






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science, Yıl 2020 Sayı 107</title>
    <link>https://asosjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1189</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>GELİŞTİRİLMİŞ BİR ÇALGI OLARAK "IKLIĞ AİLESİ" VE EĞİTİM/ÖĞRETİM SÜREÇLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43824</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43824</guid>
      <author>Mehmet Ali ÖZDEMİR</author>
      <description>Tarihi Türk Çalgısı olan Iklığ ve Ailesinin oluşturulması, eğitim/öğretim süreçlerinin hazırlanması başlıklı araştırmada üç başlık altında incelenmiş ve sonuçları yazılarak açıklanmıştır. Buna göre;&#13;
1.	Çalgının etimolojisi, tarihsel geçmişi ve bugünkü durumu açıklanmış ve yeni oluşturulan aile üyeleri belirlenerek bunların boyutları hazırlanmıştır.&#13;
2.	Dört boyutta oluşturulan Iklığ ailesinin "Tenor" boyutu ile ilgili başlangıç düzeyi öğretim programı ve öğretim metodu taslakları hazırlanmıştır.&#13;
3.	Tenor boyutu olan Iklığ'ın çalabileceği repertuar örneği hazırlanmıştır. Repertuar içerisine;&#13;
a.	Geleneksel Halk Müziği Örnekleri,&#13;
b.	Geleneksel Sanat Müziği Örnekleri,&#13;
c.	Iklığ ve Ailesi için yazılmış özgün eser örnekleri,&#13;
d.	Batı müziğinden yapılan eser uyarlamaları,&#13;
e.	Farklı müzik tür ve çeşitlerinden Düo, Trio, Kuartet ve Eşlikli (Piyano, Gitar) eser örneklerine yer verilmiştir.&#13;
Eğitim/Öğretim programı ve metot taslağı ile ilgili çalışmalar araştırmacı tarafından sınanarak oluşturulmuştur. Araştırmada kullanılan Tarihsel, Betimsel ve Deneysel Yöntemler ile elde edilen bulgular açıklanarak sonuçları ve öneriler de ayrıca yazılmıştır.&#13;
&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ULUSLARARASI ŞİRKETLERİN IRKÇILIK BAĞLAMINDA KRİZ YÖNETİMİ </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44241</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44241</guid>
      <author>Nuri AKTAŞZülfiye ACAR ŞENTÜRK</author>
      <description>International companies, which are a single-centered structure in the globalizing world, have to act with caution towards any internal and external negative factors that will threaten their existence while making management decisions according to certain conditions and criteria. In order to ensure the continuity of the relations of international companies with their stakeholders in terms of economic, social and political aspects and to create an environment of trust, stakeholders should not only take into consideration their cultural, social, psychological and economic differences, but they should pay attention to the practices regarding these differences. Besides the sudden and unexpected situations of the crises, not taking action against the expected events causes the crisis to progress. In the example of the crisis analyzed in this study, it was concluded that social values towards another country and race were treated as sarcastic or derogatory with the media and advertisement studies. It was also observed that this situation negatively affected the brand's activities in the current market. With the case analysis, in this study, it was tried to reveal how the crisis created by the examined brand in the advertising campaign and other communication forms affects the brand, what it does to change the negative image perception resulting from the crisis and how it carries out a study.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TARİH-İ İBN-İ KESȊR TERCÜMESİ’NDE BİRLEŞİK FİİLLER ÜZERİNE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43909</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43909</guid>
      <author>Hasan ÖZEREngin YAVUZ</author>
      <description>İbn-i Kesîr'in kaleme aldığı, Şirvânlı Mahmûd'un tercüme ettiği Tarih-i İbn-i Kesîr, Eski Anadolu Türkçesi döneminin önemli eserlerinden biridir. Eser, insanlığın yaratılışından başlayarak müellifin ölümünden birkaç yıl öncesine kadarki süreçte meydana gelen olayları ele almaktadır. Tarih-i İbn-i Kesîr’in yazıldığı Eski Anadolu Türkçesi döneminde Türkler, özellikle Arap devletleriyle yakınlık kurmuştur. Bu yakınlıkta dinî inançlar, yaşayış, ekonomi, coğrafya gibi nedenler etkili olmuştur. Bu sebeple, Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılan eserlerde Arapça ve yanında Farsça kelimeler oldukça yoğun bir şekilde kullanılmıştır.&#13;
Bir dilin söz varlığını zenginleştirmenin yollarından biri, o dildeki mevcut yapılarla yeni sözcükler türetmektir. Bu faaliyet, bazen yapım ekleriyle bazen de sözcükleri birleştirme yoluyla yapılmaktadır. Bu çalışmada, birleştirme yoluyla oluşturulan ve Türk dilinin söz varlığını zenginleştiren birleşik fiiller üzerinde, Tarih-i İbn-i Kesîr bağlamında durulacaktır. &#13;
Birleşik fiiller, bir veya birden fazla isim unsurunun ya da bir fiilin bir yardımcı fiille birleşmesiyle oluşmuş yapılardır. “Tarih-i İbn-i Kesîr Tercümesi’nde Birleşik Fiiller” adlı bu çalışmada, birleşik fiiller “isim + yardımcı fiil,  fiil + fiil, isim unsurunun kökenine göre birleşik fiiller” şeklinde, üç başlık altında ele alınıp örnekleriyle incelenmeye çalışılacaktır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAÇLILARLA MÜCADELE EDEN BAZI MÜSLÜMAN LİDERLERİN EVLİLİKLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43950</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43950</guid>
      <author>Gülşen İSTEK</author>
      <description>Yüzbinlerce insanın ölmesine ve esir edilmesine sebep olan Haçlı Seferleri, toplumun demografik yapısında da bazı değişimlere yol açmıştır. Söz konusu demografik değişimler bir taraftan ailelerin parçalanmasına sebebiyet verirken diğer taraftan da neslin devamı için yeni evlilikleri mecburî hale getirmiştir. Bu evliliklerin bazıları Haçlılarla mücadele eden Müslüman emirlikler arasında gerçekleşmiştir. Ayrıca gerçekleşen evlilikler nedeniyle akraba olan emirler, topraklarını birbirlerine karşı korumuşlardır. Bununla birlikte evliliklerdeki asıl amaç; Müslüman devletler arasındaki husumetin kaldırılıp İslam birliğinin oluşturulması ve Haçlılara karşı daha etkin bir mücadelenin yapılmasıdır. &#13;
Bu çalışmada Haçlılarla mücadele eden bazı Müslüman liderlerin evlilikleri üzerinde durulmuştur. Onların kimlerle ve hangi sebeplerden dolayı evlilik yaptığı kronolojik bir sıra takip edilerek verilmiştir. Böylelikle o dönemde gerçekleşen bazı evliliklerin Müslümanlar açısından önemi ve Haçlılarla mücadelede siyasi bir hamle olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada genellikle İslam tarihi kaynaklarına başvurulmuştur. Ancak bazı hususlarda Latin, Ermeni ve Süryani kroniklerinden de yararlanılmıştır. Ayrıca çalışma farklı dillerde yayınlanan muhtelif eserlerle de zenginleştirilmiştir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PİYASA ANOMALİLERİ, KÜÇÜK ve İHMAL EDİLMİŞ HİSSE SENEDİ ETKİSİ: BİST UYGULAMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44236</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44236</guid>
      <author>Ahmet BAYRAKTAR</author>
      <description>Etkin Piyasalar Hipotezi menkul kıymet fiyatlarının rastgele bir seyir izlediğini öngörmektedir. Hipoteze göre halka açık bilgilere dayanarak gelecekteki getirileri tahmin etmek imkansız olmalıdır. Benzer şekilde, hisse senedi fiyatlarındaki değişimlerini geçmiş fiyat davranışına göre tahmin etmek de olanaksız olmalıdır. Etkin Piyasa Hipotezine göre normal üstü getiri sağlanamayacaktır. Ancak literatürde Etkin Piyasalar Hipotezi’nin bu varsayımı ile çelişen araştırma bulgularına rastlanmıştır. Hipotez ile bağdaşmayan bu bulguları açıklamak için normalden sapma anlamına gelen anomali kavramı kullanılmaktadır. Bu çalışmada da, BİST’de işlem gören hisse senetleri, piyasa anomalilerinden küçük firma etkisi ve ihmal edilmiş firma etkisi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre küçük ve ihmal edilmiş hisse senetleri pozitif normal üstü getiri üretebilmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAFRANBOLU’LU İZZET MEHMET PAŞA’NIN BAKIR GÜĞÜM VE MAŞRAPALARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44334</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44334</guid>
      <author>Demet ÖRNEK</author>
      <description>El sanatları insanoğlunun her türlü ihtiyacını gidermek amacıyla meydana getirilmiş ve geliştirilmiş estetik değerleri olan ürünlerdir. Türk el sanatlarının gelişiminde etken olan altın ve gümüş madenlerinin yanında bakır da gerek saray gerekse halk sanatlarının meydana gelmesinde önemli rol oynamıştır. Kolay işlenebilir, kızıl kahve renkli, doğada dere yataklarında rastlanan, okside olabilen bakır’ın kullanım alanı çok yaygındır. Maden sanatının gelişmesinde son derece etkili olan bakır, Anadolu’nun her yerinde asırlarca önemini korumakla birlikte günümüzde eski değerini kaybetmiştir. Bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bakır eşyaların gelecek nesillere aktarılması açısından geçmiş örneklerin değerlendirilmesi önemlidir. Araştırmaya konu oluşturan Safranbolu Kent Müzesi’nde yer alan İzzet Mehmet Paşa’ya ait vakfedilmiş bakır mutfak eşyalarından üç güğüm, bir tek kulplu ve bir çift kulplu bakır maşrapa sergidedir. On dokuz çift kulplu, dört tek kulplu maşrapa, On güğüm depo da yer almaktadır. İzzet Mehmet Paşa görev yaptığı süre zarfında birçok hayır eseri yaptırmış, vakıflar kurmuş ve hazırlattığı vakfiyelerle bunları kayıt altına aldırmıştır. Kent müzesinde yer alan bakır eşyalarda mevlitlerde kullanılmak için vakfedilmiş, kayıt altında bulunan günümüze kadar varlığını sürdürmüş el sanatları ürünleridir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKOKUL  ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARDA SAHNE KORKUSU İLE MÜCADELE VE PERFORMANS ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELEMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44401</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44401</guid>
      <author>Pınar TURAN</author>
      <description>Sahne korkusu olarak da bilinen performans kaygısı (anksiyetesi), müzisyenler arasında sıklıkla görülen, kişinin performansını sergilemesinde engel teşkil eden, hatta daha ilerleyen boyutta yaşanması halinde neredeyse kariyerinin sonlanması ile sonuçlanabilen önemli bir faktör olarak görülebilir.&#13;
Bu denli önemli yer tutan bir konuda öncelikle anksiyetenin ne olduğunun kapsamlı olarak bilinmesinde yarar vardır.&#13;
Hiçbir etken olmaksızın kendiliğinden ortaya çıkabilen bu rahatsızlık aynı zamanda risk ortamlarında da kendini gösterebilmektedir. Kişinin ilk kez karşılaştığı bir ortam, durum veya beklenmedik bir olay karşısında kendini tehlikede ve çaresiz hissetmesi bu rahatsızlığın ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerdendir. Bu korku kişiden kişiye, yaşa ve deneyime bağlı olarak çeşitli farklılıklar gösterebilmektedir.&#13;
&#13;
Bu çalışmada sahne korkusundan en yoğun şekilde etkilenen meslek gruplarından biri olan müzisyenler üzerinde bu korkunun  nasıl ortaya çıktığı, neden bu korkuyu yaşadıkları, içsel ve çevresel faktörlerin bu korkuyu nasıl şekillendirdiği ve sahne korkusunun üstesinden gelebilmek için ne gibi yollara başvurmaları gerektiği, alınması gereken önlemler farklı yaklaşımlar üzerinden incelenecektir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SEMBOLÜN TOPLUMSAL YANSIMASI:  İSLAM BAHÇESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44447</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44447</guid>
      <author>Fatih AMAN</author>
      <description>Bir grup insanın ittifak ettiği ve belli anlamlar yüklediği işaretler olan sembol üzerine değişik alanlarda araştırmalar yapılmıştır ve yapılmaktadır. Sosyolojik anlamda daha ziyade Sembolik Etkileşimcilik bağlamında ele alınan sembol, toplumun anlaşılmasında önemli görülmektedir. Bu makale sembolik anlamıyla örneklem olarak İslam bahçesine odaklanmıştır.&#13;
Kur’an’daki cennet anlatımının dünyaya yansıtılması amacıyla oluşturulan İslam bahçe prototipi tamamen sembollere atıf yapmaktadır. Cennetteki nehirler, havuz, ağaçlar, çiçekler, gölgelikler ve huzur bu bahçeye yansıtılır. Tüm duyulara hitap eden cennet anlatımı böylece dünyada oluşturulmaya çalışılır. Tarihsel süreçte 12. ve 18. asırlarda yaygın olarak kullanılmış ancak günümüzde ortadan kalkmış olan İslam bahçeleri zihniyetin de izlerini sürme anlamında kanaatimizce güzel bir örnektir.&#13;
Makalede amacımız İslam bahçe prototipini ortaya koymak ve onu zihniyet bağlamında yorumlamaktır. Konu sosyolojik yöntem bağlamında ve literatür taraması tekniğiyle ortaya konulacaktır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HENRI VIEUXTEMPS’İN HAYATI, VİYOLA İÇİN BESTELEDİĞİ ESERLERİN ANALİZİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44453</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44453</guid>
      <author>Barış Kerem BAHAR</author>
      <description>Bir enstrümanın solo kimliğini kazanma sürecinde orijinal olarak kendisi için bestelenmiş eserler oldukça önemlidir. Keman ailesinin bir üyesi olan viyola, başlangıçta oda müziği ve orkestra eserlerinin iç partilerinde tamamlayıcı nitelikte kullanılmıştır. Yapısal gelişimini tamamladığı klasik dönemde Wolfgang Amadeus Mozart ve Joseph Haydn gibi besteciler eserlerinde viyolaya daha fazla sorumluluk vermiş, enstrümanın ön plana çıkmasını sağlamışlardır. Bu sayede teknik ve müzikal imkânları ortaya çıkan viyola için 19. yüzyıldan itibaren daha fazla solo eser bestelenmeye başlanmıştır. Kendisi önemli bir keman virtüözü olan Henri Vieuxtemps (1820-1881) viyola repertuvarına önemli eserler kazandırmıştır. Bu çalışmada Henri Vieuxtemps’ in hayatı, viyola için bestelediği eserler ve bu eserlerin analizleri yer almaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TE’VÎLÂTÜ’L-KUR’ÂN TERCÜMESİ ÜZERİNE</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44910</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44910</guid>
      <author>Ekrem YÜCELFatih Muhammet YÜKSEL</author>
      <description>Mâtürîdî’nin günümüze ulaşan iki eserinden biri Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı tefsiridir. Bu çalışmanın Türkçeye tercüme edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü hem eserin Arapça bilmeyen geniş kitlelere ulaşması kolaylaşmış hem de Mâtürîdî’nin görüşlerini kendi kitabından öğrenme imkânı doğmuştur. Ayrıca din bilimlerinin klasik eserlerini tercüme etmek, ilim ve fikir hayatımıza olumlu katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte tercüme faaliyetinde dillerin özellikleri, mütercimin bakış açısı, metnin ait olduğu bilimsel alan, dilin kültürel boyutu gibi birçok faktör etkilidir. Bu ise bir dilden diğer dile çeviri yapmayı zorlaştırmakta ve bazı hataların görülmesine sebep olmaktadır. Nitekim Te’vîlâtü’l-Kur’ân’ın çevirisinde de tercüme hataları, metne yapılan ilaveler, isimlerin yanlış okunması, maddi hatalar, tercüme edilmeyen kısımlar, tahkik ve tahricdeki hatalar gibi düzeltilmesi gereken bazı problemlerin olduğu müşahede edilmektedir. Temennimiz eserin sonraki baskılarında, bu hataların dikkate alınması ve tercümenin tekrar gözden geçirilerek düzeltilmesidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖRGÜTSEL GÜVENİN ÖRGÜTSEL ÖZDEŞLEŞME ÜZERİNDEKİ ETKİSİ:  SAĞLIK SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44560</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44560</guid>
      <author>Muhammet ÇANKAYA</author>
      <description>Örgütsel güven ve örgütsel özdeşleşme konuları örgütsel davranış disiplini içerisinde önemli görülen ve üzerinde sıklıkla çalışılan konular içerisinde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı; özel hastanede görev yapan çalışanların örgütsel güven ile örgütsel özdeşleşme düzeylerini tespit etmek ve bununla birlikte örgütsel güven boyutlarının çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını tespit etmektir. Toplamda 434 çalışan ile gerçekleştirilen araştırma sonucunda; çalışanların örgütsel güven ortalamaları; 3,47 bulunurken örgütsel özdeşleşme ortalamaları; 3,52 olarak bulunmuştur. Örgütsel güven boyutları ile örgütsel özdeşleşme arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel güvenin yöneticiye güven ve örgüte güven boyutlarının örgütsel özdeşleşme üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EXTENDED PİYANO TEKNİKLERİ VE NOTASYONUNUN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44260</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44260</guid>
      <author>Emin Ersöz YİĞİTAynur ELHAN NAYİR</author>
      <description>Araştırmada extended piyano teknikleri ve notasyonunda kullanılan sembol ve ifadeler incelenmiştir. Extended piyano tekniklerinin ve bu teknikleri göstermek için kullanılan sembol ve ifadelerin açıklanması ile konuya ilgi duyan icracılara, eğitimcilere ve bireylere bir kaynak ve rehber oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu teknikler ve önemli eser örneklerinin notasyonunda kullanılan sembol ve ifadeler, yapılan doküman analizi, verilen eser örnekleri ve eserlerin notalarının incelenmesi ile ortaya koyulmuştur. Extended piyano tekniklerini kullanarak bestelenmiş eserler arasından notasına ulaşılabilen 9 bestecinin 52 eseri incelenmiş, kullanılan semboller arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların yanında icra ayrıntılarına değinilmiştir.&#13;
Araştırmanın sonuçlarına göre; extended piyano tekniklerinin bestecilerin yeni arayışları ile ortaya çıktığına, tekniklerin genel tanımının çalgıdan alışılagelmişin dışında farklı ses üretme yöntemleri olduğuna, notasyonun her bestecinin kendini ifade etme şekline yönelik farklılıklar ve benzerlikler gösterdiğine, kullanılan notasyonun, ifadelerin ve program notlarının her durumda olmasa bile, genel anlamda uygulanacak teknikleri açıklamak hususunda yeterli ve anlaşılır olduğuna ulaşılmıştır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN 6-12 YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİNİ BİLME VE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) TANIMA YETERLİLİKLERİ İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44317</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44317</guid>
      <author>Dilek ULUDAŞDEMİRSibel KÜÇÜK , Hale AYDIN , Tutku KIRÇI , Esra KİBAR</author>
      <description>Araştırma öğretmenlerin 6-12 yaş arası çocukların bilişsel gelişim özelliklerini bilme ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanıma yeterliliklerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Veriler 6-12 yaş arası çocukların bilişsel gelişim özellikleri bilgi formu ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tanıma Yeterliliği Ölçeği ile toplanmıştır. Analizde Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin %39,6’sı 34-43 yaş arasındadır, %84,7’si sınıf öğretmenidir ve %37,9’u 11-20 yıl arasında çalışmaktadır. Öğretmenlerin %58,1’i lisans eğitiminden sonra, %63,5’i pedagojik formasyon eğitiminde çocukların bilişsel gelişimine dair eğitim almış ve  %45,3’ü bu konu ile ilgili en fazla yazılı kaynaklara başvurmaktadır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tanıma Yeterliliği Ölçeği puan ortalaması 8,04± 2,57 olup,  yaş ve çalışma yılı arasında istatistiksel anlamlı bir fark bulunmaktadır (p&lt;0,05).  Öğretmenlerin 6-12 yaş arası çocukların bilişsel gelişim özellikleri ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna yönelik ölçeklerden alınan puanların istendik düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Lisans eğitimi sonrasında hizmet içi eğitimlerle mesleki gelişimin desteklenmesi önem taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SESİ GÖRMEK YA DA GÖRÜNTÜYÜ DUYMAK; ANTİDİSİPLİNER BİR İFADE OLARAK GÖRSEL NOTASYON</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44433</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44433</guid>
      <author>Deniz Cemal KOŞAR</author>
      <description>20. yüzyıl başında ortaya çıkan sanatsal ve kültürel gelişmeler yüzyılın ikinci yarısında yankı bularak geleneksel birçok sanatsal anlayış ve pratiğin değişmesine neden olmuştur. Postmodern tartışmaların içerisinden yükselen bu değişimlerin en önemlilerinden bir tanesi modernleşmenin uzantısı olan kurumsallaşma ya da uzmanlaşma görüşlerinin eleştirilmesi sonucu ortaya çıkan disiplinlerarası ya da antidisipliner anlayışların ortaya çıkışıdır. Bu süreçte müziğin yazımı olarak notasyon, sesin bir nesne olarak ele alınması, elektronik müziğin ortaya çıkışı ve özellikle 1950 sonrasında müzikte belirlenmemişlik düşüncesinin gelişmesiyle değişime uğramış, konvansiyonel notasyon yerine görsel alana sızarak çeşitli imgeleştirmelerin ve resimsel ifadelerin kullanıldığı görsel / grafik notasyon adı verilen antidisipliner yöntem kullanılmaya başlamıştır. Görsel sanatlar ile işitsel sanat alanlarının sınırlarının belirsizleşti(rildi)ği görsel notasyon bu bağlamda muğlak bir alanda kalmakta ve araştırmalarda daha çok müzik alanına ait teknik bir sorun ve/ya çağdaş bir çözümleme olarak ele alınmaktadır. Makalede konuya bu açıdan yaklaşılmakta, daha çok müzik tarihi içerisinde ele alınan ve görsel sanatlarla olan bağının genellikle arkaplana atıldığı bu değişimin izleri görsel sanatlar içerisindeki bağlantılarda aranmakta ve tartışılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title> MÜZİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ POPÜLER MÜZİKLERİ DİNLEME ALIŞKANLIKLARINI BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44096</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44096</guid>
      <author>Güneş GÜRSOYAytekin ALBUZ</author>
      <description>Bu çalışma; müzik öğretmeni adaylarının popüler müzikleri dinleme alışkanlıklarını saptamaya yönelik bir araştırmadır. Popüler müzik, içerisinde birçok farklı müzik türünü barındırmakla birlikte, yaşam boyu edinilen bilgilerle ve kültürlenme süreçleriyle doğrudan ilgili bir fenomendir. Bu bakımdan söz konusu çalışma, öğrencilerin kültürel kazanım farklılıklarının saptanabilmesi ve değerlendirilebilmesi açısından önem taşımaktadır. Durum tespitine dayalı genel tarama modelinde yürütülen çalışmada;  nitel veriler kaynak tarama yöntemi ile nicel veriler ise anket aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde (%) analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve tablolar halinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; popüler müzik türlerinin müzik öğretmeni adayları tarafından 91,4% oranında dinlenildiği sonucuna ulaşılmış ve benzer çalışmaların daha büyük bir örneklem grubu ile yapılmasına dair genel anlamda birkaç öneri sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YAŞLILARA SUNULAN HİZMETLERİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YAŞLILIK İLKELERİ ÇERÇEVESİNDE YAŞLILARIN GÖZÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ: ANKARA ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44388</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44388</guid>
      <author>Ecem Naz NAZLIER KESEREsra CEYLAN , Derya ORAL</author>
      <description>Araştırma, Türkiye’deki yaşlı bireylerin BM Yaşlılık İlkeleri kapsamındaki görüşlerini öğrenmeyi ve bu konudaki ileriye dönük çözümlerin ortaya konulmasını problem edinmiştir. Ülkemizde artan yaşlı nüfusu, yaşlılara sunulan hizmetlerin evrensel standartlarda sorgulanma ihtiyacını doğurmuş ve bu araştırmanın amacını oluşturmuştur. Bu araştırmanın genel amacı, yaşlılara sunulan hizmetlerin BM Yaşlılık İlkeleri çerçevesinde yaşlıların gözünden değerlendirmektir. Çalışma Ankara ilinin Çankaya ilçesinde ikamet eden 60 yaş ve üstü 102 yaşlı katılımcı ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmada yaşlı bireylerin sahip oldukları haklarla ilgili yeterli düzeyde bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Yaşlılara verilen hizmetler ise Birleşmiş Milletler Yaşlılık İlkeleri’nden hareketle yeterli düzeyde değildir. Yaşlı bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar arttırılmalıdır. Kendi ihtiyaç ve isteklerine yönelik mevcut düzenlerinde saygın bir şekilde yaşamaları desteklenmelidir. Yaşlı bireylerin, kendilerini gerçekleştirebilmeleri ve kendilerini ilgilendiren konularda katılımlarının sağlanabilmesi için onlara fırsatlar sunulmalı ve sahip oldukları haklar ile ilgili bilinçlenmeleri sağlanmalıdır. Benzer bir araştırmanın derinlemesine bilgi elde etmek amacı ile nitel araştırma yöntemi ile de gerçekleştirilmesi önerilmektedir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İŞ İNSANLARININ İŞ HAYATINDAKİ DEĞER ALGISI İLE DEĞER EĞİTİMİ ALGISININ KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42235</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42235</guid>
      <author>Tuğrul KÜLÜNKOĞLU</author>
      <description> Eğitimin temel işlevlerinden bir tanesi de ekonomik işlevidir. Her ülke, eğitimin ekonomik işlevi yoluyla, ülke ekonomisinin ihtiyaç duyduğu nitelikte ve nicelikte bireyler yetiştirerek ekonomisini sağlamlaştırma amacını taşımaktadır. Yapılan birçok araştırmada ülkelerin eğitim düzeyleri ile ekonomik büyümeleri arasında pozitif ilişki bulunmuştur.   Eğitim bireye belli beceriler kazandırarak ülkenin ihtiyaçlarına uygun bireyler yetiştirir. Değer eğitimi yoluyla da bireylere çalışkanlık, dürüstlük, sorumluluk, vatanseverlik, temizlik, bilimsellik gibi değerler kazandırılması  amaçlanmıştır. Bu çalışma, ekonomik sistem içerisinde bulunan iş insanlarının iş hayatında değer  algısı ile değerler eğitimi algısı arasında  farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Anket soruları literatür taraması ve uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır.  Sorulardaki değerler, sosyal bilgiler eğitim programındaki değerlerden oluşturulmuş ve anket 5’li likert tipinde hazırlanmıştır. Veriler  SPSS 22,0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.   Çalışmadaki soru gruplarının faktör yapısını tespit etmek amacı ile açıklayıcı faktör analizi uygulaması yapılmıştır. Boyutların cinsiyet, doğum yeri için bağımsız t testi analizi yapılmıştır. Boyutların yaş, eğitim ve iş tecrübesine göre karşılaştırılmasında varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmıştır. Farklı olan grupların tespit edilmesi amacı ile diak ikili karşılaştırma testi yapılmıştır. Boyutlar arasındaki ortalama puanlarının farklılığı için eşleştirilmiş t testi ve boyutlar arasındaki ilişkinin incelenmesi için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Giresun ili merkez ilçede bulunan 203 iş insanı oluşturmaktadır.  Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda,  katılımcıların iş hayatında değer  algısı ile değerler eğitimi algısı arasında anlamlı düzeyde farklılıklar olduğu görülmüştür. Çalışma ekonomik sistemin en önemli unsurlarından olan iş insanlarının okullarda verilen değer eğitimine bakış açısını tespit etmek açısından önemlidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EŞ ZAMANLI ÇEVİRİDE BİLİŞSEL YÖNELİMLER</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44394</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44394</guid>
      <author>Gülfidan AYTAŞ</author>
      <description>Sözlü çeviri, tüm bilişsel süreçleri göz önünde bulundurulduğunda son derece karmaşık bir etkinlik olarak göze çarpmaktadır. Bu, özellikle bilişsel süreçlerin aynı anda gerçekleştiği eş zamanlı çeviri için geçerlidir. Bu nedenle eş zamanlı çeviri burada bilişsel yönleri ile ele alınmıştır. Tercümanların sözlü çeviri esnasında genellikle bu zorlu görevi yerine getirmek için her türlü çabayı göstermeleri gerekir ve bu nedenle çoğu zaman büyük bir bilişsel zorlanmaya maruz kalırlar. Bu gibi durumlarda tercümanların performanslarının bozulması muhtemeldir. Tüm bu konular bu çalışmada ele alınacaktır. Ayrıca burada eş zamanlı çeviri alanında yapılmış çalışmalardan bahsedilmiş ve bu konuda deneysel bir uygulama yapılmıştır. Teori ve uygulama olarak iki kısıma ayrılan bu çalışma ile kuramsal çerçeve hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Uygulama bölümünde ise profesyonel ve öğrenci tercümanlar arasında yapılmış deneysel bir çalışmaya yer verilmiştir. Çalışmanın uygulama aşamasından bahsedilerek sonuçları sergilenmiştir. Çalışmada öne sürülen varsayım bu şekilde kanıtlanmaya çalışılmıştır.&#13;
&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NURİ BİLGE CEYLAN SİNEMASINDA KARAKTERLERİN SİNEMATOGRAFİK SUNUMLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43903</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43903</guid>
      <author>Resul SAKINMAZMeral ÖZÇINAR</author>
      <description>Sinematografi, senaryonun çekilmesi aşamasındaki teknik değişkenlerin filmlerde anlamı inşa etme sürecidir. Bu süreç kadrajın kurulması sırasında devreye girer ve filmin tümünü kapsar. Filmlerde karakterler senaryo kuramı gereği, kişilik duyguları, motivasyonları, doğrulukları, güç ve varlıkları, tanınma biçimleri, vb. gibi konularda değişim gösterir. Bu değişim sinematografik kullanımlarla gösterilir. Dolayısıyla sinematografi, filmin hem anlam ağını hem de karakterlerin gelişimini etkileyen önemli bir kavramdır. David Bordwell ve Kristin Thompson’un, birlikte yazdıkları Film Sanatı adlı kitap sinematografik bir incelemenin neleri kapsayacağını detaylandırır. Nuri Bilge Ceylan, Türkiye Sineması’nda sinematografinin etkisini karakterler üzerinde kullanan nadir yönetmenlerdendir. Bu çalışmada, Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filminden Savcı Nusret ve Ahlat Ağacı filminden Sinan karakteri üzerinden, David Bordwell ve Kristin Thompson’un tasvir ettiği sinematografik tahlil yöntemi kullanılarak karakter incelemeleri yapılmıştır. Bu sayede film yapımcıları için, bir filmin çekim aşamasında karakteri sunan sinematografik unsurların tanınması ve etkili kullanılması, izleyenler için ise karakterin biçimsel okumasının yapılabilmesine olanak sağlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XV. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE HİSÂR MAKÂMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA                                                                                                                                                      XV. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE HİSÂR MAKÂMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA                                                                                                                               XV. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE HİSÂR MAKÂMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43962</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43962</guid>
      <author>Muhammet Sefa POLAT</author>
      <description>Türk Makam Müziği ses sisteminin temelini oluşturan sistematik nazariye’nin XIII. Yüzyılda Safiyyüddin Abdülmümin Urmevî tarafından oluşturulduğu bilinmektedir. Urmevî’den sonra Merâgî, bu sistemi kullanmış, sisteme şûbe kavramını ekleyerek geliştirmiş ve bu sistemi XV. yüzyıl Anadolu Edvâr yazarlarına ulaştırmıştır. Urmevî’de on iki ana makam ve altı âvâze bulunurken Merâgî, bu sisteme yirmi dört şûbe’yi eklemiş ve bu şubeler arasında onuncu sırada Hisar’a yer vermiştir. Böylelikle, Hisar makamı XV. yüzyılın başlarından itibaren müzik tarihimizdeki yerini almıştır. XV. yüzyılda Yusuf Kırşehrî, Hisar’ı âvâzeler içine almış ve sistemin yedinci âvâzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Geçmişten günümüze makam seyirleri, dönemlere ve nazariyatçılara göre farklılıklar göstermektedir. Bu sebeple, XV. yüzyıldan günümüze kadar Hisar Makamı hakkında, nazarî kaynaklarda ve el yazmalarında bulunan bilgiler ve sınıflamalar incelenmiştir. Bu araştırmada, Hisar Makamı’na ait, nazarî kaynaklardaki bilgiler ile Klasik dönemden günümüze ulaşan Hisar eserler karşılaştırılarak makamın tarihsel süreçteki değişim çizgisinin ortaya konulması ve bu konuya yönelik ayrıntılı bir kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmada, doküman analizi yapılmıştır. &#13;
           Bu araştırma sonucunda, XIII. yüzyılda sistemci okulun kurucusu Safiyyüddin Abdülmümin Urmevi’de Hisar makamının bulunmadığı, bununla birlikte, Kutbüddin-i Mahmud Şirazî’de (ö. 1311)&#13;
ilk kez Hisar makamının altıncı devir olarak yer aldığı, XV. yüzyılda Merâgî’nin (ö. 1435), ses sistemini on iki ana makam, altı âvâze ve yirmi dört şûbe temelinde ele aldığı ve Hisar makamını şubeler içinde gösterdiği, XV. Yüzyılda Yusuf Kırşehrî’nin, âvâze sayısını yediye çıkardığı ve Hisâr’ı yedinci âvâze olarak ele aldığı, ayrıca, karar ediş şekli olarak Merâgî ile aynı çizgide Kûçek karar edilmesi gerektiğini belirtiği, Kûçek karar etme biçiminin XVII.yüzyıla kadar devam ettiği, XVIII.yüzyıla gelindiğinde Kûçek karar etme biçiminden vazgeçildiği, Hüseynî üzerinde (Zirgüleli) Hicaz unsurunun bulunduğu ve karara Nevâ perdesi kullanılmadan Hisâr-Çargâh-Segâh ve Dügâh perdeleri ile gidildiği, Hisar makamının XIII.yüzyıldan günümüze; Dügâh’ta Kûçek (Sabâ) + Hüseynî’de (Zirgüleli) Hicaz ; Dügâh’ta Kûçeksiz (Dügâh-Segâh-Çargâh) + Hüseynî’de Hicaz; Dügâh’ta Hüseynî + Hüseynî’de (Zirgüleli) Hicaz olmak üzere yaygın olarak benimsenmiş ve kullanılmış üç ana değişime uğradığı, sonuçlarına ulaşılmıştır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PROFESYONEL ÇALGI EĞİTİMİ ALMAKTA OLAN LİSANS ÖĞRENCİLERİNİN DUYGUSAL ZEKA VE İLETİŞİM BECERİLERİ DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44030</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44030</guid>
      <author>Duygu TÜRKOĞLUSena GÜRŞEN OTACIOĞLU </author>
      <description>Bu araştırma profesyonel çalgı eğitimi almakta olan lisans öğrencilerinin duygusal zeka (DZ) düzeyleri ve iletişim becerileri (İB) düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanması ve bu faktörlerin hangi değişkenler üzerinde farklılık gösterdiğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma, Türkiye'den seçilmiş üniversitelerin 2018 - 2019 eğitim öğretim yılında eğitim fakülteleri ve güzel sanatlar fakülteleri müzik bölümünde okuyan 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu 200 kişilik bir grupla hazırlanmış, tarama yöntemi uygulanmış bir araştırmadır. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekildedir : Örneklem grubunun aldıkları duygusal zeka düzeyi puanları ile iletişim becerileri düzeyi puanları arasındaki ilişki incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Araştırmaya katılmış olan örneklem grubunun, iletişim becerileri düzeyleri puanları ile konser deneyimleri değişkeni ve kendi iletişim becerileri hakkındaki düşünceleri değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmektedir. Araştırmaya katılmış olan örneklem grubunun, DZ düzeyleri puanları ile kendi iletişim becerileri hakkındaki düşünceleri değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KÜRESEL PANDEMİK SIRASINDA SOSYAL MEDYANIN ROLÜ: KOVID-19'UN ÖNLENMESİNDE FACEBOOK VE INSTAGRAM VAKA ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44037</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44037</guid>
      <author>Mateso BASHİNGWA</author>
      <description>Kovid-19, dünyada milyonlarca insanı yavaş yavaş öldüren küresel bir tehdit olarak ilan edildi. Olumsuz etkileri çeşitli sektörlerde kendini göstermektedir. Bu durumdan, bu çalışma Kovid-19'un önlenmesinde sosyal medyanın rolünü analiz etmeyi amaçlamaktadır. Sosyal medya kullanımı, daha geniş bir kitleye Kovid-19 etkileri hakkında bilgi verme fırsatıdır. Bu araştırmada, Facebook ve Instagram özellikle Coronavirus'un önleyici tedbirleri ışığında analiz edildi. Argüman, insanların virüs salgını mekanizmasından kaçınmaları için Facebook ve Instagram'ın yapıcı bir rolüne dayanıyor. Bu çalışma nitel yöntem yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Bu makale sosyal medyanın rolü hakkındaki güncel raporları ve tartışmaları özetlemektedir. Etkileşim gönderileri için etkin sayfalar sosyal medya aracılığıyla arttı. Güvenilir kaynaklardan etkili iletişimin, analiz onayladığı için daha iyi bir önleyici yol olduğu gösterilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DERVİŞ HASAN MEDHÎ’NİN ESRÂR-I HİKMET ADLI ESERİNİN YENİ BİR NÜSHASI VE DİZİNLERİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44160</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44160</guid>
      <author>Sevinç AKSAY ALBUZ</author>
      <description>Esrar-ı Hikmet ya da Hikâyet-i Ebu Ali Sina ve Biraderi Ebu’l-Haris, İbni Sînâ’nın hayatını efsanevi tarzda anlatan hikâyelerin XVI. yüzyılda Derviş Hasan Medhî tarafından derlenerek III. Murad’a takdim edilen mensur eserlerin ilkidir.&#13;
Esrar-ı Hikmet, hem edebî değeri olan hem de o dönemde halkın konuştuğu sanat ve süsten uzak gündelik dilin özelliklerini yansıtan bir eserdir. Eser genel olarak incelendiğinde, Türkçenin doğal söyleyişine uygun sözcük, sözcük tamlamaları, deyim ve atasözleriyle zenginleşmiş, akıcı ve masalsı bir anlatımı olduğu söylenebilir. Dönemin gündelik söyleyişini yansıtan oldukça yalın diliyle ve büyük bir kısmı günümüze ulaşan söz varlığıyla dikkatleri çeken Esrar-ı Hikmet, halkın İbni Sina’nın tıp bilgisine olağanüstü vasıflar kazandırarak, İbni Sina’yı hayalinde nasıl şekillendirdiğini ve Lokman Hekim mertebesine çıkardığını da ortaya koymaktadır. &#13;
&#13;
Bu makalede, Esrar-ı Hikmet adıyla tanınan eserin daha önce alanda tanıtımı yapılmamış olan, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi yazmalar bölümünde, 36104 numarayla kayıtlı bir nüshasının tanıtılarak söz varlığı bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, nüshanın oluşumunun, kaynaklarının ve yazarının açıklanması ile nüshanın dil incelemesi kapsamında yapılan çeviri yazıya aktarım, sözlük-dizin ve özel adlar dizini hazırlanma çalışmalarının bir değerlendirmesi yapılmıştır.&#13;
&#13;
Türk hikâyeciliği İslamiyet öncesine kadar dayanır. Pek çok halk hikâyesinin sözlü gelenekle beraber yazıya geçirildiği de bilinmektedir ancak hikâyelerin çoğu kütüphanelerde incelenmeyi beklemektedirler. Esrar-ı Hikmet’in diğer nüshaları üzerinde yapılan çalışmaları dikkate aldığımızda, hikâyelerin yapı unsurları ile dil ve üslup bakımlarından önemli farklılıklar göstermeleri, metnin yeni varyantlarının ortaya çıkmasının ve sahaya kazandırılmasının çok önemli olduğunu ortaya koymaktadır. &#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NATO - TÜRKİYE İLIŞKILERİNİN F-35 SAVAŞ UÇAĞI VE S 400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44175</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44175</guid>
      <author>Emrah ONGAN</author>
      <description>4 Nisan 1949 yılında 12 üye ülke tarafından kurulan NATO’ya 13.ülke olarak 18 Şubat 1952 yılında katılan Türkiye, ittifaka üye olmadığı halde asker gönderdiği Kore Savaşı ve daha sonrasında da özellikle Amerika ile kimi zaman da diğer müttefikler ile anlaşmazlıklara düşmüş, lakin hiçbir zaman Türkiye’nin ittifaktan ayrılması görüşü benimsenmemiştir. &#13;
Buna mukabil Rusya’dan alınan ve kısa zaman içerisinde konuşlandırılıp ancak hali hazırda aktif hale getirilmeyen ve tedarik edilmesine karar verilip kamuoyuna açıklandıktan sonra çeşitli spekülasyonlara konu olan S-400 Hava Savunma Sistemi ile Türkiye’nin ittifaktan ayrılmasına dair sesler yükselmeye başlamıştır. &#13;
Amerikan yönetimi ve senatosunda Türkiye’nin program ortağı olduğu ve % 6-7’lik parçasını üreterek katkıda bulunduğu F-35 Lightning savaş uçağının Türkiye ye teslim edilmemesi ve program ortağı olan Türkiye’nin parça üretiminden de çıkarılması gündeme gelmiş, Türkiye de bunun karşılığı olarak Rusya’nın soğuk savaş sonrası ürettiği ilk uçak olan SU-57’ye ilgi gösterebileceğini belirtmiş, bir bakıma başta Amerika olmak üzere diğer ittifaka üye ülkelere de rest çekmiştir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL 6. SINIF TÜRKÇE DERS KİTAPLARINDAKİ ETKİNLİKLERDE KULLANILAN KONUŞMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44208</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44208</guid>
      <author>Medet POLATÖzkan KILIÇ , Fulya TOPÇUOĞLU ÜNAL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; iki farklı yayınevi tarafından hazırlanmış olan ortaokul 6.sınıf Türkçe ders kitaplarındaki konuşma yöntem ve tekniklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Araştırmanın modeli nitel tarama desenlerinden doküman incelemesidir. Bu yönteme dayalı olarak Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları ve Ekoyay Yayıncılık tarafından yayımlanan, toplam iki adet 6.sınıf Türkçe ders kitabı 2019 Türkçe öğretim programında yer alan konuşma yöntem ve teknikleri açısından incelenmiştir. Kitaplardaki verileri elde etmek için içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans hesaplamaları ile ele alınıp tablo haline getirilmiştir. Bu bağlamda araştırma sonuçlarına göre 6.sınıf Türkçe ders kitaplarında ağırlıklı olarak güdümlü konuşma f(23), kelime ve kavram havuzundan seçerek konuşma f(16), yaratıcı konuşma f(8) ve serbest konuşma f(7) yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı; en az ikna etme f(1), empati kurma f(4), hafızada tutma f(2) yöntem ve tekniklerine yer verildiği; eleştirel konuşma, katılımlı konuşma ve tartışma yöntem tekniklerine ise hiç yer verilmediği tespit edilmiştir. &#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TOSYA İLÇESİNDE COĞRAFİ FAKTÖRLERİN ORTOPEDİK ENGELLİ DAĞILIMI ÜZERİNE ETKİSİ </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44237</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44237</guid>
      <author>Keziban MEREY ÇELEBİ Ali ÖZÇAĞLAR , İhsan ÇİÇEK </author>
      <description>Sağlık coğrafyası yönünden değerlendirilen bu çalışmada Tosya ilçesinde ortopedik engelin oluşmasında ve dağılımında doğal ve beşeri faktörlerin ne derece etkili olduğu araştırılmıştır. Çalışmanın temelini resmi kurumlardan alınan engelli verileri ile çalışma sahasında görüşme ve anketlerden elde edilen ortopedik engelli verileri oluşturmaktadır. Anket çalışmasında evren Tosya ilçesindeki ortopedik engelli kişiler, araştırma örneklemi ise onamı alınan 86 katılımcıdır. Bu anket çalışmasında olasılıklı örneklem yöntemlerinden biri olan basit tesadüfi örnekleme tekniği kullanılmıştır. Karma yöntemle çalışılan bu araştırmada tematik haritalar ve tablolar oluşturularak coğrafi faktör- ortopedik engellilik ilişkisi irdelenmiştir. Araştırma sonucunda görülmüştür ki ortopedik engellilik oluşumu ve dağılımında yaşanılan coğrafyanın etkisi önemlidir. Özellikle sonradan oluşan ortopedik engellilik oluşumu ve dağılımı üzerine yürütülen ekonomik faaliyetlerin etkisi görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ABDURRAHİM KARAKOÇ’UN ŞİİRLERİNDE TEFEKKÜR</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44315</guid>
      <author>Youssoufa SOUMANAOrhan ERTÜRKMEN</author>
      <description>Şiir dünyamızın önemli ediplerinden biri olan Karakoç, yazdığı şiir ve yazılarla milletin gönül defterinde yer almayı başarabilen şairlerdendir. Seksen yıllık ömrünü inandığı değerlere hizmete adamış dava adamı ve bir mütefekkirdir. Yazdığı şiirlerde birçok temayı işlese de, şairin belki de en önemli yönlerinden biri de onun mütefekkirliğidir. Karakoç, yüreğinde yetiştirdiği tefekkür dünyasına, rahmet damlalarından rahmet ummanına, hikmet hüzmelerinden hikmetin güneşine bizleri davet eder. Günümüz insanının ihmal ettiğini düşündüğümüz tefekkürle Allah’ın tanınabileceği tanıdıkça sevilebileceği, aklım takıldı, fikrim takıldı diyeceği, hayran ve meftun olacağı bir hale ulaşması tefekküre bağlıdır. Nice sırların düğümü tefekkür anahtarıyla çözülür. Şair tüm bunları yaparken şiirinde asıl amaç davasıdır ve inancıdır.&#13;
Biz de bu çalışmamızda şairin şiirlerinde yaptığı enfüsi ve afakî tefekkür yolculuğunda onu takip edip, öncelikle tefekkürün ne olduğu sonrasında tefekküre hangi anlamları yüklediği ve iç dünyasında nasıl anlamlandırdığı başlıklar halinde ele alınmıştır. Bu çalışmada tefekkürle ilgili temalar tespit edilmiş, manevi anlamda ona ışık tutan ayet ve hadislerle desteklenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİVANÜ LÜGÂTİ’T-TÜRK’TE GEÇEN ‘DİKİŞ DİKMEK’ KAVRAMIYLA İLGİLİ FİİL SÖZ VARLIĞI VE KAZAKÇADAKİ DURUMU</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44441</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44441</guid>
      <author>Şeyma TOKATAyşe Melek ÖZYETGİN</author>
      <description>Türk dilinin bilinen ilk sözlüğü olan Dîvânü Lügati’t-Türk 11. yüzyıl Türk dünyasının söz varlığını son derece kavramsal bir çeşitlilikle ortaya koyar. Kâşgarlı Mahmud’un derlediği sözlük aynı zamanda o dönemin Türk boylarının dilleri ve kültürleriyle ilgili de önemli bir dil malzemesini içerir. Bu yazı Dîvân’da geçen özellikli bir söz varlığının bugünkü modern Türk dili alanındaki durumunu tarihî-karşılaştırmalı yöntemle değerlendirmeyi amaçlamıştır. Buna göre ilk olarak Dîvânü Lügati’t-Türk’te ‘dikiş dikmek’ kavramı ile ilgili hepsi birbirinden farklı ‘dikiş dikme’ biçimini gösteren 8 ayrı fiil ve bunların müştak biçimleri tespit edilmiştir. Tespit edilen bu fiiller tarihî Türk dili alanı da göz önünde tutularak Kazakçadaki durumları, değişimleri, gelişimleri, yansımaları değerlendirilecektir</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MEMLÛK-KIPÇAK TÜRKÇESİ SÖZ VARLIĞI ARAŞTIRMALARINA KATKILAR: GÖZ KUSURLARI İLE İLGİLİ SÖZCÜKLER VE KAZAKÇADAKİ KULLANIMLARI</title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44442</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44442</guid>
      <author>Duygu TEMELAyşe Melek ÖZYETGİN</author>
      <description>İnsan sağlığı ilgili sözcükler bir dilin temel söz varlığı içinde yer alan ve kullanım sıklığı çok olan sözcüklerdir. Vücuttaki eksiklikler ve kusurları ifade eden sözcükler de bu söz varlığının bir parçasıdır. Beş duyu organımızdan biri olan gözle ilgili dilimizde çok zengin bir kavram alanı yaratılmıştır. Göz ile ilgili kullanılan bu zengin kavram alanı, Türk dilinin Eski Türkçe döneminden itibaren yazılı kaynaklarda tanıklanmaktadır. Bu yazı kapsamında, Memlûk-Kıpçak Türkçesinin zengin söz varlığı içinde tespit ettiğimiz göz kusurları ile ilgili sözcükler tarihi- karşılaştırmalı yöntemle incelenecek ve ilgili sözcüklerin Modern Kıpçak lehçelerinden biri olan Kazakçadaki durumu değerlendirilecektir. Böylelikle Memlûk-Kıpçak söz varlığında tespit edilen göz kusurları ile ilgili terimlerin Kazakçadaki yansımalarını belirlemekle birlikte Kazakçada ne ölçüde korunduğunu ve ne gibi değişimlere uğradığını ortaya koymak amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YEMEN’DEKİ VAKIFLARIN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİ </title>
      <link>https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44618</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asosjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44618</guid>
      <author>Eshraq Abdulazız MOHAMMED ALOLOFITawfik Abdo TAHER ANAAM AL,SHARABİ</author>
      <description>Vakıflar, ekonomide meydana gelen krizlerin çözümüne, ekonomik dengeye, büyümeye ve kalkınmaya katkı sunar. Dolayısıyla meselenin temel sorunu, Vakıfların nasıl kullanılacağı ve ekonomik istikrarın sağlanması için İslami finans sisteminin aracına nasıl güvenileceğidir. Ayrıca bu sistemdeki zorunlu araçlardan sonra ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşmak için tamamlayıcı bir araç olarak kullanılmaktadır. Ancak İslam toplumlarının gerekli kalkınma düzeyine ulaşamaması sebebiyle mevcut çağın gereklilikleri doğrultusunda destekleme ve geliştirme çalışmalarına, rolün canlandırılmasına ve modern formüllerin getirilmesine yönelik olarak vakıfların yeniden canlandırılmaya ihtiyacı vardır. &#13;
Yemen ekonomisinin istikrarına katkıda bulunan fon kaynaklarına ve kalkınma kaynaklarına ihtiyaç duyulmaktadır. Vakıflar, Yemen’de toplumun sorunlarını hafifletmeye ve hedeflere ulaşmada önemli bir yere sahiptir. Ülkenin ekonomik güvenliğini artırmak için para vakfı yatırımı olması gerekmektedir. Yemen gibi bir ülke için farklı dönemlerde sahip olduğu vakıf deneyimi, sosyal dayanışmaya yardımcı olan bir tecrübe oluşturdu. Bu çalışmada 2000-2014 yılları arasında Yemen'deki ekonomik kalkınmaya, vakfın katkısı ele alınıp ekonomik güvenlikte Yemen'deki vakıfların oynadığı rolü ve bunların ülkedeki kalkınmaya katkısı incelenecektir. Bu dönemde vakıf kurumu en önemlisi İslam vakıfları kanununda yapılan değişiklik olmak üzere önemli yasal ve kurumsal gelişmelere sahne olmuştur. 2015 yılı ve sonraki dönemde savaşın sebep olduğu veri kısıtı nedeniyle bu tarihler çalışmada incelenememiştir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


