere çeşitli kaslarda birçok rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu çalışmada profesyonel flüt icracılarının çalgı çalımından kaynaklı oluşan mesleki fiziksel rahatsızlıklara yönelik görüşleri ve çözüm önerileri irdelenmiştir. Altı katılımcıyla yapılan görüşmeler sonucunda mesleki rahatsızlıkların neler olduğu, bunların ortaya çıkış nedenleri, tedavi yöntem ve süreçleri tespit edilmiş, çözüm önerileri ortaya konmuştur. Bu araştırma, flüt çalan bireylerin çalgı eğitimi ve sonrasında karşılaşabilecekleri fizyolojik rahatsızlıklara dikkat çekmenin yanı sıra bedensel farkındalık kazanarak oluşabilecek rahatsızlıklara yönelik bilinçli olmak ve bunlara karşı önlem alabilmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerin fenomenoloji modeli kullanılmıştır. Araştırmada veriler literatür tarama yöntemi ve araştırmacılar tarafından hazırlanan on altı soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış, elde edilen veriler betimsel analiz ile yorumlanmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TURİST REHBERLERİNİN KÜLTÜREL FARKLILIKLARA YAKLAŞIMI VE YÖNETME STRATEJİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78905</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78905</guid>
      <author>Eyüp AĞARLütfi Mustafa ŞEN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%; mso-hyphenate: none;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;"&gt;Bu makalede, turist rehberlerinin çeşitli kültürel farklılıklara yaklaşımı ve yönetme stratejileri incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, rehberlerin farklı kültür bileşenlerine nasıl tepki verdiklerini ve bu farklılıkları nasıl yönettiklerini irdelemektir. Turizm endüstrisindeki hızlı küreselleşme ve çeşitlenme bağlamında, turist rehberlerinin kültürel duyarlılığı ve etkili iletişim becerileri giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Katılımcı turist rehberlerinden mülakat yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Bu yöntem, verilerin sistematik bir şekilde toplanmasını sağlamıştır. Çalışmada, rehberlerin farklı kültürel bağlamlara nasıl tepki verdiklerini ve bu farklılıkları nasıl yönettiklerini anlamak için betimsel analiz yöntemi kullanılarak rehberlerin görüşleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. &lt;/span&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-family: 'Times New Roman', serif;"&gt;Araştırma sonucunda turist rehberlerinin empati yapma, kültürel hassasiyetlere özen gösterme, etkili iletişim kurma ve olası kültürel çatışmaları yönetme gibi temel stratejilere başvurduğu görülmektedir. Turist rehberlerinin, misafirlerin kültürel beklentilerini karşılayıp uygun bir şekilde yaklaşmaları ve olası kültürel çatışmaları önleyici tedbirler alma konusundaki becerileri, büyük önem arz eden stratejiler arasında yer almıştır. Etkili iletişimde bulunmak ve empati kurma gibi yetenekler, turist rehberlerinin kültürel farklılıkları yönetmesinde kilit rol oynayan stratejiler arasında bulunmaktadır. Rehberlerin geliştirdiği bir diğer önemli strateji de farklı kültürel geçmişe sahip misafirler hakkında önceden bilgiler edinmek ve bu bilgileri tur sırasında anlatmaktır. Dini ve sosyal hassasiyetler konusunda da dikkatli bir yaklaşım sergilemek, turist grupları arasında kültürel çatışmaların önlenmesine yardımcı olmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE ÇEVRE KONULARINDA YAYIMLANMIŞ LİSANSÜSTÜ TEZLERİN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ (2000-2024 DÖNEMİ)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79035</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79035</guid>
      <author>Salman ÖZÜPEKÇEHanife AYHAN TUNCAY </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınan çevre kavramının son yıllarda akademik çalışmalarda kendine önemli bir yer edindiği söylenebilir. Çevre ile ilgili yayımlanan akademik çalışmalarda görülen bu artış, konunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bu çalışmada 2000-2024 yılları arasında Türkiye’de Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinde (YÖKTEZ) yayımlanmış olan lisansüstü tezler incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacını, çevre ile ilgili konularda yürütülen araştırmaları çeşitli değişkenlere göre inceleyerek genel bir bakış açısı sunmak ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara belli ölçekte ışık tutabilmektir. Bu amaçla, Türkiye’de 2000 yılı başlangıç tarihi olarak kabul edilerek seçilen tarih aralığında dizinlenen tezlerin tümüne ulaşılmıştır. Araştırmamız Türkiye’deki lisansüstü tezlerin kapsamı ile sınırlandırılmıştır. Bu araştırma bünyesinde “çevre bilinci”, “çevre eğitimi”, “sürdürülebilir çevre eğitimi”, “çevre duyarlılığı”, “çevresel okuryazarlık”, “çevre bilimi”, “çevre sorunları”, “çevreye yönelik farkındalık” ile “çevreye yönelik tutum” gibi çevre konuları yer almaktadır. Toplam 643 lisansüstü tez çalışması; türü, dili, yılı, danışmanı, sayfa sayısı, üniversitesi, bağlı olduğu enstitü, anabilim dalı, erişim izni gibi parametreler ile sınıflandırılmıştır. Yapılan incelemelerde alan ile ilgili en çok Türkçe dilinde yüksek lisans tezi yapılmış, en fazla tezin ise (95) Gazi Üniversitesi enstitülerinde hazırlandığı belirlenmiştir. Yayımlanan tezlerin ağırlıklı olarak tek bir alanda değil hem matematik &amp;ndash; fen bilimleri hem de Türkçe&amp;ndash;Sosyal bilimler gibi farklı disiplinler arasında yapıldığı görülmektedir. Bu durum çevre konusunun sadece coğrafya biliminin ilgi alanında kalmadığını aynı zamanda disiplinler arası olduğunu ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GAZZE’DE YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ: NOUR ALSAQA ÖRNEĞİ (2023-2024 YILLARINDAKİ İŞGAL)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79070</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79070</guid>
      <author>Ebru DAVULCUİlkay KOLUKIRIK </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Yeni iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, olayların habere dönüştürülmesi ve bu haberlerin paylaşılması sürecini hızlandırmıştır. Yurttaş gazeteciliği yeni iletişim teknolojilerinden faydalanılarak amatör ya da profesyonellerce gerçekleştirilen bir alternatif habercilik pratiğidir. Gazze’de işgali dünyaya duyurmak için kullanılmıştır. İsrail’in getirdiği sınırlamalar nedeniyle kendisini özgür hissetmeyen halkın sesini duyurmak için yurttaş gazeteciliği yapılmıştır. Gazze ile ilgili uluslararası kamuoyu oluşturulmak istenmiş, profesyonel ya da amatörlerce oluşturulan içeriklerle İsrail’in ana akım medyayı kullanarak yaptığı propagandanın önüne geçilmek istenmiştir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu çalışmada Gazze’de 2023-2024 yıllarında geçekleştirilen işgal sürecinde yapılan yurttaş gazeteciliği üzerine durulmuş, örnek olarak da Nour Alsaqa seçilmiştir. Niteliksel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan çalışmada Nour Alsaqa ile e-mülakat yapılmıştır. Nour Alsaqa’ya yarı yapılandırılmış bir biçimde hazırlanmış açık uçlu sorular yönlendirilmiştir. Bu sorular Alsaqa’nın eğitim özgeçmişi, yurttaş gazeteciliğe neden ve nasıl başladığı, habere nasıl ulaştığı, bir kadın olarak sahaya inmenin zorluğu, geleneksel olarak gazetecilik yapan profesyonellerle ilişkisi, takipçileri ile kurduğu interaktif iletişim, paylaşımlarını hangi teknikleri kullanarak gerçekleştirdiği, içeriklerin mahiyeti ile ilgilidir. Alsaqa’nın verdiği cevaplardan elde edilen veriler, yurttaş gazeteciliği çerçevesinde değerlendirilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Nour Alsaqa, işgal altındaki Gazze’de bir aktivist olarak faaliyet gösteren yurttaş gazeteciliğinin tipik bir örneğidir. Ana akım medyada sayıca ve içerikçe yeterli haberin sağlanmadığı Gazze’de yaşanan olayları kendi sosyal medya hesabından aktaran Nour Alsaqa, özellikle Instagram üzerinden çektiği fotoğraf ve videoları yayınlamıştır. Alsaqa amatör bir gazetecidir; gazetecilerin öldürüldüğü, sivil ölümlerinin ve yaralanmalarının arttığı bir süreçte gördüklerini, yaşananları uluslararası kamuoyuna aktarmak istemiştir. Toplumsal sorumluluk anlayışı ile kâr amacı gütmeden, hiyerarşik olmayan bir düzlemde, örgütsel baskıdan uzak içerik üreten Nour Alsaqa, paylaşımlarını dünyaya hitap edebilmek için İngilizce yapmıştır. Yayınladığı storylerle ilgi çeken Nour Alsaqa, ana akım medyaya da konuk olmuş; &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;ABC News&lt;/em&gt;, &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;New York Times, Good Morning America&lt;/em&gt;, &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Mingguan Wanita &lt;/em&gt;Alsaqa ile yapılan söyleşiyi yayınlamışlardır. Alsaqa, sahada da profesyonel gazetecilerle işbirliği içinde çalışmıştır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman', serif; font-size: 11pt;"&gt;Teknik sıkıntılara, can güvenliğinin tehlikede olmasına rağmen içerik üreten Nour Alsaqa’nın takipçi sayısı yurttaş gazeteciliği faaliyetleri ile birlikte artmış, 7 binden 127 bine çıkmıştır. Paylaşımlarına geri bildirim de alan Alsaqa, Gazzelilere maddi ve manevi yardım sağlayabilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>RİSKLER EKOLOJİSİ ÖZELİNDE EKOLOJİK SANAT PRATİKLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78732</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78732</guid>
      <author>Burcu ÖZYONAR ÇIRAKBihter AKYOL DAYI  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Ekolojik tahribat, günümüz sanatının bilinç uyandırma ve dikkat çekme misyonundan hareketle, sanatta aciliyetli tartışma konularından biri haline gelmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Doğayı ve tüm canlıları tehlikeye sokan bu tahribat, Alman sosyolog Ulrich Beck’in &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Risk Toplumu&lt;/span&gt; (2014) adlı kitabında değindiği üzere endüstrileşmeyle birlikte çoğalmaktadır. Oluşan tehlikeler karşısında kaygıların arttığı toplumu, &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;risk toplumu&lt;/span&gt; olarak tanımlayan Beck ekolojik tahribatları; kirlilik, nükleer, kimyasal ve genetik üretim güçlerinin özelinde ele almaktadır. Anthony Giddens da Beck’in görüşlerinden hareketle modern toplumun yeni bir modele sürüklendiğini ifade ederek bu modeli “&lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;yüksek modernlik”&lt;/span&gt; olarak tanımlamıştır. Yüksek modern toplum, nükleer savaş ve ekolojik felaketlerin getireceği küresel tehlikelerin farkında olan bir modeldir. Görmezden gelinen riskler, yüksek modern toplum ile görünür ve her mecrada tartışılır hale gelmiştir. Böylece var olan ekolojik tahribatlar ile gelecekte tehlikeye dönüşebilecek çevresel sorunlar sanatçıların da dikkatini çekerek sanat pratiklerinde yer bulmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, özellikle nükleer ve kimyasal etkilerin yarattığı tahribatlara yer veren ekolojik sanat pratiklerini,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;riskler toplumu bağlamında ele alarak toplumsal yapı ile bağ kurmaktır. Bu noktadan hareketle makalenin önemi; ekolojik sanat pratiklerinin &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Riskler Ekolojisi&lt;/span&gt; başlığı altında ele alarak ekolojik sanata yeni bir model sunmasıdır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, üretimlerinde özellikle nükleer kazaları konu edinen sanatçılara yer verilmiş ve bu felaketlere karşı bakış açıları değerlendirilmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Araştırmanın sonuncunda, sanata dahil edilen bu pratiklerin gelecek için bir belge niteliği taşıdığı ve oluşabilecek olası sorunlara ışık tutacağı kanısına varılmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİREYİN PERFORMANSI: SİRK GECELERİ’NDEKİ BEDEN VE DÖNÜŞÜM</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78873</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78873</guid>
      <author>Yıldırım ÖZSEVGEÇ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu makale, Angela Carter'ın &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Sirk Geceleri&lt;/em&gt; (1984) adlı eserini Derridacı yapısöküm merceğinden inceleyerek romanın ataerkil sistemler ile kadın özerkliği arasındaki bir çatışma alanı olduğunu vurgulamaktadır. Yazarlar, 1970’lerde edebiyat sahnesinde yaygınlaşan ‘yapıbozumculuğ’u konuşma/yazma ve erkek/kadın gibi geleneksel ikili karşıtlıklara meydan okumak için bir teori olarak kullandılar. Bu bağlamda, Carter'ın hikâyelerindeki peri masalları ve mitler gibi büyük anlatıları yapıbozuma uğratmak önem arz eder. Carter, ezilen kadın karakterler aracılığıyla bu anlatıların altında yatan toplumsal cinsiyet önyargılarını ve toplumsal kuralları ortaya koyar. Romanın başkahramanı Fevvers, özerk ve olgun bir kadın olma hedeflerine ulaşmaya çalışır. Ancak bu yolculuk Fevvers’ı kadınların özgürleşmesini engelleyen erkek egemen bir toplumun söylemleriyle yüz yüze getirir. Bu çalışma, Carter’ın yapıbozumculuk yoluyla kadınların geleneksel temsillerine nasıl saldırdığını ve ‘yeni kadını’ bir özgürlük ve özerklik figürü olarak nasıl yeniden hayal ettiğini göstermektedir. Carter, kadınların işlevsiz olduğu yönündeki erkek egemen bakış açısını kırmayı ve toplumsal yaşam, edebiyat ve kültürdeki rollerini iddia etme kapasitelerini vurgulamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, geleneksel cinsiyet anlatılarını yeniden düzenlemede ve kadınların kimliği sorusunu ele almada dekonstrüksiyonun dönüştürücü rolünü göstermeyi amaçlamaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKOKUL DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN YARATICI YAZMA ÜRÜNLERİNİN ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78776</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78776</guid>
      <author>Seyfettin BULUT </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Yazma, insanlığın medeniyet birikiminin temel taşlarından birisidir. Gelişmiş bir yazma becerisi; günümüzde önemini korumakta, bireylerin akademik başarısının yanı sıra iş ve sosyal yaşamını da olumlu etkilemektedir. Bu avantajlarına rağmen dört temel dil becerisi içerisinde bireylerin geliştirmekte en zorlandıkları beceri yazılı anlatım becerisidir. Öğrencilerin yıllar içerisinde yazmaya olan ilgileri azaldığı, yazma çalışmalarına daha tedirgin yaklaştıkları görülmektedir. Yazılı anlatım becerisini geliştirme yollarından birisi de yaratıcı yazma çalışmalarıdır. Süreç temelli bir yaklaşım olan yaratıcı yazma çalışmaları ile bireyin sahip olduğu birikimlerden yola çıkarak alışılmışın dışında özgün içerikler oluşturması, kendi üslubunu yazıya aktarabilmesi sağlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, aile eğitim durumu, günlük tutuma alışkanlığı, yazma çalışmalarına ayrılan süre, sanat ilgisi) incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Çalışma grubu, Kayseri’nin Develi ilçesinde 3 ilkokulda eğitim gören 89 dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verilerini elde etmek amacıyla Kasap (2019) tarafından geliştirilen “Yaratıcı Yazma Ürünlerini Değerlendirme Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler bilgisayar destekli istatistik programlarında analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında yaratıcı yazma ürünlerinin içerik analizi yapılmıştır. Nitel verilerle yapılan analizler sonucunda 14 koda ve kodlar birleştirilerek 3 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerinin baba eğitim durumu, yazmaya ayrılan süre ve serbest zamanlarda sanat ilgisi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı; cinsiyet, anne eğitim durumu ve günlük tutma alışkanlığı değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda öğrencilerin macera şeklinde kurgulanmış, genel olarak mutluluk ve başarı duygularının baskın olduğu konularda metin oluşturdukları görülmüştür. Araştırma sonuçlarının, alan yazında yer alan çalışmalarla benzerlik ve farklılıkları tartışılmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAĞLIK HARCAMALARININ EKONOMİYE ETKİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78943</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78943</guid>
      <author>Çiğdem KAVAKZeynep SÜMBÜL </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan lines-together; page-break-after: avoid; mso-outline-level: 1; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Sağlık kavramı günümüz dünyasının en temel olgularından biridir. Özellikle son yıllarda dünya genelinde görülen hastalık salgınlarının sayısı, ekonomileri sağlıkla ilgili kavramları değerlendirmeye ve uygun politikaları uygulamaya zorlamıştır. Sağlık kavramı öncelikle sunulan sağlık hizmetleri ve harcamalar olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma özellikle 2000-2022 döneminde dünyada ve Türkiye'de dolaşan salgın hastalıkların etkisini araştırmıştır. Her ülkedeki kamu harcama göstergelerine baktığımızda gösterge sağlık sektöründeki harcamaların artması, sosyal güvenlik kurumlarının bütçelerinin açık vermesi ise bu alanda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini göstermektedir. Üstelik bu durum bireysel sağlık sorunlarının yanı sıra sağlık harcamalarının ulusal ve küresel ekonomik ortalamalardan daha yüksek olmasına da yol açmaktadır&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>POLİTİK, SOSYAL VE SANATSAL BAĞLAMDA GEORG BASELİTZ’İN BAŞ AŞAĞI DURAN RESİMLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79066</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79066</guid>
      <author>Mahmut ÖZKAN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif'; color: windowtext;"&gt;Bu araştırmanın amacı&lt;span style="background: white;"&gt;, çok yönlü bir sanatçı olan George Baselitz’in, sanat anlayışı, sanat akımı içindeki yeri ile resim anlayışına yönelik yaklaşımını gösteren ve 1960’lı yıllarda başlayan, resimleri tersten boyaması ve onları baş aşağı sergilemesinin altında yatan sebeplerini koymaktır. George Baselitz’in resimlerinden seçilen &lt;/span&gt;&lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Parmak Boyası&amp;ndash;Kartal, Elke’nin Portresi, &lt;span style="background: white;"&gt;Uyku Odası&lt;/span&gt;, &lt;span style="border: none windowtext 1.0pt; mso-border-alt: none windowtext 0cm; padding: 0cm; background: white; font-weight: normal; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Dinardaki Maria Therese, &lt;/span&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Işık &lt;/span&gt;Kapalı, Kapalı&lt;/em&gt; isimli çalışmaları eser analizi ve literatür taraması yöntemleri ile incelenerek, bu çalışmaların tersten boyanmasının ve baş aşağı bir şekilde sergilenmesinin politik, sosyal ve sanatsal nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. &lt;span style="background: white;"&gt;Araştırma George Baselitz’in toplamda 5 yağlı boya çalışması ile sınırlandırılmıştır.&lt;/span&gt; Araştırma yeni dışavurumcu akımıyla iz bırakmış &lt;span style="background: white;"&gt;George Baselitz’in resimlerini, tersten boyaması ve onları baş aşağı sergilemesinin altında yatan &lt;/span&gt;politik, sosyal ve sanatsal&lt;span style="background: white;"&gt; sebepleri göstermesi ve literatüre sağlayacağı katkı açısından önem taşımaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif'; color: windowtext;"&gt;Araştırma sonucunda &lt;span style="background: white;"&gt;George Baselitz’in &lt;/span&gt;ters duran resimleri incelendiğinde sanatçının tersten resim yapmaya ve sergilemeye 1960 lı yıllarda başladığı ve bu şekilde çalışmasının politik, sosyal ve sanatsal&lt;span style="background: white;"&gt; sebepleri&lt;/span&gt; arasında: varolan otoriteye karşı gelmek, içerikten çok resimdeki biçimleri öne çıkarma kaygısı, izleyicilerde rahatsızlık hissi uyandırarak durağan bir bakış açısından izleyiciyi kurtarmak ve resimleri yaparken kendini yavaşlatmak &lt;span style="background: white;"&gt;olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca savaş psikolojisinin ve geçmişte savaşın sanatçıda uyandırdığı olumsuzluklara yönelik bir tepki olduğunu da ifade edebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“BAĞIMLILIĞA KARŞI SANATIN GÜCÜ” KONULU AFİŞLERDE RENK KULLANIMI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79180</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79180</guid>
      <author>Yasemin UZUN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;"&gt;Bu araştırmanın amacı “Bağımlılığa Karşı Sanatın Gücü” konulu afişlerde renklerin kullanımını incelemek ve bu renklerin psikolojik etkilerini ve mesajı iletme biçimini araştırmaktır. Bunun yanında afiş tasarımlarında kullanılan renklerin, mesajı hedef kitleye iletmedeki önemini araştırmak amaçlanmıştır. Sanat, duygusal bir iletişim kurarak insanları etkileme ve harekete geçirme potansiyeline sahiptir. Afişler, bu iletişimin en etkili yollarından biridir ve doğru bir şekilde tasarlandığında, izleyicinin dikkatini çekerek derinlemesine düşünmesini sağlar. Bu bağlamda, afişlerde kullanılan renklerin psikolojik etkileri ve mesajı iletme biçimi, hedeflenen amaca ulaşmada başarı oranını artırır. Bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2022 yılında düzenlediği “Bağımlılığa Karşı Sanatın Gücü&lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;”&lt;/em&gt; konulu afiş yarışması için hazırlanmış sekiz afiş tasarımı incelenmiştir. Bu afişlerden dört tanesi başarı ödülü, diğer dördü ise mansiyon ödülü alan tasarımlardır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Literatür tarama yöntemi ile elde edilen bilgilerle, bağımlılıkla mücadele amacı ile yapılmış afiş tasarımları incelenmiş ve yorumlanmıştır. Afişlerde kullanılan renk paletleri, tasarımcılar tarafından bağımlılığın olumsuz etkilerini ve kurtuluşun getirdiği pozitif dönüşümü en etkili biçimde yansıtacak şekilde özenle seçilmiştir. Siyah, koyu gri ve kırmızı, bağımlılığın tehlikeli, kısıtlayıcı ve yıkıcı etkilerini vurgulamak için tercih edilmiştir. Bu renkler, izleyiciye bağımlılığın ciddiyetini ve potansiyel tehlikelerini hatırlatmak için kullanılmıştır. Mavi, sarı, turuncu, yeşil, pembe ve beyaz gibi renkler, kurtuluşu, pozitif değişimin ve yaratıcılığın gücünü yansıtmak için tercih edilmiştir. Bu renkler, izleyiciyi umutlandırmak, pozitif bir mesaj vermek ve değişimin mümkün olduğunu göstermek için kullanılmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BÖLGESEL GÜVENLİK POLİTİKALARININ ŞEKİLLENMESİNDE BÖLGESEL VE KÜRESEL GÜÇLERİN ROLÜ: SUUDİ ARABİSTAN-İRAN REKABETİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78911</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78911</guid>
      <author>Mehmet Emin YÜNCE </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Çalışmada Bölgesel Güvenlik Kompleksleri Teorisi (BGKT) çerçevesinde bir bölgesel alt-kompleks olarak tanımlanan Körfez bölgesi güvenlik ilişkilerinin temel teması olan Suudi Arabistan ve İran rekabeti bir örnek olay olarak küresel hegemon güçlerle ilişki perspektifinden ele alınmıştır. Teorinin güvenlik algılamalarının ve politikalarının öncelikli olarak bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerle belirlendiği, bölge dışı güçlerin ise bu güvenlik sistematiğine dışarıdan müdahil olabileceği varsayımı iki ülkenin birbirleriyle ve küresel hegemon güçlerle olan ilişkileri çerçevesinde incelenmiştir. Iki ülke arasındaki rekabetin tarihsel süreçte gelişiminin önemli dönüm noktalarının incelendiği çalışmada İran ve Suudi Arabistan rekabeti açısından küresel hegemon güçlerin bazı dönemlerde bölge ülkeleri arasındaki mevcut ilişkiyi dönüştürme değil, doğrudan ülkeler arasındaki ilişki biçimini belirleme olarak nitelendirilebilecek kurucu bir rol üstlendiği iddia edilmektedir. Makalenin teorik argümanı BGKT’nin güvenliğin öncelikle bölgede tesis edildiği argümanının, geçerliliğinin dönemsel olarak ve bölgelere göre değişebilecek bir argüman olduğu, bölgesel güvenlik dinamiklerinin küresel hegemon güçlerin etkisi ölçüsünde bu güçler tarafından şekillendirilebileceği ve bölge ülkelerinin küresel güvenlik sisteminde belirlenen çerçevede hareket edeceği durumların da var olabileceğidir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI ÖĞRENCİLERİNİN SINAV KAYGISI DÜZEYLERİ İLE ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI DÜZEYLERİNİN KARŞILAŞTIRILMALI OLARAK İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78931</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78931</guid>
      <author>Soner ÇİNİOnur GÜÇLÜ  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu araştırma müzik eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin bireysel çalgı sınav kaygısı ve bireysel çalgı çalışma alışkanlıkları düzeylerinin karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2019-2020 yılında Necmettin Erbakan Üniversitsi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenimine devam eden 122 öğrenci oluşurturmaktadır. Araştırmada Veri toplanma aracı olarak; Dalkıran, Baltacı, Karataş ve Nacakcı(2014) tarafından geliştirilen Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygı Ölçeği ve Küçükosmanoğlu, Babacan, Babacan ve Yüksel(2016) tarafından geliştirilen Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği kullanılmaktadır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi çözmek için Korelasyon analizi yapılmıştır. Öğrencilerin bireysel çalgı çalışma alışkanlıkları genel ve alt boyutları ile bireysel çalgı performans sınav kaygısı düzeyleri arasında herhangi bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır ve kaygı ile çalışma alışkanlıklarına yönelik öneriler sunulmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>RAVANASTRON VE ASYA KÖKENLİ ESKİ YAYLI ÇALGILAR ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78974</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78974</guid>
      <author>Göksel COŞGUN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 0cm 1.0cm 6.0pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Bu çalışmada Asya kökenli eski yaylı çalgılar form, tutuş pozisyonu ve çalış teknikleri çerçevesinde günümüz yaylı çalgılar dörtlüsüyle paralellik kurularak incelenmektedir. Hindistan, Çin ve Asya bölgesi yaylı çalgıların tarihsel gelişimi göz önüne alındığında bir başlangıç noktası niteliğindedir. Kuzey Avrupa kökenli eski yaylı çalgılar ve günümüz yaylı çalgılar dörtlüsünün form ve çalış tekniklerinin ilk izlerine, ravanastron ve diğer Asya kökenli enstrümanlar üzerinde rastlanmaktadır. Makalede konu edilen kemângeh &amp;agrave; gouz (eski, antik kemângeh) ve rebab gibi Hint ve Arap kökenli eski yaylı çalgılar, viyol ailesi ve keman tekniğinin ilk örneklerini oluşturmaktadır. Bunun paralelinde, Asya kökenli eski yaylı çalgıların kullanıldıkları coğrafya ve etnik köken de enstrümanların gelişiminde belirleyici olmuştur. Kemângeh &amp;agrave; gouz İran ve Pers etkisiyle ön plana çıkarken, rebab daha çok Kuzey Afrika’da Arap etkisinde kalmış Mağripliler tarafından tercih edilmiştir. Asya kıtasında yaylı çalgıların gelişimi Hint ve Arap coğrafyasıyla sınırlı kalmamış, Çin kökenli erhu da literatürdeki yerini almıştır. Ortaçağ’da kullanılan rebek ve fidel gibi eski yaylı çalgılar Mağrip kökenli rebab izleri taşırken, viyol ailesi enstrümanları da Doğu uygarlıklarında kem&amp;agrave;ngeh roumy ve sine keman formlarıyla karşılık bulmuştur. Mısır ve Osmanlı İmparatorluğu’nda kullanılan iki çalgı konuya dahil edilmiş, günümüz keman formunun Türkiye’deki tarihsel gelişiminin aydınlatılması amaçlanmıştır. Tarih öncesinden başlayarak Hindistan, İran ve Çin gibi farklı coğrafyalarında kullanılmış olan Asya kökenli eski yaylı çalgılar, günümüz yaylı çalgılar dörtlüsünün ilk örnekleri olarak literatürde geniş yer tutmaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİJİTAL MEDYADA MARKA ALGISI: SOSYAL MEDYA ETKİLEŞİMLERİNİN KURUMSAL İTİBARA ETKİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78849</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78849</guid>
      <author>Fatma YİĞİT AÇIKGÖZ</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, dijital medyada marka algısının nasıl şekillendiğini ve sosyal medya etkileşimlerinin kurumsal itibar üzerindeki etkilerini ele almaktadır. Araştırma, markaların sosyal medya platformları üzerinden tüketicilerle kurduğu etkileşimlerin, kurumsal itibarın inşası ve sürdürülebilirliği üzerindeki rolünü derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmada, farklı demografik özelliklere sahip bireylerle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler yoluyla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgular, sosyal medya etkileşimlerinin marka algısı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Sonuçlar, kurumların sosyal medya stratejilerinin itibar yönetiminde kritik bir rol oynadığını ve tüketici algısının bu stratejiler doğrultusunda şekillendiğini göstermektedir. Bu çalışma, dijital medyada marka algısının şekillenme sürecine ışık tutarken, sosyal medyanın kurumsal itibar üzerindeki etkilerini detaylandırmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MİKHAİL GLİNKA'NIN MÜZİKAL STİLİ VE VİYOLA SONATININ FORM VE YORUMCULUK AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78630</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78630</guid>
      <author>Gülizar İSMAYILFüsun Naz ALTINEL  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6.0pt; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 10.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-bidi-font-weight: bold; mso-no-proof: yes;"&gt;Mihail Glinka,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;19. yüzyıl Rus bestecilerinden biri olarak bilinir ve Rusya'nın ulusal müzik geleneğinin oluşmasında önemli bir role sahiptir. Glinka, hem romantik dönem müziğinin Rusya'daki öncülerinden biri olarak hem de Rus müziğini Avrupa standartlarına taşıyan bir figür olarak kabul edilir. Glinka'nın müzikal tarzı, Batı Avrupa müziğinden etkilenmesine rağmen kendine özgü bir Rus tarzını yansıtmaktadır. Eserlerinde hem klasik batı müziği formlarını kullanırken hem de Rus halk müziğinin unsurlarını içeren bir sentez oluşturmaktadır. Bu yaklaşımıyla, armonik yapıları ve melodik dokuları klasik batı müziğinden alırken, eserlerini zenginleştirmek için Rus melodileri ve ritimlerine yer vermektedir. Glinka'nın Viyola Sonatı, bestecinin viyola için yazdığı önemli eserlerden biridir. Sonat, geleneksel sonata formunu takip ederek üç bölümden oluşur: ilk bölüm Allegro moderato, ikinci bölüm Larghetto ma non troppo’dur. Viyola ve piyano arasındaki etkileşimi vurgulayan bu eser, teknik zorluklar içerirken aynı zamanda derin duyguları ifade etme potansiyeli taşımaktadır. Viyola Sonatı, yorumcu açısından oldukça zorlu bir eserdir. İcra eden kişi, hem teknik becerilerini en üst seviyede kullanmalı hem de eserin duygusal derinliklerini başarılı bir şekilde yansıtmalıdır. Glinka'nın müzikal stili ve Viyola Sonatı, Rus müziğinin ve viyola repertuarının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çalışma eserin detaylı analizi ve icrası, bir teknik açıdan öneriler ve meydan okuma hem de duygu dolu bir ifade sergileme fırsatı sunmaktadır. Glinka'nın eserleri Rus müziğinin zenginliklerini ve viyola gibi nadir kullanılan enstrümanların potansiyelini ortaya koyarak müzik tarihine değerli katkılar yapmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAFİF ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MANEVİ İHTİYAÇLARININ BELİRLENMESİ: NİTEL BİR ÇALIŞMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78641</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78641</guid>
      <author>Erol ÖZCAN  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Araştırmada, hafif zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin manevi ihtiyaçlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Katılımcılar, Ankara ilinde yaşayan 14-18 yaş arası hafif zihinsel yetersizlik tanısı almış ve rehabilitasyon merkezine devam etmekte olan 7 ortaöğretim öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada hafif zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak bakış açıları incelenmiştir. Katılımcıların manevi ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla tasarlanan bu nitel araştırma yorumlayıcı fenomenolojik desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar yetersizliklerine ilişkin algılarını paylaşmış, engelliliğin toplum tarafından kabulünün önemini vurgulamışlardır. Araştırmacı maneviyatı ön plana çıkaran tema ve ifadeleri saptamıştır. Analiz sonucunda "kabul", "iletişim" ve "manevi ifade" olmak üzere üç ana tema oluşmuştur. Ortaöğretimdeki hafif zihinsel yetersizliği olan gençlerin en çok dile getirdiği görüşler "kabul" teması altındaki "koşulsuz sevgi" ve "engelliliğin kabulü" alt temaları şeklinde olmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL MÜDÜRLERİNİN OKUL TEMELLİ MESLEKİ GELİŞİM MODELİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78667</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78667</guid>
      <author>Salih SARIŞIKFunda DELİ YILMAZ ,Mustafa GÜNGÖR ,Ali ÖZKAN ,Hilal AĞAROĞLU ,Erkan MACİT </author>
      <description>&lt;p class="Default" style="text-align: justify; line-height: 115%; margin: 3.0pt .05pt 3.0pt 0cm;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%;"&gt;Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin okul temelli mesleki gelişim modeline yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada çalışma grubu olarak, Sakarya ili sınırları içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda görev yapan 20 okul müdürü belirlenmiştir. Çalışma grubunu oluşturan katılımcı okul müdürleri rastgele seçilmiştir. Araştırma grubunda bulunan okul müdürlerinin görüşleri araştırmacıların geliştirmiş oldukları yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Görüşme formunun son halini belirlemek için uzman görüşüne başvurulmuştur. Görüşmeler yapıldıktan sonra toplanan verilerin analiz edilmesi için içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde rapor edilmiştir. Rapor hazırlanırken, görüşme sonrasında toplanan veriler birer birer irdelenmiş, benzer olan veriler bir araya toplanmış ve uygun kodlamalar yapılarak temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonrasında elde edilen bilgiler doğrultusunda okul müdürleri; &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;okul temelli mesleki gelişim eğitimlerinin amacının yenilikleri takip etmek ve öğretmenlerin kendilerini geliştirmelerini desteklemek olduğunu belirtmişlerdir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Mesleki gelişimlerin ihtiyaç duyulduğunda ilgi ve ihtiyaçlara göre planlanması gerektiği sonucunu vurgulanmışlardır. Bununla birlikte okul müdürleri, mesleki gelişim eğitimleri ile ilgili zaman, mali destek ve ödüllendirme konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda ulaşılan sonuçlar neticesinde; okul temelli mesleki gelişim modeli ile ilgili önerilere yer verilmiştir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MODERN GRAFİK TASARIMDA POSTMODERN ETKİLER: GEÇMİŞE SELAM DURMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78668</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78668</guid>
      <author>Yasin AVCI  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, günümüz modern grafik tasarımında postmodern yansımaların izlerini araştırmaktadır. Bununla birlikte, geçmiş sanat akımlarının dijital çağda nasıl yorumlandığını incelemektedir. Postmodernizmin, özellikle geçmişi referans alarak üretilen grafik tasarımlar üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Bu doğrultuda, sanat akımlarının modern grafik tasarıma nasıl ilham kaynağı olduğu ve bu mirası günümüze nasıl taşıdığı tartışılmaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Çalışma, literatür taraması ile farklı alanlardan seçilen grafik tasarım örnekleri analiz edilerek kurgulanmaktadır. Bu kapsamda özellikle Bauhaus, Pop Art, Art Deco ve Minimalizm gibi sanata yön veren akımların modern grafik tasarımdaki etkileri ele alınmaktadır. Çalışmada afişler, web tasarımları ve ambalaj grafikleri gibi görsel tasarım ürünleri örneklem olarak seçilirken, postmodern özellikler taşıyan unsurlar değerlendirilmektedir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bulgulara göre, postmodernizm grafik tasarımda sadece nostaljik bir tavırla geçmişe gönderme yapmakla kalmayıp, eski üslupları yenilikçi ve çağdaş bir estetik anlayışla harmanlayarak yeniden şekillendirmektedir. Araştırma, grafik tasarımın sürekli değişen dinamikleri içinde geçmişle olan bu yaratıcı diyaloğun önemini ortaya koymaktadır. Sanat akımlarının asırlara meydan okuyan üslupları, yeni grafik tasarımcılar tarafından iyi bir şekilde takip edildiğinde, yeni grafik yaklaşımlar oluşturabileceği önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2003 - 2018 YILLARINDA GÜZEL SANATLAR LİSELERİNDE KULLANILAN 9. SINIF GİTAR EĞİTİM DERS KİTAPLARININ İÇERİK VE İCRA BAKIMINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78678</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78678</guid>
      <author>Yusuf Kenan AKÇAKAYAAli KALKAN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Ülkemizde gitar eğitimi farklı işlevdeki (üniversite, güzel sanatlar lisesi, halk eğitim merkezleri, özel kurslar v.b.) eğitim kurumlarında verilmektedir. Bu verilen eğitim sürecinin sonunda öğrencilere belirli hedef kazanımların öğretilmesi amaçlanır. Bu bağlamda eğitimciler belirledikleri hedef kazanımların aktarılmasını sağlamak için kaynak kitaplar kullanmaktadırlar. Araştırmanın temel amacı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2003 &amp;ndash; 2018 yıllarında yayınlanan ve güzel sanatlar liselerinde kullanılan “Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Gitar Lise Hazırlık” ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;“Güzel Sanatlar Lisesi 9. Sınıf Çalgı Eğitimi Gitar Ders Kitaplarının” ünite başlıkları, etüt ve eserlerde yer alan teknik, dizi, yerli ve yabancı eser kullanım sıklıklarının döküman analizi (belge tarama) yöntemi ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Yapılan döküman analizi sonucunda, kitaplardaki ünite başlıkları yedi bölüme ayrılmıştır. Kitaplar konu başlıkları açısından incelendiğinde 2003 kitabı daha yoğun bir içerikle ilerlediği gözlenmektedir. Kitplarda kullanılan teknikler arasından triando (desteksiz çalım), apoyando (destekli çalım) ve arpej teknikleri iki kitapta da yer alan ortak tekniklerken legato (inici ve çıkıcı bağ) ve bare basma tekniğine sadece 2003 kitabı içerisinde, etütlerde kullanılan dizilerden do majör ve la minör iki kitapta kullanılan ortak dizilerken 2003 kitabında sol mixolidyan, fa lidyan, si locrian, mi kürdi, re hüseyni ve kromatik, 2018 kitabında ise pentatonik, sol majör, mi minör, mi frigyan ve la kürdi dizilerine, eserlerde kullanılan do majör, la minör ve sol majör dizileri iki kitapta kullanılan ortak dizilerken 2003 kitabında mi kürdi, 2018 kitabında ise re majör ve la buselik dizilerine, yerli ve yabancı eser kullanım sıklıkları açsından incelendiğinde 2003 kitabında yerli eser sayısının ve 2018 kitabında ise yabancı eser sayısının fazla olacak şekilde kitaplar içerisinde yer verildiği gözlenmiştir. Elde edilen veriler ışığında gelecek yıllarda yapılacak çalışmalara ve yazılacak ders kitaplarının içeirk, teknik, dizi, etüt ve eserlerin yerli yabancı eser kullanım sıklığı açısından revize edilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİJİTAL ORTAMDA MODELLEME PRATİĞİ OLARAK FİGÜRATİF SOYUTLAMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78681</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78681</guid>
      <author>Erhan KARADAĞHalil DAŞKESEN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Dijital sanat, bilgisayarlar, yazılımlar, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin kullanımıyla üretilen sanat eserlerini kapsamaktadır. Bu sanat türü, geleneksel sanat formlarından farklı olarak, sanatçılara daha geniş bir yaratıcı alan sunar ve izleyicilerle doğrudan etkileşim kurma imkânı sağlar. Özellikle son yıllarda, dijital ortamda üretilen eserlerin popülerliği giderek artmış ve birçok sanatçı bu alanda çalışmalar yapmakta ya da yaptığı çalışmalarda bu alanın olanaklarından faydalanmaktadırlar. Böylece dijital teknolojilerle geleneksel yöntemlere bir alternatif yaratılmıştır. Sanat yapıtının geleneksel yöntemle üretim aşamaları birçok farklı adımın tamamlanması ile sonuçlandırılmaktadır. Bu adımlar süreç açısından farklı zorluklar ortaya çıkarırken sonuç da planlanandan farklı olabilir. Bu bağlamda dijital ortamda modelleme sanatçıların eserleri için önemli ölçüde üretim kolaylığı sağlamaktadır. Bu üretim çeşitliliğinin bir türü de figüratif soyutlamadır ve bu konuda da dijital ortamda farklı programlar ve teknolojiler geliştirilmiştir. Bunlar arasında Blender, 3D Slash, Procreate, Z-Brush, Autodesk Maya ve Cinema 4D vb. yazılımlar bulunmaktadır. Bu programlar yapıtların dijital ortamda tasarım ve üretimine imkân sağlarken diğer taraftan da saklama alanı sunduğu için kalıcı bir arşiv oluşturmayı mümkün kılmaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Böylece profesyonel anlamda figüratif eserlerin üretiminde kullanılan teknolojiler eserlerin tasarım, modelleme, soyutlama ve sonuçlandırma adımlarında doğrudan kullanılırken, sanatın dönüşümüne de zemin hazırlamıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Dolayısıyla dijital ortamda bu tür eserlerin üretilebilir olması dijital resimleme, dijital heykel, dijital animasyon, interaktif sanat ve sanal gerçeklik birçok farklı sanat türünü de ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada da bilgisayar teknolojilerinin kullanım alanlarına örnek oluşturacak bir teknik inceleme yapılacak, dijital ortamın olanaklarının kullanılarak modelleme yapan &lt;a name="_Hlk178158117"&gt;&lt;/a&gt;Adam Martinakis’in eserleri üzerinden figüratif soyutlamanın örnekleri nitel bir araştırma yöntemi olan betimsel analiz çerçevesinde irdelenecektir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;div style="mso-element: footnote-list;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KESİRLERDE SAYI DOĞRUSU KULLANIMINDA ÖĞRENCİ HATALARI </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78695</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78695</guid>
      <author>Orhan DAĞDELENNezahat CABACI  ,Gülsün KARSLI ,Murat KURT </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;a name="_Hlk168343488"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Çalışmanın amacı, öğrencilerin kesirlerde sayı doğrusunu kullanırken yaptıkları hataları belirlemektir. Var olan bir durumu ortaya koymak hedeflendiği için araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Ç&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk168343488;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Yu Gothic UI Semilight';"&gt;alışma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Amasya ilinin merkezinde 4. sınıflarda öğrenim gören, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilmiş 51 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk168343488;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Veri toplama aracı 10 sorudan oluşan açık uçlu bir testtir. Öğrenci cevapları betimsel istatistik kullanılarak yüzde ve frekans değerleriyle yorumlanmıştır. Puanlama yapılırken cevaplar &lt;em&gt;doğru&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;yanlış&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;boş&lt;/em&gt; olmak üzere üç kategoride incelenmiş, kategoriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Her bir soru kapsamında hatalı cevaplar ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Verilerin analizi sonucunda öğrencilerin yaptıkları hatalar tespit edilmiştir. Öğrencilerin sayı doğrusunu kesre uygun sayıda parçaya bölemedikleri, eş aralık oluşturmada hassas davranmadıkları, kesrin sayı doğrusu üzerindeki yerini tayin ederken aralık (parça) saymak yerine nokta (çizgi) saydıkları, sayı doğrusu çizerken çok özensiz oldukları, kesirlerin büyüklüklerini algılamada zorluk yaşadıkları, sayı doğrusunu kullanarak toplama ve çıkarma işlemleri yapmada başarı oranlarının düşük olduğu yoğun şekilde karşılaşılan ve dikkati çeken bulgular olmuştur. Bulgular ışığında kesirlerde sayı doğrusunun kullanımına ve öğretimine ilişkin birtakım önerilerde bulunulmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MILO RAU OYUNLARINA METAMODERNİZM AÇISINDAN BAKMAK</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78769</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78769</guid>
      <author>Arzu LEYLAKİbrahim GÜNGÖR </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Metamodernizm ilk kez Zavarzadeh tarafından kullanılan ve kültür teorisyenleri T.Vermeulen ve R. van den Akker’in kuramsallaştırdığı bir kavramdır. 2000’li yıllarla beraber artan terör saldırıları, ekonomik krizler, gelir dağılımındaki adaletsizliğin belirginleşmesi, muhafazakâr sağ siyasetin yükselişi, bu koşullara karşı olanların sosyal platformlarda gittikçe büyüyen gruplara dönüşmeleri, teknolojik gelişmeler vb. pek çok faktörün değerlendirilmesiyle ortaya çıkan bu kavram, kültürün önemli bileşenlerinden olan sanatın kendini ifade etme biçimini de etkilemiştir. Gittikçe belirginleşen bu ortamı Vermeulen ve van den Akker, modern ile postmodern arasında gerçekleşen bir ‘salınım’ olarak değerlendirmiştir. Onların yanı sıra R.Eshelman, L.Konstantinou ve J.MacDowell gibi teorisyenler, metamodernizmin sanattaki görünümü için ‘duygu yapısı’, ‘neoromantizm’, ‘performatizm’, ‘post ironi/yeni samimiyet’ gibi kavramlar önermişlerdir. Bu çalışmada önce metamodernizm kavramının tarihçesi ve ortaya çıkışı incelenecek, sonra da bahsi geçen kavramların kullanılış biçimleri araştırılacaktır. A. Lavender ve T. Dryton’ın metamodernizmle ilişkilendirilebilecek olan dinleme tiyatrosu ve katılım tiyatrosuna dair tespitlerinden hareketle İsviçreli yönetmen&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt; Milo Rau’nun&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt; &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;“&lt;/span&gt;Hate Radio” (Nefret Radyosu), “Das Kongo Tribunal” (Kongo Mahkemesi) ve “Orestes in Mosul” (Orestes Musul’da) oyunları, yaptığı ve hakkında yapılan araştırmalar ışığında tartışmaya açılacak ve daha önce metamodernizmle hiç ilişkilendirilmemiş olan Milo Rau’nun eserlerinin metamodern açıdan nasıl değerlendirilebileceği masaya yatırılacaktır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İMAM HATİP OKULLARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLARIN SİSTEMATİK ANALİZİ: BİLİMSEL LİTERATÜR ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78786</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78786</guid>
      <author>Ayhan KARACANHalil İbrahim AYABAKAN ,Ahmet KARAKAŞ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 115%; margin: 6.0pt 28.3pt 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;"&gt;Bu araştırma, İmam Hatip Liseleri'nin karşılaştığı sorunları toplumsal, eğitsel ve politik boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın deseni, İmam Hatip Liseleri üzerine yapılan çalışmaları sistematik olarak analiz etmeye dayanmaktadır. Bu bağlamda, sistematik analiz yöntemi kullanılarak, belirli bir temadaki mevcut çalışmaların kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve elde edilen sonuçların bütüncül bir yorumlanması sağlanmıştır. Verilerin toplanması sürecinde, doküman analizi ve ölçüt örnekleme yöntemleri tercih edilmiştir. Araştırma, yalnızca Google Scholar, DergiPark ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarından "imam hatip", "sorun" ve "problem" anahtar kelimeleri ile yapılan tarama sonucunda belirlenen kriterlere uygun 8 çalışmayı incelemiştir. Sonuçlar, İmam Hatip Liselerinde karşılaşılan sorunların eğitim sisteminin ve uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını göstermektedir. Öğrencilerin eğitimdeki eksiklikleri, öğretmen-öğrenci iletişimi ve fiziksel altyapı eksiklikleri gibi konuların ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Araştırmalardan elde edilen bulgular, İmam Hatip okullarının daha etkili bir eğitim modeli geliştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen eğitimlerinin güçlendirilmesi, sınıf mevcutlarının küçültülmesi, öğrenci odaklı yönetim anlayışının benimsenmesi ve okul-aile iş birliğinin artırılması önerilmektedir. Eğitim sisteminin, İmam Hatip okullarında hem akademik hem de dini gelişimleri destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılması önem arz etmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ADÖLESANLARDA RİSKLİ DAVRANIŞLAR VE YARALANMA TUTUMUNUN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78789</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78789</guid>
      <author>Fatımatül Betül GÜNGÖRBurcu DAYSAL GÜLER </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto;"&gt;&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-ansi-language: EN-US; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Amaç:&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-ansi-language: EN-US; mso-fareast-language: EN-US;"&gt; Adölesan dönem, sekonder cinsiyet özelliklerinin gelişmeye başladığı ve genç bireylerin riskli davranışlara karşı daha eğilimli oldukları bir dönemdir. Riskli davranışlar çoğunlukla sağlığı tehdit eden ve hayati tehlike oluşturan, rahatsızlık, yaralanma ve ölümle son bulma ihtimali yüksek davranışlardır. Bu çalışma erken adölesan dönemdeki bireylerin riskli davranış düzeyleri ve yaralanma tutumlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklem grubunu Çorum İli Alaca İlçesinde 10-12 yaş arasındaki ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Riskli Davranışlar Ölçeği ve Okul Çocuklarına Yönelik Yaralanma Tutumları Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma için Hitit Üniversitesinden Etik Kurul onayı alınmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sayılar, yüzdelikler, bağımsız gruplarda t testi,&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-ansi-language: EN-US; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Varyans Analizi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis testi,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Spearman Korelasyon Analizi ve Pearson Korelasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. &lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Bulgular: Bu araştırmada katılımcıların Riskli Davranışlar Ölçek toplam puan ortalaması 58.92&amp;plusmn;16.20, Okul Çocuklarına Yönelik Yaralanma Tutumları Ölçek toplam puan ortalaması ise 55.76&amp;plusmn;10.16 puandır. Cinsiyet, anne baba birliktelik durumu, sigara içme durumu, bağımlılık yapabilen herhangi bir madde kullanma durumu, duyguları değerlendirme durumu, bedeni algılama, uyku düzeni ve okul başarısı algısı ile Riskli Davranışlar Ölçek toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p&lt;0,05). Cinsiyet, bedeni algılama ve okul başarısını değerlendirme durumuna ile Okul Çocuklarına Yönelik Yaralanma Tutumları ölçek toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p&lt;0,05). Riskli Davranışlar ile Okul Çocuklarına Yönelik Yaralanma Tutumları Ölçek puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamadı (p&gt;0.05). &lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Sonuç: Adölesan bireylerin düşük düzeyde riskli davranışlar gösterdiği ve okul yaralanmalarına yönelik olumlu bir tutuma sahip oldukları belirlenmiştir. Adölesanların gösterdikleri riskli davranışlar okul yaralanmalarına yönelik tutumlarını etkilememektedir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ DİVAN KAVRAMINA İLİŞKİN BİLİŞSEL YAPILARININ BELİRLENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78842</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78842</guid>
      <author>Fadime YAKINRaziye ÇAKICIOĞLU OBAN ,Hilal OLCAY ,Alime ÇINAR </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışmada öğretmen adaylarının divan kavramına dair bilişsel yapılarının ve kendi alanlarındaki terminolojiye hâkimiyetlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Literatürde divan kavramıyla ilgili coğrafya, tarih ve Türki dili ve edebiyatı alanlarında öğrencilerin bilişsel yapılarını tespit etmeye yönelik herhangi bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle yapılan çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Karma araştırma yöntemlerinden keşfedici sıralı desen kullanılarak gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü’ndeki Coğrafya, Tarih ile Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dallarında öğrenim gören 15 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada divan kavramı anahtar kelime olarak seçilmiş, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) bir arada kullanılmıştır. Divan kavramı 10 defa alt alta yazılmış ve katılımcılardan bu anahtar kavramın zihinlerinde çağrıştırdığı kelimeleri belirlenen süre içerisinde yazmaları beklenmiştir. Elde edilen veriler frekans analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda divana dair üç farklı alanda da ortak söylemler bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar; eşya, edebiyat, yüksek zümre, şiir/şair ve eski şeklinde sıralanmaktadır. Öğretmen adayları divan kelimesini duyduklarında coğrafya öğretmen adaylarının çoğunluğu “Yerleşme”; tarih öğretmen adayları “Kurul/Meclis”; Türk dili ve edebiyatı öğretmen adayları ise “Edebiyat” yanıtlarını vermiş olmaları kendi alanlarındaki terminolojiye hâkim oldukları sonucunu ortaya çıkarmaktadır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MARDİN’DEKİ SÜRYANİ KİLİSELERİNDE MÜZİK KÜLTÜRÜ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78866</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78866</guid>
      <author>Gizem KILIÇYiğit KARABULUT </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 0cm 1.0cm 6.0pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-font-kerning: 1.0pt; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Araştırmada Süryani kilisesinde icra edilen müzik ve geleneksel olarak muhafaza edilen müzikal gelenek incelenmiştir. Mardin şehrinde bulunan Kadim Süryani Kilisesi’nde gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular tematik gruplara ayrılarak incelenmiş, bu gruplardan yola çıkarak kilisedeki müzik eğitiminde, çocukluk döneminde alınan eğitimin notaya bağlı kalınmadan, kulaktan kulağa aktarım yoluyla öğrenme yönteminin uygulandığı tespit edilmiştir. Süryani eğitiminde en önemli unsurlardan biri de dil mirasının korunmasıdır. Bu nedenle eğitim onlar için Süryanice’yi okuyup yazmayı öğrenmek ile başlar. Sonrasında makam eğitimi alınarak, ilahileri bu şekilde öğrenir ve icra ederler. Kilise müziğinin icrasında kullanılan 8 makamın varlığı saptanmış olup, her hafta bir makam kullanılarak sekiz hafta boyunca o makamlar sırasıyla icra edilir ve bu döngü sürekli tekrarlanır. Her hafta bu döngü de belirli günlere göre uygun ilahiler ve ezgiler seçilir. Bu makamların kişilerin ruhsal duygularını etkilediği ve kiliseyi daha cazip hale getirdiği, özel günlere göre makamın da değiştiği gözlenmiştir. Ayrıca Süryanilikte aile kavramının önemine de değinilmiş olup, söz konusu toplumun dini inançları ve değerleri kadın, erkek, genç, yaşlı demeden, ayin katılımına özen gösterilmiş ve manevi bağlarla güçlendirerek kültürlerini yaşatmayı benimsemişlerdir. Ayrıca çalışmada Süryani toplumunun reformist özelliklerine yapılan vurgulara yer vererek, hangi açılardan söz konusu toplumun ilerici kabul edildiğinin ele alınması amaçlanmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SABAHATTİN ALİ’ NİN HİKAYELERİNDE DEĞER ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78884</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78884</guid>
      <author>Kübra AYDIN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Çalışmada Sabahattin Ali’nin ailesi, çocukluk yılları, öğrencilik ve öğretmenlik yılları ile ilgili biyografik bilgiler yer almaktadır. Sabahattin Ali’nin ‘Hikâyeci’ olarak adlandırılması hasebi ile çalışmada Sabahattin Ali’nin hikâyelerinde Milli Eğitim Bakanlığı kök değerler ve sosyal bilgiler dersi öğretim programı kapsamındaki; adalet, aile birliğine önem verme, bağımsızlık, barış, bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, duyarlılık, dürüstlük, estetik, özgürlük, ve eşitlik değerleri incelenmiştir. Hikâyelerde tespit edilen değerlere ilişkin diyalog yada paragraflar ilgili başlıklar altına alıntılanmıştır. Hikâyelerde tespit edilen değerlere ilişkin sıklık tablosu oluşturulmuştur. Sonuç olarak Sabahattin Ali’nin hikâyelerinde Milli Eğitim Bakanlığı kök değerler ve Sosyal Bilgiler dersi öğretim programındaki hangi değerlerin daha fazla yer aldığı ve hangi değerlerin hikâyelerde daha fazla işlendiği tespit edilmiştir. Çalışmada Sabahattin Ali’nin hikayeleri doküman inceleme yöntemi ile incelenmiştir. Kitapta bulunan hikayelerde Sabahattin Ali’nin genellikle acı çeken, yoksul, kandırılmış insanları, zor şartlarda hayatını idame ettiren, hasta, kimsesiz, zorluklarla dolu hayatları ve bu hayatı yaşayan insanları hikayelerine karakter olarak seçmiştir. Sabahattin Ali’nin Hikâyelerinde görülme sıklığı tablosuna baktığımızda hikayelerde daha çok duyarlılık, çalışkanlık, bilimsellik değerlerinin işlendiği görülmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SANAL GERÇEKLİK VE MASAÜSTÜ OYUN ARAYÜZLERİNİN TASARIM VE KULLANICI DENEYİMİ BAĞLAMINDA KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78914</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78914</guid>
      <author>Hakan YAMANBekir KİRİŞCAN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Arayüz tasarımı, günümüz dijital dünyasında insanlar ile makine etkileşiminin vazgeçilmez bir parçasıdır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bu çalışma dijital endüstrinin en hızlı büyüyen alanlarından bir tanesi olan bilgisayar oyunlarının arayüz tasarımlarına odaklanmaktadır. Dijital oyun dünyasında karşımıza çıkan yeniliklerden bir tanesi sanal gerçeklik teknolojilerinin dijital oyunlarda kullanılmasıdır. Bu yenilik dijital oyun arayüz tasarımları ve kullanıcı deneyimi bağlamında değişiklikleri de beraberinde getirmektedir. Bu araştırmanın amacı bilgisayar (PC) ve sanal gerçeklik (VR) oyun arayüzlerini tasarım elemanları ve kullanıcı deneyimi bağlamında karşılaştırmaktır. Çalışma kapsamında “Skyrim”, “Minecraft” ve “Half-Life” oyunları seçilmiş, oyun arayüzleri grafik tasarım elemanları bağlamında analiz edilmiş, ardından katılımcılar ile odak grup çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, uzun süre oyun oynayabilme ve oyun arayüzlerinin yalınlığı açısından masaüstü oyunlar; arayüzlerdeki dikkat çekicilik, yazı karakteri kullanımı, renk uyumu ve arayüzün oyun konseptine uyumu başlıklarında ise sanal gerçeklik oyunları daha başarılı bulunmuştur. Özellikle kullanıcı deneyimi açısından sanal gerçeklik oyunlarının masaüstü oyunlara göre çok daha başarılı olduğu görülmüştür.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>COVİD 19 SALGINI NEDENİYLE UZAKTAN EĞİTİM GÖREN 4 VE 8. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN FEN BİLİMLERİ DERSİNDEKİ ÖĞRENME KAYIPLARININ İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78919</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78919</guid>
      <author>Özden YAĞLIOĞLUDavut HOTAMAN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu araştırmanın amacı COVİD-19 salgını nedeniyle uzaktan eğitim gören 4 ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersindeki öğrenme kayıplarının incelenmesidir. Araştırma karma araştırma desenlerinden iç içe gömülü desen temelinde yürütülmüştür. Araştırmanın nicel verileri kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 600 ilkokul ve 600 ortaokul olmak üzere toplam 1200 öğrenciye uygulanan 4. sınıf Fen Bilimleri Başarı Testi ile 8. sınıf Fen Bilimleri Başarı Testi’nden elde edilmiştir. Nitel veriler ise amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen öğretmen (f:39,) öğrenci (f:25) ve velilerle (f:16) gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda 4 ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde anlamlı bir öğrenme kaybı yaşadığı, bu kaybın dersin tüm ünitelerinde görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların en fazla dile getirdikleri konular: internete erişimde yaşanan zorluklar, teknolojik yetersizlikler, uzaktan eğitime eriş&lt;/span&gt;&lt;span lang="DA" style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: DA;"&gt;mede s&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;ıkıntılar, derslerin sıkıcı olması, teknolojiyi kullanamama, deney, g&lt;/span&gt;&lt;span lang="SV" style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: SV;"&gt;ö&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;zlem vb. uygulamaların yapılamaması&lt;/span&gt;&lt;span lang="DE" style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: DE;"&gt;, ders &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;çalışmak için yeterli motivasyonun sağlanamaması, ekranda çok fazla sü&lt;/span&gt;&lt;span lang="DE" style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: DE;"&gt;re ge&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;çirilmesi olmuştur. Araştırmanın sonuçlarına dayanarak çeşitli önlemler sunulmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>VAJİNİSMUS TANISI ALAN VE ALMAYAN KADINLARIN CİNSEL MİTLERİ, CİNSEL ÖZ YETERLİLİKLERİ VE İLİŞKİ DOYUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78946</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78946</guid>
      <author>Türkan GÜNERBingül SUBAŞI HARMANCI </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6.0pt; text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; tab-stops: right dotted 438.85pt; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışmanın temel amacı vajinismus tanısı alan ve almayan kadınların&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-no-proof: yes;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;cinsel mitleri, cinsel öz yeterlilikler ve ilişki doyumları arasında ilişki olup olmadığının incelenmesidir.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: red; mso-fareast-language: EN-US; mso-no-proof: yes;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-no-proof: yes;"&gt;Araştırmada nedensel karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US; mso-no-proof: yes;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışmanın evrenini 18 yaş üzeri vajinismus tanısı alan ve almayan kadınlar oluşturmaktadır. Çalışma tanılı örneklemi amaçsal örnekleme yöntemi ile seçilen 18 yaş ve üzeri 153 vajinismus tanısı alan kadın katılımcıdan oluşmaktadır. Tanısı olmayan örneklemi ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile seçilen 149 vajinismus tanısı olmayan kadın katılımcıdan oluşmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US; mso-no-proof: yes;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-no-proof: yes;"&gt;Araştırma verilerini toplamak için Sosyodemografik Bilgi Formu, Cinsel Mitler Formu, İlişki Doyum İndeksi ve Cinsel Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgusunda, vajinismus tanısı alan katılımcıların cinsel öz yeterlilik düzeyleri ile ilişki doyumu düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Buna göre, vajinismus tanısı alan katılımcıların cinsel öz yeterlilik düzeyleri arttıkça ilişki doyumu düzeylerinin de arttığı bulunmuştur. Bu bağlamda klinisyenler vajinismus tedavisi sırasında kadınların cinsel öz yeterlilik düzeylerine odaklanmalı ve tedavi sürecinde cinsel öz yeterliliklerini arttırmaya yardımcı olacak yöntemleri kullanmalıdırlar. Bu yaklaşımın, vajinismus tanısı alan kadınların ilişki doyumlarını arttırmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ELİT ERKEK TAEKWONDOCULAR VE SEDANTERLERİN STATİK VE DİNAMİK DENGE DEĞERLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78964</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78964</guid>
      <author>Mustafa ŞAHİNMetin ŞAHİN  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%; margin: 10.8pt 13.0pt 10.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışmanın amacı; Elit erkek taekwondocuların ve sedanterlerin statik ve dinamik denge değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemi; Ankara leopar spor kulübünde bulunan yaş ortalaması 18,20&amp;plusmn;1,96 yıl olan 20 sporcu ile yaş ortalaması 20,30&amp;plusmn;1,81yıl olan 20 sedanter toplam 40 kişi katılmıştır. İki grup üzerinde statik ve dinamik denge ölçümleri yapılarak aralarında karşılaştırılma yapılmıştır. Araştırmada sporcuların statik denge değerlerinin ölçümlerinde Flamingo Denge Testi (FDT), Yıldız Denge Testi (YDT). İstatistiksel analizler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 16,0 istatistik programı kullanılarak analiz yapılmıştır. İstatistiksel sonuçlar p&lt;0,05 ve 0,01 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Ölçüm sonuçları, ortalama ve standart sapma olarak sunuldu. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro Wilk ile test edilerek, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildi. Veriler normal dağılım gösterdiği için gruplar arası farkların belirlenmesinde bağımsız gruplarda T testi uygulandı. P&lt;0.05 değeri anlamlı kabul&lt;span style="letter-spacing: -.45pt;"&gt; &lt;/span&gt;edilmiştir. Araştırma sonucunda; vücut kitlesi kompozisyonu, sporcu ve sedanterler arasında sağ ve sol ayak flamingo denge testi düşme sayılarında, sporcu ve sedanterler arasında medial (p&lt;0,05) ve posteriomedial (p&lt;0,01) yönlerde sporcular lehine anlamlılık saptanmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sporcu ve sedanterler arasında bütün yönlerde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmamıştır (p&gt;0,05). Antrenmanların sporcular üzerindeki etkilerinden dolayı, sporcuların vücut kompozisyonu ve denge parametrelerinde sedanterlere göre daha olumlu değerlere sahip oldukları tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE GÖRE OKUL YÖNETİCİLERİNİN ÖĞRETMENLERİ ETKİLEME TUTUMLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78965</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78965</guid>
      <author>Ertan MEMİŞHakan AŞKAN  ,Ümit AYCAN  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Eğitim sistemi içerisinde olan okulların, değişen dünya düzenine uyumunda meydana gelen değişiklikleri amaçları doğrultusunda geliştirebilmesi ve bu alanda meydana gelen gelişmeleri takip etmesi, buna bağlı olarak, kaliteli eğitim anlayışını sürdürebilmeleri için, bu değişimlere açık, çağdaş bir eğitim görüşünü benimsemeleri gerekmektedir. Okul yöneticilerinin davranışlarının bu anlamda önemli rolü bulunmaktadır. Okul yöneticileri; daima ileriyi gören yenilikleri uygulayan ve teşvik eden kişilerdir. Dolayısıyla değişime her anlamda uyum sağlayabilen klasik yaklaşımların yerine geleceğe ve yeniliğe açık dönüşüm anlayışına sahiptirler. Beraberinde çalıştığı işgörenlerin istek ve istidatlarını en iyi bilen ve onları bu anlamda yönlendirebilen, işgörenlerin yaptıkları işten doyum sağlamalarını dikkate alarak kaliteli eğitim ve öğretimi gerçekleştirirler. Bu husustan hareketle bu araştırmanın amacı, ilkokullarda görev yapan okul yöneticilerinin öğretmenleri etkileme tutumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Okul yöneticilerinin öğretmenleri etkileme becerileri liderlik tutumları, iletişim tutumları, karar verme tutumları açısından öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Araştırmada iki bölümden oluşan veri toplama aracı kullanılmıştır; birinci bölümde, araştırmaya katılan bireylere ilişkin kişisel bilgiler; ikinci bölümde Ceylan (2003) tarafından geliştirilmiş olan “Okul Yöneticilerinin Öğretmenleri Etkileme Tutumları” anketi “kullanılmıştır. Ankette öğretmenleri etkileme tutumlarının, Liderlik Tutumu / İletişim Tutumu / Karar Verme boyutlarına ilişkin toplam 15 maddeden oluşmaktadır. Ölçme aracının önceki kullanımlarında geçerlilik ve güvenilirlik katsayıları yeniden denenmiştir. Ölçeğin güvenilirlik katsayısı (Cronbach Alpha değeri) 0,95 bulunmuştur. Kişisel Bilgiler Bölümü 6, “Okul Yöneticilerinin Öğretmenleri Etkileme Tutumları” anketi 15,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ifadeden oluşmuştur. Araştırma için kullanılan anket, Denizli İli Merkezi’nde, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim okulları arasından örneklem olarak alınan 50 okulda uygulanmıştır. Bu okullarda 301 öğretmene uygulanan anketler değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin öğretmenleri etkileme becerilerine ilişkin değerlendirmelerine göre, okul yöneticilerin öğretmenleri etkileme becerilerini gerçekleştirmede orta düzeyde olduğu görülmüştür. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BAUDRILLARD PENCERESİNDEN ÖZNENİN YİTİMİ NESNENİN EGEMENLİĞİ DEVRİNDE TÜKETİM TOPLUMU: NESNELEŞEN ÖZNE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79032</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79032</guid>
      <author>Aybüke ÇAKIRAY </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 1.0cm 6.0pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Günümüz dünyası hızlı tüketim girdabındadır. Bu tüketim hızı içinde özne konumunu nesneye bırakmıştır. Baudrillard öznenin yitimi ve nesnenin egemenliği altında olan bu durumu tüketim toplumu olarak tanımlamaktadır. &lt;span style="background: white;"&gt;Tüketimin bir statü göstergesi olarak konumlandırılması nesneleri elde etmenin ihtiyaç ötesi bir anlama sahip olmasına yol açmaktadır. Modern birey tüketim aracılığıyla sınırlandırılmış imgeler üzerinden inşa edilmiştir. Özne tüketim toplumunun imgeleri arasında hapsolmuş halde nesneler üzerinden kendisini yeniden kurgulamıştır. Bireyin anlam arayışındaki odak kaymasının hızlandığı tüketim toplumunda, birey tüketimin esiri olmuş nesne egemenliği ele geçirmiştir. Bu çalışmanın amacı tüketimin değişen kimliğini, öznenin yaşadığı odak kaymasını&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: red; background: white;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; background: white;"&gt;hipergerçeklik içinde hapsoluşunu, nesne egemenliğinin gerçekliği bağlamında ele almaktır.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK TÜRKİYE’DE İLAÇ YAN SANAYİSİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79330</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79330</guid>
      <author>Murat BÖRÜTuğrul AVCI </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;İlaç yan sanayisi ilaç üreten bir tesisin ihtiyaç duyduğu tüm makine ve ekipmanları, bunların yedek parçalarını, kimyasalları ve üretim sarflarını kapsamaktadır. İlaç yan sanayisi karmaşık bir küresel tedarikçi yapısına sahiptir. Bu tedarikçi yapısında, özellikle kimyasal hammaddelerde, Asya ülkeleri baskın hale gelmişlerdir. Asya ülkelerinin piyasa hakimiyeti Covid-19 Pandemisi sürecinde dünyayı olumsuz etkilemiş, birçok ülke dışa bağımlılığı azaltmak için ilaç sektörünü bir millî güvenlik meselesi olarak görmeye başlamıştır. Bu makalenin tezi Türkiye’de ilaç yan sanayisinin bir millî güvenlik konusu olarak ele alınması gerektiğidir. Bu makalede ilaç yan sanayisinin bir millî güvenlik meselesi olarak değerlendirilebileceği tartışılmış ve bu yönde atılması gereken adımlar ortaya konulmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


