






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2021 Sayı 114</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1381</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>FİNANSAL BİLGİ MANİPÜLASYONU VE BENEİSH MODELİ: BIST TAŞ VE TOPRAĞA DAYALI SEKTÖR GRUBU İŞLETMELERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49079</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49079</guid>
      <author>Meral EROL FİDAN</author>
      <description>Finansal piyasalarında önemli bir pozisyonda olan işletmelerin hazırladıkları finansal raporların manipüle edilme ihtimali bulunmaktadır. Tahakkuk esaslı muhasebeleştirme esasının işletmelere sağladığı esneklik sayesinde işletmeler finansal durum ve performanslarını olduğundan farklı göstererek hazırladıkları raporlarda finansal bilgi manipülasyonu yapabilmektedir. Bu çalışmada, Beneish TR Modeli kullanılarak hisse senetleri Borsa İstanbul (BİST)’te işlem gören taş ve toprağa dayalı sektör grubunda bulunan 19 işletmenin 2017,2018 ve 2019 dönemleri finansal tablolarında finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca şirketlerin bu dönemlerde yayınlanan bağımsız denetim raporlarında belirtilen kilit denetim konularına göre aralarında ilişki olup olmadığı değerlendirilmiştir. Çalışmanın evrenini oluşturan 19 firmanın finansal raporlarından elde edilen verilerle Beneish TR modeline göre manipülasyon olasılığını ifade eden Mi değerleri hesaplanarak standart normal dağılımı belirleyerek Zi değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen Zi değerlerine göre, 2017 döneminde değerlendirilen 17 işletmeden 12’sinin, 2018 döneminde değerlendirilen 18 şirketten 10’unda ve 2019 döneminde değerlendirilen 18 işletmeden 12’sinde muhasebe manipülasyonuna başvurduğuna ilişkin ciddi ve çok önemli bulgular bulunduğu tespit edilmiştir. İlgili işletmelerin bağımsız denetim raporlarında belirtilen kilit denetim konuları incelendiğinde ise üç dönemde de en fazla “hasılatın muhasebeleştirilmesi” ile ilgili kilit denetim konusunun belirtildiği tespit edilmiştir.  </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAĞLIK TURİZMİNİN EKONOMİYE KATKISI: IĞDIR İLİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49284</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49284</guid>
      <author>Serkan KÜNÜOğuzhan ŞIKTAŞ  </author>
      <description>Iğdır ili çok eski bir yerleşim yeri olup, birçok tarihi eseri bulunan, Türkiye’nin en yüksek dağı ve sönmüş bir volkan olan Ağrı Dağı’na yapılan tırmanışlar ilin en çok bilinen turizm aktivitesidir. Sağlık turizmi açısından kullanılabilecek Tuz Mağarası terapi merkezi ise çok az bilinmektedir. Iğdır ilinde termal kaynakların bulunması ile ilgili ilk çalışmalar ise 2018 yılında başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, sağlık turizmi açısından Iğdır ilindeki mevcut durumun incelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda araştırma tarama modelinde tasarlanmış, doküman inceleme ve anket ile sağlık turizminin Iğdır ili ekonomisine katkısı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada Iğdır ilindeki sağlık turizminin geliştirilmesine katkı sağlayacak önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİJİTAL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49486</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49486</guid>
      <author>Murat BAYH. Hüseyin KULAK </author>
      <description>Günümüzde bilgi, işletmeler için rekabet noktasında en önemli kriterlerdendir. Bilgiyi üreten ve onu kullanan ise insandır. Bu nedenle örgütlerin insan merkezli bir yaklaşım benimsemelerinin kaynağında insan kaynakları yönetimi olduğunu belirtmek mümkündür. Küreselleşen dünyada örgütlerin insan kaynaklarını rakiplerini geride bırakacak şekilde verimli ve etkili şekilde kullanmaları onları rakiplerine karşı avantajlı konuma geçmelerini sağlamaktadır. Birçok işletme insan kaynaklarına ait bilgileri saklamak ve bu bilgileri gerektiğinde değerlendirebilmek için elektronik insan kaynakları sistemlerini kullanmaktadır. Böylelikle bu departmana yapılan masraflar azalmakta ve zamandan tasarruf sağlanmakta, istenen bilgilere ulaşım daha kolay sağlanmaktadır. Elde edilen bu bilgiler analiz edilip ve raporlanıp hem işletme yöneticilerinin hem de insan kaynakları uzmanlarının stratejik konulara yoğunlaşabilmeleri için veri imkânı sağlamaktadır. Bilginin başlı başına bir değer haline geldiği günümüzde, bir değişimin sinyallerini vermektedir. Bilgi teknolojilerinin ortaya çıkarttığı bu yeni süreç,  mevcut işletmelerin yerini alacak yeni bir işletme tipine bırakmaktadır. Bilginin egemen olduğu bu dönemde ortaya çıkan yeni işletme tipi dijital işletme olarak adlandırılmaktadır. Dijital insan kaynakları yönetimi; basitçe insan kaynakları uygulamalarının dijital ortamlarda yürütülmesidir. Bir diğer ifade ile insan kaynakları süreçlerine ilişkin tüm verilerin dijital ortamda sistematik, güvenli ve kolay erişilebilir duruma getirilmesidir. Bu anlamda çalışma da insan kaynaklarının dijitalleşme sürecinden bahsedilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HADİS KAYNAKLARINDA CUDİ DAĞI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49072</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49072</guid>
      <author>Ahmet ÖZDEMİR</author>
      <description>öz&#13;
Allah'ın kelamı Kuran'da Hz. Nuh'un gemisin Cudi dağına indiğinden açıkça söz edilmiştir.  Ancak Cudi'nin hangi bölgede olduğu hususu hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir. Cudi'nin hangi dağ ve nerede olduğu hususu öteden beri alimlerin dikkatini çekmiştir. Son dönemde yapılan bazı çalışmalar Cudi'nin nerede olduğu hususunu yeniden göndeme getirmiştir. özellikle Tevrat'a yer alan bazı bilgilere dayanak bazıları Hz. Nuh'un gemisinin Ağrı dağına indiğini idda etmiştir. Kuran'dan sonra İslami bilginin en güvenilir kaynağı Hz. Peygamber'in hadis ve sünnetidir.  Hadis kaynaklarında yer alan her rivayet, belli bir sened zinciriyle nakledildiği için dolayısıyla hadis mecmuaları rivayet açısından tarih gibi diğer islami kaynaklardan daha güvenilir olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmanın amacı başta hadis metinleri olmak üzere ulaşabildiğimiz tüm hadis literatüründe Cudi dağının yeri hakkındaki rivayetleri tespit etmek ve söz konusu bilgilerin değerini ortaya koymaktır. Tespit edilen bilgiler, tefsir ve tarih gibi diğer islami kaynaklar ile beraber değerlendirilecek  ve elde edilen sonuç ayrıca Tevrat'ta yer alan bilgiler ile de mukayese edilecektir. Sonuçta hadis kaynaklarından hareketle Hz. Nuh'un gemisinin indiği Cudi dağının yeri tespit edilmiş olacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>INSTAGRAM’DA MARKA ÇALIŞMALARI VE GRAFİK TASARIM: MİLKA ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49505</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49505</guid>
      <author>Serpil KAPTAN</author>
      <description>Modern dünya, tüketim alışkanlıkları bağlamında geleneksel olandan bir hayli farklıdır. Ekonomi-politik bir dille kullanım ve değişim değerlerinin yerine modern dünyada gösterge değeri de eklenerek tüketicilerin ürünlere bakış açıları değiştirilmiştir. Marka stratejileri olarak karşımıza çıkan gösterge değeri üretme süreci tüketim alışkanlıklarına bambaşka bir boyut kazandırırken sosyal medyanın ortaya çıkışı ile marka çalışmaları da yeni bir boyut kazanmıştır. Bu çalışma Instagram uygulamasının sunduğu genel çerçeve bağlamında gerek dünyada gerekse Türkiye de uzun süredir marka çalışmaları yürüten Milka’nın Instagram Türkiye resmi hesabına odaklanılmaktadır. Çalışmanın amacı bilinen bir markanın çeşitli sınırlılıklarına rağmen yeni bir iletişim ve grafik dili yaratma olanakları sağlayan Instagram’da marka stratejileri bağlamında görsel iletişimsel öğeleri nasıl kullandığının tespit edilmesidir. Bu bağlamda firmanın Instagram Türkiye Resmi hesabı içerik analizi ile sınıflandırılarak bu sınıflandırma çerçevesinde görsel dil incelenmiştir. İncelemenin sonucunda hali hazırda pek çok mecrada marka çalışmalarını devam ettiren firmanın genel stratejisinin bir bölümünü Instagram’da uyguladığını diğer bir ifade ile Instagram’ı özel amaçlar için kullandığı ve buna uygun görsel bir dil oluşturduğu ortaya çıkarılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR TOPLUMSAL HAREKET ÖRNEĞİ OLARAK BRAVEHEART FİLMİNİN İKONOGRAFİK VE İKONOLOJİK ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49842</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49842</guid>
      <author>Onur TAYDAŞMehmet Sefa DOĞRU </author>
      <description>Sanat tayfı içerisinde kayıt sanatlarının en mimetik olanı sinema, var olduğundan bu yana hem diğer sanat türlerini derinden etkilemiş hem de onlardan beslenmiştir. Disiplinler arası bir saha olan sinema ayrıca sosyal ve beşeri bilimlerle de güçlü bağlara sahiptir. Özellikle bu çalışma tarih-sinema ilişkisi bağlamında toplumsal hareketlerin yeniden üretimine kaynaklık eden filmlere odaklanarak klasik toplumsal hareketlerin en tipik örneklerinden biri olan Braveheart filmini ikonolojik bir analize tabi tutmuştur. Erwin Panofsky’nin ikonografik ve ikonolojik eleştiri yöntemiyle analiz edilerek incelenen bu film öncelikle 4 bölümden meydana gelen yeni bir anlatı izleğine yerleştirilmiştir. Daha sonra bu anlatı izleğini yansıtan mizansenler doğal anlam, uzlaşmalı anlam ve içsel anlam-içerik bakımından irdelenerek toplumsal hareketin alan yazında yer alan izlerinin sinemada yeniden nasıl üretildiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu anlam alanları irdelenirken film evreninde yer diyaloglara da yer verilmiştir. Çalışmada kullanılan ikonolojik çözümleme yöntemi tarihsel bağları nedeniyle toplumsal bir hareketin sinemasal anlatı içerisinde nasıl yeniden üretildiği daha net ortaya koymaktadır. Çalışma ayrıca William Wallace’ın tarihi açıdan alan yazındaki klasik toplumsal hareketlerin tüm tipik ve trajik unsurlarını yansıttığı ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KADINLARIN MAYO KULLANIMINDA YAŞADIKLARI SORUNLAR VE BEKLENTİLERİNİN VÜCUT ŞEKİLLERİNE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48773</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48773</guid>
      <author>Figen ÖZERENBirsen ÇİLEROĞLU ,İnci S. KIVILCIMLAR ŞAHİN </author>
      <description>&lt;ol start="20"&gt;&#13;
&lt;li&gt;yüzyıl kadın mayolarında yeni bir çağ açmış, günümüzde ise modadaki değişim ve yeniliklerle beraber mayo tasarımları, çeşitlilikleri ve kullanıcı beklentileri farklılaşmıştır. Farklı vücut oranlarının oluşturduğu vücut şekilleri her türlü giysi kullanımında olduğu gibi mayo kullanımında da önemli bir değişkendir. Vücut şekli hem iyi bir estetik görünüm oluşturulmasında hem de kullanıcı açısından beklenen düzeyde giyim konforu sağlanmasında etkili olmaktadır. Artan yaşam standartları ve gelişen teknolojik olanaklar kullanıcı beklentilerinin giderek arttırmaktadır. Hem görünüm hem işlev hem de konfor beklentisi yüksek olması nedeniyle kadınların mayo kullanımına ilişkin yaşadıkları sorunlar ve beklentilerinin vücut şekillerine göre incelenmesini gerektirmektedir. Vücut şekillerine dair farklı sınıflandırmaların incelendiği araştırmalar hazır giyim sektöründe kullanılan giysi kalıplarını vücut şekilleriyle ilişkilendirilmesine olan ihtiyacı ortaya koymaktadır (Şen, Öndoğan, Tama( 2009); Devarajan(2004); Çileroğlu (2010); Kişoğlu (2006)). Kadınların mayo kullanımında vücut şekillerine göre yaşadıkları sorunlar ve beklentilerinin belirlenmesi amaçlanan bu araştırmada; satın alma sıklıkları, marka tercihlerinde etkili olan özellikler, tercih edilen model özellikleri ve vücut uyumuna yönelik görüşleri değerlendirilmiştir. Betimsel yönteme sahip olan araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen anketin tesadüfi yöntemle 180 kadına uygulanmasıyla elde edilmiş ve bazı tanımlayıcı istatistiklerle değerlendirilerek tartışılmıştır. Araştırmada belirlenen beklentilerin tasarım ve ölçülendirme süreçlerinde dikkate alınarak karşılanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.&lt;/li&gt;&#13;
&lt;/ol&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MEMLÛK KIPÇAK TÜRKÇESİNDE EMİR KİPİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49067</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49067</guid>
      <author>Ragıp MUHAMMED</author>
      <description>Tarihî Türk lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Memlûk Kıpçak Türkçesi, 1250-1517 yılları arasında Mısır ve Suriye  sahasında hüküm süren Memlûk Devletinde yaşayan Türkler tarafından meydana getirilmiştir. Memlûk Kıpçak Türkçesi ile günümüze kadar intikal eden çok sayıda eser, Arap harfleriyle kaleme alınmıştır. Bu eserler sözlük, gramer, edebiyat, din, siyaset, atçılık, okçuluk gibi çeşitli alanlarda yazılmıştır. Bu yazıda Memlûk Kıpçak Türkçesi ile yazılmış olan metinlerdeki emir kipi üzerinde durulmuştur. O dönemin gramer kitaplarındaki emir kipiyle ilgili bilgiler ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir. Diğer metinlerdeki emir bildiren ekler bir araya getirilerek örneklerle birlikte verilmiştir. tespit edilen eklerin işlevleri ve cümleye kattıkları anlamlar ortaya çıkarılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AVUSTURYA VERASET SAVAŞLARI (1740-1748) SIRASINDA  OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN İZLEDİĞİ POLİTİKA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49305</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49305</guid>
      <author>Fatih KARABULUT </author>
      <description>Kutsal Roma Cermen İmparatoru VI. Charles'ın (1685-1740) bir erkek varisi yoktu. Bu nedenle VI. Charles, veraset hakkını kızı Maria Theresa'ya aktarmak için 'Faydacı Müeyyide'yi devreye soktu ve Avrupa'nın başlıca devletlerine bunu kabul ettirdi. Bavyera Elektörü Charles Albert, imparatorluğun kendi hakkı olduğunu ve Maria Theresa'nın mutad veraset uygulamları içerisinde miras hakkı olmadığını dile getirerek karşı çıkmıştı. Bavyera iddiasına Fransa, İspanya, Prusya ve Wittelsbach Hanedanlığı'nın diğer üyeleri destek verirken; İngiltere, Hollanda ve Saksonya ise Maria Theresa'ya destek vermişti. Böylece iki tarafın cephe hattı oluşmuş ve Avusturya Veraset Savaşları (1740-1748) başlamıştı. Fransa, Osmanlı İmparatorluğu'nu oluşturduğu müttefik bloğunda yer alması için ikna etmeye çalışmış ancak bu çalışmalar sonuçsuz kalmıştı. Öte yandan Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk kez arabuluculuk girişiminde bulunarak, veraset krizinin çözümüne katkı sunmak istemişti. Ama bu diplomatik girişimin istenileni vermemesi ve veraset savaşlarının Akdeniz'e sıçramasıyla Bâbıâli, imparatorluk sekreteryası görevi gören Mainz Elektörlüğü'nde bulunan elçilere Osmanlı karasularında savaşların cereyan etmemesi için bir 'nota' vermişti.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AB’NİN COVID- 19 SINAVI: ITALEXIT MÜMKÜN MÜ?</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48957</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48957</guid>
      <author>Sinem ÇELİK</author>
      <description>İlk olarak Çin’in Wuhan şehrinde görülen ve daha sonra sınırları aşarak domino etkisi yaratan ve tüm dünyada hızla yayılan, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi olarak ilan edilen koronavirüs, Avrupa’da da derin gedikler yaratmış, sağlıktan eğitime ekonomiden sosyal hayata kadar her alanı olumsuz yönde etkilemiştir. Özellikle İtalya olmak üzere Avrupa’nın güney kanadındaki ülkeler pandemi sürecinde ağır darbeler almış, yetersiz sağlık koşulları ve hâlihazırdaki olumsuz ekonomik şartlardan ötürü bazı üye ülkelerde ciddi krizler patlak vermiştir. Covid-19, son yıllarda artarda gelen finansal kriz, popülist siyaset ve mülteci-karşıtı eğilimlerin yükselmesi ile Brexit sürecinin yarattığı etkileri kontrol altına alma çabası içinde olan AB’yi benzersiz bir krizin eşiğine getirmiştir. Üye ülkeler arasında bu süreçten en çok etkilenen ülke İtalya olmuştur. İtalya’nın her geçen gün artan çaresizliği karşısında AB, İtalya’yı kendi kaderine terk etmekten ötesini yapmamış, bu durum da İtalya’da AB karşıtı söylemleri harekete geçirerek İtalexit’in güçlü bir şekilde gündeme gelmesini beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, AB’nin Covid-19 salgını ile yaşadığı olumsuz süreci ve savunduğu değerlerle çelişerek bu sınavı başarıyla veremeyişini ele almanın yanında salgın ile birlikte Italexit söyleminin nasıl bir gelişim izlediğini tartışmaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MONTESSORİ EĞİTMENLERİ 3-6 YAŞ ERKEN ÇOCUKLUK SINIFLARINDA HAZIRLANMIŞ ÇEVREYİ NASIL DÜZENLİYOR?</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49198</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49198</guid>
      <author>Elif KURALRemziye CEYLAN </author>
      <description>Ülkemizde yaygın olarak uygulanan Montessori eğitim programında “hazırlanmış çevre”, “hazırlanmış yetişkin” ve “eğitici materyaller” önemli rol oynamaktadır. Montessori sınıflarında fiziki ortamın bu üç öğe çerçevesinde oluşturulduğu ve düzenlendiği söylenebilir. Mevcut çalışmanın amacı; Türkiye’de resmi veya özel okul öncesi eğitim kurumlarında 3-6 yaş erken çocukluk sınıflarında görev yapan Montessori eğitmenlerinin fiziki ortamın düzenlenmesine yönelik sınıf yönetimi uygulamalarının ve başvurdukları uygulamaları sınıf yönetimi ile nasıl ilişkilendirdiklerinin tespit edilmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım benimsenerek yürütülen çalışmanın örneklemini İstanbul ili Başakşehir, Ümraniye, Sancaktepe ve Sarıyer ilçelerinde dört farklı kurumda görev yapan 13 Montessori eğitmeni oluşturmaktadır. Veriler, bireysel yüz yüze görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Uygulamalara ilişkin elde edilen veriler sınıf içi ortamın düzenlenmesi, sınıf dışı ortamın düzenlenmesi ve materyallerin düzenlenmesi şeklinde üç tema altında toplanmıştır. Bu temalara ait toplam 66 tane uygulama tespit edilmiştir. İkinci görüşme bulgularına göre, eğitmenlerin başvurdukları uygulamaları hazırlanmış çevre, hazırlanmış yetişkin ve eğitici materyaller çerçevesinde sınıf yönetimi ile ilişkilendirdikleri tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAMSUN/HAVZA’DA I. ULUSAL MİMARLIK DÖNEMİ EĞİTİM YAPILARI: TAŞ MEKTEP VE KAMLIK İLKOKULU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49241</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49241</guid>
      <author>Alper ATICIŞuayip ÇELEMOĞLU  </author>
      <description>Osmanlı’da eğitim, 19. yüzyılın ortalarına kadar genellikle sıbyan mektepleri ve medreselerde yapılmıştır. Sıbyan mektepleri ve medreseler meydana gelen değişimlere karşı toplumsal ihtiyaçları karşılayamamış, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok alanda başlayan ıslahatlara eğitimin de dahil edilmesiyle iptidai, rüştiye ve idadi gibi modern eğitim veren okullar açılmıştır. Sultan II. Abdülhamid (1876-1908) ve II. Meşrutiyet dönemlerinde (1908-1914) hız kazanan okul inşası, Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. Yenileşme hareketleri sonucu ortaya çıkan bu eğitim yapıları, Osmanlının son yılları ile Cumhuriyetin ilk yıllarında (1908-1930), I. Ulusal Mimarlık üslubuyla inşa edilmiştir. Bu çalışmada, I. Ulusal Mimarlık üslubu özellikleri taşıyan Havza’daki Taş Mektep ve Kamlık Köyü İlkokulu tanıtılacak ve değerlendirilecektir. Taş Mektep ve Kamlık İlkokulu, plan ve cephe düzenlemesiyle, inşa edildiği dönemin üslubunu taşrada yansıtması ve günümüze dek koruması bakımından önem taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>COVİD-19 PANDEMİSİNİN SINIRLI BAĞIMSIZ DENETİM RAPORLARI ÜZERİNE ETKİSİ: TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49268</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49268</guid>
      <author>Fatmanur DENİZ</author>
      <description>2019 yılı sonunda Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı saran Covid-19 (yeni tip coronavirüs), 11 Mart 2020 tarihinde WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından pandemi olarak ilan edilmiştir. Pandemi sürecinde uygulanan önlemlerin ve kısıtlamaların yarattığı ekonomik belirsizlikler, işletmeler hakkında yöneticilere veya finansal tablo kullanıcılarına bilgi veren finansal raporlar üzerinde çeşitli etkilere neden olmuştur. Çalışmanın temel amacı; Covid-19 pandemisinin, bankaların sınırlı bağımsız denetim raporlarında ne kadar yer tuttuğunun ve bu raporlarda yer alan bağımsız denetçinin vardığı sonuca etkisinin belirlenmesidir. Bu amaçla, BİST 100’de yer alan mevduat bankalarının 2020 yılında yayımlamış oldukları ara dönem finansal bilgilere ilişkin sınırlı denetim raporları incelenmiştir. Verilerin analizinde, içerik analizi ve ikili lojistik regresyon yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen mevduat bankalarının sermaye yapısının sınırlı denetim raporunda yer alan bağımsız denetçinin bildirdiği sonucu etkilediği, sınırlı denetim raporlarında yer alan Covid-19 ile ilgili açıklamaların ve ilgili raporun yayımlandığı periyodun ise denetçi tarafından bildirilen sonuç üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1-3 YAŞ PSİKO-SOSYAL GELİŞİM ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49156</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49156</guid>
      <author>Hülya BİLGİN</author>
      <description>&lt;a title="1-3 YAŞ PSİKO-SOSYAL GELİŞİM ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ" href="Bu araştırmanın temel amacı, 1-3 yaş grubunda bulunan çocukların duygusal ve sosyal gelişimlerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Ölçek, 1-3 yaş döneminde 290 çocuğa uygulanmıştır. Başlangıçta literatür incelenerek oluşturulan 55 maddelik soru havuzu uzman görüşü alındıktan ve geçerlik güvenirlik çalışmaları yapıldıktan sonra 20 madde olarak belirlenmiştir. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda “1-3 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Ölçeği”, faktör yükleri ,57 ile ,81 arasında değişen 20 madde ve üç alt ölçekten oluşan bir yapı sergilemiştir. Bu alt ölçekler; ‘Faktör 1: Kurala Uyma ve Yetişkin Desteği Talebi’, ‘Faktör 2: Yapma ve Engellenmeye Kızma’ ve ‘Faktör 3: Etkiye Tepki” şeklinde isimlendirilmiştir. Üç faktörün açıkladığı varyansın toplam oranı %60.121’dir. Psikososyal Gelişim Ölçeği’nin içtutarlılık anlamında güvenirlik katsayısı (α ) .931 olarak bulunmuştur. Grup içi korelasyon katsayısı kullanılarak gerçekleştirilen test tekrar test güvenirliği analizlerinde GİK katsayısı ,740 (p=.000) olduğu görülmektedir."&gt;Bu araştırmanın temel amacı, 1-3 yaş grubunda bulunan çocukların duygusal ve sosyal gelişimlerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Ölçek, 1-3 yaş döneminde 290 çocuğa uygulanmıştır. Başlangıçta literatür incelenerek oluşturulan 55 maddelik soru havuzu uzman görüşü alındıktan ve geçerlik güvenirlik çalışmaları yapıldıktan sonra 20 madde olarak belirlenmiştir. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda “1-3 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Ölçeği”, faktör yükleri ,57 ile ,81 arasında değişen 20 madde ve üç alt ölçekten oluşan bir yapı sergilemiştir. Bu alt ölçekler; ‘Faktör 1: Kurala Uyma ve Yetişkin Desteği Talebi’, ‘Faktör 2: Yapma ve Engellenmeye Kızma’ ve ‘Faktör 3: Etkiye Tepki” şeklinde isimlendirilmiştir. Üç faktörün açıkladığı varyansın toplam oranı %60.121’dir. Psikososyal Gelişim Ölçeği’nin içtutarlılık anlamında güvenirlik katsayısı (α ) .931 olarak bulunmuştur. Grup içi korelasyon katsayısı kullanılarak gerçekleştirilen test tekrar test güvenirliği analizlerinde GİK katsayısı ,740 (p=.000) olduğu görülmektedir.&lt;/a&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜLKELERİN DEĞİŞMEYEN AMACI: ZENGİNLİK VE GÜÇ ARAYIŞLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48910</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48910</guid>
      <author>Tuğba TOKMAK</author>
      <description>Daha zengin olabilmek ve bunu korumak, bireylerin ve ülkelerin en temel amaçlarındandır. Ülkeler, daha zengin olabilmek adına birçok savaşlar, barışlar, entegrasyonlar yapmışlar, coğrafi keşifler gerçekleştirmişler ve sömürgecilik faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Günümüzde ABD ile Çin arasında yaşanan dış ticaret savaşları ve yakın zamanda gerçekleşen Brexit olayı da bu güç ve zenginlik arayışlarının çağdaş bir yansımasıdır.  Kovid-19 salgının dünyayı derinden etkilediği günümüzde, ülkeler önce kendi halklarının sağlığını düşünmekte, bu uğurda her türlü dış ülke temasını kesmekte, dış ticaret ve seyahatleri kısıtlayabilmekte, üretilecek aşıların çok büyük kısmını kendileri almaya çalışmakta ve diğer ülkelerin bu alanda yaşadıkları mağduriyetlere duyarsız kalabilmektedirler. Bu da ülkeler arası güç yarışlarının somut bir yansımasıdır.Bu çalışmada ülkelerin zenginlik ve güç arayışları; “korumacı politikalar”, “liberal ekonomi”, “komşuyu fakirleştirici politikalar” ve “küreselleşme” olguları çerçevesinde ele alınmıştır. Böylece yaşanan küresel güç mücadeleleri ve etkileri ortaya konularak, ulusal ve küresel fayda maksimizasyonu açısından en doğru politikaların neler olabileceği konusunda yöneticilere ışık tutulmasına çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DEMOKRASİ GELİŞMESİ: KOSOVA ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48994</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=48994</guid>
      <author>Ekrem PACİ</author>
      <description>Batı Balkanlar bölgesinde yirminci yüzyılın son on yılında, özellikle eski Yugoslavya Federasyonu'nda halkların özgürlüğe ve bağımsızlığa kanlı bir geçişleri oldu.  Bu geçiş eski Yugoslavya Federasyonu halkları için kanlı olmasına rağmen, sistemlerin komünistten demokratik hale dönüşmesine neden oldu. Kosova halkı eski Yugoslavya'nın özgürlük ve bağımsızlığa geçişinin bir parçasıdır. Kosova'nın dış politikası, bu sorunu çözmek için batı dünyasına yönelmiştir. 1999 yılında, Batı dünyasının yardımıyla Kosova savaşının sona ermesi, aynı zamanda Kosova'nın sistemi komünistten demokratik hale getirilme yolunu açtı. Kosova'da savaş sonrası dönem, savaş nedeniyle devletin yeniden inşası, zayıf ekonomik durum, demokratik geçiş, yeni partilerin oluşturulması, kurumları inşası, seçimlerin yapılması, bağımsızlık ilanı, çeşitli uluslararası kuruluşlara üyelik gibi çeşitli ve zorlu süreçlerle karakterize edildi. Avrupa kıtasında yeni bir devlet olan Kosova, yeni demokrasinin gelişimine sahiptir. Kosova Anayasası ve kurumları demokratik ilkelere göre oluşturulmuştur. Bu makalede çalışma amacı, Kosova'da demokrasinin gelişmesini analiz etmektir. Bu demokrasinin ölçülmesinin temel dayanağı olan özgür seçimler, sivil toplum ve medyanın rolü ve kadın hakları gibi ölçümlemenin ana unsurları detaylandırılmıştır. Bu ölçüm unsurları, demokratik sistemi temsil eden bir devletin gelişimini ve eksikliklerini algılamak için herhangi bir demokrasi sisteminin temelidir. Bununla birlikte, uluslararası arenada yeni bir devlet olarak Kosova, stratejisinde demokrasinin bu temel unsurlarını dikkate almaktadır. Kosova devletinin ulusal stratejisi, ülkede demokrasinin gelişmesi ve batı dünyasıyla yakınlaşma. Özellikle de Avrupa Birliği üyeliği kapsamında değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YEREL YÖNETİMLERDE GRAFİTİ SANATININ HALKLA İLİŞKİLER ARACI OLARAK KULLANIMI: BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49053</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49053</guid>
      <author>Ömür KINAY</author>
      <description> &#13;
Demokrasi; temsili demokrasi, yarı doğrudan demokrasi ve katılımcı demokrasi olarak ayrılmaktadır. Günümüz modern dünyasında ön planda olan katılımcı demokrasi, her vatandaşın karar alma süreçlerinde aktif rol alabildiği bir yönetim biçimidir. Katılımcı demokrasinin gelişimi ve uygulanabilir hale gelmesinde belediyeler oldukça önemli bir role sahiptir. Demokrasi anlayışı güçlü olan toplumlarda kamu yönetiminin varoluş sebebi, topluma verilen hizmettir. Belediyeler her geçen gün daha çok ihtiyaç duyulan birimler haline gelecekse bunun ön şartı halkla ilişkiler faaliyetlerinde gösterecekleri başarı ile ilişkilidir. Bu bağlamda çalışma, Başakşehir Belediyesi örnekleminde, yerel yönetimlerin genç vatandaşlarla sağlıklı bir iletişim kurmak amacıyla, grafiti sanatını nasıl halkla ilişkiler aracı olarak kullandığını incelemektedir. İnceleme, araştırma yöntemlerinden “görüşme yaklaşımı” kullanılarak gerçekleştirilmiş ve gerek Belediye çalışanlarıyla gerekse Belediye ile anlaşarak ortak iş üreten grafiti sanatçılarıyla görüşülmüştür. Bu görüşmeler sonucunda, ilk zamanlarında yasal olmayan bir eylem olarak algılanan grafiti sanatının günümüzde ticari bir araç olmasının ötesinde, devlet kurumlarının bile tercih ettiği bir iletişim mecrasına dönüştüğü gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM İLE GELEN GELİŞMEYE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49093</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49093</guid>
      <author>Çiğdem AYANOĞLUŞebnem GİRGİN </author>
      <description>Eğitim, toplumsal gelişmeye olan katkısının yanında birtakım sorunlara sebep olması sebebiyle eleştirilere maruz kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı toplumsal gelişmeye olan katkısına rağmen eğitimin getirdiği olumsuzlukların alanyazın çerçevesinde ortaya konularak eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmesidir. Çalışma nitel bir araştırma olup doküman incelemesi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Ulusal ve uluslarası dokümanlar, betimsel analiz yaklaşımı ile belirlenen “eşitsizlik”, “toplumsal sınıflaşma” ve “tek tip birey yetiştirme” temaları çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda toplumda var olan ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin eğitim hizmetlerine yansıdığı, eğitimin eşitsizliği sürdürerek yarattığı ve derinleştirdiği farklılaşmalarla yeni eşitsizliklere sebep olduğu ve bu durumun toplumsal sınıflaşmaları beraberinde getirdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Toplumsal sınıflaşma eğitimde eşitsizliklere sebep olurken aynı zamanda eğitimde yaşanan eşitsizliklerin de sınıflaşmaya sebep olduğu ve bu durumun birbirini besleyerek kısır döngü oluşturduğu saptanmıştır.  Ayrıca eğitim sisteminin toplumsal gelişme için işgücü piyasasının istediği uyumlu, saygılı, çalışkan, istenileni sorgusuz sualsiz kabul eden tek tip birey yetiştirmeye sebep olduğu araştırmanın bir diğer sonucudur. Süregelen bu eleştirilere konu olan eşitsizlik, toplumsal sınıflaşma ve istendik davranışlara zorlanan tek tip birey yetiştirme sorunlarına çözümcül yaklaşım; eşitlikçi, demokratik ve bireyi bütünsel olarak geliştiren nitelikli bir eğitim anlayışını içeren eğitim politikaları ve planlamaları olabilir. Eğitim sistemi ekonomik dışsallıklardan uzak, doğal haklar içerisinde değerlendirilerek tartışılmalı, parasız, demokratik ve nitelikli kamusal eğitim yaygınlaştırılmalı, kapitalist sistemin oluşturduğu eşitsiz yarış sistemini ortadan kaldıracak eğitim politikaları uygulanmalıdır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SOSYAL BİLGİLER EĞİTİMİNDE MÜZELERDEN YARARLANMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49146</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49146</guid>
      <author>Fatma Hatun BAŞLAR</author>
      <description>Tarihi süreçte kişisel beğeni ve merak, hediyelik eşyaların saklanması ve ender bulunan eşyaları elde etme isteği gibi sebeplerle eserlerin toplanması ve sergilenmesi ile müzeler oluşmuştur. Günümüze kadar sayıları hızla artan müzelerin çeşitliliği de artmıştır. Önceleri müze ziyaretleri kişisel merak ve beğeni amacı taşımakla birlikte zaman içerisinde eğitim ve öğretim faaliyetleri kapsamında da işlev görmeye başlanmıştır. Özellikle son yıllarda ülkemizde eğitim ve öğretim alanında etkinliği artan müzelerin öğrencilere ve öğretmenlere etkili ve kalıcı öğrenmeyi sunan mekân olarak önemi dikkat çekmektedir. Mili Eğitim Bakanlığının 2018 yılında yenilediği sosyal bilgiler ders programında sosyal bilgiler eğitiminde okul dışı ortamlardan da faydalanmaya önem verilmesi bu çalışmaların okulun yakın çevresinden başlayarak pazaryerine, resmî dairelere, fabrikalara, sergilere, arkeolojik kazı alanlarına, atölyelere, müzelere ve tarihî mekânlara yönelik olabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda sosyal bilgiler eğitiminde müzelerden yararlanmanın konu edildiği bu çalışma kapsamında; öncelikle genel olarak müzelerden söz edilmiş olup devamında müzelerin eğitimdeki rolünden ve sosyal bilgiler eğitimindeki öneminden bahsedilmiş, son olarak da müze gezilerinde karşılaşılan sorunlar ve buna ilişkin çözüm önerilerimiz dile getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ARMONİ DERSİNE İLİŞKİN ÖZ DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİ GELİŞTİRME ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49150</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49150</guid>
      <author>Nihat KALKANDELENErdem ÇAĞLAR </author>
      <description>Bu çalışma, müzik eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin armoni dersine ilişkin öz değerlendirmelerinin ölçülmesi için bir ölçeğin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Öğrencilerin öz değerlendirmeleri ile derse ilişkin bilgi düzeylerini tespit etmek ve bu sayede armoni eğitimi alanına bir katkı sağlayabilmek araştırmanın temel amacıdır. Bu amaçla &lt;em&gt;“Armoni Dersi Öz Değerlendirme Ölçeği”&lt;/em&gt; adında bir ölçek geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, rastgele (random) ve yansız olarak seçilmiş beş (5) üniversitenin Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda 2016-2017 yılında öğrenim görmekte olan, Armoni – Kontrpuan – Eşlik dersini almış lisans 3. ve 4. sınıf  öğrencilerinden iki yüz otuz üç (233) kişi oluşturmaktadır. Kapsam geçerliliği için uzman görüşü alınmıştır. Güvenirlik için Cronbach α katsayısı uygulanmıştır. Ölçeğin katsayı değeri 0,945 bulunmuştur. Yapı geçerliliği için Madde Toplam Korelasyonu ve Faktör Analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda 33 maddelik &lt;em&gt;“Armoni Dersi Öz Değerlendirme Ölçeği”&lt;/em&gt;nin, müzik bölümünde okuyan ve armoni dersi almış öğrencilerin öz değerlendirmelerini ölçmede güvenle kullanılabileceği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AKADEMİK DİNLEME ÖZ DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49239</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49239</guid>
      <author>Mevlüt ELLİALTIZekerya BATUR </author>
      <description>Ülkemizdeki üniversitelerde uluslararası öğrenci varlığının artması ile yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde akademik dil öğretimi çalışmaları önem kazanmıştır. Bu çalışma ile Aryadoust, Goh ve Lee (2012) tarafından yapılandırılan ve orijinal adı “The Academic Listening Self-rating Questionnaire” olan  “Akademik Dinleme Öz Derecelendirme Ölçeği (ADÖDÖ)”nin Türkçeye uyarlanması amaçlanmıştır. Çalışma grubunu, Türkiye’de 33 farklı devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan 247 uluslararası üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Yazardan gerekli izinler alındıktan sonra ölçeğin Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Pilot uygulama ile dil geçerliliği test edilmiştir (r= .897; p&lt;.001). Ölçeğin geçerlik, güvenirlik çalışmaları için AFA ile DFA ve cronbach alpha iç tutarlılık katsayısına bakılmıştır. Yapılan AFA sonucunda altı alt boyutun madde korelasyonlarının 0.30’un üzerinde olduğu saptanmış, toplam varyansın %55,695’ini açıkladığı görülmüştür. AFA’ya ilişkin modelin doğrulanması için DFA yapılmıştır. Yapılan DFA sonucunda ölçeğin ki-kare istatistiğinin serbestlik derecelerine oranı (χ2/sd) 1,45 (χ2=994,22 sd=684); kök ortalama kare yaklaşım hatası (RMSEA) 0,042; karşılaştırmalı uyum indeks (CFI) değeri ise 0,98 olarak bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AKADEMİK ÇEVİRİ EĞİTİMİNDE HABER ÇEVİRİSİ: MÜFREDAT İNCELEMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49266</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49266</guid>
      <author>Sema KOÇLU</author>
      <description>Haber çeviriş, küresel bilgi alışverişinin çok önem kazandığı günümüzde haber üretiminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu alanda gerçekleştirilen çalışmalar çevirilerin çoğunlukla çeviri alanından mezun olmayan kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Bazı çalışmalar ise bu sürecin yabancı dil bilen gazeteciler tarafından gerçekleştirildiği için çeviri olarak görülmediğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı ise uluslararası haberlerde gerçekleşen çeviri faaliyetleri için büyük öneme sahip olan ve bu alanda çeviri gerçekleştirebilecek bir çevirmen adayının sahip olması gereken edinci kazandırabilecek derslerin akademik çeviri eğitimindeki yerini ortaya koymaktır. Bunun için ise nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılarak 55 tane üniversitenin çeviribilim ve/veya mütercim tercümanlık müfredatları incelenmiştir ve içerik analizi yapılmıştır. Bunun sonucunda ise haber çevirisini kapsayan derslerin %38’inin zorunlu ve alanla ilgili çoğunlukla farkındalık kazandırmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HİNDİSTAN VE PAKİSTAN KÜTÜPHANELERİNDE BULUNAN ESKİ TÜRK EDEBİYATI ESERLERİ VE TÜRKÇE ESERLER HAKKINDA YAPILAN ÇALIŞMALARA BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49368</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49368</guid>
      <author>Mustafa Sarper ALAP</author>
      <description>Hindistan çok zengin bir coğrafyaya sahiptir. Bu coğrafya içerisinde birçok Müslüman Türk devleti hakimiyet kurmuştur. Hindistan’da hâkimiyet kuran Müslüman Türk devletleri zamanında birçok eser ortaya çıkmıştır ve bunun yanında Urdu dili de Gazneliler devrinde ortaya çıkmıştır ve Urdu dilinde birçok eser yazılmıştır. Yazılmış olan bu eserler Hindistan kütüphanelerinde yer almaktadır. Hindistan’da Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde farklı devirlerde yazılmış olan dîvânlar ve nazım kitapları Hindistan’daki kütüphanelerde bulunmaktadır. Hindistan kütüphanelerinde Türkçe dîvân ve yazma eserlerini araştırmak için Ali Fuat Bilkan, Erkan Türkmen, Durmuş Bulgur, Turgut Koçoğlu ve Sedat Kardaş araştırmalarda bulunuşlardır. Akademisyenlerin yapmış oldukları araştırmalarda birçok dîvân ve yazma eserlere rastlamışlardır. Doç. Dr. Durmuş Bulgur, Hindistan dışında Pakistan’da da kütüphaneler ve üniversitelerde araştırmalar yapmıştır. Pakistan, Hindistan toprakları içerisindeyken 1947 yılında bağımsızlığını ilan ederek bir müstakil devlet olmuştur. Pakistan kütüphaneleri ve üniversitelerinde de birçok Türkçe dîvân ve yazma eserler bunmaktadır. Hindistan ve Pakistan’da bulunan eserler Osmanlıca ve Urduca olarak yazılmıştır. Pakistan’da Türkçe dîvân ve yazma eserlerin yanı sıra Türkçeden tercüme edilmiş Urduca kitaplarda bulunmaktadır. Türkçeden tercüme edilen eserler arasında biyografi çalışması olarak Mustafa Kemal Atatürk, Mevlana Celaleddin-i Rûmî, Halide Edip Adıvar’ın kitapları mevcuttur. Ayrıca Türkçe yazılmış olan eserlerin Urducaya tercüme edilmiş kitaplarda Pakistan^da yayınlanmaktadır.    &#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANTONİONİ SİNEMASINDA VAROLUŞ VE YABANCILAŞMA TEMASI IŞIĞINDA MACERA FİLMİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49659</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49659</guid>
      <author>Sedef SUBÖLENAyşe KONCAVAR  </author>
      <description>Varoluş ve yabancılaşma, modern çağ bunalımının anahtar kelimelerindendir. İçinde yaşanılan dönemin sıkıntıları fiziksel olmaktan çok bilişsel ve duygusal boyutta yaşanmaktadır. Bunun başat nedeni, bireyin kendisine dair yolculuğunda daha çok sorgulama imkanı bulması ve bu sorgulamalar sonucunda iç dünyasında pek çok çelişki barındırmaya başlamasıdır. Bu çelişkiler var olma bilinci sonucu ortaya çıkan yabancı hissetme ve yalnızlık hisleri ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Çalışmada bu temalar üzerinde kuramsal bir çerçeve oluşturularak Antonioni’nin söz konusu temalara ilişkin belirgin örnekler barındıran filmi Macera’yı göstergebilimsel analiz ile ele almak ve varoluş ile yabancılaşma kavramlarını bir kez daha ortaya koymak amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LAS MENİNAS: REALİST TEMSİL ÜZERİNE ELEŞTİREL BİR OKUMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49374</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=49374</guid>
      <author>Burçak İSMET</author>
      <description>Bu çalışma, John R. Searle’ün “&lt;em&gt;Las&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Meninas&lt;/em&gt; and the Paradoxes of Pictorial Representation” makalesine ve Michel Foucault’nun &lt;em&gt;Kelimeler&lt;/em&gt; &lt;em&gt;ve&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Şeyler&lt;/em&gt; adlı kitabının “Arkadan Gelenler” bölümüne başvurarak kimi sanat tarihçileri tarafından klasik realist temsiliyetin başyapıtlarından biri olarak kabul gören Diego Velazquez’e ait &lt;em&gt;Las&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Meninas&lt;/em&gt; tablosunun gizemlerini analiz ederek eserin sahip olduğu hangi özellikler sayesinde ısrarla sanatsal ilginin odağında durduğuna dair bir okumadır. Makalede, Foucault’nun kavranması bir hayli felsefi semantik talep eden nevi şahsına münhasır dili &lt;em&gt;Meninas&lt;/em&gt; ekseninde alıntılanan pasajlar eşliğinde açıklanmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


