






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2022 Sayı 128</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2110</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>TÜRKİYEDE NARKOTİK SUÇLARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİNE İKTİSADİ BAKIŞ (2009-2013)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57965</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57965</guid>
      <author>Zeynep Müjde SAKAR</author>
      <description>Yetiştirilmesi, üretimi, depolanması, nakli, pazara arzı, finansa dönüştürülmesi ve tüm bu unsurlarıyla sıralı bir işleyişe sahip olan uyuşturucu, doğrudan insanlığı hedef alan bir insanlık suçudur. Sınır aşan bir suç olan uyuşturucu ile mücadelede işbirliği ve koordinasyonun yanı sıra stratejik analiz ve tecrübe paylaşımının da önemi büyüktür. Mücadelede edinilen tecrübe ve bilgilerin iyi analiz edilerek geniş bir bakışıyla sorunların tespit edilmesi ve çözüm metotlarının üretilmesi, uyuşturucu ile savaşın temel prensibi olmalıdır. Nitekim bu tehdidin var olduğu ilk yıllardan bu zamana kadar ulusal ve uluslararası mücadelesini sürdüren ülkemiz, global bir sorun olarak karşımızda duran uyuşturucunun, tüm dünya ülkelerini etkilemeye devam ettiğini açıkça ifade etmekte ve birçok platformda dile getirmektedir. Ayrıca uyuşturucuyla mücadelede uluslararası işbirliği kuruluşları ve bölgesel inisiyatifler kullanılarak etkin ve kalıcı sonuçlar üzerinde çalışılması gerektiği görülmektedir. Dinamik tedbirler ve yaptırımların hayata geçirilmesi ile uyuşturucunun yer küredeki homojen yapısının kronikleşmesinin önüne geçileceği yadsınamayacak bir gerçek olarak varlık göstermektedir. Bu çalışmada 2009 yılı ile 2013 yılları arasındaki narkotik çalışmaların analizleri yer almaktadır. Çalışmada temel uyuşturucu maddelerine ilişkin olarak; yakalamalardaki yeni trendler, yakalamalardaki artış-azalışlar, operasyonel ve şüpheli sayısındaki dönüşümler, yakalamaların yoğunlaştığı bölgeler ve organizasyonlarda kullanılan yöntemler ile mücadelede gerçekleşen uygulamalar ve bu uygulamaların ekonomik yansımalarının üzerinde durularak değerlendirmeler yapılmıştır. Bu değerlendirmeler İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığından alınan bilgi ve belgelere dayalı olarak Türkiye’de Narkotik suçların 2009-2013 yıllarına ait verileri baz alınarak hazırlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE 2000’Lİ YILLARDA MUHASEBE VE FİNANSAL RAPORLAMA’DA MEYDANA GELEN GELİŞMELER</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58161</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58161</guid>
      <author>Şakir DIZMAN</author>
      <description>Dünya’da ve Türkiye’de 2000’lerde, muhasebe ve finansal raporlamada oldukça fazla gelişme ve değişimler yaşanmıştır. Bu çalışmanın amacı, meydana gelen bu değişim ve gelişmeleri ele alarak Dünya’da ve Türkiye’de muhasebe ve finansal raporlamanın ulaştığı son durumu ortaya koymaktır. Yöntem olarak, meydana gelen gelişmeler tarihsel-kronolojik sıraya göre ele alınmakta ve her aşamada küresel ve ulusal düzeydeki değişimler ayrı ayrı ortaya konulmaktadır. Çalışmanın bulguları; uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartlarının birçok ülkenin kabulüyle küresel ölçekte yaygınlaşması, Ülkemizde de bu standartların kabulü ve Dünya ile birlikte gelişmesidir. Türkiye’de 2011 yılında çıkarılan 6102 sayılı “Türk Ticaret Kanunu”, uluslararası standartların Türkçe’ye çevrilerek “Türkiye Muhasebe Standartları” ve “Türkiye Finansal Raporlama Standartları” olarak kabulünün yasal dayanağıdır. Ülkemizde 2014 yılından itibaren “Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar” için bu standartlara uygun muhasebe ve finansal raporlama başlatılmıştır. Daha sonra belirli büyüklükteki işletmeler için “Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı” 2018 yılında yürürlüğe girmiştir. 2019 yılında, Küçük ve Mikro Ölçekli İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı Taslağı yayınlanmıştır. Bu standartlara uygun yeni Hesap Planı Taslağı 2018 yılında yayınlanmıştır. Sonuçta bu plan yürürlüğe girdiğinde tüm standartlara uygun muhasebe kayıtları ve finansal raporlama, ihtiyacı tam karşılayacak şekilde yapılabilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE OKUYAN ÖĞRENCİLERİN BAZI PARA-METRELERE GÖRE ÖLÜM KAYGILARININ ARAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61915</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61915</guid>
      <author>Erol DOĞANOsman İMAMOĞLU </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerin bazı parametrelere göre ölüm kaygılarının araştırılmasıdır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu spor bilimleri fakültesi öğrencilerinden 161 kadın ve 347 erkek öğrencinin doldurmuş olduğu ölüm kaygısı ölçeği değerlendirilmiştir. Karşılaştırmalarda t- testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve LSD testleri kullanılmıştır. Cinsiyete göre ölüm kaygısı puanları arasında ölüm belirsizliği, ölümü düşünme ve açı çekme alt boyutları ve toplam ölçek puanlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p&lt;0,001). Korona virüs hastalığı geçirip geçirmeme durumuna göre ölüm kaygısı puanlarına bakıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p&gt;0,05). Öğrencilerin spor kategorisine ve okudukları bölüme, son beş yıl içerisinde akrabalarının ölüm ölmeme durumuna göre ölüm kaygısı puanlarının karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p&gt;0,05). Sonuç: Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin korona virüs salgını sürecinde ölüm kaygı düzeyleri cinsiyete göre değişmiştir. Virüse yakalanıp yakalanmamaya, okudukları bölüme, son beş yılda akrabalarının ölüp ölmemesine ve spor kategorisine göre ise değişmemiştir. Korona virüs sürecinden genel olarak önemli bir kaygı hissetmemelerinde spor eğitimi almaları ve spor yapmalarının da etkisi olduğu düşünülmektedir.  Bu nedenle insanlara korona virüs etkilerinden olumsuz yönde daha ez etkilenmeleri için spor yapmaları önerilebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BALE VE DANSTA VÜCUT TİPİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61948</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61948</guid>
      <author>Yağmur ARINLI</author>
      <description>Dans ve bale alanında, mesleğin doğası gereği bedensel estetik en önemli olguyu oluşturmaktadır. Bedensel estetik;  mesleği uygulayanlar, eğitmenler, bale ve dans öğrencilerinin yanı sıra izleyiciler açısından da zarif ve ince olmak olarak değerlendirilirken; bu değerlendirmenin aslında bilimsel olarak sınıflandırılmış vücut tipi ile bağlantılı olduğu ülkemizde sanat alanında bilinmemektedir. Özellikle konservatuvar giriş sınavları esnasında eğitmenler ve sınavı kazanarak profesyonel bale sanatçısı olmak üzere eğitim gören öğrencilerin, profesyonellerin bedenlerini tanımaları, bilinçli ve sağlıklı olarak eğitim programları, stilleri, teknikleri oluşturabilmeleri açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı öncelikli olarak bale ve diğer dans türlerindeki vücut tiplemesinin nasıl yapıldığı ve ilgili araştırmaları ortaya koymaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAVA ARAÇLARINDA OPERASYONEL GEREKLİLİKLER NEDENİYLE VEYA TİCARİ MAL OLARAK TAŞINACAK TEHLİKELİ MADDELERİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SAHA UYGULAMALARI VE RİSK DEĞERLENDİRMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57967</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57967</guid>
      <author>Haldun TURANOktay KARAGÖZ  </author>
      <description>Dünyada sivil havacılık uçuş işlemleri, öncelikli olarak Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO), Avrupa Sivil Havacılık Konferansı (ECAC), Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenlik Teşkilatı (EUROCONTROL) ve Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) olmak üzere uluslararası havacılık örgütleri tarafından belirlenen standartlar çerçevesinde ve ülkelerin havacılık otoriteleri kontrolünde gerçekleştirilmektedir. Ulaştırma Bakanlığına bağlı olarak çalışan (SHGM) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ülkemizdeki sivil havacılık faaliyetlerinin yürütülmesindeki yetkili otoritedir. Tehlikeli maddelerin taşınması faaliyetlerinin yürütülmesindeki yetkili kuruluş da Ulaştırma Bakanlığına bağlı olarak çalışan Tehlikeli Maddeler Genel Müdürlüğüdür. Günümüzde globalleşme veya küreselleşme diye adlandırılan yeni bir süreç başlamıştır. Küreselleşen ekonomilerde üretilen malların özelliğini kaybetmeden zamanında teslim edilmesi üretmek kadar önemli bir iş olarak görülmektedir. Üretilen malların özelliğini kaybetmeden kısa sürede ulaştırıla bilmesi için en uygun taşıma şekli hava yolu taşımadır. Günümüzde hava yolu ile taşımacılık sektörü yukarıdaki faktörler göz önüne alındığında artarak devam etmektedir. Hava yolu ile taşımacılık faaliyetlerinde tehlikeli maddelerde önemli bir yer tutmaktadır. Tehlikeli maddelerin olduğu alanlarda kontrol ve emniyet tedbirleri de ön plana çıkmaktadır. Sahada alınan emniyet tedbirleri de iş sağlığı güvenliği kuralları olarak önümüze çıkmaktadır. Tehlikeli maddelerin hava yolu ile taşınmasında aynı standartları sağlamak için Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (International Air Transport Association IATA) üyeleri IATA Dangerous Goods Regulations (IATA DGR) kuralarını standart olarak uygulamaktadırlar. Uçaklar ile taşınacak tehlikeli maddeler IATA DGR adlı kitapta tanımlanmış, sınıflandırılmış madde ve nesnelerdir. Bu tehlikeli maddeler arasında hava araçlarının operasyonel görevlerini sürdüre bilmesi için gerekli olan yakıt, motor yağı, hidrolik, oksijen tüpü, yangın söndürme tüpleri, radyo aktif özelliğe sahip detektörler, slaytlar için yüksek basınç tüpleri de vardır. Hava aracı üzerinde operasyonel şartlar gereği bulunan tehlikeli maddelerin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında değerlendirilmesi ve risk değerlendirme analizlerinin yapılması oluşabilecek tehlikeleri azaltacaktır. Hava araçları ile taşınması mümkün olan her türlü tehlikeli maddenin miktarı, ambalajlama şartları, etiketlenmesi, işaretlenmesi ve taşınma koşulları IATA DGR kuralları ile belirlenmiştir. Tehlikeli maddeler hava yoluyla taşınırken iş sağlığı ve güvenliği kuralları ve IATA DGR kuralları ile ilgili yöntem ve esaslar ile saha uygulamalarını tezinde anlatacağım.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM YÖNETİCİLERİNİN ZAMAN YÖNETİMİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57989</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57989</guid>
      <author>Nur SILAY</author>
      <description>Bu makaleyi oluşturmanın amacı, eğitim yöneticileri için zaman yönetimine genel bir bakış sağlamaktır. Bu bir derleme makalesi olduğundan, konuyla ilgili daha önce yayınlanmış araştırmaların kısa bir sentezi sunulmaya çalışılmıştır. Genel anlamdaki hedef eğitim yöneticilerine meslek hayatlarında kullanmayı tercih edebilecekleri bazı teknikleri hatırlatırken eski bulguları betimlemelerle göstermektir. Bu nedenle, yayınlanmış çalışmaların bir özetidir ve aynı zamanda eğitim yöneticilerine zamanı etkili bir şekilde yönetmek için kullanabilecekleri stratejileri sıralamaktadır. Teorik çerçeve, okuyucuların makaleyi okurken iki ana alana odaklanmalarına olanak vermek için iki alt başlığa ayrılmıştır. Birincisi zaman yönetimi kavramının kendisi, ikincisi ise eğitim yöneticilerinin zaman yönetimi ile ilgilidir. Özetle bu makale, konuyla ilgili daha önceki eserlerden yararlanılarak yazılmış olup bir alanyazın taraması hedeflenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR DEVLET HASTANESİNDE HEMŞİRELER ARASI İŞBİRLİĞİ VE HEMŞİRELERİN İŞ DOYUMU DÜZEYİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58205</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58205</guid>
      <author>Serpil ÇELİK DURMUŞZeynep ÖZSOY </author>
      <description>Amaç: Bu çalışma, hemşirelerin, hemşireler arası işbirliği ve iş doyumu düzeyini değerlendirmek, hemşireler arası işbirliğinin hemşirelerin iş doyumu ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır.&#13;
Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipteki bu araştırma Ankara'da bir devlet hastanesinde Ocak-Mayıs 2018 tarihleri arasında çalışan 168 hemşire ile yapılmıştır. Çalışmanın verilerini toplamak için, Demografik Bilgi Formu, Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği ve Minnesota Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği 29 maddeden ve 5 alt boyuttan oluşmaktadır; Minnesota Doyum Ölçeği 20 maddeden ve 2 alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma ve Chronbach alfa değerleri kullanılmıştır. İlişkilerin değerlendirilmesinde Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır.&#13;
Bulgular: Hemşirelerin ortalamanın üzerinde düzeyde işbirliği içinde oldukları, en yüksek ortalama puan "profesyonellik" alt boyutunda, en düşük ortalama puan ise "iletişim" alt boyutundadır.  Bu araştırmada hemşirelerin genel iş doyumları, içsel ve dışsal doyumlarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiş olup özellikle içsel doyumlarının dışsal doyumdan daha yüksek olduğu istatistiksel olarak ortaya konmuştur. Hemşire-Hemşire İş birliği Ölçeği ve Minnesota İş Doyum Ölçeği skorları arasındaki korelasyon katsayısı r=,545 olarak hesaplandı. Değişkenler arasında orta güçlükte ve pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptandı (p&lt;,001).&#13;
Sonuç: Hemşirelerin, hemşireler arası işbirliği düzeyleri ve iş doyumu düzeyleri genel olarak ortalamanın üzerindeydi. Hemşireler arası işbirliği düzeyleri ile hemşirelerin iş doyumu düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve orta güçte bir ilişki vardı.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÇOCUK GELİŞİMCİ GÖZÜYLE “ÇOCUK GELİNLER”: NİTEL BİR ÇALIŞMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58021</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58021</guid>
      <author>Rüveyda KURNAZEnder DURUALP </author>
      <description>Araştırmanın amacı, çocuk gelinlerin kendi çocuklarının bakımını sağlamaya ve gelişimini desteklemeye yönelik bilgi, beceri, tutum ve deneyimlerine ilişkin görüşlerini çocuk gelişimci bakış açısı ile ortaya koymaktır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 18 yaşından önce evlilik yapan, en az bir çocuğu bulunan ve 65 yaşını geçmemiş olan 20 çocuk gelin oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan çocuk gelinler, gönüllülük esasına bağlı olarak amaçlı örnekleme metotlarından kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” ve yarı yapılandırılmış “Görüşme Formu” kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler nitel içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda çocuk gelinlerin erken yaşta anne olmanın dezavantajlarını vurguladıkları, çocuk bakımı ve gelişimine dair bilgi düzeylerine ilişkin algılarının olumsuz olduğu, gebelik ve doğum sonrası süreçte çocuk bakımı ve gelişimi ile ilgili yakın çevrelerinden yeterli sosyal destek alamadıkları, çocuklarının bakımını sağlama ve gelişimini destekleme ile ilgili çeşitli problemler yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda ailelere, eğitimcilere, yasa koyuculara ve medya kuruluşlarına öneriler sunulmuştur.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SERBEST ZAMAN FAALİYETLERİNE KATILAN GENÇLERİN KİŞİSEL GELİŞİM YÖNELİMLERİ VE YAŞAM DOYUMU ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58216</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58216</guid>
      <author>Gökhan ÇAKMAKGökhan ÇAKMAK ,Sabit SELVİ ,Faik Orhun TAPŞIN ,Adem KARATUT </author>
      <description>Gençlerin kişisel gelişim yönelimlerini ve yaşam doyumu özelliklerini anlayabilmek için serbest zaman faaliyetleri oldukça önemlidir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı serbest zaman faaliyetlerine katılan gençlerin kişisel gelişim yönelimlerini belirlemek ve yaşam doyumu özelliklerini ortaya koymaktır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu yaşları 18-29 arasında değişen 200 genç oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Diener ve ark. (1985) tarafından geliştirilip Köker (1991) tarafından Türkçeye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği ile Robitschek ve ark. (1998) tarafından geliştirilip Yalçın ve Malkoç (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Kişisel Gelişim Yönelimi Ölçeği II kullanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini tespit edebilmek için ise araştırmacılar tarafından hazırlanan 8 soruluk anket formu kullanılmıştır. Veriler, SPSS 25.0 programıyla analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildiği için parametrik testlerden Independent Samples T Testi ve Anova Testi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Anova testi sonucunda fark çıkması durumunda post-hoc testlerinden faydalanılmıştır. Varyanslar homojen olduğu için Bonferroni testi kullanılarak farkın kaynağı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda serbest zaman faaliyetlerine katılan gençlerin yaşam doyumu düzeyleri orta düzeyde olduğu görülmüştür. Gençlerin kişisel gelişim yönelimlerine ait ortalama puanlarına bakıldığında planlı olma durumu yüksek, değişime hazır olma durumu yüksek, kaynakları kullanma durumları orta ve amaçlı davranış düzeylerinin yüksek olduğu söylenebilir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EKONOMİ OKURYAZARLIĞI VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58056</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58056</guid>
      <author>Tuğba ÖZYILDIZ</author>
      <description>Günümüzde zorlaşan yaşam hedeflerine ulaşabilmek için ekonomi okuryazarlığı herkesin ihtiyaç duyduğu önemli konulardan birisini haline gelmiştir. Akıllı bir insan olarak refaha ulaşabilmek için yüksek ekonomi okuryazarlığı becerisine sahip öğrencilerin doğru zamanda en iyi kararları vermeleri beklenmektedir.  Ekonomi okuryazarlığı kavramının öneminin artması ile birlikte üniversite öğrencilerinin ekonomi okuryazarlığı düzeyi üzerinde çalışmaların arttığı görülmüştür. Bu bağlamda yapılan çalışma Gaziantep Üniversitesi, İslâhiye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğrenim görmekte olan öğrencilerin sahip olduğu sosyo-demografik değişkenlerin ekonomi okuryazarlığı üzerinde anlamlı bir farklığa sebep olup olmadığını göstermeyi amaçlamaktadır. Ekonomi okuryazarlığı seviyesini ölçebilmek adına 306 öğrenciye anket yöntemi uygulanarak çalışma için gerekli olan veriler toplanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ekonomi okuryazarlığının öğrencilerin cinsiyet, yaş ve sınıf değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiğini, fakat öğrencilerin bölümü ve ailelerinin aylık gelirine göre anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koymuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SERBESTİ YANLISI VE HİMAYECİ GÖRÜŞLER BAĞLAMINDA SAVAŞ YILLARINDAN (1914-1923) CUMHURİYETE TÜRKİYE’DE İKTİSADİ DÜŞÜNCE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58229</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58229</guid>
      <author>Yasin KARADENİZErol ŞİMŞEK </author>
      <description>Osmanlı Devleti’nde 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren siyasi hayatta yaşanan olumsuz gelişmeler, askeri yenilgiler ve toprak kayıpları ekonomik anlamda da birçok problemi beraberinde getirmiştir. 19. yüzyılda siyasi ve ekonomik sorunların daha da derinleşmesiyle çözüm arayışlarına giren Osmanlı bürokratları yüzünü Batı’ya dönmek zorunda kalmıştır. Bu yüzyılda askeri, idari ve hukuki alanların yanı sıra iktisadi alanda da Batılılaşma yönünde çabalar görülmüştür. Hâl böyle olunca, Osmanlı bürokratları, bu dönemde Batı’da var olan liberal ve himayeci iktisadi düşünce tartışmalarından etkilenmişlerdir. Tanzimat Dönemi’nden Cumhuriyet’e uzanan süreç içerisinde yaşanan siyasi olaylar ve hâkim siyasi fikirler, farklı dönemlerde farklı iktisadi görüşleri ön plana çıkarmıştır. Meşrutiyet yıllarında daha çok liberal düşünceler hâkim iken, savaş dönemlerinde milliyetçi fikirlerin de etkisiyle milli-himayeci iktisat görüşleri ağırlık kazanmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarına gelindiğinde ise, liberal görüşlerin daha çok muhalefet tarafında destek bulduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BANKALARIN ÇEKİRDEK DIŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN BELİRLEYİCİLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62215</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62215</guid>
      <author>Burhan ERDOĞANYüksel AYDIN </author>
      <description>Her ekonomide tasarrufların değerlendirilmesi, reel sektörün desteklenmesi ekonomik büyüme ve kalkınma açısından bankacılık sektörü hayati bir önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 2002-2019 dönemi için Türkiye’de faaliyet gösteren 21 mevduat bankasının çekirdek dışı yükümlülüklerini etkileyen faktörlerin panel veri analizi ile belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yer alan ticari bankaların çekirdek dışı yükümlülükleri üzerinde etkili olan faktörler hem ana örneklem açısından hem de alt örneklemler (küçük-büyük bankalar, yerli-yabancı bankalar ve borsada işlem gören-işlem görmeyen bankalar) açısından detaylı olarak analiz edilmiştir. Driscoll-Kraay Sabit Etkiler panel veri tahmincisi kullanılarak gerçekleştirilen analizler sonucunda Türk ticari bankalarının çekirdek dışı yükümlülüklerini etkileyen faktörlerin banka alt örneklemlerine göre önemli derecede farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ENGELLİLERE KARŞI TÜRK VE SOMALİ TUTUMLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58037</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58037</guid>
      <author>Milgo MOHAMED</author>
      <description>Bu çalışma, engellilere yönelik tutumların Türk ve Somali kültürleri arasında nasıl farklılık gösterdiğini karşılaştırmaktadır. Ayrıca cinsiyet, yaş, eğitim düzeyleri, temaslar ve ülkeler gibi değişkenlerin bireylerin engellilere yönelik tutumlarını etkileyip etkilemediğini de araştırır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de veya Somali'de yaşayan insanların engellilere yönelik tutumlarını eleştirel bir şekilde analiz etmektir. Bu araştırma, karışık cinsiyet ve yaştaki 200 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların engelli bireylere yönelik tutumlarını ölçmek için Özürlü Kişilere Yönelik Çok Boyutlu Tutum Ölçeği (MAÖ) kullanılmıştır. Grup farklılıklarını araştırmak için tek yönlü MANOVA ve korelasyon analizi ve faktöriyel MANOVA yöntemleri kullanılmıştır. Sonuçlar, eğitim seviyesinin sadece bilişsel üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu gösterdi ve düşük eğitimli katılımcıların yüksek eğitimli katılımcılara göre daha olumsuz bilişsel gösterdiğini bildirdi. Cinsiyetin üç MAS faktörü üzerindeki etkileri açısından da anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK DESTEKLİ ÜRÜN KULLANIM KILAVUZLARI ÜZERİNE ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58052</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58052</guid>
      <author>Hazal Duygu ULUSOY Ertan TOY </author>
      <description>Endüstri devrimleri ve getirileriyle birlikte insanoğlu zaman içerisinde devinim ve dönüşüm yaşayarak farklı deneyim alanlarının içine girmek durumunda kalmıştır. Teknolojik gelişmelerle birlikte insandan kullanıcılığa uzanan yolculuğunu başlatmıştır. 20. yüzyılın sonlarına doğru başlayıp günümüze uzanan süreçte artırılmış gerçeklik endüstri 4.0 devriminin en önemli teknolojilerinden biri olmuş ve endüstriyel süreçlerin birçok adımında faydalı modellerle kullanıma hazır hale getirilmiştir. Endüstriyel ürün tasarım süreçlerinde ürün kullanıcı arasındaki iletişim açısından en önemli adımlardan birisi kullanım kılavuzlarıdır. Kullanım kılavuzlarının verimliliği etkileyen dezavantajlarının olması nedeniyle artırılmış gerçeklik destekli kullanım kılavuzları tasarlanarak kullanıcının ürünle kurduğu iletişim güçlendirilmektedir. Kullanıcıların alışılagelmiş grafik / iki boyutlu kullanım kılavuzu deneyimleriyle artırılmış gerçeklik destekli kullanım kılavuzuna adaptasyon süreçleri de göz önüne alınarak farklılaşan deneyimin incelenmesi ve araştırması amacıyla artırılmış gerçeklik destekli kullanım kılavuzlarının örnekleri incelenerek deneyim açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Yapılan tarama kapsamında artırılmış gerçeklik destekli kullanım kılavuzlarının iki boyutlu grafik olanlara kıyasla sağladığı avantajlar ve deneyime etkisi konusunda gelişim yönleri üzerinde durulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKOKUL ÖĞRETMENLERİNİN ÖĞRETİMSEL ZAMAN YÖNETİMİ BECERİLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58068</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58068</guid>
      <author>Tevfik GELENMehmet YAŞAR </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğretmenlerinin öğretim sürecindeki zaman yönetimi beceri düzeylerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin öğretim sürecindeki zaman yönetimi beceri düzeylerinin bazı bağımsız değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın evren ve örneklemini Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesine bağlı ilkokullarda sınıf ve branş bazında görev yapan 259 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Öğretim Sürecinde Zaman Yönetimi Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, t-test, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Post Hoc çoklu karşılaştırma testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öğretim sürecindeki zaman yönetimi beceri düzeylerinin çok yüksek olduğu bulgulanmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin öğretim sürecindeki zaman yönetimi becerileri; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim düzeyi, görev yapılan okuldaki hizmet süresi, günlük hayatta zamanı yönetme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterirken; branş, okutulan sınıf düzeyi, zaman yönetimiyle ilgili yayın okuma durumu ve zaman yönetimiyle ilgili herhangi bir faaliyete katılım durumu değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular ilgili alanyazına dayanarak tartışılmış ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜRCİSTAN’IN ACARA BÖLGESİNDE YAŞAYAN MÜSLÜMAN VE HRİSTİYAN GÜRCÜLERİN ÖLÜM GELENEKLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58142</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58142</guid>
      <author>Guranda ABESLAMİDZE</author>
      <description>Acara bölgesi, Gürcistan’ın güney batı tarafında yer alan, Gürcistan’a bağlı Özerk cumhuriyeti statüsünü taşıyan bölgedir. Acara’da yaşayan halk Gürcü, Acaralı olarak adlandırılmaktadır. Gürcistan, Müslüman ve Hristiyan halkların beraber yaşadığı, din ve etnik çeşitliliğini koruyan ülkelerden biridir. Hristiyanlık, Gürcistan’da IV. Yüzyılda Azize Nino’nun sayesinde yayılmıştır. Ondan sonraki kaynaklarda Gürcistan, Hristiyan bir ülke olarak görülmektedir. Tarihi olaylardan dolayı, Acara, Osmanlı dönemine katılarak İslam dini kabul edilmiştir. Dolayısıyla, Acara’da Hristiyanların ve Müslümanların birlikte yaşamları yüzyıllar boyunca devam etmektedir. Ayrıca, Acara, din, folklor, inanç, adet, gelenek-görenekler, halk kültürü açısından oldukça zengin bir bölgedir. Müslüman ve Hristyan Gürcülerin aynı bölgede yaşamasının sonucu olarak birbirlerinden farklı adetler, gelenek-görenekler ve ritüeller ortaya çıkmıştır. Acara bölgesinde İslam dini etkisini en çok cenaze törenlerinde gösterilmektedir. Acaralı Müslümanlar ölüleri İslam kurallarına uyarak defletmektedir. Hristiyanlar ise, kendi kurallarına göre bu işlemi yerine getirirler. Buna rağmen, Acaralı Gürcü Müslüman ve Hristiyanların aynı bölgede yaşadıkları için, cenaze geleneklerinde benzerlikler görülmektedir. Bu benzerlikler: ölüyü yıkamak, sesli ağlamak, yas yemeği, Müslümanların Kuran Kerimi, Hristiyanların ise İncil okuması, anma günleri, mezarlığı ziyaret etmek, Müslüman ve Hristiyan Acaralıların aynı kabristanda bulunmaları benzerlikleri arasındadır. Bu Çalışmanın amacı, araştırma konusu olarak aldığımız Müslüman ve Hristiyan Acaralıların ölüm geleneklerinin araştırılması, birbirine karşılaştırarak benzer ve farklı geleneklerinin ortaya koymasıdır.  </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL ÖĞRETMENLERİNİN SINIF YÖNETİMİ KAYGI DÜZEYLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58210</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58210</guid>
      <author>Fatma ÇINARÖmer Faruk TUTKUN </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi kaygı düzeylerinin belirlenmesidir. Çalışmada, araştırma yöntemi olarak betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kocaeli ili Gebze ilçesinde görev yapmakta olan toplam 1300 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 500 ortaokul öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular şunlardır: 1- Ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi kaygı düzeyleri yüksek olarak tespit edilmiştir. 2- Ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi kaygı düzeylerinde cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi, mesleki kıdem yılı, branş ve kadro unvanı değişkenleri açısından anlamlı bir fark yoktur. 3- Ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi kaygı düzeylerinde sınıfta bulunan öğrenci sayısı açısından anlamlı bir fark vardır. Buna göre, sınıfında 30 öğrenciden daha az öğrencisi olan öğretmenler, 30 öğrenciden fazla olan öğretmenlere göre daha az kaygı düzeyine sahiptir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’NİN DİĞER İLLERİNDEKİ MUŞ İLİ KÖKENLİ NÜFUSUN DEĞİŞİM ÖZELLİKLERİ (1950-2020)</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58219</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58219</guid>
      <author>Süleyman YILMAZVeysi GÜNAL  </author>
      <description>Bu çalışmada iç göçlerin yorumlanmasında kullanılan DİE ve TÜİK’in doğum yerine göre nüfus verilerinden faydalanılarak Türkiye’nin diğer illerine göç eden Muş doğumlu nüfusun değişim özellikleri araştırılmıştır. Sosyo-ekonomik, siyasal ve doğal faktörlerin etkisi sonucu insanlar doğdukları ya da ikamet ettikleri mekânları sürekli değiştirmişlerdir. İnsanların doğdukları ya da ikamet ettikleri mekânları sürekli değiştirmeleri nedeniyle nüfusun mekânsal dağılımında önemli değişiklikler olmaktadır. Göç hareketleri sonucu göç veren yerlerde nüfus azalırken, göç alan yerlerde ise nüfus artmaktadır. Göç hareketleri, nüfusun gelişimi ve mekânsal dağılımını etkilediği gibi, doğduğu yerde ikamet eden yerli nüfusun gelişimini ve mekânsal dağılımını da etkilemektedir. 1950-2020 yılları arasında Türkiye’nin diğer illerinde ikamet eden Muş doğumlu nüfusun mekânsal dağılımına bakıldığında sosyo-ekonomik, siyasal ve doğal faktörlerin etkisiyle Muş ili doğumlu nüfusun önemli oranda doğduğu yeri terk edip Türkiye’nin diğer illerine göç ettiği görülmektedir. Nitekim 1950 yılında Muş ili doğumluların %6,7’si Türkiye’nin diğer illerinde ikamet ederken, bu oran 2020 yılında %51,7’ye yükselmiştir. 1950-2020 yılları arasında Muş doğumluların en fazla ikamet ettiği illerin başında sosyo-ekonomik bakımdan gelişmiş iller olan İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli, Ankara ve Aydın gibi iller gelmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ŞİRİNLER ÇİZGİ ROMANI'NDA DÜŞMAN YARATMAK VE NEFRET SÖYLEMİ OLGUSUNUN GÖSTERGEBİLİMSEL ÇÖZÜMLEMESİ </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58221</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58221</guid>
      <author>Nergiz KUL, </author>
      <description>Günümüzde, şiddet su yüzüne bir kat daha çıkmış durumda ve şiddet ile kitle iletişim araçlarında daha fazla karşılaşmaktayız. Sinema salonlarında, oturma odamızdaki Tv.deki reklamlarda, izlediğimiz çizgi filmlerde, ‘Şiddet’i daha fazlasıyla görüyoruz. Şirinler Çizgi Romanı, ‘Şirin Gökkuşağı’  da bizi bugünlere taşıyan önemli çizgi filmlerden biri. ‘Şirinler’ bize anneannemizin anlattığı gibi sevgi ve dostluk dolu bir halk masalımıydı, orada düşman kimdi?… yoksa, yerine konulmuş başka bedenlerle ütopik bir masaldı da, orada düşman yaratılmamışmıydı? Umberto Eco’nun dediği gibi….miydi? Üç farklı konumlandırma ile… (eleştirel bakış açısı ile) ‘Şirinler’in çizgi filminden hareket edilerek ulaşacağımız sonuç bize ‘Düşman Yaratma’ olgusunun bu çizgi romanda nasıl oluştuğunu  var olup olmadığını gösterecektir. Şirinler’ nasıl bir masaldı?… Anadolu’dan  bize ulaşan halk masallarımız gibi mi?  İlk olarak anlatım, Rus Halk Bilimci, Propp’a göre çözümlenecektir.  Daha sonra, Amerikalı felsefeci, Charles S. Pierce’e göre, göstergesel anlamda taşıdıkları nesnel  karakterleri ile ‘Şirinler Çizgi Romanı’ üzerinden değerlendirilecek. Son olarak  yüzyılımızın filozofu, Ortaçağ uzmanı, ve araştırmacısı; Umberto Eco’ya göre ‘Şirinler Çizgi Romanı’nında temsil edilen kurgusal karakterlerin rollerine bakılacaktır. Bu çalışma ile bugün ‘Düşman nasıl yaratılıyor’, kitle iletişim araçlarında nasıl vücut buluyor sorusunun cevabı göstergebilimsel  çözümleme ile ortaya konulacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AŞILAMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN SİKAYETVAR.COM PORTALI ÜZERİNDEN İNCELENMESİ: BIONTECH (PFIZER) VE SINOVAC (CORONAVAC) ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58238</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58238</guid>
      <author>Haydar HOŞGÖRZümra ÜLKER DÖRTTEPE ,Hacer GÜNGÖRDÜ </author>
      <description>Bu çalışma, aşılamanın önündeki engellerin Biontech ve Sinovac aşıları yönüyle Şikayetvar.com portalı üzerinden yapılan girişlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden içerik ve doküman analizi kullanılmış olup, çalışma verileri sikayetvar.com portalından toplanmıştır. Nisan 2021-Ocak 2022 tarihleri arasında yapılan tüm girişler incelenmiş ve toplam 412 şikayet değerlendirmeye alınmıştır (Biontech: 309, Sinovac: 103). Şikayetlere ilişkin sayı ve yüzdelerin hesaplanmasında Microsoft Ofis 2016 paket programı kullanılmıştır. Şikayetlerin yarıdan fazlasının (%75) Biontech aşısına yönelik olduğu, her iki aşı için de en fazla şikayetin; kadınlardan, hastalardan, özel hastanelerden aşılama hizmeti alanlar ve aşılama sürecinin 2. dozunda olanlar tarafından yazıldığı saptanmıştır. Biontech’e dair en fazla şikayet alan ilk beş konunun; randevu saatinde gidilmesine rağmen aşı olamama, uygulanan aşının bireyin E-Nabız Sistemi’nde görünmemesi, aşı sonrası gelişen yan etkiler, MHRS’den aşı randevusunun alınamaması ve yanlış aşı yapılması (Biontech yerine Sinovac) olduğu sonucuna varılmıştır. Sinovac’a dair en fazla şikayet alan ilk beş konunun ise; yanlış aşı yapılması (Sinovac yerine Biontech), uygulanan aşının E-Nabız’da görünmemesi, MHRS’den aşı randevusunun alınamaması, randevu saatinde sağlık kuruluşuna gidilmesine rağmen aşı olamama ve aşı seçme hakkının kullanılamaması olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bu bilgiler, bireylerin aşı tutum ve davranışlarına yönelik olarak aydınlatıcı olmasının yanında bireylerin sağlık bakımıyla ilgili olarak eksik kalınan durumlara da örnekler sunması açısından önem taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HALK MÜZİĞİ EZGİLERİNİN KEMAN EĞİTİMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ: SİSTEMATİK BİR DERLEME ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61168</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61168</guid>
      <author>Dilansu SÖYLEMEZEsra DALKIRAN </author>
      <description>Bu çalışma, ülkemizde keman eğitiminde halk ezgileri kullanılarak gerçekleştirilen çalışmaları sistematik derleme yöntemi ile incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda 2001-2019 yılları arasında halk müziği ezgilerinin keman eğitiminde kullanılmasına yönelik yapılan akademik çalışmalar taranarak sistematik derleme çalışması yöntemi ile incelenmiştir. Ulaşılan 13 adet akademik çalışma keman eğitimine sunduğu katkılar bakımından derlenmiştir. Derlenen çalışmalarda kullanılan halk ezgileri amaç, yöntem ve müzikal özellikleri bakımından üç başlık altında incelenmiştir. Sonuç olarak; sistematik derlemeye göre yapılandırılan bu çalışmada derlenen araştırmaların çoğunun betimsel nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Veriler görüşme tekniği kullanılarak oluşturulmuş ve içerik analizi en fazla kullanılan veri analiz yöntemi olmuştur. Çalışmaların müzikal özellikleri incelendiğinde en fazla hüseyni makamının ve 2/4’lük usulün kullanıldığı, çoğunlukla İç Anadolu bölgesi halk ezgilerine yer verildiği tespit edilmiştir. İncelenen çalışmalarda farklı türküler kullanılmasına rağmen sonuçların benzerlik gösterdiği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ENDÜSTRİYEL SOFRA SERAMİĞİ TASARIMLARI VE GÜMÜŞ AKSESUARLARIN KOMBİNASYONU </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61811</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61811</guid>
      <author>Aysun ERZİNCANHaldun ŞEKERCİ  </author>
      <description>Seramik, M.Ö. 6000’li yıllarda ilk olarak Anadolu’da üretilmeye başlamış olup, üç ana malzeme olan su, toprak ve ateşin bir araya gelmesiyle birlikte, yaratıcılığın ve yeteneğinde kullanımıyla ortaya çıkmıştır. Seramiğin bulunmasından sonra yapılan ilk tasarım modeller, kap, kacak, kaşık, pişirme ve saklama kaplarıdır. Endüstri devrimi sonrasında sofra seramiği ürünlerinin tasarlanma ve üretim süreçlerinde geleneksel yöntemler bırakılarak, makineleşmeye dayanan üretim yöntemleri ortaya çıkmıştır. Endüstrileşme ile birlikte tasarım kavramı da yeni bir boyut kazanmış ve sofra seramiği tasarımlarının işlevselliğinin yanında estetik görüntüsü de tüketici tarafından dikkat edilen hususlardan birisi olmuştur. Seramiğin, tarih öncesi dönemlerde insanlık için önemli bir yere sahip olmasının yanında, bu malzeme kadar önemli olan bir diğer malzeme ise gümüştür. Gümüş gibi değerli madenler günlük kullanımda kap, kacak gibi ürünlerde tercih edilmemektedir. Fakat, seramik gibi günlük olarak kullanılabilecek ürünlere değer katmak için gümüş aksesuarlardan yararlanılmaktadır.  Seramiğin kullanımıyla hazırlanan kahve takımları, ikramlıklar ve sunum ürünleri gibi bazı ürünler gümüş ile birleştirilip kombin haline getirilerek tüketiciye sunularak gümüş aksesuarlarla birlikte tüketicinin ilgisini çekmektedir. Yapılan bu araştırma kapsamında, endüstriyel sofra seramiklerinde kullanılan gümüş aksesuarlı kombinler araştırılmış olup yapılan araştırmalar sonucunda estetik, işlevsel ve özel üretim ürünler örneklemelerle anlatılmaktadır. Çalışmanın materyalini sofra seramikleri ile kombin edilen gümüş aksesuarlara ait veriler oluşturmaktadır. Çalışma literatür taraması, karşılıklı yapılandırılmış görüşme, alan çalışması yapılarak verilerin düzenlenip sonuçların çıkartıldığı nitel yönteme dayalı tarama modelidir. Araştırmanın saha çalışması Türkiye’de üretilen seramikten mamül kahve takımı, ikramlıklar ve sunum ürünleriyle birlikte kombin edilerek aksesuar olarak kullanılan gümüş ürünlerden elde edilen veriler ile sınırlıdır. Veriler amaç doğrultusunda düzenli bir biçimde verilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda; seramik mutfak eşyaları, yapımı, tanımı, tarihçesi, gelişim süreci, gümüş aksesuarların sofra seramiği ile kullanımının mevcut durumu ele alınmıştır. Seramik sofra ürünlerinden kahve takımları, ikramlıklar ve sunum ürünleriyle birlikte kullanılan gümüş aksesuarlarla ilgili detaylı açıklamalar ile seramik ürünlerinden özgün nitelik gösteren tasarım örneklerinden 100 tanesi incelenmiştir. Bu sofra seramiği ürünlerinden kasti olarak örneklem seçilen 25 tanesinin nitelikleri üzerinde durulmuştur. Çalışma kapsamında yer alan bulgular görsel öğeler ile desteklenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖZEL YETENEKLİ ÖĞRENCİLERDE SORGULAYICI SINIF KÜLTÜRÜNÜN ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİLERİNE ETKİSİ: BİR KARMA YÖNTEM ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57990</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=57990</guid>
      <author>Halil İbrahim KABADAYISedat KANADLI </author>
      <description>Bu çalışmada, ilkokul dördüncü sınıf seviyesindeki özel yetenekli öğrencilerde, sorgulayıcı sınıf kültürünün eleştirel düşünme becerilerine etkisini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma, zayıf deneysel bir uygulama niteliği taşıdığından, temel karma yöntemin gelişmiş bir türü olan açımlayıcı sıralı desen yaklaşımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul dördüncü sınıf seviyesindeki, özel yetenekli 38 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutunda, Uluçınar ve Akar (2021) tarafından geliştirilmiş olan “İlkokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriye yönelik bulguları açıklamak için ölçek maddelerinin hangisinde artışın fazla olduğunu ve bunun nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çalışma grubundan nitel veri toplanmıştır. Toplamda 5 hafta süren araştırma süreci sonunda çalışma grubunda yer alan öğrencilerin, deneysel işlem sonrası eleştirel düşünme eğilimlerinde anlamlı bir artış bulunmuştur [t37 = 2.36,  p&lt;.05]. Elde edilen tüm verilere ve bulgulara dayalı olarak; sorgulayıcı sınıf kültürünün özel yetenekli öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


